Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/3001 E. 2026/2198 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3001
Karar No
2026/2198
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/153 E., 2025/787 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/363 E., 2024/362 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA 1.Davacı yüklenici vekili asıl davada dava dilekçesinde; davacının 5.069.000,00 TL+KDV sözleşme bedelli, İstanbul ili, ... ilçesi, ...Mahallesi İlköğretim Okulu ve Anaokulu Yapım işini 4735 sayılı Kanuna göre yapılan ihale sonucu imzalanan 16.05.2013 tarihli sözleşme ile yüklenici olarak üstlendiğini, sözleşmenin bitiş tarihinin 14.01.2014 olduğunu, süre uzatım kararları ile teslim tarihinin 23.05.2014 olarak belirlendiğini, işin yapılacağı yerin boş olarak teslim edilmesi gerekirken arsada 50 00... moloz / hafriyat yığını mevcut halde teslim edildiğini, davacının kendi imkânları ile masraf yaparak arsadaki hafriyatı boşaltıp inşaata başlayabildiğini, bu arada 4 aylık süre kaybedilmesi ve davalı idarenin hakedişleri zamanında ve tam olarak yatırmaması sebebiyle işin zamanında bitirilemediğini, ekonomik açıdan zor durumda kalındığını, buna rağmen davalı tarafça davacının mali acz içinde olduğu gerekçe gösterilerek sözleşmenin fesih edildiğini, davacının teminatlarının irat kaydedilmesine karar verildiğini, hakediş ödemesi yapılmamasına rağmen davacının delil tespiti ile bahse konu işleri %88,5 oranında tamamladığının tespit edildiğini belirterek, sözleşmenin haksız olarak feshedildiğinin tespitine, aksi halde haksız feshedilen sözleşmenin ileriye dönük olarak feshedilmiş sayılmasına, ödenmeyen bakiye hakedişlerin yasal faizleri ile birlikle davalıdan tahsiline, el konulan teminatlarının taraflarına iadesine, haksız fesih sebebiyle uğradıkları zararların tam olarak tespitinden sonra artırılmak üzere 10.000,00 TL maddi tazminatın fesih tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ederek, 12.10.2020 tarihli ıslah dilekçesiyle dava değerini 515.649,59 TL'ye artırmıştır.

2.Birleşen davada davacı iş sahibi vekili dava dilekçesinde; taraflarca imzalanan 16.05.2013 tarihli sözleşme gereği davalı yüklenicinin işin bitim tarihi olan 23.05.2014 tarihinden itibaren sözleşme gereği cezalı olarak çalıştığını, davacı tarafından 16.03.2015 tarihli yazı ile eksik ve ayıplı imalâtların giderilmesi gerektiğinin bildirildiğini, davacı tarafça 24.04.2015 tarihli yazı ile eksikliklerin tamamlandığının bildirildiğini, yapılan incelemede eksik ve ayıplı imalatlar tespit edilince 12.05.2015 tarihli yazı ile işin ivedilikle bitirilip ayıpların giderilmesi gerektiğinin davalıya bildirildiğini, davalının hacizleri sebebiyle hakedişlerin imalata dönüştürülemeyeceği ve işin tamamlanamayacağının anlaşılması üzerine davalıya işin tamamlanması için 10 gün süre verildiğini, aksi halde sözleşmenin feshedileceğinin bildirilmesi için gönderilen ihtarnamenin yükleniciye 08.06.2016 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı yüklenicinin işe devam ettiklerini, ödeme konusunda kendilerine yardımcı olmalarını istemelerine rağmen 20.06.2016 tarihinde şantiyede işin devam etmediğinin, malzemelerin bulunmadığının tutanak altına alındığını, bunun üzerine sözleşmenin feshedilerek genel hükümlere göre tasfiye işlemlerine başlanıldığını, kesin teminatlarının irat kaydedildiğini, ancak KİSK'in 22. maddesi kapsamında teminat mektubunun güncellenmesinden kaynaklı 70.851,24 TL farkın yüklenici tarafından ödenmediğini, işi bitirmemesi sesebiyle 306.000,00 TL gecikme cezası ödemesi gerektiğini, fesih sebebiyle yapılmayan işler açısından ödenen hakediş bedellerinden de alacağının doğduğunu, yüklenicin hakedişlerinde fazla ödenen 270.713,36 TL'nin iadesinin gerektiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sözleşmenin feshi nedeniyle uğranılan zarara ilişkin toplam 647.564,60 TL'nin fesih tarihi ve teminat mektubunun gelir kaydedildiği tarihlerden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı-iş sahibi vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; davacının yer tesliminin geç yapıldığından işe başlanamadığı iddiasının yersiz olduğunu, süre uzatım kararıyla yükleniciye ek süre verildiğini, arsa boş olarak teslim edildikten sonra sürenin başlatıldığını, ayrıca hafriyata ilişkin harcandığı belirtilen bedeli de, davacının hafriyatı döken firmadan aldığını, imalatlara karışılık olarak davacıya 9 hakediş ödendiğini, bu hakedişlerin geç ödendiğine dair bir itirazının bulunmadığını, yüklenici firmanın fesih oluru alındığı tarihte 2.393.734,06 TL haczinin bulunduğunu, işçi alacakları vb alacaklar nedeniyle yapılacak hakedişlerin şantiyede imalata dönüştürülemeyeceği ve sonuçta işin tamamlanamayacağının anlaşıldığını, 20.06.2016 tarihinde yapılan kontrolde işe devam edilmesi için gerekli malzeme ve ekipmanın bulunmadığı, bekçi hariç hiçbir çalışanın bulunmadığının tespit edildiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı yükleniciye yer teslimi sırasında, davacı yüklenicinin iş yapacağı alanın dökülen hafriyat ve molozla tamamen işgalli olduğu ve hafriyat ve moloz doldurulmuş haliyle arsanın yer teslimi yapıldığı, davalı idarenin denetim mühendisince tutulan günlük çalışma raporunda da hafriyatın tespit edildiği, bahse konu hafriyatın aynı parselde davalı idare denetiminde yapılan lise inşaatına ait olduğu ve davalının hafriyatın arsanın boş kısmına dökülmesine engel olmadığı, davalı idarenin Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 6. maddesine uygun olarak yer teslimi yapmadığı, davacının başvurusu üzerine davalı idarenin bu durumu kabul ederek yükleniciye 31 gün ek süre verdiği, dökülen hafriyat yığınının sorumlusunu bulmak için davacının uğraştığı, dökülen hafriyatın 5.0 00... gibi büyük bir miktar olduğu, hafriyat kaldırma işlemine teslim tarihinden yaklaşık bir ay sonra başlandığı, davacı yüklenicinin 05.07.2013 tarihli süre uzatım talep dilekçesinde bu tarih itibariyle hafriyatın kaldırılması işinin halâ tamamlanmadığının, lise inşaatını yapan yüklenicinin sorunu tam olarak çözmediğinin belirtildiği, parselin doğu ucunda kalan ana okulu kısmında nispeten daha az hafriyat olduğundan arsa üzerinde hafriyat kaldırma işlemi devam ederken bir yandan da bu kısımda davacının ana okulunun temel kazı hazırlık çalışmasına başladığı, bu durumun 30.06.2013 tarihli günlük rapor ile teyit edildiği, hafriyatın parselin tamamından temizlenmesi için gereken ek sürenin 31 günden fazla olması gerektiği, bu durumun işe başlanırken davacı aleyhine bir faktör oluşturduğu, davalı idarenin davacı yükleniciye ayıplı yer teslimi yapıp görevini yapmadığı, hem davacının inşaat yapacağı alana hafriyat toprağı dökülmesine göz yumduğu, hem de ortadaki ayıbın giderilmesi işini davacıya yıktığı, kağıt üzerinde tüm sorumluluğu ve gecikmeyi davacı yükleniciye bıraktığı, davacının parça parça inşaatı yapması sebebiyle randımanlı çalışamadığı için daha az hakediş ödemesi aldığı, bu durumun sorumluluğunun davalı idarede olduğu, teminat mektubunun nakde çevrilmesinin ve 2 ihale yasağı getirilmesinin davacının uzun süre piyasada iş yapabilmesine engel olduğu, davacının teminat mektubunun idare tarafından nakde çevrilmesiyle maddi zarara uğradığı, davalı idarece alınan 21.06.2016 tarihli fesih kararı itibariyle davacı yüklenicinin yaptığı imalatın %85,5 tamamlanma seviyesinde olduğu, davacı yüklenicinin yaptığı iş bedelinin 4.333.995,00 TL olduğu, hakedişlerle yapılan toplam ödeme 3.818.300,41 TL mahsup edildiğinde ödenmeyen bedelin 515.694,59 TL olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile sözleşmesinin haksız feshedildiğinin tespitine, 10.000,00 TL'nin dava tarihinden, 505.694,59 TL'nin 12.10.2020 ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalı idarece haksız fesih ile birlikte el konulan teminatların karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, haksız fesih nedeniyle uğranılan zarar yönünden dosya sübut bulmadığından bu talebin reddine, birleşen davanın ıslah aşamasından sonra birleştirilmesi ve davalı-birleşen davada davacı vekilinin talebi doğrultusunda tefrikine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı-iş sahibi vekili temyiz dilekçesinde; yüklenicinin süre uzatımına rağmen işi süresinde bitiremediğini, sözleşmenin feshedilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, işin tamamlanmaması sebebiyle kamu zararı oluştuğunu, mahkemenin sözleşmenin feshinin haksız olduğu ve teminat mektubunun iade edilmesi gerektiğine ilişkin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, inşaat sahasına üçüncü kişilerce dökülen hafriyat sebebiyle yükleniciye geçici olarak yer teslimi yapılıp işin resmi süresinin başlatılmadığını, müvekkili tarafından yükleniciye süre uzatımı verildiğini, yüklenicinin süre uzatımı verilmesine itirazının olmadığını, işin zamanında bitirilmemesi üzerine bu durumun ileri sürülmesinin iyiniyetli olmadığını, yüklenicinin hafriyatı döken firmadan hafriyatın kaldırılması karşılığında da bedel aldığını, ayrıca sahadaki hafriyatın yüklenicinin çalışmasına engel olmadığını, engel olması halinde imalatlarını yapamayarak hakediş ödemesini de alamayacağını, yüklenicinin o süreçte tam randımanlı çalışamadığı iddiasının dayanağı olmadığını, mahkemenin davacının dava konusu sözleşme gereği inşaata başladığı, inşaatın %85,5 oranında bitirildiği, ancak müvekkili idare tarafından ödemeler durdurulduğundan davacının inşaatı sonlandıramadığı yönündeki değerlendirmesini kabul etmediklerini, yüklenicinin yapılan 9 adet hakedişe itirazının bulunmadığını, fesih kabul tutanağı da gözetilerek yüklenicinin alacağının bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporlarıyla belirlenen işin gelmiş olduğu aşamanın her iki okul için de % 85,5 oranlarında tamamlandığı tespitinin hatalı olduğunu, aksine fesih kesin hesabında eksik, kusurlu işlerin bedeli ile fazla ödemelerin tenzilatı sonucunda yüklenicinin %70,80 oranında imalat gerçekleştirdiğinin tespit edildiğini, yine bilirkişi raporundaki hakediş ödendiyse yapılan işte gecikme olmayacağı, vasıf/kalite eksiğinin tespit edilmediği değerlendirmesinin hukuka ve şartnameye uygun olmadığını, hakediş ödemelerinde gecikme olmadığını, aksine yükleniciye fazla ödeme yapıldığını, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini ve delil tespiti esas alınarak rapor hazırlandığını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmenin haksız fesih edildiğinin tespiti, ödenmeyen bakiye hakedişlerin tahsili, teminatların iadesi, haksız fesih sebebiyle uğranılan zararların tahsili istemlerine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, asıl davada davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,

Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/3001, K. 2026/2198, T. 20.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-3001-e-2026-2198-k-1f4a6fb423ac