Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/12726 E. 2026/3310 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/12726
- Karar No
- 2026/3310
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3767 E., 2025/905 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 10. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/49 E., 2024/222 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalılar ... ve ... Mimarlık ... Şirketi vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçesinde; davacının, işverenin yapımını üstlendiği bina inşaat işinde dış cephe kaplama ustası olarak çalıştığını, 18.12.2015 tarihinde iskeleyi sökerken yüksek gerilim hattına değen metal boru nedeniyle elektrik çarpması sonucu üçüncü kattan aşağıya düştüğünü, ağır derecede özürlü kalacak şekilde yaralandığını belirterek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının, kazanın meydana geldiği arsa üzerinde yapılacak binanın müteahhidi sıfatı ile arsa sahibi arasında yapılan sözleşmenin tarafı olan ... Mimarlık.......'nin müdürü ve yetkilisi olup işveren sıfatına sahip bulunmadığı gibi işbu davada taraf sıfatının da bulunmadığını, kazanın meydana gelmesinde işverenin almadığı veya almayı ihmal ettiği hiçbir tedbir bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davacının manevi tazminat istemine ilişkin birleşen Antalya 5. İş Mahkemesinin 2022/630 Esas sayılı davanın kabulü ile 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 18.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte birleşen dosya davalılarından müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, Davacının maddi tazminat istemine ilişkin asıl davanın ve birleşen Antalya 5. İş Mahkemesinin 2022/630 Esas sayılı davanın kabulü ile 2.796,46 TL geçici iş göremezlikten kaynaklanan, 726.633,74 TL sürekli iş göremezlikten kaynaklanan olmak üzere toplam 729.430,20 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 18.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, tahsilde tekerrür olmayacak şekilde, asıl ve birleşen dosya davalılarından müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davalılardan ... ile davalı Şirket arasında imzalanan 23.12.2014 tarihli sözleşme içeriği, bu sözleşme ile ilgili davalı ...'ın ... müfettişine verdiği ifade kapsamı, davalılardan ...'in meydana gelen iş kazası ile ilgili 22.12.2015 tarihli kolluk ifadesi, inşaat iş yeri Kurum tescil kayıtları, ... müfettiş raporu ve tüm dosya kapsamı gözönüne alındığında hükme esas alınan kusur bilirkişiler kurulu raporunun oluşa ve dosya kapsamına uygun olduğu, her üç davalı yönünden sorumluluğa gidilmesinin doğru olduğu görülmekle davalıların sorumluluğa ve kusura yönelik istinaf sebeplerinin yerinde bulunmadığı, hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunun Yargıtay 10. Hukuk Dairesi içtihatlarına uygun olarak düzenlendiği, hesap raporunda hata bulunmadığı, yine davacının meslekte kazanç kayıp oranının prosedür tamamlanarak belirlendiği, dava ve ıslah tarihi, meslekte kazanç kayıp oranının kesinleştiği tarih gözönüne alındığında mahkemenin zamanaşımı değerlendirmesinde hata bulunmadığı, yargılama giderleri yönünden Mahkeme kararının doğru olduğu gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde; asıl ve birleşen davada hükme esas alınan aktüer raporunda verilerin tespitinde ve hesapta maddi hatalar bulunduğunu, asıl ve birleşen dava yönünden ayrı ayrı karar kurulması gerekirken tek hüküm kurulduğunu, vekalet ücretinin doğru belirlenmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. ... Mimarlık... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; şantiye şefi ... ve ortağı olduğu ... Mimarlık Şirketinin sorumlu tutulmasını gerektirir bir durum bulunmadığını, kusur oran ve aidiyetlerinin tespitinin hatalı olduğunu, aynı olaya ilişkin rücu dava dosyasında bilirkişi raporunda farklı kusur oranı belirlendiğini, müvekkilinin taraf sıfatı bulunmadığını, hesap raporu yönünden kararı temyiz ettiğini, kusur oranı ve maluliyet oranına göre belirlenen tazminat miktarı açısından bilirkişi raporu ile İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi ile hüküm fıkrasının çeliştiğini, birleşen dava ile talep edilen miktarın reddine karar verilmesi gerektiği, birleşen dosyada talep edilen maddi ve manevi tazminatların zamanaşımına uğradığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. A)Davalılar ... ve ... Mimarlık ... Şirketi vekillerinin manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre, temyize konu edilen miktarların Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. B) Taraf vekillerinin maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davalılar ... ve ... Mimarlık ... Şirketi vekillerinin manevi tazminat istemine yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE, Davacı ve davalılar vekillerinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililerine yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.