Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/933 E. 2026/2196 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/933
- Karar No
- 2026/2196
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2154 E., 2025/2352 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Şefaatli Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.) SAYISI : 2021/13 E., 2025/18 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, dava dışı ...'nın S.S. .... Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifinde bulunan üyeliğini 08.07.2020 tarihinde devraldığını, üyelik kayıt tescili için davalı kooperatife 08.07.2020 tarihinde yazılı olarak başvurduğunu, davalı kooperatifin 22.07.2020 tarihli cevabında davacının hissesini devraldığı ...nın 24.07.2019 tarihinde S.S. 27 ... Kooperatifine 12 nolu ortak olduğunun tespit edildiğini, aynı amaçlı başka bir motorlu taşıt kooperatifine ortak olması sebebiyle ...'nın ortaklık sıfatını kaybettiğini, bu durumda ortaklık devrinin de kabul edilmediği bildirilerek davacının kooperatif üyeliğinin tescil edilmediğini, kooperatifin bu işleminin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kooperatif yönetim kurulunun ortakların ortaklık şartlarını taşıyıp taşımadıklarını araştırma yükümlülüğü olduğunu, ortaklık şartlarını kaybeden ortakların ortaklıktan çıkarılması gerektiğini, yasal süreç işletilmediğinden dava dışı ortağın ortaklıktan çıkarıldığından bahsedilemeyeceğini, davacının ortaklık şartlarını taşıdığını ve yönetim kurulunun ortaklığa kabulde takdir yetkisinin bulunmadığından davacının, davalı kooperatifin üyesi olduğunun tespitine ve tesciline, davacının 08.07.2020 tarihinden kooperatif üyeliğinin tespiti ve tescili tarihine kadar uğradığı ve uğrayacağı kazanç kaybı nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminat ile uğradığı manevi zararların giderilmesi amacıyla 5.000,00 TL manevi tazminatın 08.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı kooperatifin Ana Sözleşmesinin 17. maddesi gereği ortaklık devrine ilişkin olarak belirlenen usul çerçevesinde ortaklık devri yapılabileceğini, davacının ortaklık başvurusundan önce dava dışı ...'nın ortaklık hissesini başkalarına da sattığını ve satın alanların da ortaklık başvurusunda bulunduğunu, bu başvuruların da kabul görmediğini, ....'nın 07.03.2019 tarihli karar ile ...'ya hissesini sattığını, 25.03.2019 tarihli kararla da ...'in hissesini aldığını, Ana Sözleşmenin 10. maddesine aykırı olarak aynı türden başka bir kooperatif olan SS 27. nolu ....Kamyoncular Motorlu Taşıt Kooperatifine üye olduğunun tespit edildiği için ortaklığına son verilmesi gerektiğini, 25.03.2019 tarihinde ...'ten aldığı hisseyi tekrar ...'e devretmeye geldiğinde ...'nın üyeliği konusunda 10. maddeye aykırılıktan dolayı tereddüt oluştuğunu, yönetim kurulunca 24.12.2019 tarihli Ticaret Bakanlığı yazısı ile görüş istendiğini, dava konusu satış sözleşmesinin tarafların karşılıklı irade beyanlarının içeren, TBK ve Anasözleşme gereği şekil şartlarını haiz bir sözleşme olmadığını, bu sebeple davacının korunmaya değer bir hakkının da bulunmadığını, davacının önce dava konusu satış sözleşmesinin geçerli bir sözleşme olduğunun tespitini talep etmesi gerektiğini, bu tespitin varlık bulması halinde uygulanmak üzere, sözleşmeye doğrudan taraf olmayıp ikincil sorumlu olan kooperatife başvurması gerektiğini, kooperatifin yükümlülüğünü yerine getirmemesi halinde husumeti kooperatife yöneltilmesini, davalının husumetin doğrudan tarafı olmadığını, taraf sıfatının da bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, davalı kooperatifteki üyeliği 08.07.2020 tarihinde devraldığını, davalı kooperatifte bulunan üyeliğin devralınmış olması nedeniyle üyelik kaydının yapılması ve tescili için davalı kooperatife 08.07.2020 tarihinde yazılı olarak başvuruda bulunduğunu, başvurunun davalı tarafça reddedildiği, üyeliği devralan kişinin Ana Sözleşmenin 10. maddesinde belirtilen kooperatif üyelik koşullarını taşıması halinde kooperatifin bu kişiyi 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 14/3. ve Ana Sözleşmenin 17/2. maddesi uyarınca ortaklığa kabul etmesinin zorunlu olduğunu, üyeliği devreden ...'nın devir tarihi itibariyle kooperatif üyesi olduğu, devralan davacının da Ana Sözleşmesinin 10. maddesinde belirtilen şartları taşımadığına ilişkin bir belgenin dosyaya sunulmadığı nazara alınarak davalının üyeliğe kabulden kaçınamayacağı, üyelik tesciline dair hüküm kurulmaksızın davacının, davalı kooperatif üyesi olduğunun tespiti ile muarazanın giderilmesi gerektiği, bu kapsamda davacının uğradığı kazanç kaybına ilişkin maddi tazminata da hak kazanacağı, manevi tazminata ilişkin yasal koşullar oluşmadığından manevi tazminat talep edemeyeceği gerekçesiyle kooperatif üyeliğinin tespiti istemi yönünden davanın kabulü ile davacının davalı kooperatifin üyesi olduğunun tespitine, taraflar arasındaki muarazanın bu şekilde giderilmesine, maddi tazminat istemi yönünden davanın kabulü ile dava tarihine kadar hesaplanan 17.190,73 TL kazanç kaybına ilişkin maddi tazminatın 1.000,00 TL'sine 08.07.2020 tarihinden itibaren bakiye kalan 16.190,73 TL'ye ise ıslah tarihi olan 26.12.2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsiline, manevi tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunda davacının kooperatif üyesi olmasında engel bir durum bulunmadığının tespit edildiğini, dava dilekçesindeki taleplerinin aksine mahkemece davacının kooperatif üyeliğinin tesciline karar verilmediğini, davacının kooperatif devir işleminin gerçekleştirilmemesinin birçok esnaf ve müşterisi tarafından duyulduğunu, iş hayatının sekteye uğradığını, çevresinin ve müşterilerinin davacıya duyduğu güvenin sarsıldığını, ticari itibarının zedelendiğini, bu nedenle manevi zarar talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece hükmedilen maddi tazminatın eksik hesaplandığını, davacının uğradığı kazanç kaybının tespit edilebilmesi için sadece davalı kooperatifin ticari defter ve kayıtları yeterli olmadığını, zira davalı kooperatifin üyelerini üçüncü kişilerin taşımacılık işleri için de yönlendirdiğini, üyelerin bu taşımacılık işlerinden de gelir elde ettiğini, bu sebeple davalı kooperatifin üyelerinin ticari defter ve kayıtlarının da ilgili vergi dairelerinden celp edilerek kazanç kaybında değerlendirilmesi gerektiğini, bu yöndeki bilirkişi itirazlarının da karşılanmadığını, davalı kooperatif tarafından alınan .... Fabrikalarına ilişkin nakliye ihalesi nedeniyle 1.153.793,08 TL fatura düzenlendiğini, buna rağmen kök raporda 1.340.876,55 TL ödeme yapıldığının bildirilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; görev ve yargılama usulü yönünden itirazlarının bulunduğunu, davacının talebinin yeni üyelik başvurusu olmadığını, tek taraflı irade beyanı ile başkasına ait üyeliğin devri talebi olduğundan sözleşmenin geçerli olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini, Ana Sözleşme'nin 17. maddesi gereği devir için belirlenen usule uyulmadığını, devir işlemi için taraflarca yazılı başvuru yapılması gerektiğini, adi yazılı sözleşmenin devreden kişi tarafından teyit edilmesi gerektiğini, davacının tek başına mülkiyet devir başvurusu yapmasının usule aykırı olduğunu, dava dışı ...'nın üyeliğini başkalarına devrettiğinin tespit edildiğini, dava dışı hisse sahibinin ortaklık şartlarını yerine getirmediğinin tespit edildiğini, maddi ve manevi zararının doğmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kooperatif üyeliğinin tespiti ve tescili ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından taraflardan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.