Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1015 E. 2026/1031 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1015
Karar No
2026/1031
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/1015 - Karar No:2026/1031 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/1015 KARAR NO : 2026/1031

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/04/2024 NUMARASI : 2022/344 E-2024/190 K

DAVACI : TEGA MÜHENDİSLİK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. VEKİLİ : Av. ...- E TEBLİGAT

DAVALI : ... VEKİLLERİ :Av. ... Av. Av. ...

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ : 30/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 30/09/2026

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, taraflar arasında Paslanmaz Test Tapası Yapım İşine ilişkin sözleşme imzalandığını, sözleşme bedelinin 8.000 Euro+KDV olduğu ve işin süresinin imzalanmasına müteakip 30 gün olduğu, sözleşme gereği %50 avans miktarı olan 4.000,00 Euro bedelin davalının banka hesabına 11/12/2020 tarihinde gönderildiği ve davalı şirket tarafından test başlıklarının 17/12/2020 tarihinde müvekkili şirkete teslim edildiğini, teslim edilen başlıklar üzerinde müvekkilinin bünyesinde gerekli testlerin yapılarak kalite onayından geçtiği takdirde %50 bedelin ödemesinin gerçekleştirileceği, geçemeyen başlıkların ise iade edilerek 30 gün içinde yenisi ile değiştirileceği, yapılan çalışmada ürünün faydalı olmadığının saptandığı, müvekkili şirketin ihtiyacı olan test keplerinin 400 mm-1600 mm olduğu, davalı tarafça teslim edilen test kep tasarımları ile müvekkil şirketin dirsek ve uzun boruları test edemediği, bu sebeple müvekkil şirketin ciddi maddi kayıplara uğradığı, ürünleri iade etmek istediklerini e-mail yoluyla bildirildiklerini, akabinde 15/01/2021 tarihinde ilgili test başlıklarının davalı şirkete iade edildiği, iade olmuş başlıkların yenisi ile 30 gün içerisinde teslim edilmesi gerektiği, davalı şirketin edim borcunu yerine getirmediği ve yeni başlıkları teslim etmediği, müvekkilinin maddi kayıplara uğradığı ve haklı sebeple sözleşmeyi feshettiği akabinde davalı aleyhine Ankara 30 İcra Müdürlüğü’nün 2022/6442 Esas numaralı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığını, takipte sözleşme gereğince ödemiş olan %50 avans bedeli 4.000,00 Euro'nun TBK’nın 99/3. maddesi uyarınca fiili ödeme günündeki TC bankası efektif satış kuru üzerinden TL karşılığında geri ödemesinin yapılması için talepte bulunduğu, davalı tarafın itirazı üzerine bu davanın açma zorunluluğunun hasıl olduğunu beyan ederek, davanın kabulü ile takibin devamına, davalı aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı vekili, davaya konu sözleşme incelendiğinde sözleşmeye ek herhangi bir teknik şartname olmadığı, yalnızca üretimi istenen malzemenin özelliklerinin sözleşmede yer aldığı, davacının sözleşmede belirttiği talepler doğrultusunda ürünün üreterek teslim edildiği, üretilen ve teslim edilen ürünün sözleşmede belirtilen nitelikte olduğu, uyuşmazlık konusunun davacının dava dilekçesinde ve taraflar arası elektronik posta yazışmalarında da vurgulandığı üzere "dirsek ve uzun boruların test edilememesi" hususu olduğu, bu hususun sözleşmede yer almadığı, davacının sözleşme dışı bir istek nedeniyle haksız ve mesnetsiz olarak sözleşmeyi sonlandırdığı, taraflar arasında akdedilen sözleşmeye bakıldığında işin tanımı ve teknik şartları başlığı altındaki düzenlemelere göre 630 çap paslanmaz test tapası yapım işi olduğunun belirlendiği, "dirsek ve uzun boru" test edileceği hususunun belirtilmediği, sektör bilirkişisi marifetiyle inceleme yaptırıldığında dirsek testleri için ayrıca talepte bulunulması gerektiği, talep edilmediği takdirde standart ürünün üretileceği, davacı tarafın da ürün üretilip kendilerine gönderildikten sonra bu hususu belirterek ürünü tekrar müvekkil firmaya gönderdiği, bu aşamadan sonra müvekkil firma kendilerine numune ürünler gönderilmesini, test yapmak istedikleri boru/ek parça numunelerini gönderirlerse yardımcı olacaklarını belirtmesine karşın davacı tarafın haksız ve mesnetsiz olarak sözleşmeyi sona erdirdiği, yine bu süre zarfında ürünün teslime hazır olduğu hususunun elektronik posta vasıtasıyla kendilerine bildirildiği, konu ile ilgili teknik destek noktasında sonuna kadar yardımcı olunduğu, ancak tüm bu bildirimlere rağmen davacının ürünü teslim almaktan imtina ettiği, sözleşmede ürünün 1 yıllık garanti süresinin olduğu, eğer ürün sözleşmede istenen teknik özelliklere aykırı üretilseydi, öncelikle bu süre zarfında ürünün garanti edilen teknik özelliklere uygun hale getirilmesinin talep edileceği, ürünün anlaşılan tüm teknik özellikleri taşıması nedeniyle garanti tamiratı talebinin hiç gündeme gelmediği, davacının ürün, sözleşmede öngörülmeyen ve kararlaştırılmayan bir özelliğe sahip olmadığı gerekçesiyle iade etmeye çalıştığı, ürünün müvekkil firmada sözleşmeye uygun olarak üretilip montajlanarak ve beraberinde testleri yapılarak kullanıma hazır vaziyette davacıya teslim edildiği, davacının kendi laboratuvarında ürünü test ettiğini söylediği, ancak ürünün davacı fabrikasında yaptığını dile getirdiği testlerde müvekkil firmada çalışan teknik personellerden hiç kimsenin yer almadığı, davacının eksik şartname ile standart özellikte ürün üretilmesini istediği ancak sözleşmede yer almayan dirsek ve uzun boruların testi konularını atladıklarını anladıklarında ürünün istedikleri özellikte üretilmediğinden bahisle ürünü iade ederek müvekkil firmayı kasıtlı olarak zarara sokmayı ve ödedikleri parayı almayı hedefledikleri, Türk Ticaret Kanunu’nun tacir olan kişileri basiretli bir iş adamı gibi davranmakla mükellef kıldığı, bu mükellefiyet gereği davacının, üretilmesini istediği ürünün teknik özelliklerini tam ve eksiksiz belirterek üretimin yapılmasını sağlamsı gerektiği, somut olayda bu mükellefiyete aykırı olarak tacirin istediği ürün ile siparişini verdiği ürünün farklı olduğu belirtilerek haksız takibin iptali ile dava konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine hükmedilmesi talep edilmiştir. İlk derece mahkemesince; davanın, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davası olduğu, taraflar arasındaki ihtilafın davalı tarafından “Paslanmaz Test Tapası Yapım İşine” ilişkin sözleşmesine uygun olarak ürün teslim edilmediği ve sözleşme gereği ürünlerin 30 gün içinde sözleşmeye uygun olarak teslim edilmediği gerekçesi ile sözleşmenin feshi sonrası davalıya ödenen 4.000,00 Euro avans bedellinin tahsili için başlatılan Ankara 30 İcra Müdürlüğü’nün 2022/6442 Esas sayılı icra takibine davalının yaptığı itirazın yerinde olup olmadığı noktasında toplandığı, bilirkişi raporunda, davacı şirketin 2020 ve 2021 yılları ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde, e-defter beratları ile envanter defter noter onaylarının süresi içerisinde yapıldığı ve lehine delil teşkil edeceği, davacı şirketin davalıdan 31/12/2021 tarihi itibari ile 58.729,20 TL yani 4.000,00 Euro alacağının olduğu, davacının icra takibinde haklı olduğu sonucunun saptandığı ve icra takibinin devamının uygun olduğunun rapor edildiği, talimat ile alınan raporda ise davacının ibraz olunan ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış noter tasdiklerinin zamanında ve eksiksiz yaptırıldığı görülmekle sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, taraf defterlerindeki farkın, davacının 15/01/2021 tarihli ... numaralı 90.432,37 TL tutarlı iade faturasının davalı defterlerine 9.440,00 Euro değil 9.440,00 TL olarak alınmasından ve davacının kur değerlemesi yapmış olmasına rağmen davalının kur değerlemesi yapamamış olmasından kaynaklandığı, gerek dar anlamda TTK’nın 21/2. maddesi bağlamında faturaların aleyhe borç doğurup doğurmadığı hususu gerekse de davacının sözleşmeyi feshinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı hususunun sözleşme konusu “Paslanmaz Test Tapası"nın sözleşmede (varsa) belirlenmiş koşullara uygun olarak imal edilip edilmediği, davalının teslimini yaptığı ürünün ayıplı olup olmadığının teknik değerlendirmeye göre belirlenebileceği, teknik inceleme sonucuna göre davacının iade faturasının davalı aleyhine borç doğurmadığı, özel üretim niteliğini haiz dava konusu ürünlere konu sözleşmenin eser sözleşmesi niteliğinde olduğunun tespit edildiğini, davacının dava ve takip tarihi itibari ile 5.440,00 Euro davalıdan alacağı bulunduğu, eserin ısmarlanan nitelik ve vasıflarda olduğu, test yapılmasına ise engel bir durumun olmadığının tespit edildiği, sözleşmenin sona ermesinde davalı şirketin kusurlu olması halinde kendi kusuruyla borcun ifasını imkansızlaştırmış olacağı ve meydana gelen zarardan TBK'nın 112. maddesi uyarınca sorumlu tutulabileceği, teknik inceleme değerlendirildiğinde davalının kusurundan bahsedebilmenin mümkün olmadığı, ne var ki karşılıklı borçlanmayı içeren sözleşmelerde borcundan böylece kurtulan davalının almış olduğu şeyleri sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri vermekle yükümlü olacağı, özel üretim niteliğini haiz ürünlerin başkaca değerlendirilebilme imkanı bulunmadığının ürünlerin ise talep edilen nitelik ve vasıflarda olması ve sözleşmenin feshine gerekçe testlerin yapılmasına da engel bir durum olmaması nedeniyle sözleşmeden dönme şartları oluşmadığını, mahkemece aksinin kabulü halinde sözleşme bedelinin 9.440,00 Euro olduğu, 4.000,00 Euro'nun ödenmiş olduğu, bu minvalde takip tarihi itibari ile 4.000,00 Euro'nun sebepsiz zenginleşme kuralları kapsamında istenebileceğinin belirtildiği, mahkemece davacının itirazlarının değerlendirilmesi amacı ile bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verildiği, ek raporda, görüşlerinin değişmediğini bildirildiği, yapılan yargılama, toplanan deliller ile birlikte yapılan inceleme neticesinde, dava konusunun taraflar arasında imzalanan eser sözleşmesi ile davalı tarafından davacıya "Paslanmaz test tapası" ürününün sözleşmede belirtilen koşullarda, özel olarak üretim teslim etme yükümlülüğünün istenilen koşullarda olmadığı tespit yapılamadığı gerekçesi ile davalıya iade edilerek, sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle ödenen avans miktarının davalının istenilmesine yönelik icra takibine itirazın, mahkememce hüküm kurmaya ve denetime elverişli kabul edilen bilirkişi raporlarında da tespit edildiği üzere, davalının dava konusu edilen eser sözleşmesine konu ürünlerin sözleşmede belirtilen nitelik ve vasıflara uygun olduğu, test yapılmasına engel bir durumunun olmadığı, bu durumda davacının sözleşmeyi feshinin yerinde olmadığı anlaşılmakla, davalının söz konusu icra takibine itirazının yerinde olduğundan davanın reddine ve kötü niyet tazminat talebinin davalı tarafça ispat edilemediğinden bu talep yönünden de davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında yapılan sözleşme gereği avans olarak ödenen 4.000,00 Euro sonrası davalı şirket tarafından test başlıklarının 17/12/2020 tarihinde müvekkil şirkete teslim edildiği, sözleşmenin ödemeler başlıklı kısmının 2. maddesi uyarınca; teslim edilen başlıklar üzerinde davacı müvekkil şirketin bünyesinde gerekli testler yapılacak olup kalite bölümünün olumlu onayından sonra geri kalan %50 bedelin ödemesinin gerçekleştirileceği, testlerden geçemeyen başlıkların ise davalı şirkete iade edilerek 30 gün içerisinde davalı şirket tarafından yenisinin herhangi bir bedel ödenmeden müvekkil şirkete teslim edileceği, davalının ürününün müvekkilinin kalite kontrolünden geçemediği, bu hususun karşı tarafa mailleşmeler ile bildirildiği, müvekkili tarafından 15/01/2021 tarihinde dava konusu ürünlerin davalı şirkete iade edildiği, mahkeme tarafından taraflar arasındaki sözleşmenin ödemeler maddesinin doğru değerlendirilmediği, maddenin ''Sözleşmenin imzalanmasına müteakip %50 avans verilecek olup kalanı Test başlığının ...' ya gelip gerekli testlerin yapılmasından ve kalite bölümünün onayından sonra banka havalesi yapılacaktır. Testlerden geçmeyen başlık iade olup yenisi bedelsiz olarak 30 gün içinde verilecektir. Sözleşmeden doğacak vergi resim ve harçlar yükleniciye aittir.'' şeklinde olduğu, söz konusu sözleşmeye istinaden davalı tarafça üretilen ürünün müvekkile teslim edildiği ancak ürünün müvekkilinin talep ettiği özellikleri taşımadığından testleri geçemediği, bu hususta bağımsız bir kuruluş hakem gösterilmemiş olup tamamıyla müvekkilinin kalite kontrol biriminin taraflarca kabul edildiği, davalı tarafa bildirilmişse de davalı tarafça söz konusu eksikliğin giderilmediği, sözleşmede testlerden geçmeyen ürünün 30 gün içinde üretilip ya da değiştirilip müvekkile teslim edileceği belirtilmişken, yeni ürünün davalı tarafça üretilmediği ve teslim edilmediği, davalının ürünleri teslim aldığı, iade faturasını tebliğ aldığı, aradan 30 gün ve üzerine 14 ay daha geçtiği, davalının herhangi bir bildirimde bulunmadığı gibi (düzeltme, değiştirme, onarma v.s) müvekkil şirketin ödemesini de iade etmediği, TBK’nın 97. maddesi gereği; karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerektiği, sözleşme ile ürün özellikleri belirtilmiş olmakla birlikte ...'nın kalite kontrol bölümünde ürün testi yapılacağı ve ürünün testlerden geçmemesi halinde ürünün kayıtsız - şartsız davalıya iade edileceğinin sözleşmenin 5. maddesinde belirtildiği, müvekkilinin, sözleşmede kendisine tanınan ürünü kendi standartlarına uymadığı taktirde reddetme/kabul etmeme hakkını kullandığı, basiretli bir tacir gibi davranması gereken davalı ürünü ve iade faturasını teslim aldığı ve itiraz etmediği, ürüne ilişkin test raporunun davalıya bildirildiği ve bu rapordaki eksikliklerin giderilmesi halinde ürünün teslim alınacağının eposta ile davalıya ihtar edildiği, buna rağmen davalının test raporunu dikkate almadığı, eksiklikleri/ hataları düzeltmediği, ifa sırası kendinde olan davalının 14 ay boyunca hiçbir şey yapmadığı, bu aşamadan sonra ilgili ürünlerin tamir edilip edilmediği, onarım ihtimali vb hususların tespitinin mümkün olmadığı, test raporu incelendiğinde ilgili ürünlerin müvekkilinin ana malzemesiyle uyumsuzluğunun davalıya bildirildiği, davalının epostalarında da üstü kapalı ikrarın mevcut olduğu, davalı haklı olduğu iddiasındaysa sorunsuz olduğunu iddia ettiği ürünleri geri teslim almama ve iade faturasını kabul etmeme haklarına sahip olduğu, geçen 14 aylık süre dikkate alındığında artık ürünün kusur/kusursuzluk incelemesi yapılamayacağı gibi davanın yedinde 2 sene geçirmiş ürünün ne gibi muamelelere tabi tutulduğunun da bilinemeyeceği, cevap dilekçesinin ikrar niteliğinde olduğu, dava konusu malzemeyi geri teslim aldıklarını ve yardıma hazır olduklarını ve devamla ürünü teslime yeniden hazır olduklarının beyan edildiği, müvekkil tarafından ürünün 2020 yılında iade edildiği, bundan tam 3 sene sonra ürünün ayıplı olup olmadığı ile ilgili tespit yapmanın hayatın olağan akışı ve gerçekle bağdaşmadığı, davalının ayıplı ürünü teslim alarak olay tarihi itibarıyla öne sürebileceği argümanı 3 sene sonra öne süremeyeceği, kabul anlamına gelmemekle birlikte, bir an için aynı ürün olduğu düşünülse bile, ürünün bilirkişi incelemesi öncesi tamir edilip edilmediği yahut değiştirilip değiştirilmediğinin artık tespit edilemeyeceği, iade faturasını kabul eden ve ürünü işlemden geçiren davalının ürün inceleme talebinin kabul edilmemesi gerektiği belirtilerek kararın kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle; mahkemesince taraf beyanları ve dosyaya sunulan deliller de değerlendirilmek suretiyle ve sözleşmeye konu ürünler üzerinde yapılan inceleme ile düzenlenen ve uzman bilirkişilerce hazırlanan denetlenebilir nitelikteki bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmasında dosya kapsamında aykırılık olmadığı ve avans olarak ödenen miktar kapsamındaki ve davalının yedinde bulunan malların talebi halinde davacıya iade edileceğinin tabii bulunmasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği istinaf başvuru harcının kendisi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 30/09/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1015, K. 2026/1031, T. 30.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1015-e-2026-1031-k-72970b5d6650