İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1262 E. 2026/812 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1262
- Karar No
- 2026/812
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/1262 Esas KARAR NO:2026/812 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:16/04/2026 KARAR TARİHİ:15/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, davacı şirket ile davalı şirket arasında, davalının 4-7 Kasım 2025 tarihleri arasında ...’da düzenlenen ... fuarına katılımı kapsamında stand üretimi ve kurulumu konusunda sözleşme akdedildiğini, 21.10.2025 tarihli sözleşme ile davacı şirket tarafından fuar standının tasarımı, üretimi, kurulumu ve fuar sonrası sökümü üstlenildiğini, davalı şirketin ise sözleşme bedelini ödeme borcu altına girdiğini, sözleşme kapsamında stand üretimi ve kurulumu eksiksiz olarak tamamlandığını, davalı şirketin fuara katılım sağladığını, fatura düzenlendiğini ve borcun kesinleştiğini, davacı tarafından sözleşmeye uygun şekilde 04.11.2025 tarihli ... numaralı 5.250,00-EUR bedelli E-fatura düzenlendiğini, fatura bedeline ilişkin olarak davalı tarafından, 24.10.2025 tarihinde 2.625 EUR ve 24.12.2025 tarihinde 1.000 EUR ödeme yapıldığını, ancak bakiye 1.625,00-EUR tutarındaki borç ödenmediğini, davalı borcun bir kısmını ödeyerek borcun varlığını açıkça kabul etmiş olmasına rağmen kalan tutarı ödemediğini, icra takibinin başlatıldığını, ancak borçlunun haksız şekilde itiraz ettiğini, bakiye alacağın tahsili amacıyla .... İcra Dairesi 2026/... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu tarafından haksız ve kötü niyetli şekilde yapılan itiraz üzerine takibin durduğunu, bu nedenlerle; .... İcra Dairesi 2026/... Esas sayılı dosyasına yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, takibin durduğu ve takip konusu alacağın likit olduğu dikkate alınarak, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilerek, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın, müvekkili şirket ile imzalanan 21.10.2025 tarihli sözleşme uyarınca tüm edimlerini yerine getirdiğini, buna karşın müvekkili şirketin bakiye 1.625-EURO borcunu ödemediğini iddia ederek .... İcra Müdürlüğü’nün 2026/... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığını, söz konusu takibe tarafımızca yapılan haklı itirazın iptali talebiyle ikame edilen işbu dava, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup reddi gerektiğini, müvekkili şirketin, ticari dürüstlük kuralları çerçevesinde sözleşme bedelinin büyük bir kısmını (3.625-EURO) ödemiş olmasına rağmen, davacının hizmet ifasındaki eksiklikler ve sözleşme şartlarına aykırılıklar nedeniyle bakiye tutara itiraz ettiğini, davacının iddia ettiğinin aksine, kısmi ödeme yapılması borcun tamamının ikrarı anlamına gelmediği gibi, sunulan hizmetin kusurlu ve eksik kısımlarına yönelik itiraz haklarının da ortadan kaldırmadığını, davacı tarafın hizmeti ayıplı sunduğunu, ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu, kısmi ödeme borcun ikrarı olarak kabul edilemeyeceğini, bu nedenlerle; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazın iptali davasının reddine, likit olmayan alacak iddiasına dayalı icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle; satış sözleşmesine dayalı olarak düzenlenen fatura bedelinin tahsili istemine dayalı icra takibine itirazın iptali davasıdır. Taraflarca delil olarak dayanılan icra dosyası, tacir araştırması için ilgili kurumlardan kayıtlar, banka kayıtları celp edilmiş, bilirkişi raporu alınmış, sunulan deliller davanın her aşamasında resen dikkate alınması gereken dava şartları ile birlikte incelenmiştir. İtirazın iptali istemine konu .... İcra Dairesi 2026/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 1.625 euro asıl alacak ile 130,36 euro faiz olmak üzere toplam 1.755,36 euro alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresi içerisinde takibe yapmış olduğu itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve davanın hak düşürücü süre içeresinde açıldığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından, davalı aleyhine girişilen icra takip dosyasında takip talebinde Türk lirası karşılığını göstermişken ödeme emrinde, davacının alacağını yalnızca yabancı para cinsinden istediği, herhangi bir şekilde harca esas değer veya yabancı paranın Türk Lirası karşılığının gösterilmediği, yabancı paranın aynen tahsilinin istendiği, TBK'nin 99. ve İİK'nın 58/3 maddeleri uyarınca icra takibinin usulsüz olduğu anlaşılmıştır. İİK m.67 hükmüne göre itirazın iptali davalarında, usulüne uygun başlatılmış bir icra takibinin bulunması ve takibe süresi içinde itiraz edilmiş olması özel dava şartıdır. İİK'nın 58/3, 6098 sayılı TBK m. 99/son maddelerine aykırı şekilde yabancı para alacağı üzerinden takibin yapıldığı, UYAP sistemi üzerinden icra dosyasının incelenmesinde takip talebinde ve daha sonra yetkili icra dairelerince gönderilen ödeme emirlerinde yabancı para alacağının Türk parası karşılığının gösterilmediği tespit edilmekle itirazın iptali davasına konu usulüne uygun bir icra takibinin olmadığının kabulü gerekir . (Aynı yönde Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2014/12593 E., 2015/9366 K. ve 24/06/2015 tarihli kararı, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2023/4310 Esas, 2024/4281 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 12.Hukuk Dairesinin 04.05.2024 tarihli ve 2022/10534 Esas, 2023/3081 Karar sayılı kararı) Yine emsal niteliğindeki İstanbul BAM 43. HD.'nin 26/02/2026 tarihli 2022/686 E.; 2026/386 K. Sayılı kararında "Somut olayda davaya konu .... İcra Müdürlüğü'nün 2017/... Esas sayılı takip dosyasında yer alan ödeme emrinde, Türk Lirası olarak karşılığının gösterilmediği anlaşılmaktadır. Uyap üzerinden yapılan incelemede, .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Karar sayılı kararının henüz kesinleşmediği görülmekte ise de ödeme emrinde bulunması zorunlu olan yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığının bulunmaması hususunun dava şartı olması nedeniyle (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2022/1883 Esas 2023/5748 Karar sayılı kararı ile 01.10.2025 Tarih ve 2025/... Esas ve 025/... Karar sayılı kararı) eldeki davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur." HMK m.114/1 hükmünde dava şartları sınırlı olarak sayıldıktan sonra anılan maddenin ikinci fıkrasında da "Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." hükmü ile diğer kanunlardaki dava şartlarına ilişkin düzenlemelerin de dikkate alınması gerekliliğine vurgu yapılmıştır. HMK m.115 hükmü de "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder." şeklinde olup buna göre Mahkemenin dava şartı eksikliği durumunda yapacağı işlemler düzenlenmiştir. Davacı alacaklı, yabancı para alacağının TL karşılığını, takip talebinde göstermek zorunda olup, buna bağlı olarak bu zorunluluğun ödeme emrinde de yerine getirilmesi gerekmekteyken bu zorunluluğa uyulmadığı, buna göre davacı vekili tarafından yöntemine uygun başlatılmış bir icra takibinden söz edilemeyeceği, yöntemine uygun bir icra takibinin bulunması itirazın iptali davalarında özel dava şartı olduğundan davanın, HMK m.114/2 ve 115/2 hükümleri uyarınca yöntemine uygun icra takibine ilişkin özel dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın HMK m.114/2 ve HMK m.115/2 hükümleri kapsamında geçerli bir takibin bulunmaması sebebiyle usulden REDDİNE, 2-Alınması gerekli 732,00 TL karar harcının peşin alınan 1.084,40 TL harcın mahsubu ile artan 352,40 TL harcın karar kesinleştiğinden ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi halinde ödeyen tarafa iadesine, 6-Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00TL nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, Dair, davalı vekilinin yokluğunda davacı tarafın yüzüne karşı yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.15/10/2026
Katip ... E-imzalıdır
Hakim ... E-imzalıdır