İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/248 E. 2025/803 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/248
- Karar No
- 2025/803
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/248 Esas - 2025/803 T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : 2025/248 Esas KARAR NO : 2025/803
DAVA : Tespit DAVA TARİHİ : 09/07/2025
DAVA TARİHİ : 26/02/2025 KARAR TARİHİ : 07/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/12/2025
Mahkememizce verilen 18.11.2022 tarih ve ... sayılı ilamı... Dairesinin 20.02.2025 tarih ve ... sayılı ilamı ile bozularak dosyanın Mahkememize gönderildiği görülmekle Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan), Tespit, Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ASIL DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; arsa sahibi davalıların miras bırakanı ... ile yüklenici ... AŞ arasında ...imarın eski ... numarasında kayıtlı taşınmazlar üzerinde inşaat yapımı için ....Noterliği tarafından düzenlenen 05/06/1995 tarih ve ... yevmiye numaralı Kat karşılığı İnşaat ve Gayrimenkul Satış Vaadi sözleşmesi imzalandığını, yüklenici şirket ... ile imzaladığı sözleşmenin 4.maddesi uyarınca kendisine verilen tüm hak ve yetkilerini müvekkili firma olan ... AŞ'ye devir ve temlik ettiğini, müvekkili firmanın 2015 yılında inşaata başlamak için tüm hazırlıklarını yaptığını ancak arsa sahipleri tarafından sözleşmeye konu arsa teslimi yapılmadığından ve inşaat ruhsatı için bizzat başvuru ya da bu hususta müvekkili şirkete vekalet vermemesi sebebiyle inşaata başlayamadığını belirterek sözleşme hükümlerine uygun inşaat yapılmak üzere TBK'nun 113.maddesi uyarınca arsa sahibi davalılar adına ... ve diğer kamu kurumları nezdinde işlem yapılması için masrafı arsa sahibi davalılara ait olmak üzere edimin kendisi tarafından ifasına izin verilmesine, sözleşmeye konu ... parsel yeri ... numarasında kayıtlı taşınmazların müvekkili şirkete teslimine, taşınmazların üzerinde dava dilekçesinde 11.sırada davalı olarak gösterilen şirket adına olan "Kat Karşılığı İnşaat ve Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi" şerhinin terkini ile taşınmazlar taşınmazların üzerine yüklenici olması sebebiyle müvekkili şirket lehine "Kat Karşılığı İnşaat ve Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi" şerhinin konulmasına, bu talebin kabul kabul görmemesi halinde müvekkili şirket tarafından sözleşmenin yerine getirilmesi ve arsa sahiplerinin temerrüdü sebebi ile artık mümkün olmadığından müvekkili şirketin artık aynen ifa talebi yerine terditli talebi olan müspet zararına karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve ıslahla arttırılmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL tazminatın yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN ... ESAS SAYILI DAVADA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı arsa sahiplerinin murisi olan ... ile müvekkili yüklenici ... Ticaret ve Yayıncılık A.Ş. (Eski adı ... A.Ş.) arasında ... mevkiinde kâin tapunun ... parselinde kayıtlı takriben 108.250 m2 arazinin 1/3’üne tekabül eden kısmın tamamı ile ilgili olarak .... Noterliğince 05.06.1995 tarih ve ... no ile düzenleme şeklinde yapılmış vekaletname düzenlendiğini, bu vekaletname ile ...'ın vekil tayin edildiğini, “dilediği müteahhitlerle inşaat ve gayrimenkul satış vaadi yapmak inşaat yaptırmak, ihale etmeye yetki vermiştir” denilerek vekalet verildiğini ve bu vekalet ile yine .... Noterliğince 05.06.1995 tarih ve ... no ile düzenleme şeklinde “Kat Karşılığı İnşaat ve Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi” hazırlanarak imzalandığını, .... Noterliğinden 05.06.1995 tarih ve ... yevmiye nolu Kat karşılığı sözleşmenin 2. maddesi sözleşmenin konusu bahsinde “... mevkii ... parselinde bulunan 108.250 m2 miktardaki arazi üzerinde ...’a ait hissenin tamamının yani takriben 38.000 m2 miktarındaki arazide imar planı neticesinde çıkacak arsaların tamamı üzerinde ...’nın inşaat yapması veya yaptırmasıdır” denilerek dava konusu yerin Arsa vasfında olmadığı ve arazi vasfında bulunduğu, dava konusu sözleşmenin imar tapusu alındıktan sonra yürürlüğe gireceğinin belirtildiğini, ancak arsa sahibi tarafından .... Noterliği'nin 26.03.1996 tarih ve ... yevmiye numaralı azilname ile (05.06.1995 tarihli vekaletname ile ... A.Ş.’ye verilen) “dilediği müteahhitlerle inşaat ve gayrimenkul satış vaadi yapmak inşaat yaptırmak, ihale etme” yetkisinin iptal edildiğinin bildirildiğini, 2008 yılında ... tarafından imar çalışması tamamlanmış, Davalı ... hissesine 8.635 m2 ve 10.651 m2 iki adet net ve hisseli olmayan tam parsel arsa çıkarıldığını, sözleşme konusu arsa ile ilgili imar çalışmaları belgelere göre özel bir gayretle bitirildiğini ve tapunun ... net parseller halinde tapu kayıtlarına işlendiğini, sözleşmeye konu taşınmazda imar 16.01.2008 tarihinde geçmiş, imar tapuları bu tarihte alınmaya hazır hale gelmiştir. Arsa sahibi, Yüklenici ... Ticaret ve Yayıncılık A.Ş. yetkilisi ...’a, sözleşme gereği yapması gerekli işlemlerin ifası için verdiği vekâletten, imar tapuları alınmasına hazır hale gelmeden önce, 26.03.1996 tarihinde azletmiş olduğundan, davalı ... Ticaret ve Yayıncılık A.Ş.’nin dava konusu taşınmaz yönünden inşaat ruhsatı almasının mümkün olmadığını, davalı ... şirketi, ... mahkemesinde... Esas ile yaşanılan gerçeklere, sözleşmemize ve hukuka aykırı, sözleşmemizin feshine sebep olacak bir müspet zarar davası açtığını, ... şirketine çektikleri ve cevap vermeyerek temerrüde düştükleri ihtarlarda görüldüğü gibi, müvekkili şirket özetle:“Arsa Sahiplerine müspet zarar talebiyle dava açmanız aynı zamanda müspet zarar karşılığı sözleşmenin feshini kabul etmek, bize sözleşme ile vermeyi vadetmiş olduğunuz 5 Bağımsız bölüm (villa+ dükkan) alacağımızı sıfırlayıp geçmek anlamına gelmektedir. Mezkur 22.07.2015 tarihli sözleşmeye göre böyle bir eylemde bulunmanız sözleşmenin 19. Maddesi ile ilgili olup sözleşmenin 19. Maddesinde“... ... A.Ş.’nin ... .Noterliği 22.07.2015 tarih ... yevmiye nolu sözleşmeden doğan haklarımıza zarar verici, önleyici veya azaltıcı bir girişimde bulunmamayı kabul ve taahhüt eder. ... bu yükümlülüğe aykırı hareket ettiği taktirde bu sözleşmeden ve Ana sözleşmeden kaynaklanan hak ve alacakları ... A.Ş.’ye geçecektir” denilmektedir. Bize verdiğiniz veya vermek istediğiniz zararları tazmin haklarımızın doğacağını, Sözleşmenizin fesih edilmiş duruma düşeceğini ihtaren bildiririz” diye ihtar ettiğini, ... Şirketi müvekkili şirkete büyük zararlar vermekle kalmamış bir de tüm haklarını üzerine geçirecek şekilde haksız ve hukuka aykırı bir müspet zarar davası açtığını böylece sözleşmenin 19, 22 ve 23 ve 31. Maddelerine aykırı davranarak Noter ihtarlarına dahi cevap vermeyerek sözleşmesi fesih olmuş duruma düştüğünü, yürütülen arabuluculuk sürecinde taraflar arasında bir anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek, davalının sözleşmeye ve hukuka aykırı davranışları sebebiyle, müvekkili aleyhine doğmuş ve doğacak olan maddi zararlarının ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. BİRLEŞEN... ESAS SAYILI DAVADA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Yayıncılık A.Ş. ile ... arasında 11.04.2014 tarihinde ... . Noterliğin huzurunda ... yevmiye No ile yapılan ve halen geçerli olan Kat karşılığı İnşaat ve Gayrimenkul Satış vaadi sözleşmesi, ... tarafından Gayrikabili rücu şartıyla 23.10.2020 tarihinde verdiği vekaletle 25/07/2022 tarihinde ... Ltd. Şti'ne devredildiğini, daha sonra ... şirketi tarafından 30/01/2023 tarihinde şahsına devredildiğini, ... Yayıncılık A.Ş. ile ... arasında 11.04.2014 tarihinde .... Noterliğinde ... yevmiye No ile yapılan Kat karşılığı İnşaat ve Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi halen geçerli olduğunu, çünkü Mahkeme huzurunda veya taraflar arasında karşılıklı olarak noterden feshedilmemiş ve ibralaşılmadığını, sözleşme ... tarafından Davalı ... Şirketine muvafakat verilmediği için halen geçerliliği koruduğunu, bu durumdan ... şirketininde haberdar olduğunu, ... şirketi sahibi ...'nın 22.07.2015 tarihli Noter sözleşmesi öncesi ve sonra ... ve babası ile konuştuğunu, gerekli ödemeleri yaparak sözleşmenin feshini sağlayacağını belirtmişse de daha sonra bu ödemeyi yapmaktan vazgeçtiğinden sözleşmenin feshinin söz konusu olmadığını, ... Mahkemesinde görülmekte olan ... Esas sayılı olan davada ...'nin taleplerinin değerlendirilmesi için öncelikle ...'tan ... A.Ş. İle yaptığı sözleşmeden doğan hakların devam ederken ... ile ... A.Ş. Arasında yapılan sözleşmenin geçerli olup olmadığının tespiti gerekeceğini, eğer asli müdahil olarak davaya katılmaları mümkün olmazsa ve bu davada .../... arasındaki sözleşmenin geçerli olduğu varsayımı üzerinden ... lehine karar verilirse haklarını savunmak için çok karmaşık hukuki süreçler yaşanması gerekeceğini, birleşen davada ... A.Ş'nin talebi de ... şirketi ile yaptıkları sözleşmenin geçersiz olduğunun tespiti yönünde olduğu, asıl davada da ... A.Ş yine sözleşmenin geçersiz olduğu teziyle tazminat talebine karşı çıktığını, ... A.Ş'nin sözleşmenin geçersiz olduğuna dair gerekçelerinden biri de benim 30.01.2023 tarihinde devraldığı sözleşme yürürlükte iken ... sözleşmesinin geçerli hale gelmesinin mümkün olmadığını, devralmış bulunduğu, ... A.Ş. İle ... arasında düzenlenen sözleşmeden doğan haklarının zayi olmaması ve ileride karmaşık hukuki süreçler yaşanmaması bakımından asli müdahil olmalarının bir gereklilik olduğunu, aynı zamanda davaya müdahil olmakla Mahkemenin adil yargılama ile hukuka uygun bir karar alabilmesine de katkı sunmuş olacağını, bu sebeplerle davaya asli müdahil olmak ve devraldığı sözleşmenin halen geçerli olduğunun tespiti ile bu sözleşme geçerli olduğundan ... A.Ş. İle ... arasındaki sözleşmenin geçersiz olduğunun tespitini talep etmek amacıyla iş bu davayı açmanın zaruretinin hasıl olduğunu, açtığı iş bu davada dilekçesinin kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ASIL DAVADA CEVAP: Davalı ... Yayıncılık AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; Arsa sahibi davalıların miras bırakanı ... ile Müvekkil Yüklenici ... Yayıncılık A.Ş. Arasında ... Mahallesi, imarın eski (... parsel) yeni ... numarasında kayıtlı taşınmazlar üzerine inşaat yapımı için .... Noterliği tarafından düzenlenen 05.06.1995 tarih ve ... yevmiye numaralı Kat Karşılığı İnşaat ve Gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi imzalandığını, Arsa sahibinin ... A.Ş.’yi azletmesi ve Sözleşmenin iptali talebiyle açtığı dava ... Esas ile görülmüş, bu dava da ... A.Ş. ... karar verilmiş ve Yargıtay tarafından onanmıştır. Arsa sahibinin tashihi karar başvurusu ise Yargıtay tarafından reddedilmiş, Mahkeme kararı ile sözleşmenin yürürlükte kalması konusu böylece kesinleştiğini, davalı tarafından Arsa Sahibi ... İle .... Noterliğinden 05.06.1995 tarih ve ... yevmiye no ile... Parsellerde yapılan sözleşmenin 4. Maddesinden alınan yetkiye bağlı olarak ... ile ... . Noterliğinden 11 Nisan 2014 tarih ve ... yevmiye no ile “Düzenleme şeklinde satış vaadi ve Arsa Payı karşılığı inşaat sözleşmesi” yapıldığını, davacı ile davacı arasına ....Noterliğinde 22.07.2015 tarih ve ... yevmiye nosu sözleşme imzalandığını, ... ile yapılan 11.04.2014 tarihli sözleşmemizin konusu Davacı ... şirketi ile yapılan 22.07.2015 tarihli sözleşme öncesi kendilerine defalarca söylenmiş bu sözleşmeden muvafakat alınmadan yapılacak Noter sözleşmesinin geçersiz olacağı belirtilmiş, muvafakat alınmasının gerekliliği 22.07.2015 tarihli sözleşmeye de açıkça yazıldığını, Sözleşmenin 29.Maddesinde açıkça görüldüğü ve Kat karşılığı bir sözleşme varken yeni yapılan bir kat karşılığı sözleşmenin geçerli olamayacağı açıkça belli iken 22.07.2015 tarihli sözleşmenin geçerli olabilmesi ... ile yapılan 11 Nisan 2014 tarih ve ... yevmiye nolu sözleşmenin fesih edilmesine bağlı olduğunu, Davacı ... şirketi ile yapılmış olan ve davanın temel dayanağı olan 22.07.2015 tarih ve ... yevmiye nolu sözleşme hükümsüz olduğu için Mahkemenizde açtığı iş bu dava ile ilgili talep edebileceği hiç bir şey söz konusu olmadığını, İnşaatın yapılmamasının tek sebebi davacının olduğunu, davacı iş yapmak istememekte, başta davalının hissesine düşen daireleri almak, daha sonra Arsa Sahiplerinden yüklü bir müspet zarar şeklinde tazminat alarak arsayı ele geçirmek ve kuru bir sözleşme ile adaleti yanıltarak kimseye bir şey vermeden çıkacak 55 villanın %100’üne sahip olmak istediğini, davacıya devir ve temlik edilen, inşaat sahasında tüm inşaatları yaptıktan sonra ortaya çıkan imalatların % 51’i Sözleşme de davacının alacağı yüzde 9 ve Arsa Sahiplerinin alacağı ise % 40 olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalıların murisi ile diğer davalı ... A.Ş arasında .... Noterliğinin 05.06.1995 Tarih ve ... yevmiye numaralı Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi imzalandığını, Bu sözleşmenin imzalandığı tarihte taşınmaz imar uygulaması görmemiş tarla vasfında bulunan bir taşınmaz olduğunu, Bu sözleşme, belirttiğimiz gibi o tarihte henüz tarla vasfında olan bir taşınmaza yönelik yapıldığından imzalandığı tarih itibari ile yok hükmünde olduğunu, Hukuken geçerli olmayan bir sözleşmeye dayanarak davacı yanca sözleşmenin tapuya şerhi yönünde talepte bulunması ve sözleşmenin geçerliliğini ileri sürerek 24 yıl süre ile maliklerin mülkiyet haklarının kısıtlanması ve sözleşme uyarınca edimin ifası talebi hukuken kabul edilemez olduğunu, Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmelerinin maddi unsurlarından birisi hukuki niteliği arsa vasfında olan bir taşınmazın varlığı olduğunu, somut olayda yapılan Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi hukuki niteliği arsa olmayan tarla vasfında olan bir taşınmaz için yapıldığını, Bu taşınmaz mevzuat karşısında arsa vasfına dönüşmediğinden inşaat yapımı için cevaz verilen bir gayrimenkul olmadığını, Yargıtay kararlarından da anlaşılacağı üzere Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin yapıldığı tarihte taşınmaza murisle beraber başkaca hissedarlarla müştereken malik olunduğu gözetildiğinde yapılan sözleşmenin ifa imkansızlığına neden olan geçersiz sözleşme olduğu ve yapıldığı, kanunen yok hükmünde bulunduğu aşikar olduğunu, ayrıca Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmeleri Borçlar Kanunun genel zamanaşımı hükümlerine tabi olduğundan ve sözleşmenin imzalanması tarihinden bu tarafa 10 yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan sözleşmeden kaynaklı talep haklarının da zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. BİRLEŞEN... ESAS SAYILI DOSYADA; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın işbu davayı açmasında hukuki menfaat bulunmadığını, 1995 yılında davacı ile mütevveffa ... arasında imzalanan kat karşılığı inşaat sözleşmesi davacı taraf 22.07.2015 tarihinde imzalanan davalı müvekkilİ şirkete devir ve temlik edildiğini, davacı taraf ile davalı müvekkili arasında 22.07.2015 tarihinde imzalanan sözleşmenin 20. ve 22. maddeleri uyarınca davacı taraf arsa sahiplerinden inşaata başlanılması için gereken vekaleti alıp davalı müvekkiline vermesi gerektiğini, ancak aradan geçen 10 yıla rağmen davacı taraf arsa sahiplerinden gerekli vekaleti alamadığını ve sözleşmesel sorumluluğunu yerine getiremediğini, dolayısıyla davacı tarafın arsa sahiplerinden gerekli vekaletnameyi alıp davalı müvekkiline veremediği için inşaata başlanılamadığından dava konusu sözleşmenin 23. maddesi amir hükmü gereğince davacı tarafın dava açmasında hukuki menfaat bulunmadığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davacı taraf dava dilekçesinin değişik bölümlerinde istikrarlı olarak davalı müvekkili şirket ile imzalanan sözleşmenin imzalanma aşamasından itibaren geçersiz olduğunu beyan ettiğini, davalı müvekkili şirket ile imzalanan sözleşme yok hükmünde ve geçersiz ise işbu sözleşmeye dayanılarak dava açılamayacağı için davanın reddi gerektiğini, davacı taraf bir taraftan davalı müvekkili şirket ile imzalanan sözleşmenin baştan itibaren geçersiz olduğunu beyan etmesine karşın diğer taraftan da geçersiz olduğunu beyan ettiği sözleşmeye dayanarak edimlerin yerine getirilmediği ifade ederek zarar talebinde bulunduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde yer alan işbu çelişki dahi davacı tarafın haksız ve hukuka aykırı olarak dava açtığını göstermekte olup davanın reddi gerektiğini, davacı taraf, somut vakıalara ve belgelere aykırı olacak şekilde soyut beyanlar ile davalı müvekkili şirketin inşaatı yapmadığını beyan etmiş olmasına rağmen Noter Onaylı Sözleşmenin feshini talep etmediğini, sözleşmeyi ayakta tutarak müspet zarar talebinde bulunduğunu, bu husus dahi davacı tarafın haksız olduğunu göstermekte olup dürüstlük kuralına aykırı hareket ettiğini gösterdiğini, açıklanan nedenlerle davacı tarafından soyut beyanlar ile haksız menfaat elde etmek amacıyla dava açıldığının sübut bulduğunu, dava konusu olayda arsa sahipleri ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapan tarafın davacı taraf olduğu ve arsa sahiplerinden inşaatın başlaması için gerekli olan vekaletmaneyi alacak olan tarafın da davacı taraf olduğunun sabit olduğunu, buna rağmen davacı tarafın 10 yıldır sözleşmesel yükümlülüğünü yerine getiremediğini ve inşaata başlanabilmesi için gerekli vekaletnameyi alamadığını, dolayısıyla inşaata başlanılamamasında kusurlu tarafın davacı taraf olması nedeniyle kimse kendi kusurundan faydalanamaz ilkesi gereğince haksız ve hukuka aykırı davanın reddini talep etme zorunluluğunun hasıl olduğunu, dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, davacı tarafça eksik harç ile dava açıldığından haksız ve hukuka aykırı dava kapsamında harcın tamamlattırılmasına, şayet eksik harç tamamlanmaz ise davanın usulden reddine, davacı tarafça açılan haksız ve hukuka aykırı davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN... ESAS SAYILI DOSYADA; Cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLER VE GEREKÇE; Asıl ve birleşen davalar eser sözleşmesinin bir türü olan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Mahkememizce asıl davada davalı ... AŞ yönünden açılan davada davanın dava şartı yokluğundan reddine, diğer davalılar hakkında açılan davanın ise reddine dair verilen hükmün davacı ve davalı gerçek kişiler tarafından istinaf edilmesi üzerine istinaf davasını inceleyen .... Hukuk Dairesi'nin ... sayılı ilamı ile istinaf başvurularının esastan reddine dair verilen hükmün davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine temyiz davasını inceleyen .... Hukuk Dairesinin 20.02.2025 tarih ve ... sayılı ilamı ile; "...1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin devir hakkı başlıklı 4. maddesinde "... ... arsa sahibine olan yükümlülüklerini yerine getirmek kaydıyla kooperatiflerle, şirketlerle, şahıs, kurum ve kuruluşlarla dilediği bedel ve yüzde ile kat karşılığı gayrimenkul satış vaadi sözleşmeleri yapabilir, işi dilediği bedel ve şartlarla ihale edebilir. Arsa sahibi iş bu sözleşme ile gerekli vekaleti vermiştir. Ancak ..., Arsa sahibine karşı iş bu sözleşme şartları çerçevesinde mesuldür, üçüncü şahıslarla olan bütün ilişkilerinden arsa sahibini beri kılmıştır..." düzenlemesi ile verilen yetki gereğince yüklenici davalı ... A.Ş'nin yapacağı sözleşmelerden dolayı arsa sahibinin kendiliğinden sözleşmenin tarafı haline gelmediği, davacının arsa sahibi ile yüklenici arasındaki sözleşmede taraf olarak yer almadığı ve sözleşmeden kaynaklanan hakkı temlik aldıktan sonra arsa sahiplerince temliğe onay verildiğini iddia ve ispat edemediğinin anlaşılmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; ... . Hukuk Dairesince davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş ise de; Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan nama ifaya izin, şerhin terkini, yeni şerhin tescili ile taşınmazın teslimine ve olmadığı taktirde sözleşmenin feshi nedeni ile uğranılan zararın tazminine ilişkin olup ilk derece mahkemesince dava türü itibarıyla dava açılmadan önce arabulucuya müracaat edilmesinin dava şartı olduğundan bahisle davanın davalı ... A.Ş yönünden usulden reddine karar verilmiştir. Davanın 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 6102 sayılı Kanun'un 5 inci maddesine eklenen 5/A maddesinin yürürlüğe girmesinden sonra açıldığı uyuşmazlık konusu değildir. Bahse konu maddeye göre 6102 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Somut olayda; 6100 sayılı Kanun'un 110 uncu maddesiyle düzenleme altına alınan davaların yığılması durumu söz konusu olup, nama ifaya izin, şerhin terkini, yeni şerhin tescili ile taşınmazın teslimi ve zararların tahsili olmak üzere birden çok talebi içermektedir. Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan tahsil davası arabuluculuğa tabi ise de nama ifaya izin, şerhin terkini ile yeni şerh konulması ve taşınmazın teslimine ilişkin dava, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan bir alacak ya da tazminat davası olmadığından arabuluculuğa tabi değildir.
Bu durumda arabuluculuğa tabi olmayan bir dava ile birlikte açılan tazminat davası da arabuluculuk dava şartına tabi olmayacağından aksi yöndeki mahkeme gerekçesi isabetli görülmemiştir. Şu halde İlk Derece Mahkemesince davanın arabuluculuk dava şartına tabi olmadığı gözetilerek işin esasına girilerek taraf iddia ve savunmaları değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş açıklanan nedenle ilk derece mahkemesi kararı ile bu karara karşı istinaf isteminin reddi kararı usul ve yasaya aykırı görülmüştür...." şeklindeki ilam ile Mahkememiz kararı bozularak dosyanın iade edildiği anlaşılmıştır. Usul ve yasaya uygun Bozma İlamına uyularak yargılamaya devam olunmuştur. Asıl dava yönünden yapılan değerlendirmede ; asıl dava davacısı tarafından arsa sahini davalı mirasçıları ... ile yüklenici davalı arasında ... parsel üzerinde .... Notetliği tarafından düzenlenen 05/06/1995 tarih ve ... yevmiye sayılı Kat Karşılığı İnşaat ve Gayrımenkul Satış Vaadi Sözleşmesinin akdedildiğini, yüklenicinin ise tüm hak ve yetkilerini ... . Noterliğince düzenlenen 22/07/2015 tarih ve ... yevmiye sayılı sözleşmesi ile davacıya temlik ettiğini, arsa sahiplerince... Esas sayılı dosyasında sözleşmenin iptali davası açıldığını, devam eden süreçte arsa sahiplerince vekaletnamelerin verilmediğini bu nedenle masrafı arsa sahiplerine ait olmak üzere edimin davacı tarafından ifasına izin verilmesini, sözleşmeye konu taşınmazların teslimini ve şerh konulmasına, talep kabul edilmez ise arsa sahiplerinin temerrütü yüzünden artık ifanın mümkün olmaması yönünden ise kar kaybına ilişkin müspet zararın tazmini talep etmiş, davalı ... AŞ ise cevabında, arsa sahiplerinin murisi ile akdedilen sözleşme sonrasında sözleşmenin 4. Maddesindeki yetkiye istinaden dava dışı ... ile ... . Noterliği'nin 11/04/2014 tarih, ... yevmiye sayılı Düzenleme Şeklinde Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi akdedildiğini, devamında bu sözleşme feshedilmeksizin davacı ile olan sözleşmenin akdedildiğini, akdedilen sözleşmenin 29. Maddesinde ise ... ile olan sözleşmenin ayrıca feshedileceğinden bahsedildiğini, diğer sözleşme feshedilmediği için davacı ile akdedilen sözleşmenin geçerli olmadığını, bu nedenle davanın reddini savunmuştur. Davalıların murisi ... ile diğer davalı yüklenici ... AŞ arasında ... . Noterliği'nce 05.06.1995 tarihli ... yevmiye sayılı Düzenleme Şeklinde Kat Karşılığı İnşaat ve Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi akdedildiği, sözleşmede arsa sahibine ait olan ... parselde bulunan arazi üzerinde yapılacak inşaatın %40'ının arsa sahibi, %60'ının ise yükleniciye ait olacağının kararlaştırıldığı, davacı ile davalı yüklenici arasında ise .... Noterliği'nin 22.07.2015 tarihli Düzenleme Şeklindeki Sözleşmesi ile arsa sahibi ile yüklenici arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden doğan hak ve alacakların davacıya devredildiği anlaşılmaktadır. Asıl davada davacının arsa sahiplerine yönelik talebi yönünden yapılan değerlendirmede, bu davalılar yönünden .... Hukuk Dairesinin 20.02.2025 tarih ve ... sayılı ilamının 1 nolu bendi ile, red hükmünün kesinleşmesi nedeniyle masrafı arsa sahiplerine ait olmak üzere edimin davacı tarafından ifasına izin verilmesini, sözleşmeye konu taşınmazların teslimini ve şerh konulmasına ve yine arsa sahiplerine yönelik müspet zararın tazmini talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Davalı yüklenici ... AŞ yönünden ise; akdî ilişkinin sonlandırılmasında davacıya izafe edilebilecek bir kusur bulunduğu durumlarda, davacı tarafından müspet zarar kapsamında kâr kaybı ve alacak isteminde bulunulamayacağı açıktır. Dosya kapsamının incelenmesinde, davalı yüklenici ile arsa sahiplerinin murisi arasındaki Düzenleme Şeklindeki Kat Karşılığı İnşaat ve Gayrımenkul Satış Vaadi Sözleşmesinin 4. Maddesinde yüklenici ... Şirketinin arsa sahibine karşı sözleşme şartları çerçevesinde mesul olduğunu, üçüncü şahıslara karşı olan bütün ilişkilerinden arsa sahibini beri kıldığı yönünde düzenleme olduğu kuşkusuzdur. Buna göre sözleşme öncesinde ve tüm aşamalarında basiretli bir tacir olarak hareket etmesi gereken davacının temlik sözleşmesinin akdedilmesinde arsa sahipleri ile yüklenici arasındaki sözleşmeyi incelemesi ve temliğe ilişkin izin/icazet alınmasını ön görmesi gerekir, yine sözleşmeye konu ... nolu parsel kayıtlarının incelenmesinde muris ... mirasçıları dışında da taşınmaz üzerinde hak sahiplerinin olduğu görülmektedir. Benzer bir konuya ilişkin olarak "...Türk Medeni Kanunu'nun 692. maddesine göre, paylı mülkiyetin özgülendiği amacın değiştirilmesi, korumanın veya olağan şekilde kullanmanın gerekli kıldığı ölçüyü aşan yapı işlerine girişilmesi veya paylı malın tamamı üzerinde tasarruf işlerinin yapılması, oybirliği ile aksi kararlaştırılmadıkça, bütün paydaşların kabulüne bağlıdır. Anılan kanun hükmü gereğince, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin tüm hissedarlar tarafından imzalanması zorunlu olup, geçerlilik şartıdır ve ileri sürülmese dahi re'sen nazara alınması gereken bir husustur. (... sayılı ilamı)..." ilamından da anlaşılacağı üzere sözleşmeye konu taşınmazlar üzerindeki diğer hak sahipleri yönünden de bu hak sahipleri ile sözleşme akdedildiği iddia veya ispat da edilememiş olup, devir sözleşmesinin ifa edilememesinden dolayı müspet zarar talebinin reddine karar verilmiştir. Birleşen ...Esas sayılı dava dosyası ile, birleşen Mahkememizin ...Esas sayılı dava dosyasındaki davalar yönünden ise; ... Esas sayılı dava dosyasında davacı tarafından maddi zarar talebinde bulunulmuş daha sonra da 11/06/2025 tarihli dilekçe ile talep sonucu tamanen ıslah edilerek .... Noterliği'nin 22/07/2015 tarih ve ... yevmiye sayılı sözleşmesinin geçersiz olduğunun tespitini talep etmiş, yine Mahkememizin birleşen ... Esas sayılı dava dosyasında davacı tarafça ... AŞ ile davacı arasındaki sözleşmenin geçerli olduğunun da tespiti talep edilmiştir. Bir davanın dinlenebilmesi başka bir ifade ile işin esasının incelenebilmesi için gerekli şartlardan birisi de davacının o davayı açmakta hukuki yararının bulunmasıdır. 6100 sayılı HMK’nın 114/1-h maddesine göre hukuki yarar dava şartıdır. Mahkemece dava şartları bulunup bulunmadığı her aşamada kendiliğinden araştırılacağı gibi görevi gereği temyiz halinde Yargıtay tarafından da dikkate alınır. .... Hukuk Dairesi'nin ...sayılı ilamında da belirtildiği üzere "...1-Kural olarak tespit davaları bir kimse ile diğer bir kimse arasında var olan somut bir olaydan doğan hukuksal bir ilişkinin varlığının saptanmasına yönelik olup bundan ötesi bir işlevi yoktur. Eda davaları ise hem tespit hem edayı içerdiğinden tespit davasına eda davasının öncüsü denilebilir. Tespit davasının dinlenebilmesi için hukuksal bir ilişki ile hukuki yararın bulunması zorunludur. Hukuki yararın varlığı ise davacının bir hakkının veya hukuki durumunun bir tehlike ile tehdit edilmiş olması, bu tehdit nedeniyle, davacının hukuki durumunun tereddüt içinde olması ve bu hususun davacıya zarar verebilecek nitelikte olması, tespit hükmünün bu tehlikeyi kaldırmaya elverişli olması halinde kabul edilebilir. Görülmekte olan veya açılacak bir davada iddia veya savunma olarak ileri sürülebilecek konular için ayrı bir tespit davası açmakta hukuki yarar yoktur. Aynı şekilde eda davası açılabilecek hallerde tespit davası açılmasında hukuki yarar yoktur (... Genel Kurulu'nun 02.04.2003 tarih ..., 24.06.1992 tarih ..., ... Dairesinin 22.04.2004 tarih ...). Ayrıca yasalarda sözleşmenin feshinin bazı koşullara bağlı tutulduğu istisnalar dışında, sözleşmeden dönme (fesih), mahkeme kararına gerek olmaksızın ileri sürülebilen, karşı tarafın kabulüne bağlı olmayan, karşı tarafa ulaşmakla sonuç doğuran, karşı tarafa ulaştıktan sonra tek taraflı geri alınması mümkün bulunmayan bozucu yenilik doğuran tek taraflı irade beyanıdır. Genel kural bu olsa da kat karşılığı inşaat sözleşmesi, kira sözleşmesi, iş sözleşmesi gibi bazı sözleşmeler yönünden yasalarda öngörülen sınırlayıcı kurallardan doğan istisnalar da mevcuttur. Nakit bedel karşılığı eser sözleşmeleri yönünden ise sınırlayıcı istisnai bir kural bulunmadığından mahkeme kararına gerek olmaksızın tek taraflı irade beyanı ile sözleşmeden dönme mümkündür. Hukuk Genel Kurulu'nun 08.11.2006 tarih ... sayılı kararı ve Dairemizin 04.06.1998 tarih ... sayılı kararında da bedel karşılığı eser sözleşmesinden dönme için tek taraflı irade beyanının yeterli olduğu benimsenmiştir. Tek taraflı irade beyanı ile dönme (fesih) mümkün olmakla birlikte, sözleşmeyi haksız ya da kusuruyla fesheden taraf, fesih bildiriminin sonuçlarına da katlanmak durumundadır. Fesih sonucu zarara uğrayan kimse koşulları mevcutsa haksız fesih sebebiyle uğradığı zararlarının tazminini isteyebilir. Fesihle sona eren sözleşme nedeniyle hiç kimse sona eren sözleşme ile bağlı kalmaya zorlanamayacağından feshin iptali ya da bu şekilde yaratılan muarazanın men’ine karar verilemez. Bu ilke ve kurallar ışığında somut olaya gelindiğinde; taraflar arasında 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisi olduğu, davacı-birleşen dosyada davalının yüklenici, davalı-birleşen dosyada davacının iş sahibi olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Taraflar arasındaki asıl dava dosyası bakımından uyuşmazlık; davalı iş sahibi idare tarafından düzenlenen ihtarname ile fesih işleminin geçersiz olduğunun ve sözleşmenin geçerli olduğunun tespitine ilişkindir. Yukarıda izah edildiği şekilde karşı tarafa ulaştırılacak irade beyanı ile sonuç alınabilecek konuda dava açılmasında hukuki yarar bulunduğundan da söz edilemeyeceği gibi ayrıca fesih suretiyle sona eren sözleşme yönünden de mahkemece aynen ifa kararı verilemez. 6100 sayılı HMK'nın 114/1-h. maddesine göre hukuki yarar dava şartıdır. Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler (HMK 115/1). Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Bu nedenle hukuki yarar yokluğundan asıl davanın reddine karar verilmesi yerine yanlış değerlendirme ile kabulü doğru olmamıştır...." şeklinde olup iş bu davaların açılmasında hukuki yarar bulunmadığından dava şartı yokluğundan her iki davanında reddine, yasa yolunun kısa kararda hatalı yazılması nedeniyle bu hususun da düzeltilmesine dair aşağıdaki şeklide karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-A) Asıl davada davalılar ... mirasçıları ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında açılan davanın iş bu davalılar hakkındaki red hükmünün kesinleşmesi nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, Asıl davada davalı ... AŞ aleyhine açılan davanın reddine, Asıl davada alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 54,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 561,00 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Asıl davada davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, Asıl davada davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 2-B) Birleşen ... Esas sayılı dava dosyası ile, birleşen Mahkememizin ... Esas sayılı dava dosyasındaki davaların HMK 106/2, 114/1-h ve 115/2. Maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan ayrı ayrı reddine, Birleşen ... Esas alınması gereken 615,40 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Birleşen Mahkememizin ... Esas alınması gereken 615,40 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Birleşen davalarda davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, Birleşen ... Esas sayılı dosyasında davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 45.000,00 0 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, Birleşen Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 45.000,00 0 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine, Dair, Davacı/ birleşen davada davalılar vekili Av. ... ile birleşen davada davacı asıl ... (TC Kimlik No:...) ve asıl davada davalı birleşen davada davacı .... .. AŞ temsilcileri ...ve ...'ın yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 07/11/2025
Katip ... e-imzalı
Hakim ... e-imzalı
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.