İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/262 E. 2026/411 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/262
Karar No
2026/411
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/262 Esas KARAR NO : 2026/411

DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/03/2025 KARAR TARİHİ : 16/04/2026 YAZIM TARİHİ : 08/05/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı firma arasında ticari ilişki bulunmakta olup müvekkil şirket tarafından davalı firmaya sağlanan hizmete ilişkin fatura kesmiş olduklarını, taraflar arasında taşımacılık faaliyetinden kaynaklanan ticari ilişki bulunmakta olduğu, 14 gün free time sonrasında 9 günlük demuraj oluşmuş olduğu, ETA : 10.10.2024 ( hesaplamaya dahil ) Konteyner Teslim Tarihi : 01.11.2024 ( hesaplamaya dahil ) İlk 3 gün : USD 175 / Gün / Konteyner // USD 525, Sonraki 4 gün : USD 250 / Gün / Konteyner // USD 1000, Sonraki her gün : USD 280 / Gün / Konteyner // USD 560, oluşan toplam demuraj USD 2085 olduğunu, müvekkili davacının yapmış olduğu bu işlere istinaden oluşan demuraj bedeline ilişkin 05.11.2024 düzenleme tarihli, ..... sıra no’lu, 2.085,00 USD bedelli faturayı düzenlemiş olduklarını, Davalı, haklı bir sebep olmaksızın bu faturayı ödemekten imtina etmiş olduğunu, davalının, fatura bedellerini ödemek istememesi üzerine, müvekkili davacı tarafından fatura tebliğ edilmiş, Davalı tarafından 08.11.2024 tarihli ..... No lu 2.085 USD bedelli e-iade faturası tanzim edilmiş olduğu, davalı şirket haklı bir sebep olmaksızın ve kötü niyetli olarak Bakırköy ..... Noterliğinin 11.11.2024 tarihli, ...... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile müvekkilinin göndermiş olduğu faturaları müvekkiline iade etmiş, Davalı, ihtarnamesiyle her ne kadar müvekkili tarafından yapılan işleri kabul etmese de faturaların varlığını ve kendisine tebliğ edildiğini kabul etmiş olduğunu, Davalı taraf faturaların kendisine tebliğ tarihinde açıkça temerrüde düşmüş olduğunu, Müvekkilinin de ihtarnameye cevap olarak Büyükçekmece ...... Noterliği ...... Yevmiye numaralı 14.11.2024 tarihinde ihtarname çekilmiş Müvekkilinin, davalı şirkete ait işleri yapmasına rağmen fatura bedellerinin karşılığını alamaması sebebi ile mağdur duruma düşmüş olduğunu, Meydana gelen yük iptal bedelinin de davalı tarafından ödenmesi gerekmekte olduğunu, taraflar arasında taşımacılık işine ilişkin yapılan anlaşma kapsamında müvekkili şirketin müşterisi konumunda olan davalı şirketin taşımacılık işi müvekkil şirket tarafından tam, eksiksiz ve zamanında gerçekleştirilmiş ve fakat anılan taşımacılık işini gerçekleştirerek bir hizmet sunan müvekkili şirketin düzenlendiği demuraj bedeli faturası ödenmemiş olduğunu belirterek davacı vekili taraflar arasında olan taşımacılık hizmeti nedeniyle düzenlenen yukarda belirtilen faturalardan doğan 76.248,45-TL alacağın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacının alacak istemine konu faturaya 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmiş ve e-iade işlemi yapılmış olduğunu, Fatura içeriğinin bu şekilde kabul edilmemesi ve faturanın kesinleşmemesi nedeniyle alacağın varlığından söz edilemeyeceğini, davacı hiçbir dayanağı olmaksızın taraflarca kararlaştırılmayan müvekkilinin istemediği ve almadığı bir hizmet için 05/11/2024 tarihli ...... sıra numaralı ve 2.085,00 USD bedelli fatura düzenlemiş, bahse konu fatura içeriğinde belirtilen hizmetin talep edilmemesi, taraflarca anlaşmanın bu yönde olmaması gözetilerek davacının da belirttiği üzere taraflarınca Bakırköy ...... Noterliğinin 11/11/2024 tarihli, ..... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile faturaya itiraz edilmiş ve fatura iade edilmiş olduğu, bu doğrultuda, müvekkilinin faturaya konu alacaktan sorumlu tutulması mümkün olmadığını, davacı tarafın fatura içeriğinin doğru olduğu hususunda ispat yükü altında olup taraflar arasında demuraj bedelinin ödeneceği hususunda anlaşma olduğunun varlığını ispat etmesi gerekmekte olduğunu, TTK'nın 23. maddesinin 2 ve 3. fıkralarındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karine olduğu, İkinci fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura münderecatının doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekmekte olduğunu, davaya dayanak olarak gösterilen faturaya taraflarınca süresi içerisinde itiraz edilmesi karşısında, faturanın içeriğinde yer alan demuraj hizmetine dair bir anlaşma olduğunu ve bu anlaşmanın ifa edildiğinin ispatı gerekmekte olduğunu, taraflar arasında demuraj bedelinin ödeneceğine dair bir anlaşma olmadığı gibi, dosya kapsamında da aksini ispat eden bir yazılı delil bulunmamakta olduğu, bu doğrultuda, dayanaktan yoksun olan huzurdaki davanın ispatlanamadığından reddine karar verilmesi gerekmekte olduğunu, davacı taraf, TTK m. 868/1 hükmüne dayanmış ise de anılan hükümde gönderenin talimatının söz konusu olduğu hallerde talimatın ücret şartına bağlanabileceği belirtilmiş olduğu, somut olayda böyle bir durum olmadığı gibi, Mahkeme kararları ile de bu yönde bir anlaşmanın varlığı aranmakta olduğu, davacı taraf TTK m. 868 hükmüne dayanmak suretiyle taşıma sözleşmelerinde taşıyıcının avans ödeme şartı koyabileceğini ifade etmiş olduğu, ancak, hükümden de açıkça anlaşılacağı üzere bahse konu ücret ödeme şartı ancak " taşıyıcıya, taşımanın yapılması için emir ve talimât verebileceği gibi, taşımanın durdurulması, eşyanın geri getirilmesi, başka bir varma veya teslim yerine götürülmesi ya da başka bir gönderilene teslim edilmesi" şeklindeki ek tasarrufların talimat verilmesi halinde söz konusu olabileceğini, ancak, somut olayda müvekkilinin bu yönde bir talimatı olmadığı gibi, somut olaya benzer uyuşmazlıklarda demuraj bedelinin istenebilmesi için sözleşme ile öngörülmüş olması koşulu aranmış olduğu, konteyner demuraj ücreti kural olarak navlun sözleşmesi veya konşimentoda konteyner demurajı ödeneceğine dair bir kayıt bulunması koşuluyla taşıyan tarafından talep edilebileceğini, müvekkilinin davaya dayanak olarak gösterilen faturaya itiraz etmesi, e-iade faturası düzenlemesi, taraflarca demuraj bedelinin ödeneceğine ilişkin anlaşma olmaması, aksinin kabulünün hukuka ve hakkaniyete aykırı olacağının kabulü ile davanın reddine karar verilmesini talep etme gereği doğmuş olduğunu belirterek davalı vekili davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını istemiştir. ARAŞTIRMA; 1-Tarafların İTO kayıtları çıkartılarak dosya arasına alınmıştır. 2-Esenyurt Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden davacı tarafın 2024 yılı Kasım ayına ait Ba-Bs formu getirtilmiştir. 3-İkitelli Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden davalı tarafın 2024 yılı Kasım ayına ait Ba-Bs formu getirtilmiştir. Mahkememizce SMMM ve taşıma bilirkişisinden rapor aldırılmıştır. 03/02/2026 Tarihli Bilirkişi Raporunda; 1-)Davacının ve Davalının 2024 ve 2025 yıllarına ait Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, 2-)Taraflar arasındaki ihtilaf konusunun ve cari hesap farkının davacı tarafından Davalı yana düzenlenmiş 2.085 USD tutarlı ..... Faturasının Davalı tarafından kabul edilmemiş olmasından kaynaklanmış olduğu tespit edilmiş olduğu, tarafların EUR ve USD Bazlı çalışmış oldukları, ancak taraflarca kur değerlemesi yapılmamış olması sebebiyle, davacının TL Alacak bakiyesinin davacı alacağı olan 2.085,-USD’in karşılığı TL ile uyumlu olmadığı değerlendirilmiş olduğu, 3-)Davacı alacağının kaynağının ilk olarak davalı yana Fatura edilmiş 05.11.2024 tarihli ..... numaralı 2.085,-USD Tutarlı Faturanın davalı tarafından kabul edilmeyip iade edilmesi ve sonrasında davacı tarafından tekrar davalı yana iade faturası düzenlenmesi ve davalı tarafından kabul edilmemesi sebebiyle oluşmuş olduğu, 4-)Davacı alacağının kaynağını oluşturan 05.11.2024 tarihli ..... numaralı 2.085,-USD Tutarlı Temel E-Faturanın davalı tarafından kabul edilmemiş olduğuna dair Davalı tarafından Davacı yana konusunun “05.11.2024 tarihli ...... No.ıu 2.085,00 USD bedelli e-faturaya itirazlarımızı içerir ihtarnamedir.” Olan 11.11.2024 tarihinde Bakırköy ..... Noterliği ile ve ..... yevmiye numarası ile ihtarname gönderilmiş olduğu, işbu ihtarnamenin davacı tarafından 13.11.2024 tarihinde tebliğ alınmış olduğu, 5-)Davacı yan tarafından Davalı yana14.11.2024 tarihinde, işbu ihtarnameye cevap niteliğinde ve 2.085,-USD Borcun davacıya ödenmesine ilişkin ihtar niteliğinde Büyükçekmece ..... Noterliği ve ...... yevmiye numaralı ihtarname gönderilmiş olduğu, E-Tebligat ile davalı yana gönderilmiş olduğu, 5.gün sonunda 19.11.2024 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu tespit edilmiş olduğu, 6-)Tarafların BA BS Bildirimleri arasında fark olmadığı, 7-)Taşımacılık yönünden; davacının taşıma işleri organize eden, akdi taşıyıcı veya taşıma işleri organizatörü sıfatı ile, acenteliği dava dışı ..... firmasınca yapılan dava dışı ..... firmasına ait konteyner için demuraj alacağı iddiası ile alacaklanmasının dosya kapsamına uymadığı, Dayanak fatura ile taşıma sürecinin ilişkilendirilemediği, ne kadar bekleme, nerede ve kimin sorumluluğunda olduğunun sabit olmadığı, davacının katlandığı ve yansıttığı şeklinde bir alacak iddiasının da sabit olmadığı, 8-)Davacı yan’ın 2.085 USD Alacağının ihtarname tebliğ tarihi 19.11.2024 tarihi itibariyle TL Karşılığının Merkez Bankası USD Döviz Satış kuru olan 34,4941 TL üzerinden (2.085 USD*34,4941 TL) 71.920,20 TL olduğu hesaplanmış olduğu, 19.11.2024 tarihinden dava tarihi olan 17.03.2025 tarihine kadar Reeskont Avans Faiz oranları üzerinden işlemiş faiz 11.355,51 TL, İşlemiş faiz dahil davacı alacağı, dava tarihi olan 17.03.2025 tarihi itibariyle (71.920,20 TL+11.355,51 TL) 83.275,71 TL olarak hesaplanmış olduğu, ancak işbu davanın değerinin 76.248,45 TL olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, 9-) Davacı yan lehine karar alınması durumunda, Davacı yan’ın, dava tarihi olan 17.03.2025 tarihinden itibaren asıl alacağına işleyecek değişen oranlarda Yıllık Reeskont Avans Faizi talep edebileceğine ilişkin Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, Sonuç ve kanaatine varılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, taraflar arasında davalıya ait eşyaların davacı tarafından taşınması hususunda anlaşma olduğu, taşıma işinin gerçekleştirildiği bu anlaşma kapsamında demuraj ücreti kararlaştırıldığı ve davacı tarafından 05/11/2024 tarihli 2.085,00-USD bedelli fatura düzenlendiği, davalının haksız olarak faturaya itiraz ettiği iddiası ile söz konusu fatura bedelinin davalıdan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkin olup, taraflar arasıdaki uyuşmazlığın taraflar arasında taşıma işi kapsamında demuraj ücretinin kararlaştırılıp kararlaştırılmadığı, davacının faturaya konu ücreti talep etmesinin mümkün olup olmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK. 114-(1)-c) maddesi uyarınca; görev mahkemeye ilişkin olumlu dava şartıdır. HMK. 1 maddesi uyarınca; mahkemelerin görevi ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir. Mahkeme tarafından dava şartlarının bulunup bulunmadığı, davanın her aşamasında re'sen araştırılır. Dava şartının bulunmaması halinde, HMK.'nın 115/2. maddesi uyarınca; davanın usulden reddine, karar verilir. Ticari davalar TTK. 4. maddesinde; mutlak ve nispi ticari dava olarak düzenlenmiştir. Uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen bir hususa ilişkin olması veya davanın ticaret mahkemesinde görüleceğine dair açık bir yasal düzenlemenin bulunması halinde mutlak ticari dava, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan uyuşmazlıklarda ise; nispi ticari dava sözkoınusu olup, ticaret mahkemesi görev alanı içinde kalacaktır. TTK.'nın 5. maddesine göre; Asliye Ticaret Mahkemeleri, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ile özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere bakmakla görevlidir. TTK’nun 5. Kitap bölümünde ‘Deniz Ticareti’ başlığı altında yapılan düzenlemelere ilişkin davalar ise Denizcilik İhtisas Mahkemesinin görev alanına girmektedir. TTK 5. Maddesinde, deniz ticaretine ve deniz sigortasına ilişkin hukuk davalarına ilişkin olarak asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçının münhasıran HSYK tarafından görevlendirilebileceği belirtilmiş ve HSYK nın 09/09/2014 tarihli kararıyla bu davalara bakma görevi İstanbul ....... Asliye Ticaret Mahkemelerine verilmiştir. Davaya konu uyuşmazlığın; deniz taşımacılığına ilişkin demuraj ücretinden kaynaklandığı, iş bu davaya deniz ticareti hükümlerinin uygulanması gerektiği, dava konusu uyuşmazlığın Deniz Ticaret Hukukuna göre Özel İhtisas Mahkemesi olan Ticaret Mahkemesinin Deniz İhtisas Dairesinde çözümlenmesi gerektiğinden usul ekonomisi ilkesi gözetilerek tensiben davanın usulden reddi ile dosyasının görevli İstanbul ..... Asliye Ticaret Mahkemesi Denizcilik İhtisas Mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Görev yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle açılmış olan davanın USULDEN REDDİNE, MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, Görevli mahkemenin İSTANBUL ..... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZ TİCARETİ) OLDUĞUNA, 2-Karar kesinleştikten sonra iki hafta içinde talep halinde dosyanın görevli İSTANBUL ..... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZ TİCARETİ) gönderilmesine, 3-Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususlarının görevli Mahkemece değerlendirilmesine, 4-HMK'nın 20/1. maddesi gereğince süresinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse davanın açılmamış sayılması yönünde karar verilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/04/2026

Katip .... e-imzalıdır Hakim ..... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/262, K. 2026/411, T. 16.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-262-e-2026-411-k-992c4fecae3a