İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/273 E. 2026/306 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/273
- Karar No
- 2026/306
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/273 Esas KARAR NO : 2026/306
DAVA : Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 10.04.2025 KARAR TARİHİ : 12.05.2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11.06.2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin toptan elektrik-elektronik malzemeleri satışı yapan bir şirket olduğunu, ...'dan müşterisi olan ...'e satışını yaptığı 64 adet güvenlik kamera sistemini davalı ...'ın ... şubesinden ... adresine gönderilmek üzere teslim ettiğini, ancak malların alıcıya teslim edilemediğini, taşımacılık sırasında trafik kazası olduğunun ve malzemelerin kullanılamaz hale geldiğinin öğrenildiğini, bunun üzerine ... gerekli müracaatların 3302165 takip numarası ile yapıldığını, yapılan müracaatlardan bu güne kadar bir netice alınamadığını belirterek güvenlik kamera sistemlerinin toplam bedeli olan 64 adet 18 dolardan toplam 1150 dolar olup TL karşılığının 35.000,00-TL olduğunu belirterek, davanın kabulü ile fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 35.000,00-TL'nin malların teslim günü olan 05.04.2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; talebin zamanaşımına uğradığını, davacı tarafından vaktinde dava açılmadığını, taşıma sözleşmesinde taşıyıcının borcunun, gönderenin ambalajlayarak teslim ettiği kargoyu, göndericinin verdiği bilgiler uyarınca taşıyıp teslim etmek olduğunu, kargonun teslim edilmediği kabul edilse dahi davacının kargo içerisinde belirtilen vasıflarda emtia bulunduğunu ispat etmesi gerektiğini, KTK md. 86 gereğince üçüncü kişinin ağır kusurunun zarardan sorumluluğu kaldırdığını, müvekkiline atfedilebilecek bir kusur olmadığını, kasten veya pervasız bir davranışın da olmadığını, yine davacı tarafından yapılan başvuruda kargo içerisindeki ürünlerin değerinin 16.000,00-TL olduğu belirtilmesine rağmen 35.000,00-TL talep etmesinin de çelişkili olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Uyuşmazlık, taşımacılık işinden kaynaklanan, zayi nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkememizce deliller toplanmış, taşıma işine dair kayıt ve belgeler dosya kapsamına alınmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup dosyanın tevdi edildiği taşımacılık uzmanı ve elektronik mühendisi bilirkişilerce sunulan 12.02.2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...davacı şirketin davalı ... kargo ile ...'a göndermek üzere teslim ettiği 64 adet kameranın, taşımacılık sırasında trafik kazası olduğundan ve malzemeler kullanılamaz hale geldiğinden davacının tazminat talebinin davanın konusunu oluşturduğunu, dava değerinin 35.000,00-TL olduğu, güvenlik kameraları marka model ve özelliklerine göre fiyat olarak farklılıklar gösterdiği, davaya konu 18$ birim fiyat piyasa rayiçlerine göre uygun bir fiyat olup 64 adet kameranın fiyatının 64 x 18$ = 1.152 $ olduğu, ... TTK md. 886 hükmü üzerinden kanaat oluşması halinde dava tarihi itibariyle toplam zararın 35.000,00-TL olabileceği, ... TTK md. 882 hükmü üzerinden kanaat oluşması halinde dava tarihi itibariyle toplam zararın 4.941,21-TL olabileceği..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür. Davacı özetle, davalıya taşınmak üzere güvenlik kamera sistemlerinin teslim edildiğini, ancak davalı tarafından gönderinin zayi edilerek teslim edilmediğini iddia etmiş, davalı ise gönderinin zayi olmasında kusurunun olmadığını, üçüncü bir kişinin kusuru ile gerçekleşen trafik kazası sonucunda meydana geldiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Konuya ilişkin olarak taşıyıcının zıya ve hasardan sorumluluğu, 6102 sayılı TTK'nın 875 vd. hükümlerinde düzenlenmiştir. Bu kapsamda TTK'nın 876. maddesi, "Zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur." hükmünü haiz olup sorumluluğu kaldıran hallerinin varlığının ispatında ispat yükü, taşıyıcının üzerindedir. Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelindiğinde; davacı tarafından gönderinin 06.04.2024 tarihinde taşınmak üzere davalıya teslim edildiği ve gönderinin gönderilene teslim edilmediği sabittir. Davalı tarafından zıya olgusunun, üçüncü kişinin tam kusuruyla meydana gelen trafik kazası ile meydana geldiği savunulmuş ise de, davalı tarafından sunulan deliller kapsamında davacı tarafından teslim edilen gönderinin kaza anında, kazaya karışan araçta olduğunun kesin bir şekilde kabulünün olanaklı olmadığı, diğer bir ifadeyle gönderi ile aracın dosyaya mübrez kayıt ve belgeler ile irtibatlandırılamadığı görülmüş, buna göre davalı tarafından zıya olayının kendisi tarafından kaçınılması mümkün olmayan bir sebeple meydana geldiğinin kanıtlanamadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Dolayısıyla davalı, davacının zararının tazmininden sorumludur. Davalının tazminle sorumlu olduğu miktarın tespiti bakımından ise, her durumda TTK md. 886 hükmünün uygulanması için davacı tarafından ilk olarak, gönderi içeriğinin ispatlanması gerekmektir. Ancak davacı tarafından sunulan deliller incelendiğinde, davacı tarafından davalıya teslim edilen gönderinin 14 kg ağırlığında olduğunun gönderi makbuzunda açıklandığı, bunun dışında gönderi içeriğine ilişkin bir kayda yer verilmediği, davalı kayıtlarında da gönderi içeriğine dair bir ibareye yer verilmediği anlaşılmıştır. Mevcut durum karşısında, her durumda tazminat miktarının TTK md. 882 kapsamında belirlenmesi zorunludur. Bu minvalde bilirkişi raporunda hesaplandığı üzere, davacının davalıdan talep edebileceği miktarın, 4.941,21-TL kadar olduğu anlaşılmış olmakla, davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Temerrüt durumu bakımından ise somut olayda davacı tarafından davadan önce davalının TBK’nın 117. maddesi hükmüne uygun olarak açıkça miktar ve ödeme talebi içeren bir ihtarname ile temerrüde düşürüldüğü kanıtlanmadığından dava tarihinin esas alınması gerekmiştir. Son olarak davalı tarafından zamanaşımı defi ileri sürülmüş ise de, davacı tarafından gönderinin davalıya 06.04.2024 tarihinde teslim edildiği, zamanaşımı süresinin durduğu arabuluculuk sürecinin 16.01.2025-04.03.2025 tarihleri arasında yürütüldüğü, eldeki davanın ise 10.04.2025 tarihinde ikame edildiği görülmekle, dava tarihi itibarıyla TTK md. 855 kapsamında 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı görüldüğünden davalının zamanaşımı definin reddi gerekmiş ve son tahlilde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; 4.941,21-TL’nin dava tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Fazlaya dair istemin reddine, 3-Alınması gereken 732,00-TL harcın peşin alınan 615,40-TL harçtan mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin 649,41-TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3.950,59-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT md. 13'e gereğince hesaplanan 4.941,21-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT md.13/3 gereğince hesaplanan 4.941,21-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 615,40-TL peşin harç, 615,40-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 1.230,80-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 8-Davacı tarafından yapılan 375,00-TL tebligat gideri, 25,00-TL müzekkere gideri, 10.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.400,00-TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre belirlenen 1.468,24-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Davalı tarafından yapılan 25,00-TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre belirlenen 21,48-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 10-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 12.05.2026
Katip ... ¸e-imzalıdır.
Hakim ... ¸e-imzalıdır.