İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/156 E. 2026/453 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/156
- Karar No
- 2026/453
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/156 Esas KARAR NO : 2026/453
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/09/2025 KARAR TARİHİ : 10/06/2026
Mahkememizde görülmüş olan "İtirazın İptali" davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesi ile; Taraflar arasında pazarlama aracılık sözleşme imzalandığı, davalı tarafın, Göktürk Mahallesinde 197 Ada 3 Parsel bulunan ... projesinde, 105 ve 107 nolu bağımsız bölümlerin satışına katkıda bulunduğunu ve bu kapsamda müvekkil tarafından davalı tarafa 25.12.2024 tarihinde 10.000-USD ve 16.12.2024 tarihinde 30.000-USD ödeme yapıldığını, ... projesinde yer alan 105 ve 107 nolu taşınmazlar Nima Mokhlesı'ye satıldığını ancak söz konusu satışların iptal olduğunu ve ...Arabuluculuk Bürosu 2025/... nolu dosya ile satışın iptali ve ödemeye dair koşulların belirlendiğini, söz konusu satışın iptal edilmiş olması sebebiyle, davalıdan kendisine ödenen 40.000-USD'nin iadesi talep edildiğini, bir dönüş alınamayınca icra takibi başlatıldığını, taraflar arasındaki sözleşmede açıkça "alıcıların sözleşmeyi iptal etmesi, şirketin satış sözleşmelerini feshettiği veya herhangi bir nedenle sözleşmenin sona erdiği durumlarda" ve taahhütnamede "şayet herhangi bir nedenle bağımsız bölümün satışı iptal olursa" davalının aldığı komisyonu derhal iade edeceği düzenlendiğini belirterek davanın kabulü ile; davalı borçlu tarafından .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine; yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesi ile; Davacının iddialarının dayanaksız olduğunu, Davacı tarafın, .... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... E. sayılı dosyasına konu takibe ilişkin olarak müvekkil şirketin haksız şekilde itiraz ettiğini ileri sürdüğünü, davacı tarafın müvekkil şirkete herhangi bir ödeme yapmadığını, işbu nedenle davacı tarafın alacak iddiasının dayanaksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkilinin, davacıdan alacaklı konumda olduğunu, davacı ile müvekkil arasında imzalanan Dış Pazarlama Aracılığı Sözleşmesi kapsamında, müvekkil şirketin yaptığı satış faaliyetleri sonucunda 2.295.366,93 TL + KDV tutarında komisyon alacağı doğduğunu ancak bu bedel davacı tarafından müvekkil şirkete ödenmediğini, müvekkil şirket davacı şirkete .... Noterliği vasıtasıyla 2025/... nolu ihtarname göndererek “Müvekkilin hak kazandığı 2.295.366,93 TL + KDV bedelinin 3 gün içerisinde ödenmemesi hâlinde, tüm yasal yollara başvurulacağı” bildirildiğini, bu ihtarnamenin, müvekkil şirketin borçlu değil, aksine alacaklı durumda olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere, satışın iptali tamamen davacının kusurundan kaynaklandığını, davacının, satış işlemlerinin iptali nedeniyle haksız bir alacak talebinde bulunduğunu ancak bu durumun müvekkil şirketle hiçbir ilgisi bulunmadığını, satışın iptali, tamamen davacının kendi kusurlu davranışları sebebiyle gerçekleştiğini, davacı şirketin, ilgili belediye nezdinde yaşadığı hukuki ve idari sorunlar nedeniyle alıcıların satın aldığı taşınmazların tapularını devredemediğini, bu nedenle satış işlemleri iptal olduğunu, bu durumun müvekkil şirketin kusurundan değil, davacının kendi işlemlerinden kaynaklandığını, davacının kötü niyetli hareket ettiğini, davacı tarafın müvekkiline hiçbir ödeme yapmadığı gibi kendi kusuruyla sonuçsuz kalan satış işlemlerini gerekçe göstererek haksız bir alacak iddiasında bulunduğunu, bu davranışın dürüstlük kuralına (TMK m.2) ve ticari teamüllere açıkça aykırı olduğunu belirterek davacının açmış olduğu itirazın iptali davasının tamamen reddine, müvekkil şirket aleyhine başlatılan icra takibinin devamının hukuka aykırı olduğunun tespitine, davacı şirket hakkında, haksız olarak başlattığı icra takibi sebebiyle kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Bilirkişi Raporunda özetle; Huzurdaki davada davacının, 40.000,00 USD ödeme tarihli, komisyon bedeli alacağına, 22.05.2025 tarihinde .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Sayılı Dosyası ile davacı tarafından icra takibi başlatıldığı, davacının alacağının defterlerinde tespit edildiği, davacıyla davalı arasında imzalanan sözleşme kapsamında ödemelerin banka kanalıyla 10.000 Usd ve elden 30.000 Usd olarak davalı temsil ve imza yetkili ... ödendiği tespit edildiği, takip tarihinden sonra talep edilen işlemiş faiz ve fer’ilerine ilişkin tüm alacak taleplerinin ödenmesi hususu mahkemmemize bırakıldığı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: İşbu dava konusu uyuşmazlık; davacı tarafça .... İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı icra dosyası kapsamında başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılmış itirazın iptali istemine ilişkindir. Türk Borçlar Kanunu'nun 99. maddesi (BK'nun 83 md.) uyarınca; “Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir.” 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 58. maddesinin 3. fıkrasında; alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarının ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı günün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin ve faizinin, takip talebinde belirtilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine aynı Kanunun 60. maddesinin birinci fıkrasının birinci bendinde; alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, 58. maddeye göre takip talebine yazılması lazım gelen kayıtların ödeme emrinde bulunması gerektiği belirtilmiştir. Buna göre; alacaklı, yabancı para alacağının TL karşılığını, takip talebinde göstermek zorunda olup, buna bağlı olarak bu zorunluluğun ödeme emrinde de yerine getirilmesi gerekmektedir. Anılan noksanlık kamu düzeni ile ilgili ve devletin hükümranlık haklarına ilişkin olması nedeniyle takibin her safhasında re'sen göz önünde tutulmalıdır (HGK'nın 12.05.1999 tarih ve 1999/12-271 E. - 99/301 K. sayılı kararı). Somut olayda; takip talebi ile örnek 7 ödeme emrinde takibe konu edilmiş alacağın (takip çıkışı toplam alacağın) "USD" cinsinden yabancı para alacağı olarak gösterilmiş olmasına karşın harca esas değer olarak bu alacağın Türk Lirası karşılığının gösterilmemiş olduğu görülmüştür. İİK'nın 67. maddesine göre, itirazın iptali davalarında, usulüne uygun başlatılmış bir icra takibinin bulunması, süresi içinde borca itiraz edilmesi, takibin durması ve bir yıllık hak düşürücü süre içinde davanın açılmış olması özel dava şartıdır. Özel dava şartlarının varlığı ise somut davada olduğu gibi re'sen gözetilir (HMK md. 115/2). Sonuç olarak, somut olayda takip talebi ile örnek 7 ödeme emrinde, yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığının İİK'nun 58/3. maddesine aykırı olacak şekilde yer almadığı anlaşılmakla usulüne uygun başlatılmış bir icra takibinden söz edilemeyeceği için geçerli bir icra takibi bulunmadığından (Yine, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2022/10534 Esas, 2023/3081 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2023/3738 Esas 2023/6140 Karar ve 2022/1883 Esas 2023/5748 Karar sayılı kararları da bu yöndedir.) 2004 sayılı İİK'nin 58. maddesi gereğince itirazın iptaline dair işbu davanın 6100 sayılı HMK'nin 114/2 ve 115/1-2 maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine, usuli red sebebine göre işin esasına girilmediğinden davacının kötü niyeti ispat edilemediğinden davalı tarafın yasal koşulları oluşmamış kötü niyet tazminatı talebinin de reddine dair karar vermek gerekmiş olup tüm dosya kapsamı ve sair hususlara ilişkin aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM / Gerekçesi Yukarıda İzah Edildiği Üzere; 1-Davacının davasının, dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK.’nın 114/2 ve 115/2. maddeleri gereğince usulden REDDİNE, 2-Davalının kötüniyet tazminatı talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince 732,00-TL karar harcından peşin yatırılan 20.378,13-TL harcın mahsubu ile artan 19.646,13-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kararın mahiyeti gereği kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 7-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının davacı tarafa re'sen iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi'ne gönderilmek üzere mahkememize hitaben yazılmış, mahkememize verilecek ya da başka mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/06/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır