Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/942 E. 2026/2195 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/942
- Karar No
- 2026/2195
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1183 E., 2025/2031 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/1496 E., 2024/906 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma talebinin mahiyeti itibari ile reddine, temyiz incelemesinin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi ...'nın S.S ... Arsa ve Konut Yapı Kooperatifine 01.12.1999 tarihli Ortaklık Senedi ile üye olduğunu ve (Eski)111 ada II kısım 2 ada 4 parselde kain 1093 metrekare taşınmazı aldığını, arsa bedeli olan 1.800.000,00 TL’yi 01.12.19 99... seri 15 sıra no.lu makbuzla kooperatife ödediğini, murisin kooperatif ortağı olduktan ve arsa bedelini ödedikten sonra kooperatif adına sözleşme imzalayan ve parayı tahsil eden ... ile 01.12.1999 tarihinde ... İnşaat Sözleşmesi imzaladığını, 12.000 Alman Markı inşaat bedeli ödendiğini ve ... inşaatın 15.08.2000 tarihinde bitirileceğinin kararlaştırıldığını, ödenen para ve sözleşme gereğince arsa üzerine ... inşaat yapıldığını, murisin ... inşaatı yaptırdıktan sonra hastalandığını ve uzun yıllar tedavi gördükten sonra 28.11.2013 tarihinde vefat ettiğini, müvekkillerinin dava konusu taşınmazın ve üzerindeki ... inşaatın yerinden sonradan haberdar olduklarını, bahse konu taşınmazın davalı kooperatif tarafından dava dışı ... adına tescil edildiğini öğrenmeleri üzerine ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/155 Esas sayılı davası ile dava dışı ... aleyhine tapu iptal ve tescil mümkün olmadığı takdirde muhtesatın aidiyetinin tespiti ve bedelin tahsili talepli dava açtıklarını, yargılamada ...'ın murisin ortaklıktan çıkarıldığına dair yönetim kurulu kararını dosyaya sunması üzerine bu karardan haberdar olduklarını, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/155 Esas sayılı dosyasının 1 no.lu celsesinin 1 nolu ara kararı ile Kooperatif üyeliğinden çıkarma kararının iptali davası açılması için müvekkillerine süre verildiğini, karar defteri metninden anlaşılacağı üzere hukuka uygun bir kooperatif ortaklığından çıkarma söz konusu olmadığını, davalı kooperatifin 16.10.2001 tarihli ve 31 sayılı ortaklıktan çıkarma kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı SS ...Arsa ve Yapı Kooperatifi’nin 03.05.1996 tarihinde kurulduğu, 13.06.2009 tarihinde tasfiyeye girdiği, 15.06.2012 tarihine kadar tasfiye memurlarının görev yaptığı ve 20.06.2012 tarihinde sicil kaydının silindiğini, davacıların murisi olan ...’nın 01.12.1999 tarihinde kooperatife üye olduğunu, 06.05.1999 tarih ve 16 sayılı Yönetim Kurulu kararıyla ortaklığa kabul edildiğini, davanın ortaklıktan çıkarma kararının tebliğinden itibaren 3 aylık süre içerisinde açılabileceğini, 3 aylık hak düşürücü süre geçtiğinden davanın reddi gerektiği ileri sürüldüğünü, 1163 sayılı Kanun ve Kooperatif Ana Sözleşmesi’nin 14/2 hükmüne göre alınan 16.10.2001 tarihli ve 31 numaralı Yönetim Kurulu kararıyla ...’nın ortaklıktan çıkarıldığını, kararda hukuka aykırılık olmadığını, murisin mali genel kurul toplantısında alınan kararlara ilişkin ödemeleri yapmadığını ve Ana Sözleşmenin 14/2 hükmündeki yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle kooperatif üyeliğinden ihraç edildiğini, murisin üye olduğu dönemdeki toplantılara katılmadığını, murisin üyelikten ihraç edilmesinin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kooperatif yönetim kurulunun kararı ile ortaklığa kabul edilen davacının, üyeliğinin sadece üyelikten çıkarılma kararı sonrası 24.05.2003, 12.06.2004, 18.06.2005, 15.05.2017, 22.06.2009, 18.06.20 10... .06.2012 tarihli hazirun cetvellerinde ...'nın adının yazılı olduğu şeklinde olduğu, üyelikten ihraç edildiği tarihi ile vefat ettiği tarihi arasındaki uzunca bir süre kooperatif ile irtibata geçip hukuki ve fiili olarak ilişki kurmadığını, aidat borcu bulunup bulunmadığını araştırarak takip etmediği, yapılan toplantılara katılma aşamasında çıkarılma kararına süresinde dava açmadığı veya itiraz etmediğinin anlaşıldığı, bu durumda ihraç kararını zımnen kabul ettiğini, üyelik haklarından zımnen vazgeçmiş ve eylemli olarak ortaklıktan çıkma iradesini yansıtmış olan davacının, ortaya koyduğu bu irade karşısında üyelikten ihraç kararının iptali bakımından korunmaya değer hiçbir hukuki menfaati kalmadığını bildiği hâlde dava açmak suretiyle hukuki himaye talep etmiş olması 4721 sayılı Kanun'un 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına uygun bulunmadığı, davanın TMK'nın 2. maddesinde öngörülen iyiniyet kuralına aykırı düştüğü gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile muris hakkında verilen ihraç kararının usulüne uygun olmadığı, murisin ortaklıktan çıkarıldığı dönemden sonra yapılan genel kurul toplantılarında ölüm tarihine kadar hazirun cetvellerinde adının yer alması ve 2005 tarihinde genel kurula katılıp imzasının da bulunması, ölüm tarihinden sonra ise adına hiç yer verilmemesi göz önüne alındığında, hazirun cetvelinde adı ve imzası bulunan murisin ihraç kararını zımnen kabul ettiği sonucunu doğurmayıp aksine davalı kooperatifin zımni olarak murisi yeniden ortak olarak kabul ettiği, davacıların murisinin kooperatiften ihraç şartının oluşmadığı ve makul sürede dava açıldığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına ve davanın kabulüne davacıların murisi ...'nın SS Yeni Altınkent Arsa ve Yapı Kooperatifi’nin üyeliğinden çıkarılmasına ilişkin 16.10.20 01... numaralı Yönetim Kurulu Kararın iptaline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalı kooperatifin Adana Ticaret Sicil Müdürlüğünde ... sicil numarası ile kayıtlı iken görevini tamamlayarak 20.06.2012 tarihinde tasfiye sonucu Ticaret Sicilinden silindiğini, davanın hak düşürücü sürede açılmadığını, davacıların kooperatif ortağı olmadıkları için dava açma haklarının da olmadığını, Ana Sözleşmenin 14/2. maddesine göre verilen ortaklıktan çıkarma kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, murisin mali genel kurul toplantısında alınan karara ilişkin ödemeleri yapmadığı ve ana sözleşmenin 14/2. maddesindeki yükümlülükleri yerine getirmediği için ihraç edildiğini, murisin 01.12.1999 - 16.10.2001 tarihleri arasında üye olduğu dönemde davalı kooperatifçe 17.06.2000 tarihli genel kurul toplantısında üyelerden 300.000.000,00 TL katılım payı tahsil edilmesinin karara bağlandığı ve bahse konu bedelin muris tarafından ödenmediğinin bilirkişi tarafından tespit edildiğini, murisin üyeliğine ilişkin ortaklıktan çıkarma kararı sonrası 24.05.2003, 12.06.2004, 18.06.2005, 15.05.2017, 22.06.2009, 18.06.20 10... .06.2012 tarihli haziran cetvellerinde adının yazılı olduğu, üyelikten ihraç edildiği tarihi ile vefat ettiği tarih arasındaki uzunca bir süre kooperatif ile irtibata geçip hukuki ve fiili olarak ilişki kurmadığını, aidat borcu bulunup bulunmadığını araştırarak takip etmediğini, yapılan toplantılara katılma aşamasında çıkarılma kararına süresinde dava/ itiraz etmediği için ihraç kararını zımnen kabul etmiş olduğunu, aksini kabulün dürüstlük kuralı ve iyiniyet ilkesine aykırılık teşkil edeceğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.