İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/233 E. 2026/155 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/233
- Karar No
- 2026/155
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/233 Esas - 2026/155 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2025/233 KARAR NO : 2026/155
.... ....
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/03/2025 KARAR TARİHİ : 24/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ TALEBİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ....Mikserli beton malzemeleri yapım işine konu işte kullanılmak üzere şantiye alanına davacı müvekkili tarafından gönderildiğini ve gönderilen beton malzemeleri şantiye sahasında ilgililer tarafından teslim alındığını ve anılan işte kullanıldığını, davalı .... Ltd. Şti. ile yapılan sözleşme gereği fore kazık yapım işi için kullanılmak üzere sevk irsaliyelerinde adı geçen hazır beton malzemelerinin davalı borçlu tarafından sözleşme konusu işte kullanılmak üzere, davalı borçlu firmaya (şantiye sahasına) teslim edilerek bu malzemelerin sözleşme konusu işte kullanıldığını, tüm ikazlara rağmen davalı tarafça ödenmeyen 238.530,00 TL alacağın tahsiline ilişkin davacı müvekkili şirket tarafından .... Esas sayılı dosyası ile karşı taraf davalı şirket aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu şirketin 08.03.2024 tarihinde asıl alacak, faiz ve diğer feriler açısından takibe haksız olarak itiraz edilmesi üzerine 08.03.2024 tarihli tensip tutanağı ile takibin durdurulduğunu, davalı borçlu şirketin itirazının iptalini, takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALININ CEVABI: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, dava dışı Kilimli Belediyesi ile ihale kapsamında yaptığı iş kapsamında, davacı taraftan aldığı malların bedellerini eksiksiz olarak ödediğini, müvekkili şirketin, dava dışı Kilimli Belediyesinin gerçekleştirdiği .... yapım işi ihalesini anahtar teslim sabit fiyat ile 13.07.2023 tarihinde ... 17. maddesi gereğince (Pazarlık Usulü) üstlendiğini, ihale konusu işin kesin kabul işlemlerinin 23.12.2024 tarihinde yapılarak ihale dosyası kapatıldığını, müvekkili şirket de bu betonların bedellerini eksiksiz olarak davacı şirkete ödediğini, davaya konu malların müvekkili şirket ile herhangi bir ilgisi bulunmadığı gibi, irsaliyeleri de dava dışı .... adına düzenlendiğini, davacı tarafından 19 adet irsaliyeden yalnızca 3 tanesinin müvekkili şirket adına düzenlendiğini, geri kalan 16 adet irsaliyenin ise dava dışı .... adına düzenlendiğini,... tarafından imzalandığı iddia edilen belgenin hukuki bir değerinin bulunmadığını, davacı şirketin, alacağının %20'sinden az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, açılan davanın esastan reddini, davanın Kilimli Belediyesine ihbarını talep etmiştir. DELİLLER VE DEĞERLENDİRME: Dava, eser sözleşmesi kapsamında ödenmeyen iş bedelinin tahsili amacıyla başlatılmış icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış tarafların sunmuş oldukları deliller toplanmıştır. TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı 222. maddesi ; “(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (....) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”. Şeklinde düzenlenmiştir. 28/07/2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7251 sayılı Kanunun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile HMK’nın 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir: “Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz”. TTK'nın 23/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek, ticari defterlerine borç kaydeden tacir, fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf, faturaya dayalı bu alacağının varlığını HMK m.222 uyarınca ispatlamış olur. (....pılan işler ile ilgili fatura düzenlenip iş sahibine tebliğ edilip iş sahibince 6100 sayılı TTK.nın 21/2.maddesi gereğince 8 gün içinde itiraz edilmemesi halinde içeriği ve fatura içeriğine dahil bedel kesinleşeceğinden ayrıca mahalli piyasa rayiçleri ile iş bedeli tespitine gerek olmayacaktır. (... Mahkememizce öncelikle tarafların tacir olmaları ve uyuşmazlığın niteliği gözetilmek suretiyle tarafların ticari defter ve kayıtları mali müşavir bilirkişi aracılığıyla incelenmiştir. Mali Müşavir bilirkişi tarafından düzenlenmiş 15/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının usulüne uygun düzenlenmiş ticari defter ve kayıtlarına göre davalıdan 238.530,00TL tutarında alacaklı olduğu; davalı şirketin usulüne uygun kayıtlarına göre, davacı şirket tarafından düzenlenmiş 9 adet toplam 608.490,00TL tutarındaki faturaların davalı şirketin defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının, davacıya toplam 508.020,00TL tutarında ödeme yaptığı ve davacıya 100.470,00TL tutarında borçlu gözüktüğü, taraflar arasında 9 adet 608.490,00TL tutarındaki faturalar yönünden uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olan ancak davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olmayan bir adet 198.900,00TL bedelli faturadan kalan bakiye alacağa ilişkin olduğu mütala edilmiştir. Mahkememizce mali müşavir bilirkişinin raporu hüküm kurmaya ve denetime elverişli kabul edilerek benimsenmiştir. Sonrasında teknik konularda inceleme yapılmak üzere inşaat mühendisi ile nitelikli hesaplamalar konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması yoluna gidilmiştir. 05/01/2026 tarihli bilirkişi heyet raporunda; davacı yüklenicinin dava dışı Kiimli Belediyesi ile 27/07/2023 tarihinde birim fiyatlı sözleşme imzalayıp 01/08/2023 tarihinde işe başladığı, işin geçici kabulünün 15/12/2023 tarihinde kesin kabulünün ise 23.12/2024 tarihinde yapıldığı, davacının anılan iş kapsamında davalı şirkete C-25 mikserli ve C-30 mikserli beton malzemelerinin yapım işine konu işte kullanılmak üzere gönderdiği, davalı tarafın davacıdan almış olduğu malzemelere karşılık ticari defterlerine işlediği faturalar uyarınca toplam borcunun 388.530,00TL olduğu, anılan tutardan davacının yapmış olduğu ödeme tutarı 150.000,00TL düşüldüğünde davacının 238.530,00TL davalıdan alacaklı olduğu mütala edilmiştir. Mahkememizce bilirkişi heyet raporu hüküm kurmaya ve denetime elverişli kabul edilerek benimsenmiştir. Mahkememizce toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporları ile davacının yaptığı işler ve kullandığı malzemeler karşılığında taraflar arasındaki eser sözleşmesi uyarınca icra takip tarihi itibariyle davalıdan 238.530,00TL alacaklı olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davaya konu alacağın faturaya dayalı olup belirgin nitelik taşıdığı anlaşılmakla davacı tarafın icra inkar tazminatı istemi de yerinde görülmüş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, davalının .... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 238.530,00TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, 2-Asıl alacağın %20 si tutarındaki 47.706,00TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli 16.293,98-TL karar ve ilam harcından peşin alınan toplam 2.880,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 13.413,13-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir yazılmasına, 4-Davacı tarafından yapılan 615,40TL başvuru harcı, 2.880,85TL peşin harç, 21.000,00TL bilirkişi ücreti, 705,00TL tebligat, posta masrafı olmak üzere toplam 25.201,25TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-AAÜT uyarınca belirlenen 45.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 6-Dava öncesi zorunlu ara buluculuk gideri olan 3.600,00TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir yazılmasına, 7-HMK 333. maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin, ihbar olunan vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Mahkememize ....gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24/02/2026
......