Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2908 E. 2026/2194 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2908
Karar No
2026/2194
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1235 E., 2025/615 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/961 E., 2021/138 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ayakkabı, terlik vs. üretimi yapan bir şahıs şirketi olduğunu, davalının satın alma gayesi ile davacıya sipariş ürünler yaptırdığını, davacı tarafından siparişi verilen tüm ürünlerin davalıya teslim edilmesine rağmen bedellerinin ödenmediğini, davacının alacağını davalıdan tahsil edememiş olması sebebiyle İstanbul 35. İcra Dairesinin 2018/30944 Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun icra takibine konu borca itiraz ederek icra takibini durdurduğunu, davalının itiraz dilekçesinde borcu olmadığı yönündeki iddialarına ilişkin herhangi bir belge sunmadığını, davalının yalnızca süre kazanmak maksadıyla takibin durdurulmasına sebebiyet verdiğini, kötü niyetli bir yaklaşımda bulunduğunu belirterek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazın iptaline, takibin devamına, kötü niyetli davalı borçlu aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen davaya karşı cevap sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafça cevap verilmeyerek inkâr edilen takip dayanağı faturalara konu malların teslimi olgusunun ispat külfeti üzerinde bulunan davacı tarafından usulüne uygun delillerle ispat edilemediği, faturalar irsaliyeli olmakla birlikte irsaliyelerde fatura konusu malların teslim alındığına dair bir imza bulunmadığı, davacı tarafça salt davalının ticari defter ve kayıtlarına dayanılmadığından davalının defter kayıtlarının incelenememiş olmasının davacının iddiasını ispata yeterli olmayacağı, davacı tarafından sunulan fotoğrafların da teslim olgusunu ispata yeterli olmadığı, takip dayanağı faturaların davalıya tebliğine ilişkin bir belge bulunmadığı, davacının tek taraflı ticari defter kayıtlarının alacak iddiasını ispata yeterli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından düzenlenen davaya konu takip dayanağı faturaların BA formalarına göre davalı şirketçe kullanıldığı, faturaların ticari defterlere işlenmesi veya somut olayda olduğu gibi BA/BS formalarında kullanılması durumunda fatura konusu işlerin/ürünlerin teslim edildiği ve fatura miktarı kadar alacak bulunduğu karine olarak kabul edilmekte olup, davalı tarafça bunun aksi iddia ve ispat edilemediğine göre, davacının, davalı tarafça vergi dairesine bildirimi yapılan toplam 76.200,00 TL fatura bedeli kadar alacağının olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesi, davalının takip öncesi temerrüde düşürüldüğü ispat edilemediğinden işlemiş faiz talebinin reddedilmesi ve söz konusu bedelin davalının vergi dairesi bildirimleriyle sabit olması karşısında bu alacağın likit kabul edilerek davacının icra inkâr tazminatı talebinin de kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisine, davanın kısmen kabulü ile takibin 76.200,00 TL asıl alacak ve takipte belirtilen takip tarihinden itibaren işleyecek faiz türü ve oranı üzerinden devamına, fazlaya ilişkin itirazın iptali talebinin reddine, itirazın iptaline karar verilen asıl alacak miktarı üzerinden hesap edilen %20 oranındaki 15.240,00 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece davacı tarafından düzenlenen ve davalı BA formlarında bildirildiği iddia edilen faturaları esas alarak ürünlerin teslim edildiği sonucuna ulaşılmasının hatalı olduğunu, davacının malların teslim edildiğini, teslim irsaliyeleri, sevk tutanakları gibi somut belgelerle ispat etmediğini, BA formlarının yalnızca muhasebe beyannamesi niteliğinde olduğunu, faturalara itiraz edilmemesinin borcun kabulü olarak değerlendirilemeyeceğini, alacağın likit olmaması sebebiyle icra inkâr tazminatına hükmedilemeyeceğini, mahkeme kararının gerekçesindeki hukuki dayanakların yetersiz olduğunu beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taraflar arasındaki sandalet ve ayakkabı imalatına ilişkin sözlü eser sözleşmesi ilişkisi kapsamında düzenlenen faturalara dayalı alacağın davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının davalıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/2908, K. 2026/2194, T. 20.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-2908-e-2026-2194-k-362b4ff79ef7