İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1523 E. 2026/797 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1523
Karar No
2026/797
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1523 Esas KARAR NO : 2026/797

DAVA : Alacak (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/08/2024 KARAR TARİHİ : 30/09/2026

(Kapatılan) ... 4. Asliye Mahkemesi ... Esas, ... Karar, 23/12/2025 tarihli kararı ile davanın kabulüne karar verildiği, kararın istinaf edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi...Esas, ... Karar, 04/05/2026 tarihli ilamı ile Mahkememiz kararının kaldırıldığı, dosyanın Mahkememizin yukarıdaki esasına kaydının yapıldığı görülmekle Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket ortakları/yetkilileri akrabalık ilişkileri nedeniyle uzun yıllardır tanışık durumda olduklarını, davalı şirket 2019 Eylül ayında borçlarının olduğu ve ödeme güçlüğü çektiğinden bahisle müvekkilinden borç olarak 400.000,00 TL talep ettiğini, söz konusu bedel aradaki ilişkiye dayanan güvenle hiçbir senet veya sözleşme olmaksızın banka kanalı ile 30.09.2019 tarihinde gönderilmiş olduğunu, söz konusu bedelin borç olarak gönderildiğine dair whatsapp üzerinden yapılan görüşmeler sunulduğunu, yine söz konusu görüşmelere ilişkin ses kayıtları USB flash bellek içerisinde mahkemeye sunulacağını, borç olarak gönderilen tutar müvekkili şirketin ticari defterlerine de işlenmiş olduğunu alacak ticari defterlerin incelenmesi ile de ispat edileceğini, her iki tarafın tacir olması sebebiyle görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu her iki tarafın tacir olması nedeniyle işleyecek faiz de bu doğrultuda tespit edileceğini, TTK 5A kapsamında zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuşsa da anlaşma sağlanamamış olduklarını beyanla müvekkili tarafından davalıya borç olarak gönderilen 400.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işletilecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki dava görevli ve yetkili mahkemede ikame edilmediğini, süresi içinde ikame edilmediğini, davacının dekontunu sunduğu ve ödeme gösterdiği 400.000,00 TL müvekkili şirket yetkilisine olan borcu sebepli olduğunu, davacının da dava dilekçesinde belirttiği müvekkili şirket ile davacı şirket yetkilileri/ortakları arasında akrabalık tanışıklığı ilişkisi bulunduğunu ancak bu ilişki sadece akrabalık seviyesinde olmakla beraber her ne kadar şirket isimleri benzese de taraflar arasında bu zamana kadar hiçbir şekilde ticari ilişki olmadığını, davacının bulunduğu iddiaların tam aksine uyuşmazlığa konu olan 400.000,00 TL müvekkili şirket yetkilisi ... tarafından davacı şirket yetkilisinin maddi anlamda zor bir dönemde olduğundan ötürü borç istemesi sebebiyle akrabalık ilişkisine duyulan güven sonucu elden vermek suretiyle parayı davacı şirket yetkilisine teslim etmiş olduğunu, davacının dekontunu sunduğu ve ödeme gösterdiği 400.000,00 TL müvekkili şirket yetkilisine olan borcu sebepli olduğunu, ekte sunmuş oldukları cari hesap kapama tutanağında da bu durum şerh düşülmüş olarak kayıt altına alındığını, davacının müvekkili şirkete gönderdiği parayı kişisel borcunu ödeme sakiyle göndermiş olduğunu, davacı her ne kadar Whatsapp mesajlarının ekran görüntülerini dosyaya sunmuş olsa da bu ekran görüntüleri de herhangi bir ispat niteliği taşımadığını, davacı tarafından sunulacak ses kayıtlarına karşı ayrıca cevap ve beyan haklarının saklı kalmak kaydıyla şu aşamada davacının iddiasını kanıtlayamamış olduğunu beyanla davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava, ödünç verme sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasıdır. Muhasebe ve Teknik bilirkişi tarafından alınan 31/05/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda; dava konusu uyuşmazlık kapsamında davacı şirket tarafından incelemeye ibraz olunan 2019,2020,2021 yılı ticari defterlerinin TTK hükümlerine uygun tutuldukları, davacının ticari defterlerine göre; davacının davalıdan 400.000,00-TL alacağı olduğu görülmüştür. Davacı taraf 01.01.2020 tarihinden 20.08.2024 tarihine kadar ticari defterlerinde hiçbir işlem olmadığı ve dava tarihi 20.08.2024 tarihinde davacının davalıdan 400.000,00-TL alacağı olduğu, dava konusu uyuşmazlık kapsamında davalı şirket tarafından incelemeye ibraz olunan 2019,2020,2021,2022 yılı ticari defterlerinin TTK hükümlerine uygun tutuldukları, davalının ticari defterlerine göre; 01.01.2022 tarihi itibariyle davalının davacıya 0,00 TL borcu olduğu görülmüştür. Davalı taraf 01.01.2022 tarihinden 20.08.2024 tarihine kadar ticari defterlerinde hiçbir işlem olmadığı ve dava tarihi 20.08.2024 tarihinde davalının davacı 0,00 TL borcu olduğu, USB içeriğinde yapılan teknik incelemede; içeriğinde “...” isimli klasör bulunduğu klasör içeriğinde yer alan 2 adet fotoğraf ve 2 adet toplam 00:00:17 uzunluğunda ses kaydı bulunduğu, ses kayıtlarında konuşan erkek şahsın isim telefuz edilmediğinden erkek şahıs olarak belirtildiği, fotoğrafların ise whatsapp uygulamasında yapılan konuşmalara ait ekran görüntüleri olduğu tespit edilmiş olup, fotoğrafların ve ses kayıtlarının çözümü rapor içeriğinde yapıldığı, tüm bunlar değerlendirildiğinde, detayları rapor açıklandığı üzere, davacı...Tic. Ltd. Şti.'nin banka kanalıyla davalı ..... Şti.’ye 400.000,00-TL banka kanalıyla para transferinin davacının 2020 yılı davalının 2019 yılında kayıtlı olduğu, teknik değerlendirme bölümünde yapılan ses kaydının çözümün den de 30.09.2019 tarihinde 400.000,00 TL tutarın banka kanalıyla para transferinin yapıldığının anlaşıldığı, davacının ticari defterlerine göre; 01.01.2020 tarihi itibariyle davacının davalıdan 400.000,00-TL alacağı olduğu görülmüştür. Davacı taraf 01.01.2020 tarihinden 20.08.2024 tarihine kadar ticari defterlerinde hiçbir işlem olmadığı ve dava tarihi 20.08.2024 tarihinde davacının davalıdan 400.000,00-TL alacağı olduğu, davalının ticari defterlerine göre; 01.01.2022 tarihi itibariyle davalının davacıya 0,00 TL borcu olduğu, davalı taraf 01.01.2022 tarihinden 20.08.2024 tarihine kadar ticari defterlerinde hiçbir işlem olmadığı ve dava tarihi 20.08.2024 tarihinde davalının davacı 0,00-TL borcu olduğu, davacı ve davalının dosya kapsamında incelenen ticari defterlerinde 400.000,00 TL fark olduğu, davacı ile davalının dosya kapsamında incelenen ticari defterlerindeki FARKIN, Davalının ticari defterlerinde 01.01.2022 tarihinde, davacı adına ‘’ cari hesap kapama tutanağı’’ açıklamasıyla yapılan 400.000,00 TL tutarlı borç kaydının davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığından kaynaklandığı, davalının Ticari defterlerinde davacı adına 01.01.2022 tarihinde ‘’ cari hesap kapama tutanağı ’’ açıklamasıyla yapılan 400.000,00 TL tutarla borç kaydına dayanak evrak olarak, davalı taraf dosyamıza 01.09.2021 tarihli cari hesap kapama tutanağı fotokopi/suret görüntüsünü sunduğu, davalı tarafın dosyamıza sunduğu 01.09.2021 tarihli Cari hesap Kapama Tutanağı fotokopi/suret görüntüsü üzerindeki imzaların uzmanlık alanım dışında olduğundan teyidinin yapılamadığı, konunun değerlendirmesinin mahkemenin takdirinde olduğu değerlendirilmiştir. Mahkemenin takdiri, davalının ticari defterlerinde davacı adına 01.01.2022 tarihinde ‘’ cari hesap kapama tutanağı’’ açıklamasıyla yapılan 400.000,00 TL tutarla borç kaydına dayanak evrak olarak sunduğu 01.09.2021 tarihli Cari hesap Kapama Tutanağı fotokopi/suret görüntüsünün uygunluğu ve bu dayanak evraka dayanarak davalının ticari defterlerinde davacı adına 01.01.2022 tarihinde yaptığı 400.000,00 TL borç kaydının uygunluğu yönünde oluşursa, 01.09.2021 tarihli Cari hesap Kapama Tutanağı tarihi itibariyle, davalının davacıya 0,00-TL borcu olacağı, davalının ilgili kaydı ticari defterlerine 01.01.2022 tarihi itibariyle yaptığı, davalının dosya kapsamında incelenen ticari defterlerine göre; davalının davacıya 0,00-TL borcu olacağı, mahkemenin takdiri, davalının ticari defterlerinde davacı adına 01.01.2022 tarihinde "cari hesap kapama tutanağı" açıklamasıyla yapılan 400.000,00-TL tutarla borç kaydına dayanak evrak sunduğu 01.09.2021 tarihli Cari hesap Kapama Tutanağının fotokopi/suret görüntüsünün uygun olmadığı ve bu dayanak evraka dayanarak davalının ticari defterlerinde davacı adına 01.01.2022 tarihinde yaptığı 400.000,00-TL borç kaydının uygun olmadığı yönünde oluşursa, davacı ...Ltd. Şti.'nin 30.09.2019 tarihinde banka kanalıyla davalı .... Ltd. Şti.’ye 400.000,00-TL banka kanalıyla yaptığı para transferinden kaynaklı, 30.09.2019 tarihi itibariyle davacının davalıdan 400.000,00 TL alacağı olacağı, davacının ticari defterlerine ilgili para transferinin kaydının 01.01.2020 tarihi itibariye yapıldığı, davacının dosya kapsamında incelenen ticari defterlerine göre; davacının davalıdan 01.01.2020 tarihi itibariyle 400.000,00 TL alacağı olacağı değerlendirildiğini bildirmişlerdir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi ...Esas, ...Karar, 04/05/2026 tarihli ilamı ile; " davacının ödünç verdiği alacak için dava açması ya da takip başlatması için ilk istemden başlayarak altı hafta beklemesi gerekmesi, alacağın bu süre sonunda muaccel olacak olması, muaccel olmayan bir alacak için dava ve takip başlatılmasının mümkün olmaması sebepleri ile, mahkemece, davacı/alacaklı tarafından davalı/borçluya karşı alacağını almak üzere herhangi bir istemde bulunup bulunmadığı ve itirazın iptali davasına konu olan icra takibinin ilgili maddede belirtilen sürenin sonunda başlatılıp başlatılmadığının araştırılması gerektiği değerlendirilmiştir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince eksik değerlendirme yapılarak karar verilmesi doğru görülmemiştir. Dava ve takip ödünç iddiasına dayanmakla öncelikle dava şartlarının araştırılması gerektiğini" bildirmiştir. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi ...Esas, ... Karar, 13/03/2026 tarihli ilamı ile; " Bu durumda, taraflarca ödüncün geri verilmesi konusunda belirli bir ödeme günü, ihbar süresi belirlenmediğinden veya istenildiği zaman muaccel olacağı da kararlaştırılmadığından ilk istemden başlayarak 6 hafta sonra alacağın muaccel olacağı kabul edilmelidir. Davacının icra takibinden 6 hafta önce iade talebinde bulunduğuna ilişkin dosya kapsamında delil, bilgi ve belge bulunmadığı gibi bu yönde bir ihtar yapıldığına yönelik iddia da yoktur. Bu haliyle alacağın muaccel olduğunun kabulü mümkün değildir. Tüm bu açıklamalar bir arada değerlendirildiğinde, davacı iade talebinde bulunup altı hafta bekledikten sonra takibe geçebileceğinden, anılan süreye uyulmadan başlatılan takip usul ve yasaya uygun değildir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince davanın, usul ve yasaya uygun bir icra takibi bulunmadığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114'üncü maddesi kapsamında hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nın 115. maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, davanın esası hakkında karar verilmesi doğru olmamıştır." şeklinde karar vermiştir. HMK m.114/1-h bendi gereğince davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunması bir dava şartıdır. Dava şartlarının mevcut olup olmadığı yargılamanın her aşamasında mahkeme tarafından resen incelenir. İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, istinaf ilamı içeriğine göre; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçluya karşı alacağını almak üzere herhangi bir istemde bulunmadığı, bu şekliyle borcun muaccel hale gelmediği ve davacının dava açmasında hukuki yararı bulunmadığından davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine, Alınması gerekli 732,00 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 6.831,00 TL peşin harcın mahsubuyla fazla yatırılan 6.099,00 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafça posta / tebligat gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 585,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, AAÜT gereğince hesap edilen 45.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Davalı tarafından yatırılan kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde talep halinde davalıya iadesine, Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, kararın tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.30/09/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1523, K. 2026/797, T. 30.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1523-e-2026-797-k-545df8218ece