Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/764 E. 2026/1011 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/764
- Karar No
- 2026/1011
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/764 Esas
KARAR NO: 2026/1011
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu .... Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: .../12/2023
NUMARASI: 2023/... E. - 2023/... K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/06/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...’un, ...'ten beri soğutma endüstrisi için donanım ve aksesuarlar ve genel olarak pozitif ve negatif sıcaklıklar için mükemmel bir sızdırmazlığa ihtiyaç duyan ürünler tasarlayarak satmakta olduğunu, "..." markasının ve ürünlerinin sektörde ciddi oranda bilinirlik kazandığını, söz konusu markanın pek çok ülkenin yanında Türkiye’de de... ve ... no ile 06 / 09 / 17 / 19 / ... / 24 / sınıflarında tescilli olduğunu, davalının ticari faaliyetlerinde "..." markasını ürün üzerine basmak suretiyle haksız şekilde kullanıldığının tespit edildiğini, ayrıca ürün modellerinin de müvekkiline ait ... ile meydana getirildiğini, davalı tarafından ise bu modelin taklit edildiğini, müvekkilinin markasının davalı tarafından kullanılacağına dair verdiği herhangi bir izin ya da muvafakat bulunmadığını, ilgili ürünün davalıya ait internet sitesinde https://www..... .../.../ ... ...- ... /...- ... /i-...-...- ...-... linkinde görüldüğünü ve ayrıca kutudan çıkan ürünler üzerinde de "..." markasının yer aldığının ayrıca tespit edildiğini beyan ederek, internet sitesi ya da sosyal medyada yer alan "..." ibareli tüm içeriklerin kaldırılmasına ve davalı tarafın "..." ibaresini içerir tüm ürün, broşür, kart, vs. evrakların toplatılmasına karar verilmesini, talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket, 1979 yılından itibaren hizmet vermeye başlamış ve günümüzde .... Şti. olarak sektörünün kendi alanında öncüsü olduğunu,
Endüstriyel buzdolapları ve soğuk odaları ile endüstriyel mutfak sektörüne yönelik gerçekleştirdiği yedek parça üretimini gerek yurtiçi ve gerekse yurtdışı müşterilerinin hizmetine sunan, sektörün ithalata olan bağımlılığını azalttığı gibi, 5 kıtada 37 ülkeye yaptığı ihracatını yeni pazarlarla genişleterek ülkemiz ekonomisine katkısını gün geçtikçe arttıran bir şirket olduğunu, sektörün yurt içi ve yurt dışı piyasalarını yakından izleyip sürekli gelişme içinde ve sektöründe takip edilen, kaliteli ve ekonomik üretimle birlikte müşteri memnuniyetini en üst seviyeye çıkartan bir anlayışla üretimini yurtiçinde ve yurt dışı pazarlarda kullanıma sunan bir dünya markası olduğunu, müvekkilin pazardaki prestiji, senelerdir aynı sektörde yer alması ve pazar hacmi göz önüne alındığında dahi davacının haksız ve mesnetsiz iddialarının reddi gerektiğini, davacı yan dava dilekçesinde markaya tecavüzü tek bir aparata bağlayarak bu parçaya kendi markalarının basıldığından bahisle davasını ikame etmiş devamla herhangi bir suretle delil ve sair belgeye dayanmaksızın müvekkilinin bu anılı marka ismini kullandığı tüm broşür, kart ve evrakların toplanılarak imhası talebiyle işbu davayı ikame edildiğini, müvekkili bünyesinde davacının marka isminin kullanıldığı herhangi bir alan bulunmamakta olup dava konusu yokluğundan davanın öncelikle görevsizlik ve yetkisizlik sebebiyle reddine, davanın dava şartı yokluğundan reddine, davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...Davacı taraf davalıya ait olan https://www.....com.tr/ alan adlı web sitesinde , https://www.....com.tr/en/.../...-...-.../...-...-...-... URL adresinde, https://www.....com.tr/tr/... /...-.../soguk- oda-...- .../.-... URL adresinde, https://www.....com tr/ tr/.../........ URL adresinde yapılan pazarlama ve tanıtımlarda davacının marka hakkına tecavüz oluşturan ürünlerin tanıtım ve pazarlamasının yapıldığının iddia edildiği, ... Bölge Müdürlüğü ... Gümrük Müdürlüğü cevabi yazısında davalı firma adına tescilli beyanname ve eklerinin incelenmesi neticesinde.....-... kodlu '...cinsi herhangi bir eşyanın beyan edilmediğinin bildirildiği, yine tespit aşamasında alınan raporda 24/11/2015 tarihli arşiv kaydına tıklandığında 11/12/2015 tarihli arşiv kaydına yönlendirdiği, açılan sayfada İ-... nolu ürünün hali hazırda internet sitesinde yayınlanan ürüne benzer şekildeki halinin paylaşılmış olduğu, buradaki ürünle ilgili de detaylı bir bilgi bulunmadığı gibi ürünün arkasında marka ibaresi var ise bu kısmın gösterilmediği tespit edildiği, tahkikat aşamasında alınan bilirkişi raporunda davacı tarafça bildirilen internet adresleri ve gümrük müdürlüğü kayıtları tetkik edildiğinde davalı tarafça davacıya ait markanın tescil kapsamında izinsiz şekilde kullanıldığına dair herhangi bir tespit yapılamamış olduğuna ilişkin tespit ve kanaat belirtildiği ve bu deliller dışında davacı tarafça davalının marka hakkına tecavüz oluşturduğunu ispat eder başkaca delil ibraz etmediği ve ispat yükünün de davacı üzerinde olduğu dikkate alındığında davacının davasını ispat edemediği" kabul edilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
-Dosyaya sunulan orjinal ve taklit ürün örnekleri ile irsaliye incelenmeden hüküm kurulduğunu, teknik açıdan kıyaslanması amacıyla dosyaya sunulan orjinal ve taklit ürünler bilirkişi incelemesi aşamasında dosya ile beraber bilirkişilere kalem tarafından teslim edilmediğini, ilgili ürünleri görmeyen bilirkişilerin de, davalı tarafın internet sitesinde yer alan ürünler üzerinden değerlendirme yaptığını ve müvekkiline ait ... markasının yer almadığını tespit ettiğini, sitede yer almasa da, davalı taraf aynı ürüne müvekkili markasını basarak satışa sunduğunu, taraflarınca davalıya ait ürünün gümrükten elde edildiğini, üzerinde ... yazan bu taklit ürün, irsaliye belgesi ile beraber dosyaya taraflarınca sunulduğunu, bilirkişilerin müvekkiline ait orjinal ürün, davalıya ait taklit ürün ve irsaliye üzerinde yeniden inceleme yapmaları gerektiğini, davalı firmanın üzerinde haksız şekilde ... ibaresini bastığı ürünlerin kalitesi, kesinlikle müvekkili şirkete ait ürünlerle aynı olmadığını, bu açıdan da müvekkili markasının her geçen gün daha çok değer kaybına uğradığını, -kapılarda kullanılan ... ürününün müvekkiline ait ürün ile birebir benzer olduğunu, söz konusu ürün üzerine davalı tarafından ... markası basıldığını, bu husus ayrıca ürünlerin tespit edildiği gümrük kayıtlarında yer alan i-... kodu ile kanıtlandığını, kutuların üzerinde “ürünün Türkiye’de üretildiği yazdığını ve i-... kodu muhatap tarafından bu ürün için kullanılmaktadır.” İlgili ürün davalıya ait internet sitesinde https://www.....com.tr/en/.../...-...-.../.../i-...-... linkinde görüldüğünü, ve ayrıca kutudan çıkan ürünler üzerinde de ... markası yer aldığı tespit edildiğini, taklit marka ile üretim yapan hiçbir firmanın internet sitesine ürünü karşı tarafın markası ile koymayacağını, sitede müvekkili şirketin ürününün yer almaması, yukarıda üzerinde ... yazan taklit ürünün davalı tarafta üretilip satıldığı gerçeğini değiştirmediğini, kaldı ki ürün ve irsaliyenin dosyaya sunulduğunu, eksik inceleme ile verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinafa cevap ve katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle;
-Davacının iddialarının aksine, herhangi bir ürünün gümrükte yakalanmadığını ve müvekkili tarafından haksız kullanımın söz konusu olmadığını, kararda esas yönünden aykırılık bulunmadığını, ancak gerekçeli kararın 3 No'lu kararında "Davalı vekiline Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine" karar verildiğini, dava dilekçesi kapsamında yer alan her bir talep bakımından ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, objektif dava birleşmesinin mevcudiyeti söz konusu olduğunu, dava dilekçesinde marka tecavüzün tespiti, tecavüzün durdurulması ve tecavüzün men'i davalarının mevcudiyetinin HMK m. 110'a dayalı olarak davaların yığılması (objektif dava birleşmesi) olarak kabul edilmesi ve bu suretle her bir dava bakımından tarafları lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken ilk derece mahkemesinin tek bir maktu vekalet ücretine hükmetmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini bu nedenle kararın kısmen kaldırılmasını talep etmiştir.
İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava, Marka hakkına tecavüzden kaynaklı tecavüzün tespiti, durdurulması ve tecavüzün men'i davasıdır.
Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ... tescil numaralı ... markasının 06, 07, 09 ve .... Sınıflarda 28/10/2003 tarihinde, ... tescil numaralı ... markasının ....sınıfta 02/08/2007 tarihinde, ... tescil numaralı ... markasının 06, 07, 17, 19 ,... ve 24. Sınıflarda 25/09/2008 tarihinde, ... tescil numaralı ... markasının 06 ,09 ve 19. Sınıflarda 03/03/2008 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece delil tespiti yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, ... ve ...'den oluşan bilirkişi heyeti 03/03/2023 tarihli raporda; https://www......../.../...-...-.../.../i-...-... url adresinde yapılan incelemede; https://www.....com.tr/ adresli internet sitesinin alt URL’si olan yukarıda belirtilen URL adresinde 07/02/2023 tarihinde yapılan incelemede; açılan sayfanın en üst kısmında “... & ...” isim ve logosu bulunduğu, hemen altında “.... ... ... ...” isimli bir ürün görseli bulunduğu, ürünün üzerine tıklandığında büyük halde görselinin gösterildiği, ancak tek bir görsel bulunduğu ve arkasında var ise markanın yazılı olduğu yerin gösterilmediği/bulunmadığı, ürünün alt kısmındaki “Genel Özellikler” , “Teknik Özellikler” … gibi başlıklara tıklandığında herhangi bir bilgi çıkmadığı, ürünün taraflarınca son incelemenin yapıldığı 03/03/2023 tarihi itibari ile halen internet sitesinde yayında olduğu, https://www.....com.tr/ adresli ana sayfada, sol üst köşede “... & ...” isim ve logosu bulunduğu, hemen sağında “...”, “...”, “...”, “...” ve “...” sekmeleri bulunduğu, “...” menüsüne tıklandığında, açılan sayfada 7 adet farklı şubeye ait iletişim bilgilerinin paylaşılmış olduğu, “... ...” adresinin “İnönü Mh. ... Cd. No... .../... İstanbul” olarak gösterildiği, “...” menüsü altında çeşitli isimlerle adlandırılmış 6 adet ürün grubunun gösterildiği, davaya konu ürünün https://www.....com.tr/en/.../...-...-.../... ... URL’si altında bulunduğu, menülerden gidildiğinde de ürünün detaylarıyla ilgili ve arkasında yazılı ise markanın yazılı olduğu yere ilişkin bir paylaşım bulunmadığı, https://www.....com.tr adlı internet sitesinin sahiplik bilgilerinin sorgulamasında; www.....tr sitesi üzerinden bakılan davaya konu internet sitesinin alan adının 30 Haziran 1998 tarihinde tescil ettirildiği, sitenin tescil süresinin 29 Haziran 2023 tarihinde dolacağı, Alan adı sahibinin “....ŞT.İ” olarak gösterildiği, https://www.....com.tr Adlı İnternet Sitesinin Arşiv Kayıtlarının İncelenmesinde; https://.../ sitesi üzerinden bakılan davaya konu internet sitesinin 2001 ile 2023 tarihleri arasında toplam 202 arşiv kaydının bulunduğu, 24/11/2015 tarihli arşiv kaydına tıklandığında 11/12/2015 tarihli arşiv kaydına yönlendirdiği, açılan sayfada .... nolu ürünün hali hazırda internet sitesinde yayınlanan ürüne benzer şekildeki halinin paylaşılmış olduğu, buradaki ürünle ilgili de detaylı bir bilgi bulunmadığı gibi ürünün arkasında marka ibaresi var ise bu kısmın gösterilmediği, davalıya ait site içerisinde ve yukarı kısımlarda yer alan linkin içeriğinde yer alan görseller üzerinde gerek inceleme tarihi itibariyle gerekse ulaşılabilen arşiv kayıtları itibariyle davacıya ait markanın kullanıldığına dair bir tespit yapılamamış olduğu için iltibasa neden olacak şekilde bir kullanımın olup olmadığının mukayesesinin de yapılamadığı yönünde görüş belirtilmiştir.
Taraf iddia ve savunmaları ile sunulan deliller değerlendirilerek davalının üretim, kullanım ve varsa satışlarının davacının marka hakkına tecavüz oluşturup oluşturmadığı ve haksız rekabet oluşturup oluşturmadığına dair marka patent vekili ..., endüstri mühendisi ...ve bilişim uzmanı ... ' ın heyet raporunda; Sitede firmanın 1994 yılında Endüstriyel Buzdolabı ve Yedek Parçalar sektörüne girdiği, buzdolabı yedek parçaları, endüstriyel mutfak yedek parçaları, soğuk oda yedek parçaları ve frigofirik parçaları ürünlerine sahip olduğu, Sitede https://www.....com.tr/.../... /.../ .../....-... URL adresinde yer alan davaya konu ürün üzerinde herhangi bir markanın ve herhangi bir bilginin yer almadığı, yalnızca ürün resminin yer aldığı, https://www.....com.tr/ tr/.../ ...- .../...-... -.../i-... URL adresine ait 11.12.2015 ve 23.03.2017 tarihlerinde arşiv kaydı olduğu, https://www.....com.tr/tr/.../...-.../ ...- ...- .../i-... URL adresine ait 11.12.2015 tarihli ilk arşiv kaydı görüntüsünde ürün üzerinde herhangi bir markanın ve herhangi bir bilginin yer almadığı, yalnızca ürün resminin yer aldığı, Site tescil bilgilerinde; o Alan adının ....A.Ş. firması tarafından ....Şti. adına kayıt edildiği, o Alan adının 30.06.1998 yılında kayıt edildiği ve kayıt süresinin 29.06.2024 tarihinde son bulacağına dair bilgilerin yer aldığı, ....A.Ş. firma bilgilerinde; firma adresinin “... Mah....No:... .../...” olduğu, firma iletişim numarasının ...olduğu tespit edilmiştir. Davacıya ait olduğu belirtilen https://www.....com/ alan adlı web sitesinde yapılan incelemede; site tescil bilgilerinde; o Alan adının ... firması tarafından “...-...” adına kayıt edildiği, alan adının 23.10.1997 yılında kayıt edildiği ve kayıt süresinin 22.10.2024 tarihinde son bulacağına dair bilgilerin yer aldığı, ... firma bilgilerinde; firma adresinin “...” olduğu, firma mail adresinin ...@....COM olduğu görülmüştür. Sitenin 25.01.1999-30.10.2023 tarihlerini içerir 299 adet arşiv kaydı olduğu, Sitenin 25.01.1999 tarihli ilk arşiv kaydı görüntüsünde ... markasının yer aldığı tespit edildiğini bildirmişlerdir.
... Bölge Müdürlüğü ... Gümrük Müdürlüğü’ne yazılan müzekkereye verilen cevabi yazı ile; Bölge Müdürlüğünden
alınan yazıları eki ... listesinde yer alan Müdürlükçe söz konusu firma adına tescilli beyanname ve eklerinin incelenmesi neticesinde ..... kodlu '...cinsi herhangi bir eşyanın beyan edilmediği bildirilmiştir.
Somut olayda, davacı tarafça marka hakkına tecavüz oluşturan ürünlerin tanıtım ve pazarlamasının yapıldığının iddia edildiği, ... Bölge Müdürlüğü ... Gümrük Müdürlüğü cevabi yazısında davalı firma adına tescilli beyanname ve eklerinin incelenmesi neticesinde İ-... kodlu '...cinsi herhangi bir eşyanın beyan edilmediğinin bildirildiği, yine tespit aşamasında alınan raporda 24/11/2015 tarihli arşiv kaydına tıklandığında 11/12/2015 tarihli arşiv kaydına yönlendirdiği, açılan sayfada İ-... nolu ürünün hali hazırda internet sitesinde yayınlanan ürüne benzer şekildeki halinin paylaşılmış olduğu, buradaki ürünle ilgili de detaylı bir bilgi bulunmadığı gibi ürünün arkasında marka ibaresi var ise bu kısmın gösterilmediği tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de,
Davacının 04.10.2023 tarihli delil dilekçesi ekinde sunduğu, davalıya ait taklit ürün ve irsaliyenin, davacıya ait orjinal ürün ile karşılaştırılmasının yapılmasının talep edildiği halde sunulu taklit ürün ve irsaliyeli faturanın incelenmediği, irsaliyeli faturanın davalıya ait olduğunun tespit edilebilmesi ve ilgili ürünün davalı ürünü olduğunun tespiti gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulduğu anlaşılmakla gerekirse davalının ticari defter ve kayıtları ile sunulu fatura ve ürün incelenmesi için yeniden bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmesi gerekmekle, ilk derece mahkemesince esasa münhasır delil toplanmadan, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesinin, usul ve yasaya aykırı olması ve ilk derece mahkemesi kararının tüm istinaf sebepleriyle birlikte değerlendirilmesinin gerekmesi karşısında, istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün bulunmamakla 6100 Sayılı HMK'nın 353/...-a-6. maddesi gereğince başkaca istinaf sebepleri incelenmeksizin davacının istinaf başvurusunun kabulüne, davalının istinaf isteminin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
...Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;
2-Davalı vekilinin katılma yoluyla istinaf başvurusunun bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
3-İstanbul Anadolu .... Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin .../12/2023 tarih, 2023/... E. 2023/... K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/...-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
4-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
5-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı ve davalı taraflar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,
6-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
7-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
6100 Sayılı HMK'nın 353/...-a-6. ve 362/...-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 11/06/2026