İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/92 E. 2026/120 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/92
Karar No
2026/120
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/92 Esas - 2026/120 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/92 Esas KARAR NO : 2026/120

.....

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/02/2024 KARAR TARİHİ : 23/02/2026 KARAR Y.TARİHİ : 03/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davanın yapılan açık yargılaması sonunda, I-İDDİALAR Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin nakliye hizmetleri verdiğini, davalı şirkete de hakliye hizmeti sunduğu, nakliye hizmeti kapsamında davalı tarafa 2019 yılı içeresinde muhtelif tarihlerde faturalar kesildiğini, davalı şirketin söz konusu faturalardan dolayı 22.125,00 TL borcu bulunduğunu ancak davalı tarafın borcunu ödemediğini, borcun ödenmemesi üzerine davalı aleyhine .... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın haklı nedenlere dayanmadığını belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II-SAVUNMALAR Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkili icra dairesinin.... olduğunu, İİK. Belirtilenen 1 yıllık dava açma süresinin geçtiğini, bu nedenle davanın zamanışıma uğradığını, müvekkili şirketin davacı tarafa olan tüm borcun ödendiğini, müvekkili şirket tarafından davacı şirkete 20.03.2020 tarihinde ... numaralı faturanın iade bedelidir" açıklaması ile 4.425,00 L bedelli iade faturası düzenlendiğini, 16.03.2020 tarihinde müvekkili şirket tarafından davacı şirkete banka hesabına 20.945,00 TL havale yapıldığını, yapılan ödeme ile davacı şirkete borcunun kalmadığın savunmuş davanın tüm yönleriyle reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.

III-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER 1..Tarafların arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığına dair arabuluculuk son tutanağı. 2.... aleyhine 31.12.2019 tarihli 22.125,00 TL tutarlı cari hesaba ilişkin 15.01.2020 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlu vekilinin 27.01.2020 tarihli itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. 3. Fatura örnekleri. 4. Bilirkişi raporları. a)Mali Müşavir bilirkişi 26.08.2024 tarihli kök ve 29.04.2025 tarihli ek raporunun sonuç kısmında özetle; davacı tarafın yasal kayıtlarına göre taraflar arasındaki borç alacak ilişkisinin 16-03-2020 tarihinde sona erdiği, davalı taraf 16-03-2020 tarih ve ...nolu fatura ile KDV dahil 4.425,00-TLtutarında iade faturası düzenlemiş ve davacı tarafın cari hesap ekstresinde görüleceği üzere 16.03.2020 tarihinde iade faturası davacı tarafın kayıtlarına intikal ettiğini, davaya konu olan işin nakliye hizmeti olması sebebi ile söz konusu işin iadesinin mümkün olmadığı, nakliye hizmeti yaptıktan sonra söz konusu hizmetin iadesi teknik olarak mümkün olmadığını, bu sebeple davalı tarafın iade fatura düzenlemesi davacı tarafında söz konusu iade faturasını kabul etmesi sebebi ile tarafların aralarındaki borç alacak ilişkisini karşılıklı anlaşma süretiyle sonlandırma iradesinde oldukları, Mahkeme yukarıdaki görüşümüze katılmaz ise davacı tarafa ödenmesi gerekecek harç ve giderler ile vekalet ücretinin hesaplanması bilirkişi olarak uzmanlık alanıma girmediğinden hesaplamanın hesaplama alanında uzman bilirkişilere yaptırılması gerektiği şeklinde görüş bildirilmiştir. b) Mahkememizce Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı bilirkişisinden alınan bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; davanın ... Esas sayılı dosyasında yapılan itirazın iptali davası olarak kabul edilmesi halinde dava tarihi itibariyle icra dosyasındaki bakiye alacak tutarının 2.327,00 TL olarak hesaplandığı bildirilmiştir. IV- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE Dava, itirazın iptali, icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Davacı, eldeki dava ile; taraflar arasında taşıma sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap alacağının ödenmediğini, tahsili için icra takibine giriştiğini, davalının takibe itirazlarının haksız olduğunu, itirazın iptali ile inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı yan ise; tebliğ aldığı ödeme emrine karşı, süresi içinde, müvekkili şirketin herhangi bir borcu bulmadığını, bu nedenle alacaklı tarafından başlatılan icra takibine, asıl alacak tutarına, tüm faizi ve diğer ferilerine itiraz ettiklerini bildirmiş, yargılama sırasında ise davanın reddini istemiştir. 6100 Sayılı HMK'nun 114. maddesinde dava şartları, aynı kanunun 116.maddesinde ise ilk itirazlar düzenlenmiştir. Zamanaşımı, 6100 Sayılı HMK'da dava şartı olarak düzenlenmediğinden HMK'nın 115.md.göre mahkemenin kendiliğinden araştıracağı hususlardan olmadığı gibi HMK 116.md. ve 319. Maddesine göre de cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gereken ilk itirazlardan da değildir. Kural olarak ( davacının süresinde yapılmamasına rağmen açık muvafakatının bulunduğu haller ile davacının mazeretsiz olarak ön inceleme duruşmasına katılmadığı ön inceleme duruşmasında savunmasını genişletebildiği durumlar hariç olmak üzere ) zamanaşımı savunması yazılı yargılama usulünün uygulandığı davalarda en geç HMK 141.md. göre ikinci cevap dilekçesinin verildiği aşamada, Basit yargılama usulünün uygulandığı davalarda ise, HMK 319.md. göre, cevap dilekçesinin mahkemeye verilmesine kadar yapılması gerekir. Ancak borçlunun itirazının hükümden düşürülerek takibin devamını sağlamayı amaçlayan itirazın iptali davası 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)’nun 67.maddesinde düzenlenmiş olup itirazın iptali davası ne bir tespit davası ne de eda davasıdır. İtirazın iptali davasıyla alacaklı ödeme emri ile takip konusu yaptığı alacağın varlığının tespitini talep etmekte ise de davacı sonuç olarak alacağın tahsilini amaçlamaktadır. Bu nedenle itirazın iptali davası takip hukukuna ilişkin ve ona özgü bir tahsil davasıdır. Borçlunun takibe sadece zamanaşımı yönünden itiraz etmesi halinde alacaklı açacağı itirazın iptali davasında alacağın zamanaşımına uğramadığını kanıtlayacaktır. Bu durumda borçlunun açılan davada ayrıca zamanaşımı def’inde bulunması gerekmeyecektir. Tahsil davasında ise mahkemenin yapacağı incelemenin kapsamı itirazla sınırlı olmadığından süresi içinde cevap dilekçesi ile ileri sürülmeyen zamanaşımı def’inin sonradan ileri sürülmesi halinde savunmanın genişletilmesi itirazı ile karşı çıkılabilecektir. Diğer taraftan borçlunun itirazının iptaline karar verilmesi halinde bu ilam icra memuruna ibraz edilerek derdest olan ilamsız icra takibine devam olunabilecektir. Oysa tahsile dair ilamla ancak ilamların icrası yoluna başvurulabilecek, ilamsız takibe devam olunamayacaktır. Ödeme emrine itiraz ederken zamanaşımı def’ini ileri sürmüş ve icra takibini durudurmuş olan borçlunun zamanaşımı itirazının iptali davasında, bu defiyi tekrar ileri sürmesi gerekmez. Zira sadece zamanaşımı def’inde bulunan borçlunun bu itirazının iptali için açılan davada, davacı, zamanaşımı def’inin yerinde olmadığını ileri sürerek itirazın iptali davasını açtığından mahkemece zamanaşımı def’inin yerinde olup olmadığı konusu üzerinde durularak bu davada karara bağlanacaktır. Mahkemece davanın sonucuna etkisi nedeniyle resen inceleneceğinden davalıya zamanaşımı def’ini mahkemede de tekrar ileri sürmesi zorunluluğu yüklenemeyecektir. (Aynı yönde olan ,... sayılı kararı ) Dosya içerisinde toplanan deliller, icra dosyası, fatura örnekleri, bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriğine göre;...Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davalı borçlu şirkete ödeme emrinin 22.02.2020 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 27.01.2020 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durduğu anlaşılmıştır. Davacı yan tarafında 15.06.2020 tarihinde zorunlu arabuluculuk başvurusu yapıldığı, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı ve 06.07.2020 tarihinde anlaşmamaya dair son tutanağın düzenlendiği, davacı yanın borca itirazı 15.06.2020 tarihinde arabulucuya başvurduğu tarihte öğrendiği kabulü ile 1 yıllık zamanaşımı süresinin 15.06.2021 tarihinde dolduğu, davanın ise 06.02.2024 tarihinde hak düşürücü geçtikte sonra açıldığı anlaşılmıştır. İtirazın iptali davalarında yer alan 1 yıllık hak düşürücü sürenin başlangıç tarihinin İ.İ.K 67/1. Maddesi uyarınca ödeme emrine itiraz dilekçesinin tebliğ tarihinden itibaren başlayacağı, davacı/ alacaklının itirazını en geç öğrendiği tarih olan 15.06.2020 tarihinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra bu dava açıldığından davalı tarafın zamanaşımı def'i yerinde görülmekle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. V-HÜKÜM 1-Davanın reddine, Karar ve İlam Harcı 2. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00- TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Yargılama Giderleri ve Gider Avansı 3. Yargılama sırasında yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına, 4. Taraflarca depo edilen varsa gider avansı ile delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca ilgilisine iadesine, 5. Arabuluculuk Kanunu 18A/13 maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asagari Ücret Tarifesi uyarınca 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Vekalet Ücreti 6. Davalı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3,13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 22.125,00- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/02/2026

....

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/92, K. 2026/120, T. 23.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-92-e-2026-120-k-3ff7f50228c9