İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/723 E. 2026/265 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/723
Karar No
2026/265
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/723 Esas - 2026/265 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/723 Esas KARAR NO : 2026/265

DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 22.10.2024 KARAR TARİHİ : 28.04.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 22.05.2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı ... arasında taşımacılık hizmetine dayanan bir sözleşme mevcut olduğunu, bu sözleşme uyarınca, davalı firmanın müvekkilinin ürünlerini güvenli bir şekilde ticari ilişkisi içerisinde olduğu ... Merkezine ait ''...'' adresine teslim etmekle yükümlü olduğunu, müvekkilinin ürünleri 10.09.2024 tarihli sevk irsaliyesiyle davalıya ait ... plakalı araç sürücüsü ...'a teslim edildiğini ancak, davalının ürünleri İstanbul'a teslim etmek üzere yola çıktığını fakat parça ürün nakliyesi yaptığı iddiası ile teslim edilecek adrese ulaştığında beklenmediğini ve ürünlerin teslim edilmediğini, bu durum üzerine teslimat yapılacak firmada tutanak tutulduğunu, ürünlerin belirtilen adrese teslim edilmediği gibi, hasarlı bir şekilde müvekkiline geri getirildiğini, bunun üzerine hem nakliye bedelinin iadesi hem de zararlarının tazmini için ... sayılı dosyasından icra takibi başlattıklarını, ancak davalının icra takibine itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalının itirazının haksız olduğunu, bunun yanında müvekkilinin teslim edilmeyen ürünler nedeniyle itibar kaybına da uğradığını, itibar kaybı nedeniyle belirsiz alacak olarak şimdilik 100,00-TL de talep etme zorunluluklarının doğduğunu belirterek, davalının itirazının iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, şimdilik 100,00-TL ticari itibar kaybının da dava tarihinden işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; alacağın zamanaşımına uğradığını, somut olayda belirsiz alacak davası açılamayacağını, müvekkilinin davacı ile aralarında gerçekleşen sözleşme uyarınca teslim aldığı malı zamanında ve düzgün şekilde davalı tarafça istenen adrese teslim etmek üzere belirtilen yere vardığını, ancak davacının davalıya teslimi yapması talimatı verilen adresteki çalışanlarca ürünün teslimi yapılması için beklemesi gerektiğinin belirtildiğini, müvekkilinin 3 saat beklediğini ve 3 saatin sonunda son kez 3. kişi şirkete teslim alınması için talepte bulunduğunu, yine beklenmesi söylendiğinde davacıyı da bilgilendirerek bekleme zorunluluğu olmadığı belirtilmek sureti ile olay yerinden ayrıldığını, müvekkilinin ürünü belirtildiği şekilde teslim aldığını, gereken zamanda davacının belirttiği yere ulaştırdığını, ürünlerin nasıl yüklendiyse öyle indirildiğini, taşınan ürünlerden üst katta olan ürünlerde hiç bir sıkıntı olmamasın rağmen altta kalan ürünlerin yamulduğunu ve aktığını, müvekkiline bir kusur yüklenmesinin ve malın bozulmasından kaynaklı sorumluluk yüklenmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taşımacılık işinden kaynaklanan, davalı tarafından taşınması üstlenilen emtianın teslim edilmeyip zarara uğratıldığı iddiasına dayalı olarak ödenen taşıma bedelinin ve zarar gören emtia bedelinin iadesi amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile ticari itibar kaybına dayalı maddi tazminat alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkememizce taraflarca dayanılan deliller toplanmış, taşıma işine dair kayıt ve belgeler dosya kapsamına alınmış, davaya dayanak ... sayılı icra takip dosyası celp edilmiş, tanıklar dinlenmiş, bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Davalının talebi kapsamında dava, ... ... A.Ş. ile ... A.Ş.'ye ihbar olunmuş, ihbar olunanlar tarafından davanın reddi talep etmekle yetinilmiş olup müdahale talebinde bulunulmamıştır. ... sayılı takip dosyasının yapılan incelenmesinde; davacı şirket tarafından davalı aleyhine 9.600,00-TL ihtirazi kayıt ile ödenen asıl alacak, 10.635,30-TL kızartmalık yağ ürünlerine verilen zararın tazminine ilişkin asıl alacak, bu asıl alacaklara dair 75,75-TL ve 83,92-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 20.394,97-TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalının takibe itiraz ettiği ve takibin durduğu, eldeki itirazın iptali davasının ise 1 yıllık hak düşürücü süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Dosyanın tevdi edildiği karayolu taşımacılığı uzmanı, gıda mühendisi ve nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişilerden oluşan üç kişilik bilirkişi heyetince sunulan 04.07.2025 tarihli kök bilirkişi raporunda özetle; "...a) Davacının ambalajlama ve istifleme kusurunun olduğu, TTK md. 878/1 gereğince bu hususun taşıyıcının sorumluluktan kurtulma hali olarak düzenlendiği, b) Parsiyel taşımanın, aynı aracın birden fazla göndericinin yükünü taşıması anlamına geldiği, Bu durumda, aracın belirli bir programa ve teslimat rotasına uymanın kritik önem taşıdığı, bir alıcının malı almayı reddetmesinin veya aracı gereksiz yere bekletmesinin, araçtaki diğer firmaların mallarının teslimatını geciktireceğini ve taşıyıcıya ek maliyet (bekleme ücreti, zaman kaybı, diğer müşterilere karşı sorumluluk) yükleyeceğini, alıcının malı teslim almaması halinde taşıyıcının malı bekletmeyip derhal geri yükleme yerine (veya talimat alarak başka bir yere) götürme hakkı olduğu, emtiayı geri götürmede davalının sorumlu tutulamayacağı, c) Taşıyıcının oluşan hasardan sorumlu olmadığı hallerde taşıma ücretinde indirime gidilemeyeceği; taşıyıcı (Nakliyeci), sözleşmeye uygun olarak malı varış yerine ulaştırmış ve teslim etmeye hazır hale getirmişse, kendi kusuru olmaksızın teslimin gerçekleşmemesi durumunda taşıma ücretine hak kazanacağı..." yönünde, aynı heyet tarafından sunulan 27.11.2025 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; "Taşıyıcının varış yerinde alıcının teslim almayı reddetmesi üzerine beklediği 3 saatlik sürenin, yurtiçi parsiyel taşımalardaki ticari teamüller (1-2 saat makul, en fazla mesai bitimi) ve parsiyel taşımanın aciliyeti gereği makul bekleme süresini aştığı ... araç komple yüklenmiş olsa idi mesai bitimine kadar bekletilebilirdi ... aşan günlere bekleme ücreti ödenmekte olduğu, Mahkemece, incelenmesi talep edilen video görüntüleri ve fotoğraflar, bilirkişi heyetince incelenmiş olup, kök rapor tespitlerinden farklı bir durum bulunamadığı..." yönünde, aynı heyet tarafından ibraz edilen 19.02.2026 tarihli ek bilirkişi raporunda ise özetle; "...Hasara konu 1 adet 18 lt kızartmalık yağ bedelinin dosyada mevcut 13.09.2024 tarih ve ... sayılı faturaya göre 1.053,00-TL (%1 KDV hariç) olduğu, serbest piyasa koşullarında aynı ürünün fiyatının işletme bazında değişkenlik gösterebildiği ve piyasa araştırması yoluyla sınırlı sayıda veriye ulaşılabildiğinden teknik anlamda sağlıklı veri olarak kabulünün mümkün olmadığı, yapılan teknik inceleme neticesinde davalının sorumlu olduğu kanaati hasıl olursa davacının uğradığı zararın toplam 10.635,00-TL tutarında ve TTK md. 882 kapsamında hesaplanan azami sorumluluk miktarının altında olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür. Tüm dosya kapsamı, celp edilen kayıt ve belgeler ile alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile davalı arasında 132 adet 18 kg kızartmalık yağ taşınmasına ilişkin varılan anlaşma çerçevesinde taşıma konusu emtianın 10.09.2024 tarihinde davalı tarafından görevlendirilen ... plakalı araç sürücüsü ...'a teslim edildiği, aracın yüküyle birlikte 11.09.2024 tarihinde 10:30 sularında gönderilene ait adrese geldiği, bu adreste yükün boşaltımı için bir süre bekledikten sonra 13:30 sularında gönderilene ait adresten yük boşaltılmaksızın ayrıldığı sabittir. Davacı, yükün gönderilene teslim edilmeksizin kendilerine hasarlı olarak iade edildiğini iddia etmiş, davalı ise gönderilene ait adreste makul sürede beklediğini ancak yükün gönderilen tarafından teslim alınmadığını, emtianın davacının talimatına uygun yüklenip taşındığını, var ise hasardan sorumlu olmadığını savunmuştur. Somut olayda davalının, yükü, taraflar arasındaki anlaşma gereğince gönderilene ait adrese taşıdığı ve hazır olarak beklediği açıktır. Dosyaya mübrez 27.11.2025 tarihli ek bilirkişi raporunda taşımacılık uzmanı bilirkişi tarafında değerlendirilerek açıklandığı üzere, davalının gönderilene ait adreste bekletildiği 3 saate yakın zamanda makul boşaltma süresi aşıldığı görülmüş olup bu sürenin geçirilmesinde davalıya atfedilebilecek bir kusurun olmadığı, tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Keza davacı tarafından da yükün varış anında, davalıdan kaynaklanan bir sebeple teslime engel bir halin olduğu, sunulan beyan ve delillerle kanıtlanmamıştır. Dolayısıyla yükü gönderilene ait adrese taşıyan davalı, nakliye ücretine hak kazanmış olup bu kısım bakımından davacının icra takibinin haklı olmadığı sabittir. Davacının, yükün hasarlı olarak iade edildiği iddiasına gelince; eşyanın teslim edileceği yerde teslim engellerinin çıkması hali, TTK'nın 869. maddesinde düzenlenmiş olup buna göre taşıyıcı, gönderenden talimat almak, uyması gereken talimatları uygun bir sürede alamazsa, gönderenin menfaatine en iyi görünen tedbirleri (bkz. TTK md. 869/3) almak zorundadır. Bu çerçevede taşıyıcının yükü koruma ve gözetim yükümlülüğü devam etmektedir. Somut olayda ise, gerek dinlenen tanık beyanlarından gerek dosyaya mübrez kayıt ve belgeler ile alınan bilirkişi raporundan davalının TTK md. 869'a uygun tedbirleri almadığı görülmekte olup yükün davacıya iade edildiği esnada ise taşınan 10 adet teneke malın hasarlı olduğu tespit edilmiştir. Buna göre, 19.02.2026 tarihli ek bilirkişi raporunda hesaplandığı üzere davalı, zarar gören emtia nedeniyle oluşan 10.635,30-TL miktarlı maddi zararın tazmininden sorumludur. Davalı tarafından zamanaşımı defi ileri sürülmüş ise de, taşıma işinin 10.09.2024 tarihinde gerçekleştiği, eldeki davanın ise 22.10.2024 tarihinde ikame edildiği nazara alındığında TTK md. 855 gereğince zamanaşımı süresinin dolmadığı görüldüğünden kabulü mümkün olmamıştır. Böylece, davalının ... sayılı takibe itirazının 10.635,30-TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden aynı koşullarda devamına karar vermek gerekmiştir. Davacının icra inkar tazminatı talebi bakımından ise, icra takibine konu alacağın varlığı ile miktarının tespiti, bilirkişi incelemesini gerektirmiş olup likit mahiyette olmadığından, İİK md. 67/2'de öngörülen koşulların gerçekleşmediği görülmekle, icra inkar tazminatı talebinin reddi gerekmiştir. Davacı tarafından itirazın iptali talebinden başka, malın gönderilene teslim edilmemesi nedeniyle itibar kaybına uğradığından bahisle oluşan zarar nedeniyle alacak talebinde de bulunulmuş ise de, yukarıda belirtildiği üzere, yükün gönderilen tarafından teslim alınmamasında davalının kusurlu olduğu kanıtlanamadığı gibi, niza konusu olayın itibar kaybına neden olacak mahiyette de olmadığı görüldüğünden, davacının itibar kaybına dayalı alacak talebinin reddi gerekmiştir. Böylece son tahlilde davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; davalının ... sayılı takibe itirazının 10.635,30 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden aynı koşullarda devamına, 2-İcra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Fazlaya dair istemin reddine, 4-Alınması gereken 732,00-TL olmakla peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, 1.868,12-TL'sinin davalıdan, 1.713,88-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 10.635,30-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 9.859,67-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Davacı tarafça yatırılan 427,60-TL başvuru harcı ile 427,60-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 9-Davacı tarafça kaşılanan 1.145,00-TL tebligat, 50,00-TL dosya masrafı ile 15.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 16.195,00-TL yargılama giderinden davayı kabul red oranı dikkate alınarak 8.403,95-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 10-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 28.04.2026

Katip .... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/723, K. 2026/265, T. 28.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-723-e-2026-265-k-f8fd59f463f2