İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/203 E. 2026/115 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/203
- Karar No
- 2026/115
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/203 Esas KARAR NO : 2026/115 DAVA : Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/09/2025 KARAR TARİHİ : 14/05/2026
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, -------- nezdinde, -------, -------, ---------, --------, ---------- tescil numaralı, "-------" ve "--------" markaları davacı adına kayıtlı olmasına rağmen, "-----------" ibaresini ticaret unvanının esaslı unsuru olarak ön plana çıkartarak markasal olarak kullanmakta olan davalı şirketin eyleminin, davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespiti, tecavüzün durdurulması, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması ile davalının ticaret unvanındaki "----------" ibaresinin ticaret sicilinden terkini, davacıya ait marka taklit edilmek suretiyle kullanılan tüm materyallerin imhası, tecavüze konu içeriklerin yazılı basın, resmi web sitesi ve sosyal medya hesaplarından kaldırılması ve mümkün olmadığı taktirde erişimin engellenmesi, belirtilen markasal kullanımları kartvizitlerde, etiketlerde, tanıtım materyallerinde, faturalarda vs. her türlü mecrada kullanımının önlenmesi, Mahkemece verilecek hükmün ilanı ile fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla 6769 sayılı Kanun madde 150 ve 151/2.b fıkrası uyarınca sınai mülkiyet hakkına tecavüz eden davalı şirketin elde ettiği net kazanç üzerinden hesaplanacak şekilde şimdilik belirsiz alacak olarak 1.000,00 TL maddi tazminat ile 100.000,00 TL manevi tazminatın reeskont avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesi istemlerinden ibarettir.
DAVAYA CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Usule ilişkin olarak zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, taraf sıfatı ve menfaat yokluğu itirazlarının olduğunu, davacı şirketin işbu davayı açmakta hukuki menfaati bulunmadığını, Ortada bir hukuka aykırılık varsa davanın davacı tarafından değil, ---------- tarafından açılması gerektiğini, Yalnızca isim benzerliği haksız rekabet şartlarını oluşturmadığını, Davacı ve davalı şirketlerin faaliyet alanları birbirinden tamamen farklı olduğunu, davanın dürüstlük kuralına aykırı şekilde ikame edildiğini, Davacı şirket ortaklarının 28.02.2025 tarihi itibariyle doğrudan müvekkilin faaliyet alanı olan "periyodik muayene kontrol" konusunda çalışmak üzere ---------- adı altında C tipi akreditasyon belgesi aldıklarını, Müvekkil şirketin periyodik muayene kontrol alanında 08.09.2017 tarihinden itibaren A Tipi akreditasyon belgesi ile faaliyet gösteren, toplamda 10 yılı aşkın süredir faaliyet gösteren alanında bilindik bir şirke olduğunu, Davacının esas gayesinin müvekkil şirketin faaliyet alanındaki bilinirliğini ve müşteri portföyünü ---------- adına elde etmek olduğunu, Müvekkil şirketin faaliyet konusunun 6331 sayılı Kanun ve ilgili teknik mevzuat çerçevesinde ekipman ve tesislerin periyodik kontrolü/raporlanması gibi hizmet sunumu olduğunu, periyodik kontrol /muayene şirketinin, işletmelerde kullanılan ekipman, tesisat ve kaldırma araçlarının iş sağlığı ve güvenliği açısından mevzuatta öngörülen aralıklarla kontrol edilmesini, test edilmesini ve raporlanmasını yapan bağımsız teknik kuruluş olup, bu şirketlerin üretim veya satış yapmadıklarını; yalnızca hizmet sunduklarını, mevzuat uyarınca, periyodik kontrol raporlarının yalnızca yetkin kişilerce veya akredite A/B ve C tipi muayene kuruluşları tarafından düzenlenebileceğini, düzenlenen periyodik kontrol raporlarının ilgili mevzuat uyarınca işverenlerce saklanmakta ve denetimlerde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişlerine ibraz edilmekte olduğunu, Müvekkil tarafından sunulan hizmetin çıktısı, yalnızca bu rapor ve teknik uygunluk belgesi olup; herhangi bir mal veya ticari ürün teslimi söz konusu olmadığını, faaliyetin, ürün satışı değil, teknik hizmet ifası olduğunu, buna mukabil davacı şirketin malzeme ticareti/üretimi ağırlıklı mal - ürün odaklı bir faaliyet yürüttüğünü, Tarafların birbirinden tamamen farklı ekonomik pazarlarda faaliyet gösterdiklerini, TTK md. 54 vd. uyarınca haksız rekabet şartlarının oluşmadığını, Davacının, teknik malzeme üretimi, ticareti ve periyodik bakımı yaparken; müvekkil şirketin ise iş ekipmanlarının muayenesi odaklı bir faaliyeti yürüttüğünü, Her iki tarafın isimde "----------" ifadesi geçiyorsa da işbu benzerlik ticaret hukuku anlamında bir benzerlik olmadığını; norm ibaresinin tanıtıcı nitelikte olup sektörde sıkça kullanılan, ayırt edici vasfı bulunmayan genel bir kelime olduğunu, ticaret unvanlarında benzerlik iddiasının ancak unvanların tamamı itibarıyla karıştırılma ihtimali yaratması hâlinde değerlendirilebileceğini, “----------” ibaresinin, tek başına ayırt edici nitelikte olmayıp, tamamlayıcı ibarelerle birlikte değerlendirildiğinde, tarafların ticaret unvanları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, ------------ kelimesi kapsayıcı bir anlama sahip olup, münhasırlık ifade etmediğini, marka hukuku açısından jenerik bir isim olduğunu, ----------- ve uluslararası teknik terminolojide “ölçü, standart, kural” anlamına geldiğini, Bu yönüyle jenerik, kapsayıcı ve tanıtıcı nitelikte bir kelime olduğunu, ------------ nezdine tescil edilmiş norm ibaresi yer alan 573 marka bulunduğunu, --------- tanınmış marka sicilinde tanınmış markalar arasında "---------" ifadesi geçen hiçbir markanın olmadığını, davacının tanınmış marka iddiasının temelsiz olduğunu, Davanın açılmasının TMK md. 2 dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, İş Ekipmanlarının Kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği madde 14/A/2 gereği; İş ekipmanının bakımını yapan kişilerin, bakımını yaptığı ekipmanın periyodik kontrolünü gerçekleştiremeyeceğini, Dosya kapsamı ve sektörel bilgilerden anlaşıldığı üzere, davacı -----------Ş. ile --------- arasında organik bağ bulunduğunu, Davacı şirket 42.Nice kodu altındaki maddelerin tamamından değil sadece tek bir konu başlığından "Yangın korunum sistemleri konusunda projelendirme hizmetleri" alt başlığında tescilli olduğunu, ancak 42.nice kodunda yer alan ve müvekkilin faaliyet alanı olan "mühendislik hizmetleri, mühendislik ve mimari tasarım hizmetleri, kalite ve standart belgelendirme ile bu amaçlı mal/hizmetlerin test edilmesi" alanında tescilleri bulunmadığını, Davacı taraf her ne kadar marka kullanımının benzediğini iddia etmiş olsa da; dava dilekçesinde gösterilen marka - logo müvekkil şirketin güncel olarak kullandığı logosu olmadığını, davanın açıldığı 26/09/2025 Tarihinde müvekkil şirketin dava dilekçesinde gösterilen logoyu kullanmadığını, Somut olayda, tarafların markaları yalnızca “-----------” ibaresi yönünden benzerlik göstermekte, ancak kapsadıkları hizmet ve mal türleri tamamen farklı olduğunu, birinde malzeme ticareti, diğerinde teknik muayene hizmeti söz konusu olduğunu, bu nedenle ortalama bir alıcının, markaları birbirine karıştırması ihtimali bulunmadığını, kaldı ki davacı şirketin kullandığı logo ile müvekkil şirketin logosu arasındaki görsel bir benzerlik de bulunmadığını, her iki şirketin müşterileri de ortalama tüketici değil basiretli tacir sıfatını haiz kişiler olduğunu, Taraf şirketler arasındaki ticari ilişkiler, nihai tüketiciye değil, profesyonel ticari işletmelere yönelik olduğunu, müvekkil şirketin hizmet verebilmesi için ---------- uygulaması üzerinden müşterilerin giriş yapması gerektiğini, bu sistem yalnızca ----------- sicil numarası sahipleri tarafından kullanılabildiğini Bu durum da müşterilerin sıradan tüketici olmadığını gösterir nitelikte olduğunu, Teknik olarak ortalama tüketicinin davalı müvekkil şirketten hizmet alma imkanı da bu nedenle bulunmadığını, Basiretli tacirlerin, alım-satım veya hizmet sözleşmesi yaparken unvan, marka veya faaliyet konularını dikkatle inceleyen kişiler olduğunu, karıştırılma veya yanılma ihtimalinin fiilen ve hukuken mümkün olmadığını, Ticaret unvanı ve markanın farklı koruma rejimlerine tabi olduğunu, Ticaret unvanı, yalnızca işletmenin kimliğini korurken Markanın ise belirli bir mal veya hizmeti ayırt ettiğini, Dolayısıyla davacının iddia ettiği şekilde, müvekkilin ticaret unvanında yer alan bir ibarenin, davacı markasıyla otomatik olarak karıştırılma veya ihlal oluşturduğundan söz edilemeyeceğini, Maddi tazminat taleplerinin soyut nitelikli olduğunu, manevi tazminat şartlarının oluşmadığını beyan ile davanın reddini talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı tarafın -------- VE ----------- şeklindeki kullanımları ve ticaret unvanındaki ----------- şeklindeki kullanımları dolayısıyla davacının ---------- markası yönünden marka hakkına tecavüz oluşturup oluşturmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevabında Davacı şirket “----------- ŞİRKETİ” iken nev'i değiştirmiş ve “---------- ŞİRKETİ” unvanı ile --------- Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde ------------ sicil no ile 27.08.2015 tarihinde tescil edildiği ve 02.09.2015 tarihli ------------ sayılı TTSG'nin --------- Sayfasında ilan edildiği, davalı Şirket, “---------- ŞİRKETİ” unvanı ile ------------ Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde ------------ sicil no ile 14.08.2015 tarihinde tescil edilip, 20.08.2015 tarihli --------sayılı TTSG'nin ------------ Sayfasında ilan edildiği, davacı tarafın faaliyet alanının a) Entegre mekanik ve elektrik sistemleri konusunda teknik test ve analiz faaliyetleri. Mekanik ve elektrik bileşenli makine, motor, otomobil, alet, cihaz, iletişim ekipmanı vb. ekipmanların test ve analiz faaliyetleri. b) Diğer teknik test ve analiz faaliyetleri Makine parça ve yapıların kusurlarını belirlemek için radyografik, manyetik ve ultrasonik testleri, sanatsal çalışmaların doğruluğunun kanıtlanması, kaynakların radyolojik muayenesi ve diğerleri. c) İş ekipmanlarının periyodik fenni muayenesi. d) İşçi sağlığı ve güvenliği açısında zorunlu olarak yaptırılması gereken ortam ölçümleri, e) Bileşim ve saflık konularında teknik test ve analiz faaliyetleri Atık, yakıt, metal, mineral ve kimyasallar gibi maddelerin biyolojik ve kimyasal özellikleri ile mikrobiyoloji, biyokimya vb. ilgili alanlarda test ve analiz faaliyetleri. f) Su, hava vb kirliliği konularında teknik test ve analiz faaliyetleri, g) Fiziksel özellikler konusunda teknik test ve analiz faaliyetleri Metal, plastik, tekstil, beton ve diğer maddelerin mukavemeti, esnekliği, iletkenliği gibi fiziksel özellikleri ile gerilim, sertlik, darbe direnci vb test ve analiz faaliyetleri. h) Test ve ölçüm cihazlarının kalibrasyon hizmetleri. i) Elektriksel Teknik ölçümler. Paratoner, Topraklama, Katotik koruma, Elektrik İç tesisat uygunluk değerlendirme, --------- vb. alanında olduğu, davalı tarafın faaliyet alanının da “iş sağlığı ve güvenliği kapsamında periyodik kontrol, teknik muayene ve uygunluk denetimi hizmetleri” kapsamında olduğu sabittir.Dosyaya ---------- kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ----------- tescil numaralı--------- markasının 07, 08, 09, 21, 35, 37 ve 40.sınıflarda 29/05/2013 tarihinde, ----------- tescil numaralı ----------- markasının 31/01/2013 tarihinde 35.sınıfta, --------- tescil numaralı --------- markasının 09, 35, 37.sınıflarda 30/07/2002 tarihinde, ---------- tescil numaralı ------------ markasının 20, 42.sınıflarda 02/11/2015 tarihinde, ---------- tescil numaralı ---------- markasının 07, 09, 37 ve 40.sınıflarda 23/03/2007 tarihinde davacı adına tescil edildiği, ----------- tescil numaralı ---------- markasının davalı adına başvurusu yapılan markanın geçersiz olduğu bildirilmiştir. Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu aldırılmıştır. Bilirkişi heyeti heyet rapor içeriğine göre; Somut olayda SMK m.29 atfıyla m.7/2-b kapsamında marka hakkına tecavüz koşullarının oluşmadığı, davalının ---------- alan adlı web sitesinin davalı markalarının mal ve hizmetlerinden farklı olarak “iş sağlığı ve güvenliği kapsamında periyodik kontrol, teknik muayene ve uygunluk denetimi hizmetleri” kapsamında kullanıldığı anlaşılmakla SMK m.29 atfıyla m.7/3-d bendi kapsamında marka hakkına tecavüz koşullarının oluşmadığı, davalı faaliyetleri ile davacı markalarının tescilli olduğu mal ve hizmetlerden farklı olduğundan SMK m.29 atfıyla m.7/3-e ve TTK m. 52 bir arada değerlendirildiğinde davalının Ticaret Unvanının sicilden terki şartlarının oluşmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:6769 sayılı SMK'nın 7/2, 29,149,150,151. Maddeleri.
GEREKÇE: Dava; Marka hakkına tecavüzden kaynaklı marka hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması ve tecavüz teşkil eden mallara el konulması davasıdır. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. Maddesinin (a) bendine göre, marka sahibinin izni olmaksızın markayı 7/2 maddede belirtilen biçimlerde kullanmak marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmiştir.Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir.Sınai Mülkiyet Kanununun 29. Maddesinin yollamasıyla SMK'nun 7/2-b maddesinde tescilli bir marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması marka hakkına tecavüz olarak tanımlanmıştır. Yine Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir.Markaların karıştırılma (iltibas) tehlikesi, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle, sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir. Diğer bir tanıma göre karıştırılma ihtimali, bir -tescilsiz- işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidirYapılacak incelemede karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekir. Bunun için de ilk önce markalar arasında ayniyet veya benzerlik ve daha sonra mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik olup olmadığı araştırılmalıdır. Burada iltibas tehlikesinin belirlenmesinde, benzerliğin vasat düzeydeki tüketicilerin ilk bakışta ürün veya hizmetin karıştırılmasına sebep olması veya karıştırma tehlikesinin bulunması ölçütü esas alınır. Ancak özel alıcı grubu olan hedef kitle de somut olayda nazara alınabilir.Bu açıklamalardan sonra dava konusu somut olay incelendiğinde; ----------- tescil numaralı -------- markasının 07, 08, 09, 21, 35, 37 ve 40.sınıflarda 29/05/2013 tarihinde, --------- tescil numaralı ---------- markasının 31/01/2013 tarihinde 35.sınıfta, ---------- tescil numaralı ---------- markasının 09, 35, 37.sınıflarda 30/07/2002 tarihinde, ----------- tescil numaralı ----------- markasının 20, 42.sınıflarda 02/11/2015 tarihinde, ---------- tescil numaralı --------- markasının 07, 09, 37 ve 40.sınıflarda 23/03/2007 tarihinde davacı adına tescil edildiği, ----------- tescil numaralı ----------- markasının davalı adına başvurusu yapılan markanın geçersiz olduğu, ticaret sicil kayıtları incelendiğinde davalı tarafın faaliyet alanının test ve analiz faaliyetleri olduğu, tespitler dikkate alındığında davalı tarafın markasal kullanımının ---------- şeklinde kelime ve kare içerisinde onay işaretini içerir şekil kullanımı şeklinde olduğu, davacı tarafın markalarının ana unsurunun "---------" kelime unsuru olduğu, davacının tescilli marklarında ve davalı kullanımlarında norm ibaresine teknik ve muayene ibareleri eklenmek suretiyle kural anlamına gelen norm ibaresine kelime unsuru eklenmek suretiyle genel ve ayırt ediciliği düşük kelimeye teknik ve muayene kelimeleri eklenerek faaliyet alanlarına ilişkin bilgi verir ifadeler ile markasal kullanımların sağlandığı, davacı markasının tanınmış marka kapsamında olmadığı, bu hali ile hem ticaret sicil kayıtları hem de davacının markasının tescilli olduğu sınıf ve kullanımları ile davalı kullanımları karşılaştırıldığında davalı tarafın hem ticaret unvanı kullanımı hem de --------- alan adlı web sitesindeki markasal kullanımlarının davacının mal ve hizmetlerinden farklı olarak “iş sağlığı ve güvenliği kapsamında periyodik kontrol, teknik muayene ve uygunluk denetimi hizmetleri” kapsamında kullanıldığı anlaşılmakla SMK m.29 atfıyla m.7/3-d bendi kapsamında marka hakkına tecavüz koşullarının oluşmayacağı kabul edilmiştir. Bu durumun akdi düşünülse bile davalı tarafın ticaret unvanının tescil tarihinin 14.08.2015 tarihi olduğu, davalı tarafın faaliyet alanı, adresi ve aynı şehir içinde faaliyette bulunduğu ve hizmetlerini tanıttığı ---------- alan adlı web sitesi bulunduğu dikkate alındığında davacı tarafın davalı tarafın bu kullanımlarından haberdar olmasının hayatın olağan akışına uygun olduğu ve bu kullanımlara karşı 10 yıldır sessiz kaldığı dikkate alındığında sessiz kalma suretiyle hak kaybının da oluşacağı kabul edilerek davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gerekli 732,00-TL harçtan, peşin alınan 615,40-TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60-TL'nin davacıdan hazine yararına tahsiline, 3-Yargılama sırasında davacı tarafça yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden sicilden terkini davası üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 55.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davalı kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden marka hakkına tecavüzün tespiti ve sonuçlarının ortadan kaldırılması davası üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 55.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davalı kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat davası üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davalı kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat davası üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 55.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Gider avansının bakiye kısmının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/05/2026