İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/287 E. 2025/828 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/287
Karar No
2025/828
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ K A R A R

ESAS NO : 2025/287 Esas KARAR NO : 2025/828

....

DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/10/2017 KARAR TARİHİ : 19/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/12/2025

DAVA :Davacılar vekili .... esasına kaydedilen dava dilekçesinde; davacı şirketler tarafından kurulan ...." imzalandığını ve davacı şirketler tarafından yüklenilen işin tamamlanarak kesin kabulünün yapılması sonrasında davacı şirketler tarafından kurulan yeni bir iş ortaklığı ile .... arasında 03/03/2008 tarihinde ".... imzalandığını ve davacı şirketler tarafından bu projenin de yapım işinin üstlenildiğini, davacı şirketler tarafından yapımı üstlenilen .... projesinin geçici kabulünün yapılması akabinde .... projesinin kesin hak edişinin düzenlenmiş olmasına ve 25/05/2008 tarihli tasfiye tutanağının oluşturularak davacı şirketler tarafından yatırılan teminatın davalı idare tarafından iade edilmiş olmasına karşın davalı tarafça gönderilen 17/10/2016 tarihli yazı ile teşekküllerince ödenmek zorunda kalınacak dava dilekçesinde her biri tek tek belirtilen toplam 1.925.000,00 TL'lik kısım için mevcut hak ediş ve nakit teminat üzerine bloke konulduğunun bildirildiğini, yine 16/11/2016 tarihli yazı ile davacı şirketlerin teminatından 262.185,42 TL kesinti yapıldığının bildirildiğini, bunun üzerine davacı .... tarafından davalıya 30/12/2017 tarihli yazı ile başvurularak toplam 2.187.185,41 TL'nin haksız ve hukuka uyarlı olmayan gerekçelerle konulduğu, ayrıca şirketin bloke hesabından bir kusur tespiti yapılmadan doğrudan firmanın sorumlu olduğu peşinen kabul ile firmanın bloke alacağından mahsup yapıldığı belirtilerek ödenmesinin talep olunduğunu, 27/01/2017 tarihli cevabi yazı ile hak edişe konulan 22.000,00 TL'nin blokenin kaldırıldığı, ancak bunun dışındaki blokelerin kaldırılmasının mümkün olmadığının bildirildiğini, .... demiryolu alt yapı işlerinin tüm yükümlülüklerin yerine getirilip idare tarafından da gerekli araştırmalar yapılarak işin eksiksiz ve gereği gibi yerine getirildiğinin tespit edildiğini, sonrasında da kesin kabul ve kesin hak ediş düzenlenerek yatırılan teminatın hiç bir kesinti yapılmaksızın iade edildiğini, kurulan iş ortaklığının da tasfiye edilerek vergi levhasından kaydının sildirildiğini, sonrasında davacı şirketlerin tekrar bir araya gelerek ... geçişi alt yapı inşaatını yüklenmek üzere ikinci farklı bir vergi numarası ile yeni bir iş ortaklığı kurduğunu, kurulan ikinci iş ortaklığınca inşaatın tamamlanması üzerine idarece 30/09/2014 tarihinde geçici kabulün yapıldığını, kesintiye gerekçe olarak gösterilen davalara konu uyuşmazlıkların tümünün birinci iş ortaklığınca yapımı üstlenilen ve eksiksiz ifa olunarak 15/08/2008 tarihinde kesin kabulü yapılan .... demiryolu alt yapı işlerine ilişkin olduğunu, davacı şirketlerin hak edişinden yapılan kesintilerin haksız olduğunu, blokenin de yerinde olmadığını belirterek şimdilik 50.000,00 TL'nin kesintinin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek en yüksek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi isteğinde bulunmuş, davacılar vekili 19/11/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 2.187.185,42 TL'ye yükselterek harcını ikmal etmiştir. CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde; görevli mahkemenin ... Mahkemesi olduğundan bahisle görev itirazında bulunduklarını, dava konusu alacağın zaman aşımına uğradığını, iş ortaklığının çalışma yaptığı güzergah üzerindeki taşınmazlardan ...parsel sayılı taşınmazın yüklenici tarafından hafriyat döküm alanı olarak kullanılması sonucu kullanılamaz hale getirildiğinden bahisle açılan kamulaştırmasız el atma davası sonucu .... yönünden davanın kısmen kabulü ile taşınmazın .... adına tesciline ve kamulaştırmasız el atma tazminatı, ürün bedeli, nispi vekalet ücreti ve yargılama giderinin davacıya ödenmesine karar verildiğini, taşınmaz maliki tarafından icra takibine geçildiğini, temyiz incelemesi sonucunda dosyaya ödeme yapılmak zorunda kalındığını, .... parselde kayıtlı taşınmaza yüklenici tarafından kum, taş ve toprak dökmek, üst kısmına yol açmak suretiyle taşınmazın kullanılamaz hale geldiği iddiası ile açılan tazminat davası sonucu verilen karar kapsamında karşı tarafa ödeme yapılmak zorunda kalındığını, yine .... Hukuk Mahkemesinde yüklenicinin sözleşme kapsamını aşan kusurlu eylemi sonucunda üçüncü kişinin taşınmazına verilen zarar nedeniyle açılan dava sonucu verilen karar kapsamında icra dosyasına ödeme yapılmak zorunda kalındığını, yine davalar nedeniyle ödemeler yapıldığını, henüz sonuçlanmayan davaların sonuçlanması halinde teşekküllerince davacılara ödeme yapılacak olup bu meblağların sözleşmeden kaynaklanan sorumluluk nedeniyle yükleniciye rücu edileceğini, eser sözleşmesi gereği üçüncü şahıslara verilecek her türlü zarar ve ziyandan yüklenici firmaların sorumlu olduğunu, karşılıklı para borcu söz konusu olduğundan takas mahsup definde bulunduklarını belirterek haksız ve dayanaksız davanın reddine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur. GEREKÇE :Dava, eser sözleşmesine dayalı hakedişlerden haksız kesinti yapıldığı iddiası ile kesinti yapılan, bloke konulan bedelin iadesi isteğine ilişkindir. .... sayılı kararla taraflar tacir olup uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu, görevli mahkemenin .... Ticaret Mahkemesi olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş, karar 27/02/2019 tarihinde kesinleşmiş, yasal süresinde sunulan 01/03/2019 tarihli dilekçe ile gönderme talebinde bulunulmakla dosya tevzi müdürlüğünce mahkememizin .... esasına tevzi edilerek yargılama mahkememizce sürdürülmüştür. Mahkememizin .... esasına kayıtla yapılan yargılamada; .... Müdürlüğüne davaya dayanak sözleşmeler ve ihale evrakının celbi için yazı yazılmış, taraf vekilleri delil listeleri sunmuş, .... esas sayılı dosya kayıtları uyap üzerinden celp edilmiş, taraflar arasında .... tüm hakediş ödemelerine ilişkin evrak ile hakedişlerden yapılan kesinti ve blokelere ilişkin evrak celp edilmiş, dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor ve ek rapor alınarak tahkikat safhası tamamlanmış, ...esas sayılı dosya konusunun kamulaştırmasız el atma davasına ve .... işine ilişkin olduğu, .... işine ilişkin kamulaştırmasız el atmadan kaynaklı davaya ilişkin olduğu, ... işine ilişkin olduğu,.... esas sayılı dosyasının... işine ilişkin olduğu, ...., taraflar arasındaki sözleşmelerin içeriği, .... hükümleri, bilirkişi raporları içeriği ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında düzenlenen... işine ait ve... işine ait sözleşmelerin her ikisi de eser sözleşmesi olup, taraflar arasında... işinin tasfiye edildiği ve kesin teminatın iade edildiği, davalının davacının... işine ait sözleşme uyarınca verilen teminatlarından kesinti ve bloke yaptığı, taraflar arasındaki sözleşmede yüklenicinin genel geçer tüm borçları ve eski borçlarınında mahsup ve bloke kapsamında olacağına yönelik ayrıca ve açıkça bir hüküm bulunmadığı, taraflar arasındaki sözleşme ve .... hükümlerine göre... işine ait borçların... işine ait sözleşmenin teminatından ve hakedişlerinden, ... işine ait borçlarında... işine ait sözleşmenin teminatından ve hakedişlerinden karşılanması gerektiği, davalının... işinden kaynaklı zararlar için... işine ait sözleşmeden doğan hakedişlerden kesinti yapabileceği ve bu sözleşme gereğince alınan teminatlara bloke koyabileceği, .... işinden kaynaklı zararlar için ise genel hükümlere göre tazminat talebinde bulunabileceği kanaatine varılmış, ....esas sayılı dosyasına konu uyuşmazlıkta .... tarafından ... aleyhine asfalt kaplamasının bozulduğu iddiası ile tam yargı davası açıldığı, asfalt kaplamasının bozulmasında idarenin kusuru tespit edilemediği gerekçesiyle mahkemece davanın reddine karar verildiği, kararın temyiz edildiği, .... incelemesinde olduğu, işbu davanın açıldığı tarih itibariyle rücuya konu edilebilecek bir ödeme olmadığı, teminat ve hakediş kesintisine dayanak olamayacağı, .... esas sayılı dosyasındaki davanın halen derdest olduğu, davanın açıldığı tarih itibariyle rücuya konu edilebilecek bir ödemenin bulunmadığı, mevcut durumu itibariyle teminat ve hakediş kesintisine dayanak olamayacağı, böylece toplam ... işi hakedişlerinden kesilen ve bloke edilen toplam 2.187.185,42 TL alacağın bulunduğu kanaatine varılmış, Davalı taraf takas ve mahsup talebinde bulunmuş olup, açılan bir davaya karşı takas - mahsup ileri sürme hakkının sözleşmede açıkça yazılı olmayan, teminat/hakediş kesintisi yapma hakkı kullanma anlamına gelmeyeceği, TBK'nın 139.maddesinde düzenlenen takas - mahsup ileri sürmenin sözleşmede yer almayan kesinti / bloke hakkını ortaya çıkarmayacağı, dava konusunun içeriği itibariyle bu haliyle takas mahsuba konu olamayacağı kanaatine varılmış, Davalı taraf davaya ve ıslaha karşı zaman aşımı itirazında bulunmuş ise de, alacağın dayanağının eser sözleşmesinden kaynaklı olduğu, eser sözleşmesinde zaman aşımı başlangıcının kesin kabulün onay tarihi ile kesin hesabın onay tarihlerinden hangisi sonra ise o tarihten başlayıp 5 yıl olduğu, işbu davada kesin kabulün onay tarihinin 03/11/2016 tarihi, kesin hesabın onay tarihinin 14/11/2016 tarihi olduğu, dava tarihi itibariyle dolmadığı gibi, 19/11/2021 ıslah tarihi itibariyle 5 yıl geçmiş ise de 25/03/2020 tarih, 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun geçici 1. Maddesi 1-a uyarınca zaman aşımı süreleri de dahil 13/03/2020 (bu tarih dahil) tarihinden itibaren 30/04/2020 (bu tarih dahil) tarihine kadar durduğu, durma süresinin 15/06/2020 tarihine kadar uzatıldığı, bu durum da gözetildiğinde 5 yıllık zaman aşımı süresi dolmadığı anlaşılmakla zaman aşımı itirazı yerinde görülmemiş, Açıklanan nedenlerle davanın alacak miktarı için kabulü ile 2.187.185,42 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, davacı tarafça davalıya 30/12/2016 tarihli gönderilen yazının içeriği itibariyle temerrüde düşürücü nitelikte olmadığı anlaşılmakla alacağın 50.000,00 TL'sine dava, geri kalan 2.137.185,42 TL'sine ıslah tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine ilişkin 23/02/2022 tarih, ... sayılı karara verilmiş, karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, ....sayılı kararıyla taraf vekillerinin istinaf başvurularının esasa ilişkin hususları incelenmeksizin ayrı ayrı kabulüne, mahkememiz kararının HMK'nun 353/1-a-6.maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın daire kararına uygun şekilde yeniden inceleme ve araştırma yapılarak esasa ilişkin yeniden bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. .... sayılı kararında; "Mahkemece davanın kabulüne ilişkin kararın gerekçesinde, davalı tarafın cevap dilekçesinde takas ve mahsup talebinde bulunduğunu ancak açılan bir davaya karşı takas - mahsup ileri sürme hakkının sözleşmede açıkça yazılı olmayan teminat / hakediş kesintisi yapma hakkını kullanma anlamına gelmeyeceği, TBK'nın 139. Maddesinde düzenlenen takas/ mahsup ileri sürmenin sözleşmede yer almayan kesinti/ bloke hakkını ortaya çıkarmayacağı, dava konusunun içeriği itibari ile taraflar arasındaki... işinin tasfiye edilerek kesin teminatın davacı ortaklığa iade edildiği, davalı idarenin davacı ortaklığın... işine ait sözleşme uyarınca verilen teminatlarından ve hakedişlerinden... işine ait olarak yapılan ödemeler nedeniyle kesinti ve bloke işlemi yaptığı oysa ki... işine ait sözleşmede eski borçlardan mahsup yapılabileceğine dair ayrıca ve açıkça bir hüküm bulunmadığı, bu sebeple... işine ait dava dışı kimselere davalı idarece yapılan ödemeler dolayısıyla... işine ait teminat ve hakedişlerden kesinti yapılamayacağı, davalının ancak... işinden kaynaklı zararlar için... işine ait sözleşmeden doğan hakedişlerinden kesinti yapabileceği veya bloke koyabileceği, ... işinden kaynaklı zararlar içinse ancak genel hükümlere göre davacı yandan tazminat talebinde bulunabileceği gerekçesi ile ve somut olayda... işi nedeniyle yapılan ödemelerden kaynaklı olarak davalının takas hakkını kullanamayacağı bu sebeple... işinden kaynaklı olarak davacının haketmiş olduğu hakedişlerden ve teminatlarından yapılan kesinti tutarlarının davacıya iade edilmesi gerektiği sonucuna varılmış ise de bu sonuç takasa ilişkin Borçlar Kanunu'ndaki düzenlemelere aykırı düşmektedir. Şöyle ki; takas, borcu sona erdiren nedenlerden biridir. 6098 sayılı Kanun'un 139 uncu maddesi uyarınca, iki kişi karşılıklı olarak bir miktar parayı veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise iki tarafın her biri borcunu alacağı ile takas edebilir. Sonuçta her iki borç da az olanı oranında sona erer. Takastan bahsedilmek için, her şeyden önce iki ayrı kimsenin karşılıklı olarak birbirlerinden alacaklı olmaları gerekir. Henüz doğmamış veya takas anında sona ermiş alacaklar takas edilemez. Takas edilecek alacaklar aynı nitelikte, aynı türden olmalıdır. Borçlar doğdukları anda aynı türden olabileceği gibi sonradan da aynı türden olabilirler. Ancak takas hakkının kullanıldığı anda, mutlaka aynı türden olmaları zorunludur. Bir alacağın takası için gerekli olan bir diğer şart da alacağın muaccel olmasıdır. Alacaklı tarafından zaman itibarıyla ifası istenebilir bir borç olması gerekir. Takas edilecek alacağın muaccel olması, buna karşılık asıl alacağın (karşı taraf asıl alacağının) sadece ifa edilebilir bulunması yeterlidir. Takas hakkını ileri sürenin alacağı, dava edilebilir bir alacak olmalıdır. Takası ileri süren tarafın alacağının tartışmalı olması, takas ileri sürülmesine engel değildir. Alacağı tartışmasız olan taraf bu takasa itiraz edebilir ve kendi alacağını dava edebilir. Takası ileri süren tarafın bunun için dayandığı alacak, talep ve dava edilebilir bir alacak olmalıdır. Bunun istisnası zamanaşımına uğramış borçlarda görülür. 6098 sayılı Kanun'un 139 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına göre zamanaşımına uğrayan alacağın takası, ancak takas edilebileceği anda henüz zamanaşımına uğramamış olması koşuluyla mümkündür. Kanun takas için bir irade açıklaması aramaktadır. Takası gerçekleştirmek için irade açıklamasına takas beyanı denir. Bu beyan tek taraflı bir hukuksal işlemdir. Bu işlem bir yenilik doğuran hakka dayanır. Tarafların biri, borcu ile alacağını takas ettiğini karşı tarafa bildirerek bu hakkını kullanmış olacaktır. Takas hukuki niteliği itibari ile bozucu yenilik doğuran bir haktır. Borçlunun takas hakkını kullanma isteğini, alacaklıya bildirmesi gerekir. Takas bir sözleşme olmadığı için karşı tarafın kabulüne bağlı değildir. Takas aynı zamanda borcu sona erdirdiği için bir tasarruf işlemidir. Bu nedenle borçlunun takas edilecek alacak üzerinde tasarruf yetkisine sahip olması gerekir. Takas bir def'idir. Taraflarca ileri sürülmedikçe kendiliğinden dikkate alınamaz. Takas, karşılık dava olarak ileri sürülebileceği gibi def'i olarak da ileri sürülebilir. Takasın def'i olarak ileri sürüldüğü davada, takas ve mahsup sonucu kalan ve hüküm altına alınan miktar üzerinden yargılama harcı alınacak, takas ve mahsup def'i nedeni ile reddedilen miktar üzerinden ileri süren yararına vekâlet ücreti ve yargılama giderine karar verilecektir. Somut uyuşmazlıkta, davalı vekili süresinde vermiş olduğu cevap dilekçesi ile, davacı yüklenici ortaklık tarafından her iki sözleşme kapsamında yapılan çalışmalar sırasında üçüncü kişilerin taşınmazlarına verilen zararların ve yine davacı yüklenici ortaklığın çalıştıdığı işçilerin açmış olduğu işçilik alacaklarına ilişkin davaların yapılan yargılamaları sonucunda müvekkili tarafından dava dışı kişilere zararları dışında ödemeler yapıldığını, yine yargılama giderleri ödemek zorunda kaldığını, bu kapsamda sonuçlanan ve ödemesi yapılan davalar olduğu gibi henüz derdest bulunan davaların da bulunduğunu ve bu davalar sonucunda yapılabilecek ödemeler nedeniyle de müvekkilinin davacı ortaklığa rücu edebileceğini, taraflar arasındaki eser sözleşmeleri kapsamında üçüncü şahıslara verilen zararlandan ve davacı yüklenici ortaklığın çalıştırdığı işçilerin alacaklarından davacı yüklenici ortaklığın sorumlu olduğunu, yapılan ödemelerden kaynaklı olarak müvekkili kurumun davacı ortaklıktan alacaklı olduğunu, dolayısıyla somut olayda karşılıklı para borcu söz konusu olduğundan takas - mahsup defiinde bulunduklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Karşılıklı borçların takas edilebilmesi için aynı sözleşme ilişkisinden doğması gerekmez. Farklı sözleşmelerden doğmuş olsa da karşılıklı olarak bir miktar para ve özdeş edimlerin takası mümkündür. TBK'nın 139/2. maddeye göre iki borç takas edilebilecekleri andan itibaren en az olan borcun miktarı nispetinde sona erer. Farklı sözleşme ilişkisinden doğan karşılıklı borçlar söz konusu ise takasın ileri sürülebileceği ana kadar işlemiş temerrüt faizleri de dikkate alınarak takas yapılmalıdır. Mahkemece yukarıda belirtilen takasa ilişkin yasal düzenlemelere aykırı düşecek şekilde ve cevap dilekçesinde süresinde takas defii ileri sürüldüğü halde... işi nedeniyle üçüncü şahıslara yapılan işçilik alacakları ve tazminat ödemeleri sebebiyle davalı iş sahibi idarenin rücu kapsamında talep edebileceği bu alacağın para alacağına ilişkin olması ve üçüncü kişilere ödenmesi durumunda yani takas defiinin ileri sürüldüğü anda muaccel olduğu anlaşılıyorsa davalı idarenin ödemiş olduğu ve taraflar arasındaki eser sözleşmeleri kapsamında davacı yüklenici ortaklığın sorumlu olduğu ödemelerin tespit edilerek bu ödemelerin takasa konu edilebileceği gözetilerek davanın esas yönünden sonuçlandırılması gerekirken taraflar arasındaki farklı sözleşmelerden kaynaklı olarak oluşan muaccel alacaklar nedeniyle takas hakkının kullanılamayacağının kabulü ile sonuca gidilmesi doğru olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusu bu sebeple dairemizce haklı görülmüştür. Belirtilen sebeple, süresinde ileri sürülen takas mahsup def'i hakkında değerlendirme yapılmak üzere kararın kaldırılması gerekmiştir. Yine dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davalı iş sahibi idare vekili cevap dilekçesinde, dava dışı tapu malikleri tarafından müvekkili aleyhine açılan davalarda, dava dışı 3. şahıslara ödenen bedellerin davacılardan rücuen tahsili kapsamında takas haklarını kullanmak istediklerini beyan etmiştir. Taraflar arasında imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı BK'nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğu uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, davalı iş sahibi tarafından yapılan ihale sonucu davacı ortaklığın üstlendiği işlerin yapımı sırasında dava dışı, arazi sahiplerine verdikleri zarar nedeniyle arazi sahiplerinin açmış olduğu kamulaştırmasız el atma davası nedeniyle ödenen bedellerin de bu kapsamda davacılardan tahsilinin gerekip gerekmediğinin de somut uyuşmazlıkta çözümlenmesi gerekmektedir. Davalı iş sahibinin ileri sürdüğü dava dosyalara getirtilip incelenerek bu kapsamda mahkemece değerlendirme yapılması ve taraflar arasında düzenlenen sözleşmeler ile eki olan Yapım İşleri veya Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi hükümleri de değerlendirilerek bu konuda taraflar arasında sözleşme veya şartname hükümleri ile üçüncü kişilere verilen zararlardan veya davacı yüklenici ortaklığın çalıştırdığı kişilere ait doğan işçilik alacaklarından davacı yüklenici ortaklık sorumlu tutulmuş ise bu düzenlemeler dava tarihinde yürürlükte bulunan HMK'nın 193. maddesinde düzenlenen "delil sözleşmesi" niteliğinde olacağından ve resen gözetilmesi gerekeceğinden sözleşme ve şartname hükümleri de değerlendirilerek uyuşmazlığın buna göre çözümlenmesi gerekmektedir. Mahkemece Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi'nin yukarıda değinilen nitelikteki hükmü sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı BK'nın 99. maddesi ve dava tarihinde yürürlükte olan 6098 sayılı TBK'nın 115. maddesinde düzenlenen "sorumsuzluk" kaydı niteliğinde olacaktır ve davalı kurumun hile veya ağır kusuru bulunduğu da kanıtlanamadığında üçüncü kişilere bu kapsamda yapılan tüm ödemelerden davacı ortaklık sorumlu olacaktır. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, resen gözetilmesi gereken sözleşme ve şartname hükümleri de gözetilerek iş sahibi olan davalı tarafından yüklenici ortaklığın kusuru nedeniyle, mahkeme kararıyla kamulaştırmasız el atma nedeniyle zorunlu olarak tescil kararı verilip, bedel ödenildiğinin anlaşılması halinde birlikte ifa kuralı gereğince davalı tarafın ödemiş olduğu bedelin davacılardan rücuen tahsili gerektiği gözetilerek taraflar arasındaki alacak borçluluk durumlarının buna göre tespiti ile bu davalarda davalı idare adına tapuya tesciline karar verilen taşınmazlara ait tapu kayıtlarının da iptâli ve yüklenici ortaklık adına tesciline karar verilmesinden ibaret olmalıdır. (... Karar sayılı ilamı) Yukarıda açıklanan nedenlerle; taraf vekillerinin istinaf başvurularının bu sebeple esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde inceleme ve araştırma yapılarak tüm delillerin birlikte değerlendirilmesinden sonra esas yönünden sonuçlandırılması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine" karar verilmiştir. Kaldırma kararında belirtilen dava dosyaları ilgili mahkemelerden UYAP üzerinden yeniden celp edilmiş, dosyanın kaldırma kararı öncesi rapor düzenleyen bilirkişi heyetine tevdi ile kaldırma kararı doğrultusunda rapor alınmış, bilirkişi heyeti 13/09/2024 tarihli raporlarında yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda, takas-mahsup talebine esas alınabilecek tutarlar dosya bazlı tablo halinde belirtilmiş,... kararı gereğince yapılan hesaplamalar sonucunda öncelikle dosya arasında ödemeye ilişkin bir bilgi bulunmadığı için davalının ...esas sayılı ilamı uyarınca alacaklısına ödeme yapmış ise buna ilişkin bilgi ve belgeleri dosyaya sunması halinde bu dosya yönünden de değerlendirme ve hesaplama yapılabileceğini, bu dosya dışındaki diğer dosyalar yönünden yapılan hesaplama sonucunda davacıların hakedişleri toplamı olan 2.187.185,42TL'den ... kararı gereğince davalı alacaklının takas mahsubu sonucunda, ....adına olan tapusunun iptali ile davacı şirket adına tescili gerekeceğine işaret edilmiş, ... esas sayılı ilamı uyarınca takas-mahsup talebine esas alınabilecek tutar belirtilmiş, taşınmazın ... adına olan tapusunun iptali ile davacı şirket adına tescili gerekeceğine işaret edilmiş, yine ... esas sayılı ilamı uyarınca takas-mahsup talebine esas alınabilecek tutar belirtilmiş, taşınmazın ... adına olan tapusunun iptali ile davacı şirket adına tescili gerekeceğine işaret edilmiş, bu üç dosya kapsamında toplam tutar 1.860.854,49‬TL olup davacıların hakedişi toplamı olan 2.187.185,42TL'den mahsubu sonucu talep edilebilecek tutarın 326.330,93TL olacağı belirtilmiş, Davalı vekili bilirkişi raporunda .... esas sayılı dosyada dava tarihinden önceki tarihli ödeme olmadığı belirtilmiş ise de, bu dosyanın ... esas, .... karar sayılı ilamının bozulması nedeniyle aldığı esas olup, bu ilama dayalı olarak ... sayılı dosyasına 10/02/2015 tarihinde yapılan 9.058,97TL'nin davalı şirketin blokeli hesabından kesilerek icra dairesine ödendiği bildirilmiş, yine .... esas sayılı dosya için .... esas sayılı icra dosyasına 10.392,28TL ödeme yapıldığı belirtilmiş, icra dosyalarına ödeme belgesi girilmediğinden belgelerin ilgili icra müdürlüğünden celbi talebinde bulunulmuş, ... sayılı dosyalarda yapılan ödemelere/tahsilatlara ilişkin belge örneklerinin gönderilmesi için ilgili icra müdürlüğüne yazı yazılmış, verilen cevapta müdürlükleri UYAP sorgulamalarında 04/10/2010 tarihi itibariyle dosyanın takipsizlik nedeniyle kapalı olduğunun görüldüğü, dosyanın 10 yıllık zaman aşımına uğradığı ve imha edildiğinin tespit edildiği, müdürlük dosyasından istenilen evrakın gönderilemediği bildirilmiş, Mahkemece yapılan inceleme, kaldırma kararı içeriği ve tüm dosya kapsamına göre; kaldırma kararı kapsamında takas ve mahsubun değerlendirilmesi gerekmiş olup, takas mahsuba konu olan dosyaların bilirkişi raporunda tablo olarak belirtildiği, bunlardan... ... esas sayılı, ... esas sayılı dosyalarda davadan önce yapılmış bir ödeme olmadığı, bu kapsamda takas mahsuba konu edilemeyeceği, ... esas sayılı dosyasına ilişkin karar örneğinin davalı vekilinin 27/09/2024 tarihli rapora itirazlarını içerir dilekçe ekinde sunulduğu, taraflarla ilgili olduğu görülmüş, ... Mahkemesi ve ... dosyalarında ödemelere ilişkin evrakın celbi için ilgili icra müdürlüğüne yazı yazılmış, ancak imha nedeniyle belgelerin gönderilemediği bildirilmiş, ödemenin davalı tarafça yapıldığı, belgelendirilememiş, bu sebeple bu dosyalar için yapılan ödeme takas mahsupta gözetilememiş, ... esas sayılı dosyasında, raporda davadan önce yapılmış ödeme olmadığı bildirilmiş ise de, davalı beyan dilekçesi ekinde sunulan karar örneğinin incelenmesinde dava tarihi belirtilmiş ve bozma sonrası verilen karara ilişkin olduğu, bu haliyle dava tarihinden önce olduğu anlaşılmış, ancak ödeme belgesi olarak sunulan belgede firmanın bloke hesabından kesilerek ödendiği belirtilmiş, bu haliyle davalı tarafça kendi hesabından yapılan bir ödeme olmadığı anlaşılmakla takas mahsup da gözetilememiş, ....esas sayılı ilamında kararın davacı ve davalı lehine verildiği, yapılmış bir ödeme olmadığı, bu kapsamda takas ve mahsuba da konu edilemeyeceği, .... esas sayılı ilamlarında ödemelerin dava tarihinden önce olduğu, mahkemece kamulaştırmaya konu olan dosyalarda tescil kararı verilip bedel ödendiği, ödenen bedelin rücu halinde takas mahsuba konu edilmesi halinde taşınmazın da davacılar adına tescil edilmesi gerektiği, ancak işbu dava alacak davası olup, şarta bağlı takas mahsuba konu edilemeyeceği, ayrı açılacak bedelin iadesi koşuluyla tapu iptal ve tescil davasına konu edilebileceği anlaşılmakla bu davalar kapsamında ödenen tutarlarında indirime tabi tutulamayacağı anlaşılmakla davacıların hakediş bedeli olan 2.187.185,42TL üzerinden davanın kabulüne, 30/12/2016 tarihli gönderilen yazının temerrüde düşürücü nitelikte olmadığı kanaatine varılmakla alacağın 50.000,00TL'sine dava tarihinden, kalanına ıslah tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine ilişkin 04.12.2024 tarih ... sayılı karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, .... sayılı kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun, esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, mahkememiz kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına daire kararına uygun şekilde esasa ilişkin yeniden karar verilmek üzere mahkememize gönderilmesine kesin olarak karar verilmiştir. ... sayılı kaldırma kararında "...Mahkemece, dairemiz kaldırma kararından sonra bilirkişi kurulundan kaldırma kararı gerekleri doğrultusunda ek rapor alınmış ise de, ek rapora itibar edilmeden ve dairemizin önceki kaldırma kararı gerekçelerinin aksi yönündeki kabul ile kamulaştırma dosyalarında dava dışı üçüncü kişilere yapılan ödemelerin eldeki dava yönünden takas ve mahsup istemine konu edilemeyeceği, zira bu durumda idare adına tesciline karar verilen taşınmazın da davacı yüklenici ortaklık adına tesciline karar verilmesi gerekeceği, bu davanın ise alacak davası olup, şarta bağlı şekilde takas mahsuba karar verilemeyeceği, ayrı açılacak bir dava ile davacı ortaklıktan bedel iadesi koşuluyla istenebileceği gerekçeleri ile davanın kabulüne karar verilmiş olması 6100 sayılı HMK'nın istinafa ilişkin yasal düzenlemelerine aykırılık teşkil etmektedir. İlk derece mahkemesince, dairemiz kaldırma kararından sonra yapılması gereken iş, kaldırma kararı gerekleri doğrultusunda inceleme ve araştırma yapıldıktan ve uzman bilirkişi kurulundan teknik konularda gerekli raporlar alındıktan sonra yine kaldırma kararı gerekleri doğrultusunda davanın kabul veya reddine dair hüküm kurmak olmalıdır. İlk derece mahkemesince dairemiz kaldırma kararında, gerekçelerine ayrıntılı olarak yer verilen hususların bu kapsamda yeniden ele alınarak kabulünün mümkün olmadığı gerekçesi ile kaldırma gereklerinin aksi hususların kabulü ile karar verilmiş olması halinde ilk derece mahkemesince yasada öngörülmeyen şekilde .... Adliye Mahkemesi kararına direnilmiş olacak ve bu sebeple yasada olmayan bir yetkinin kullanılması suretiyle verilen kararın da hukuk karşısında yok hükmünde olacağında duraksama bulunmamaktadır. Tüm bu sebeplerle ilk derece mahkemesince dairemiz kaldırma kararı gereklerinin aksi yönünde verilen hukuki kabuller ile ve dairemiz kaldırma gereklerine uygun düzenlenen ve hükme esas nitelikte olabilecek bilirkişi kurulunun ek raporu dikkate alınmadan karar verilmiş olması sebebi ile yine son bilirkişi kurulu raporuna davalı vekilinin yaptığı teknik itirazları karşılayacak şekilde ek rapor alınmadan yetersiz inceleme ve araştırma ile karar verilmiş olması sebebi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kabulüne, mahkeme kararının kaldırılarak dairemiz kaldırma kararı gereklerine uygun şekilde yargılama yapılarak davanın esastan sonuçlandırılması için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine ikinci kez gönderilmesine dair karar verilmesi gerekmiştir." denilmiştir. Mahkememizin ....Esasına kayıtla yargılama sürdürülmüştür. Kesin kaldırma kararı uyarınca dosya önceki bilirkişi heyetine tevdi edilerek davalı vekilinin rapora yaptığı teknik itirazları karşılayacak şekilde mevcut bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış olup, bilirkişi heyeti 26.06.2025 tarihli ek raporlarında yapılan inceleme, değerlendirme ve yapılan hesaplamalar sonucunda .... Esas sayılı dosyaları için ödendiği iddia edilen tutarların ödendiğinin kabulü halinde davacıların hakedişleri toplamı olan 2.187.185,42 TL'den ... kararı gereğince davacı alacaklarının takas-mahsubu sonucunda davacı tarafın talep edebileceği alacağın 294.858,51 TL olarak, ... Esas sayılı dosyaları için ödemenin ispatlanmadığının kabulü halinde davacıların hakedişleri toplamı olan 2.187.185,42 TL'den...kararı gereğince davalı alacaklarının takas-mahsubu sonucunda davacı tarafın talep edebileceği alacağın 317.271,96 TL olarak hesaplandığını, .... Esas sayılı kararlarında... adına tapu tesciline karar verilen taşınmazların tapularının davacılar adına tescili gerekeceğini bildirmişlerdir. İlgili tapu sicil müdürlüklerine yazılarak 3 adet taşınmazla ilgili tapu kayıtları son durumları ile celp edilmiş, ... parselde kayıtlı taşınmaz, .... adına kayıtlı olduğu bildirilmiştir. Dosya kapsamından; davacı şirketlerin oluşturduğu adi ortaklık ile davalı idare arasında 12/01/2007 tarihli ... kesimi alt yapı işleri sözleşmesi düzenlendiği, yine taraflar arasında 03/03/2008 tarihli... ... geçişi alt yapı işleri yapım işine ait sözleşme imzalandığı, ... işine ait sözleşmenin sonlandırıldığı ve bu sözleşme kapsamında yükleniciden alınan teminat mektuplarının davacılara iade edildiği, ayrıca davacı yüklenicilerin ...işine ilişkin sözleşme tahtında idareye verdikleri teminatların iade edilmediği, dava dilekçesinde bahsedilen davalı idarenin uhdesinde davacının teminat ve hakedişlerinden toplam 1.925.000,00 TL'lik kesinti yapıldığı ve uhdesinde olduğu, ayrıca 262.185,42 TL kesildiği, toplam kesinti tutarının 2.187.185,42TL olduğu, kesintiye konu dosyaların .... esas sayılı dosyasına konu, .... esas sayılı dosyasına konu, ... esas sayılı dosyasına konu, ...esas sayılı dosyasına konu, ... esas sayılı dosyasına konu miktarlar olduğu, davacıların hakediş toplamının 2.187.185,42TL olduğu hususları sabittir. Mahkemece yapılan inceleme, kaldırma kararı içeriği ve tüm dosya kapsamına göre; kaldırma kararı kapsamında takas ve mahsubun değerlendirilmesi gerekmiş olup; takas mahsuba konu olan dosyaların bilirkişi raporunda tablo halinde belirtildiği, bunlardan .... Esas sayılı dosyalarda davalardan önce yapılmış bir ödeme olmadığı, bu kapsamda takas mahsuba konu edilemeyeceği, E... Esas sayılı ilamında kararın davacı ve davalı lehine verildiği, yapılmış bir ödeme olmadığı, bu kapsamda takas ve mahsuba da konu edilemeyeceği, .... Esas sayılı dosyasına ilişkin karar örneğinin davalı vekilinin 27.09.2024 tarihli rapora itirazlarını içerir dilekçe ekinde sunulduğu, taraflarla ilgili olduğu görülmüş.... Esas sayılı dosyalarında ödemelere ilişkin evrakın celbi için ilgili icra müdürlüğüne yazı yazılmış, ancak imha neden ile belgelerin gönderilemediği bildirilmiş, .... yazdığı 26.09.2024 tarihli yazıda, 2016 yılından itibaren belge net sistemine geçildiği için 2016'dan sonraki döneme ait evrakın belge net üzerinden görüntülenebildiği, 2016'dan önceki evrakın görüntülenemediği, .... Esas sayılı dosyası için ödendiği iddia edilen 10.392,28 TL'ye ilişkin evrakın ve ....Esas sayılı dosyası kapsamında ödemeye ilişkin 12.021,17 TL'ye ilişkin evrakın belgenet sistemi üzerinde görüntülenememiş olmasının bu ödemenin 2016 yılından önce yapıldığına karine teşkil edeceği, dava tarihinden önceye ilişkin olduğu, kurum içi yazışmalarda gözetilerek bu ödemelerin davalı tarafça belirtilen dosyalar kapsamında yapılmış ödemeler olduğu, takas mahsupta gözetilebileceği kanaatine varılmış, .... Esas sayılı dosyasında davalı beyan dilekçesi ekinde sunulan karar örneğinin incelenmesinde; dava tarihi belirtilmiş ve bozma sonrası verilen karara ilişkin olduğu, bu hali ile dava tarihinden önce olduğu anlaşılmış ödeme belgesi olarak sunulan belgede firmanın bloke hesabından kesilerek ödendiği belirtilmiş olup bu blokenin dava konusu kesintiye ilişkin olduğu anlaşılmakla takas mahsupta gözetilebileceği kanaatine varılmış, Kesintiye konu dosyalardan .... parselde kayıtlı taşınmazdır. Son durum getirtilen tapu kayıtları itibariyle davalı .... adına tapuya kayıt ve tescil işlemleri tamamlanmıştır. ... Esas) ilamlarında, ödemelerin dava tarihinden önce olduğu, mahkemece kamulaştırmaya konu olan dosyalarda tescil kararı verilip bedel ödendiği, ödenen bedelin rücu halinde takas mahsuba konu edilmesi durumunda taşınmazlarında davacılar adına tescil edilmesi gerektiği, ... Hukuk Dairesinin kesin kaldırma kararında, Dairenin önceki kaldırma kararı gerekçelerinin aksi yönündeki kabul ile kamulaştırma dosyalarında dava dışı üçüncü kişilere yapılan ödemelerin eldeki dava yönünden takas ve mahsup istemine konu edilemeyeceği, zira bu durumda idare adına tesciline karar verilen taşınmazında davacı yüklenici ortaklık adına tesciline karar verilmesi gerekeceği, bu davanın alacak davası olup şarta bağlı şekilde takas mahsuba karar verilemeyeceği, ayrı açılacak bir dava ile davacı ortaklıktan bedel iadesi koşuluyla istenebileceği gerekçeleri ile davanın kabulüne karar verilmiş olmasının 6100 sayılı HMK'nın istinafa ilişkin yasal düzenlemelerine aykırılık teşkil ettiği şeklindeki kaldırma kararı gerekçesi gözetilerek .... Esas sayılı ilamı uyarınca alacaklısına ödenen 262.185,42 TL ödeme bu dava konusu taşınmazların davalı adına tapularının iptali ve davacılar adına tescili kapsamında değerlendirilerek ödemede gözetilmiş, bu şekli ile davanın kısmen kabulü ile .... ada, ...parselde kayıtlı taşınmaz, .... parselde kayıtlı taşınmaz ve .... parselde kayıtlı taşınmazların davalı adına olan tapularının iptali ve davacılar adına tescili ile, 294.858,51 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, dava tarihi öncesi itibari ile temerrüt oluşmadığından alacağın 50.000,00 TL'sine dava tarihinden, 244.858,51 TL'sine ıslah tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın kısmen kabulüyle; .... kayıtlı taşınmazların davalı adına olan tapularının iptali ve davacılar adına tescili ile, 294.858,51 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, alacağın 50.000,00 TL'sine 30.10.2017 dava tarihinden, 244.858,51 TL'sine 19.11.2021 ıslah tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Alınması gerekli 20.141,78 TL harcın mahkememiz veznesine peşin yatırılan 853,88 TL ile ıslah harcı 36.497,79 TL toplamı 37.351,67 TL’den mahsubu ile artan 17.209,89 TL harç bedelinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü yazılı 28.743,80 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranlarına göre takdiren %13’ü olan 3.736,69 TL ile 31,40 TL başvurma harcı, 20.141,78 TL peşin harç toplamının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı tarafından yapılan aşağıda dökümü yazılı 903,40 TL yargılama giderlerinin kabul ve red oranlarına göre 785,95 TL’nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davacı davada kendisini vekille temsil ettirmiş olup kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 47.177,36 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı davada kendisini vekille temsil ettirmiş olup, reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 282.925,77 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Tarafların işbu karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde .... Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yoluna başvurabileceklerinin belirtilmesine, Dair oybirliği ile verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/11/2025

Başkan ... ¸e-imzalıdır. Üye ... ¸e-imzalıdır. Üye ... ¸e-imzalıdır. Katip ... ¸e-imzalıdır.

DAVACI DAVALI YARGILAMA GİDERLERİ: YARGILAMA GİDERLERİ: Vekalet Tasdik Harcı : 26,20 TL Vekalet Tasdik Harcı : 26,20 TL Posta Gideri : 1.517,60 TL Posta Gideri : 877,20 TL Bilirkişi Ücreti : 27.200,00 TL Toplam : 903,40 TL Toplam : 28.743,80 TL

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/287, K. 2025/828, T. 19.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-287-e-2025-828-k-0f8099e43818