İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/178 E. 2026/503 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/178
Karar No
2026/503
Karar Tarihi

T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/178 Esas - 2026/503 T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/178 KARAR NO : 2026/503

DAVA : Tazminat (Uluslar Arası Hava Taşımacılğı Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 13/03/2024 KARAR TARİHİ : 10/06/2026 K.YAZIM TARİHİ : 10/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Uluslar Arası Hava Taşımacılğı Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili şirketin bilgisayar malzemeleri ithalatı yaptığını, Hong Kong'dan 04.12.2023 tarihinde yola çıkan ve 05.12.2023 tarihinde ... Esenboğa Havaalanına ulaşan 235HKG37789603 takip numaralı kargonun 08.12.2023 tarihinde teslim alındığını, taşıma sürecinde davalı şirketin özensiz davranarak ürünlerin hasar görmesine sebebiyet verdiğini, 17 koliden 8 koli içerisindeki 89 adet bilgisayar faresinin kullanılamaz hale geldiğini, davalı şirket tarafından hasarlı kolilerin üzerine ikinci bir koli yapılarak hasarın gizlenmeye çalışıldığını, teslim anında sadece yüzeysel bir yırtık için tutanak tutulduğunu ancak asıl hasarın depoda koliler açıldığında fark edildiğini, 2024/18264 numaralı arabuluculuk başvurusunun anlaşamama ile sonuçlandığını, .... .... .... karar sayılı kararı ile yetki itirazının reddedildiğini, müvekkilinin ikametgahının.... .... .... olması sebebiyle ... mahkemelerinin yetkili olduğunu, davalı taşıyıcının bakım ve gözetim yükümlülüğünü ihlal ettiğini, ürünlerin orijinal ambalajında ve sağlam teslim edildiğinin gönderici raporu ile sabit olduğunu, davalının basiretli bir tacir gibi davranmadığını, müvekkilin stoksuz kalması nedeniyle kâr mahrumiyeti yaşadığını, 7.500,00 USD değerindeki ürünlerin hasar gördüğünü, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL maddi tazminat ile 1.000 TL kâr mahrumiyeti tazminatının haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle:davacının haksız fiil iddiasıyla açtığı davanın aslında taraflar arasındaki uluslararası hava yolu kargo taşıma sözleşmesine dayandığını, bu nedenle uyuşmazlığa 28 Mayıs 1999 tarihli Montreal Sözleşmesi hükümlerinin uygulanması gerektiğini, dava konusu taşımanın Hong Kong ile Türkiye arasında gerçekleştiğini, Montreal Sözleşmesi'nin 31. maddesi uyarınca hasar durumunda 14 gün içerisinde yazılı ihbar zorunluluğu bulunmasına rağmen davacının bu sürede bildirimde bulunmadığını, Türk Ticaret Kanunu'nun 855. maddesindeki bir yıllık hak düşürücü sürenin de dolduğunu, AWB 235-3778 9603 numaralı konşimento kapsamındaki gönderinin BUP yani yığma yükleme şeklinde yapıldığını ve müvekkili şirket tarafından elleçlenmediğini, ürünlerin hasarlı olarak teslim alındığının kamera kayıtlarıyla sabit olduğunu, taşıyıcının sorumluluğunun bulunmadığını, Montreal Sözleşmesi'nin 18. maddesi gereğince kargonun paketlenmesindeki kusurların ve kargonun kendi yapısından kaynaklanan hasarların taşıyıcıyı sorumluluktan kurtardığını, davacının ambalajlama konusunda ağır kusurlu olduğunu, 20. madde uyarınca müterafık kusur hükümlerinin uygulanması gerektiğini, 4.12.2023 tarihinde sevk edilen paletin 05.12.2023 tarihinde İstanbul'da açıldığında hasarın fark edildiğini, müvekkili şirketin operasyonel bir hatasının bulunmadığını, Montreal Sözleşmesi'nin 22/3. maddesi gereğince taşıyıcının sorumluluğunun kilogram başına 17 Özel Çekme Hakkı (SDR) ile sınırlı olduğunu, davacının ancak ispat ettiği gerçek zararını talep edebileceğini, faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu ve faizin ancak karar tarihinden itibaren işletilebileceğini belirterek davanın usulden ve esastan reddini, aksi kanaatte sınırlı sorumluluk ilkesi çerçevesinde karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat (mahrum kalınan kar ve hasar bedeline ilişkin) davası olduğu anlaşıldı. Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinden talimat yoluyla alınan 11.01.2026 tarihli raporda:Taraflar arasında 2023 yılında Uluslar Arası Taşımacılık için ilişki kurulduğunu, ancak; Davalının ticari defter kayıtlarında, Cari hesap ilişkisine ait bir kayıt mevcut olmadığı için cari hesap dökümü ve (BA) form bilgisi bulunmadığını, fotokopisi ilişik davalı vekili Av.... .... .... 'ın beyan dilekçesinde görüldüğü gibi, davalının 2023 yılları ticari defterlerinin açılış ve kapanış noter tasdiklerini yasal süresinde onaylattığını, 2023 yılı yevmiye kapanış tastiğinin E - Defter ile yapıldığı bildirilmiştir.

Mahkememizce bilirkişi heyetinden alınan 13.12.2024 tarihli raporda:Davaya konuş uyuşmazlığa dayanak taşımanın uluslararası uçakla taşımacılığına ilişkin olduğu, bu sebeple "Hava Yoluyla Uluslararası Taşımacılığa İlişkin Belirli Kuralların Birleştirilmesine Dair Sözleşme" (Montreal Sözleşmesi) hükümlerinin uygulanacağı hususunda takdir mahkemeye ait olmak üzere davacının uğradığı hasara ilişkin maddi tazminat tutarı 43.801,72 TL olarak hesaplanmakla yoksun kalınan kar iddiasını ispatlayamadığı hususunda hukuki takdir ve değerlendirmenin mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir. Mahkememizce bilirkişi heyetinden alınan 15.05.2025 tarihli raporda:Heyetlerince taşımacılık alanında uzman bilirkişi bulunmadığı gibi kök rapordaki hesaplamalar Yargıtay'ın yol gösterici kararlarına göre yapılmış olup tarafların hesaplamalara yönelik itirazlarının önceki tespit ve kanaati değiştirir nitelikte olmadığını, davalı yanın 89 adet hasarlı mouse un ortalama ağırlığı 28,48kg olarak hesaplanabileceği yönündeki talebi dikkate alındığında maddi tazminat tutarı 18.619,00TL olarak hesaplanmakla hukuki takdir ve değerlendirmenin mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir. Mahkememizce bilirkişi heyetinden alınan 30.09.2025 tarihli raporda:Dava konusu olayda davalı taşıyıcı taşınan emtianın hasarlı olarak kendisine teslim edildiğini ileri sürse de; yüklenen palet açılırken kutuların hasar gördüğü ve yeniden kutulandığının belirtildiği, taşınan kutunun içerisinde yer alan eşyanın hasar gördüğüne yönelik bir tespitin bulunmadığını, taşıma için teslim edilen eşyalar taşıyıcıya teslim edilirken hasarlı bir şekilde teslim edilmiş olabileceği gibi, sadece dış kutuların hasar görmüş olup içerisindeki eşyaların taşıma esnasında da hasar görmüş olabileceğini, eşyada meydana gelen hasarın nerede meydana geldiğinin tam olarak tespitinin mümkün olmadığını, burada sorumluluktan kurtulabilmesi için taşıyıcının kendisine teslim edilen eşyaların hasarlı olarak teslim edildiğini somut bir şekilde ortaya koyması gerektiğini, diğer taraftan, taşınan emtianın sadece karton kutuya ve plastik poşete konulduğunu, paketlemede darbe emici yastık veya strafor kullanılmadığını, tüm emtialar hasarlanmadığından hasarın meydana gelmesinde sadece yetersiz ambalajlamanın yol açtığının söylenemeyeceği ancak hasarın meydana gelmesinde yetersiz ambalajlamanın da katkısının bulunduğunu, bu bakımdan Montreal Konvansiyonu’nun 20. maddesinde yer alan; “Taşıyıcının, hasarın tazminat talep eden kişinin veya kendisinin haklarını aldığı kişinin, kusuru ya da başka bir yanlış fiili ya da ihmali neticesinde oluştuğunu ya da buna bir katkısı olduğunu kanıtlaması durumunda, taşıyıcı hasara neden olan ya da katkısı bulunan bu tür kusurun ya da yanlış fiilin ya da ihmalin kapsamı doğrultusunda hak talep eden kişiye karşı sorumluluklarından kısmen ya da tamamen temize çıkacaktır.” hükmü gereğince; dava konusu emtianın hasarlanmasında gönderici ve taşıyıcının müterafik kusurunun bulunduğunun kabulünün gerektiğini, öte yandan; dava dosyasında hasarın meydana gelmesinde taşıyıcının, bir çalışanının ya da temsilcisinin hasar vermek niyetiyle ya da hasarın muhtemelen oluşacağı bilinerek dikkatsizce yaptığı bir fiili veya ihmalinin bulunduğuna yönelik somut bir delil yer almadığından davalı taşıyıcının sınırlı sorumluluktan faydalanması gerektiğini, bu bağlamda hasar gören emtianın brüt ağırlığının 28,48 Kg olduğunu, taşıyıcının sorumluluk üst sınırının taşınan eşyanın brüt ağırlığı başına 22 SDR ile sınırlı olduğu (28.12.2024 tarihinde sorumluluk üst sınırı 26 SDR’ye yükseltilmiş olup, eşyanın teslim edilip taşıma anlaşmasının kurulduğu tarihte 22 SDR’dir) böylece taşımacının sorumluluk üst sınırının (28,48 x22) 626, 56 SDR olduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihadına göre; Montreal Konvansiyonu’nda yer alan yargılama tarihinin, karar tarihi olarak anlaşılması ve karar tarihindeki TCMB tarafından açıklanan SDR kurunun esas alınması gerektiği (Esas: 2005/13582, Karar: 2007/883 Tarih: 26.01.2007), örnek olması açısından dava tarihi olan 13/03/2024 tarihindeki TCMB tarafından açıklanan SDR kurunun; 1,33393 USD olduğunu, 626,56 SDR’nin dava tarihindeki USD cinsinden değerinin (626,56 x 1,33393) 835,78 USD olduğunu, hasar gören ürünlerin fatura tutarının ise 2.580 USD olduğunu, hasar bedeli sorumluluk üst sınırının altında kaldığından ödemeye esas alınması gereken tazminatın sorumluluk üst sınırı üzerinden hesaplanması gerektiğini, diğer taraftan taşınan emtianın hasarlanmasında gönderenin ve taşıyıcının %50 oranında müterafik kusurları olduğu düşünülmekte olup, bu bağlamda taşıyıcının ödemesi gereken tazminat tutarının (626,56 x 0,5) 313,28 SDR olduğunu, SDR kurunun karar tarihindeki kur üzerinden Türk Lirasına çevrilmesi gerektiği bildirilmiştir. Mahkememizce bilirkişi heyetinden alınan 27.01.2026 tarihli ek raporda:Davacı vekilinin itirazları bakımından; Dava konusu olayda meydana gelen zarar kapsamına kargo bedeli ve gümrük masraflarının da dahil edilmesi ve hesaplanan 907,02 USD tutarın da zarar hesabına eklenmesi gerektiği değerlendirilmekle birlikte, davalının sorumluluk sınırlamasından yararlanması gerektiği, davacının gerçek zararı sorumluluk sınırının üzerinde olduğundan davalının sorumlu olduğu tutarın 616,56 SDR ile sınırlı olduğunu, Montreal Konvansiyonu Madde 20’deki indirim mekanizmasının, yalnızca tazminat hesabında dikkate alınabilecek bir değerlendirme ölçütü olduğu ve Madde 22/3’teki kilogram başına SDR esaslı azami sorumluluk limitini kusur oranına göre oransal olarak azaltan veya yeniden hesaplatan bir sonuç doğurmadığını, dolayısıyla azami sorumluluk limitinin kusur oranına göre yarıya indirilmesi suretiyle 313,28 SDR olarak uygulanmasının hukuken mümkün olmadığı değerlendirildiğinden Kök Raporumuzda yer verilen görüşümüzde değişikliğe gidilerek taşıyıcının sorumluluk sınırının 616,56 SDR olarak hesaplandığını, davacının diğer itirazları bakımından Kök Raporumuzda yer verilen görüşümüzde bir değişikliğin bulunmadığını, davalı vekilinin itirazları bakımından; Davalı vekilinin itirazları bakımından Kök Raporda yer verilen görüşlerinde bir değişikliğin bulunmadığı bildirilmiştir. Somut olayda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacı tarafından Hong Kong tan satın alınan malların davalı yanca taşınma sırasında hasar gördüğünü, 8 koli-89 adet "Ninjutso Sora 4K Wireless" marka bilgisayar faresinin tamamen kullanılamaz durumda olduğunu, ayda ortalama 85 adet bu üründen satıldığını, ancak ürünün temin edilememesi nedeni ile 2023 yılı Aralık ayında stoksuz kaldıklarını belirterek uğradıkları maddi zarar ile kar kaybının tahsilini talep etmiştir. Davalı taraf davanın haksız fiile dayanarak ikame edildiğini ancak sözleşmeye dayalı bir ilişki söz konusu olduğunu, 26.03.2011 tarihi itibariyle yürürlüğe giren, “Hava Yoluyla Uluslararası taşımacılığa İlişkin Belirli Kuralların Birleştirilmesine Dair Sözleşme” (Montreal Sözleşmesi) hükümlerinin uygulanması gerektiğini, sözleşmenin 31. Maddesine göre hasarlı teslim olduğu iddia edilen kargoyla ilgili olarak 14 gün içerisinde ihbarda bulunulması gerektiğini, davacının süresi içerisinde ihbarda bulunmadığını, ayrıca TTK m.855 uyarınca 1 yıl içinde dava açılması gerektiğini, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı tarafından uğranılan zararın giderilmesi akımından uyuşmazlığın Türk Borçlar Kanunu kapsamında haksız fiil olarak nitelendirilmesi talep edilmiş ise de; taşımanın uluslararası uçakla kargo taşımacılığına ilişkin olduğu, bu sebeple "Hava Yoluyla Uluslararası Taşımacılığa İlişkin Belirli Kuralların Birleştirilmesine Dair Sözleşme" (Montreal Sözleşmesi) hükümlerinin uygulanacağı,

taraflar arasında akdedilen sözleşme olmadığından genel hükümler uyarınca değerlendirme yapılmıştır. Hasarın teslim tarihinin 08.12.2023 tarihinde tespit edildiği, malın taşıma sırasında hasarlanmadığına ilişkin savunmayı ispata elverişli delil sunulmadığı, aynı tarihte düzenlenen sadece davacı şirket kaşesinin içerir 08.12.2023 tarihli belgede ve bila tarihli Kargo Tazminat Başvuru Formunda dava konusu edilen hasarın 14 günlük sürede bildirildiği görülmüş davalının zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davalı THY Anonim Ortaklığı'nin fiili taşıyıcı sıfatıyla hasardan sorumlu olduğu mahkememizce hükme esas alınan 27/01/2026 tarihli bilirkişi raporu uyarınca hasar gören emtianın brüt ağırlığının 28,48 Kg olduğu, taşıyıcının sorumluluk üst sınırının taşınan eşyanın brüt ağırlığı başına 22 SDR ile sınırlı olduğu (28.12.2024 tarihinde sorumluluk üst sınırı 26 SDR’ye yükseltilmiş olup, eşyanın teslim edilip taşıma anlaşmasının kurulduğu tarihte 22 SDR’dir) böylece taşımacının sorumluluk üst sınırının (28,48 x22) 626, 56 SDR olduğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihadına göre; Montreal Konvansiyonu’nda yer alan yargılama tarihinin, karar tarihi olarak anlaşılması ve karar tarihindeki TCMB tarafından açıklanan SDR kurunun esas alınması gerektiği (Esas: 2005/13582, Karar: 2007/883 Tarih: 26.01.2007),dava konusu olayda meydana gelen zarar kapsamına kargo bedeli ve gümrük masraflarının da dahil edilmesi ve hesaplanan 907,02 USD tutarın da zarar hesabına eklenmesi gerektiği değerlendirilmekle birlikte, davalının sorumluluk sınırlamasından yararlanması gerektiği, davacının gerçek zararı sorumluluk sınırının üzerinde olduğundan davalının sorumlu olduğu tutarın 616,56 SDR ile sınırlı olduğu belirtildiğinden ve karar tarihindeki SDR kuru dikkate alındığında davacının hasar tazminatı istemli açmış olduğu dava yönünden davacının talebi ile bağlı kalınarak 1.000,00 TL hasar tazminatının 14/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davacının mahrum kalınan kar talebi yönünden somut delil sunulmadığından ve davasını ispatlayamadığından bu alacak talebi yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Sonuç olarak davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, Davanın KISMEN KABULÜ ile; 1.000,00 TL hasar tazminatının 14/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Mahrum kalma talebinin reddine, (Mahrum kalınan kar talebi) Alınması gereken 732,00TL harçtan peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile eksik alınan 304,40TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3.600,00TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranına göre 1.800,00TL'sinin davalıdan, bakiye kısmın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

Davacı tarafından yatırılan toplam 916,00TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan ve takdir olunan 1.000,00TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca red edilen miktar üzerinden hesaplanan ve takdir olunan 1.000,00TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı toplam 34.425,00TL yargılama giderinin kabul oranına göre hesaplanan 17.212,50TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.10/06/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/178, K. 2026/503, T. 10.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-178-e-2026-503-k-388a212e61f5