Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1867 E. 2026/1000 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1867
Karar No
2026/1000
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1867 KARAR NO : 2026/1000

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/07/2023 NUMARASI : 2022/557 Esas - 2023/554 Karar DAVA : Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan Araç Hasar ve Değer Kaybı Bedeline İlişkin) BAM KARAR TARİHİ : 03/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 03/06/2026

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/07/2023 tarih ve 2022/557 Esas - 2023/554 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 15/07/2021 tarihinde davalı ... sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracı ile seyir halindeyken, davacı şirkete ait .... plakalı araca çarptığını, çarpmanın etkisi ile müvekkilinin aracının da başka bir aracın arka kısmına doğru devrildiğini, aracın hala duramayarak başka bir araca çarparak durabildiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'nin kusurlu olduğunu, kazadan sonra davacının aracının tamir için yetkili servise bırakıldığını, meydana gelen hasar bakımından İzmir 10. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/115 D.iş sayılı tespit dosyası ile rapor alındığını, raporun taraflara tebliğ edildiği, davalılar tarafından rapora herhangi bir itirazda bulunulmadığını, ... plakalı aracın davalı ... A.Ş.'de kaza tarihini kapsar şekilde trafik sigorta poliçesi ile sigortalı, davalı ... A.Ş.'de İMMS sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, hasar bedelinin ödenmesi için davalılardan ... A.Ş.'ne ve ... A.Ş.'ne başvuru yapıldığını, hasar ve değer kaybı başvurularının sonuçsuz kaldığını, alınan tespit raporuna göre dava davacının aracında10.927,98 Euro parça bedeli, 3.000,00 TL işçilik bedeli masrafının hesap edildiği, bu nedenle davanın bir kısmının yabancı para birimi üzerinden açıldığını, aracın kaza sonrasında halen bırakıldığı serviste bulunduğunu, üzerinde herhangi bir işlem yapılmadığını, bu nedenle söküme başlandığında parça ve işçilik bedellerinin de yükselme ihtimalinin de bulunduğunu, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kısmi dava olarak şimdilik 10.927,98 Euro hasar bedelinin 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre kaza tarihinden itibaren yürütülecek değişken oranlarda faiz ile birlikte fiili ödeme tarihindeki merkez bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası karşılığını, 3.000,00 TL işçilik bedeli, 100,00 değer kaybı bedeli, 100,00 TL aracı kullanamamaktan kaynaklı mahrumiyet zararının kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte, davalı sigorta şirketlerinin poliçe limitleri dahilinde davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı .... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davayı belirsiz alacak davası olarak açmasında hukuki yararının bulunmadığını, davaya konu araçta ekspertiz incelemesi yapıldığını, bu nedenle davacının taleplerini belirleyemediğinin kabulünün mümkün olmadığını, bu nedenle davanın hukuksal yarar yokluğundan reddinin gerektiğini, kazaya karışan .... plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde 0001-0210-33879310 no'lu poliçe ile 04/11/2020-2021 tarihleri arasında Motorlu Kara Taşıtları İhtiyati Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, davaya konu taleplerin öncelikli olarak ZMSS poliçesini tanzim eden sigorta şirketi tarafından karşılanması gerektiğini, kaza tarihinde ZMSS poliçesi teminatının 43.000,00 TL olduğunu, bu kısmı aşan miktar yönünden davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun doğacağını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacının talep ettiği tutarların fahiş olduğunu, onarım ve işçilik bedellerinin gerçeğin çok üzerinde hesaplandığını, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun KTK. md. 86 gereği sigortalısının kusuru oranında olduğunu, dava konusu olayın gerçekleşmesinde sigortalı araç sürücüsünün bir kusurunun bulunmadığını, talep edilen faizi kabul etmediklerini, kazanın haksız fiilden kaynaklandığını uygulanması gereken faizin yasal faiz olması gerektiğini, davalı sigorta şirketinin araçtan mahrum kalma tazminatı bakımından herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, açıklanan nedenlerle davanın öncelikle usulden reddine, esasa girilmesi halinde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karıyan .... plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından 04/11/2020-2021 tarihleri arasında 100000045528971 numaralı ZMS Sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, kazanın meydana geldiği tarihte poliçe teminat limitinin 43.000,00 TL olduğunu, davacı tarafından belirsiz alacak davası açılmasının kabul edilmediğini, alınan tespit raporu ile miktarların belirlendiğini bu nedenle belirsiz alacak davası açmasında hukuki menfaatinin bulunmadığını, meydana gelen kaza nedeniyle davalı sigorta şirketi tarafından davacının motosikleti üzerinde 30/07/2021 ve 10/08/2021 tarihlerinde ekspertiz çalışması yaptırıldığını, ancak arka beşik, sol arka zincir gergisi, depo, yolcu sırt dayama yeri parçalarının ısrarlar yenilerinin talep edilmesi nedeniyle mutabık kalınamadığını, ilgili parçaların onarılabilir durumda olduğunu, yedek parça ve işçilik bedellerine iskonto uygulanması gerektiğini, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun kaza tarihi itibariyle benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki parça bedelleri ile sınırlı olduğunu, araç mahrumiyet talebinin Zorunlu Trafik Sigortası bakımından teminat dışında olduğunu, bu nedenle bu talep yönünden davalı sigorta şirketinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacı tarafın avans faizi isteminin haksız olduğunu belirterek; açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ....'nin, dava dilekçesi kendisine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen davaya karşı cevap dilekçesi sunmadığı ancak 15.06.2023 tarihli duruşmadaki beyanında; kazanın meydana geldiği yerde yere döklen yağ nedeniyle aracın hakimiyetini kaybettiği için yalpaladığını ve davacının aracına bu nedenle çarpmak durumunda kaldığını, kusur bulunmadığını, asgari ücret ile çalıştığını, maddi zararı karşılayamayacağını savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR: Mahkemece; "...Dosyada yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, meydana gelen kazada davacıya ait araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun olmadığı, davalı .... A.Ş. nezdinde ZMS sigorta poliçesi ile sigortalı diğer davalı ... A.Ş. nezdinde kasko sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün tam ve asli kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Davacıya ait ....plakalı araçta dava konusu kaza nedeniyle oluşan hasarın tespiti yönünden düzenlenen bilirkişi raporunun dosyadaki verilere uygun ve hükme esas alınabilir nitelikte olduğu görülmüş, buna göre davacıya ait araçta KDV dahil 133.006,97 TL hasar meydana geldiği anlaşılmıştır. Davacıya ait aracın ikinci el piyasa rayiç değerinin bilirkişi raporunda araştırıldığı ve buna göre hasarlı hali ile hasarsız hali arasında ki farkın değer kaybı zararı olarak değerlendirilmesi gerektiği görülmüş, davacıya ait araçta 10.000,00 TL kayıp meydana geldiği, ikame araç bedeli yönünden davacıya ait aracın 10 iş günü içinde tamirinin mümkün olduğu, benzer aynı özelliklere sahip bir aracın kaza tarihi itibariyle günlük kiralama bedelinin 575,00 TL'den hesaplanan 5.750,00 TL ikame araç bedeli yönünden davalı araç sürücüsü ...'nin davacının araçsız kalmasından kaynaklı zararın karşılanması yönünden sorumlu olduğu ve bu bedele kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği, davalı .... A.Ş tarafından .... plakalı araç için düzenlenen 100000045528971 no'lu ZMS Sigorta poliçesinin yapılan incelemesine göre, maddi hasarlı kaza yönünden poliçe limitinin 43.000,00 TL olduğu, hesaplanan 133.006,97 TL hasar bedeli, 10.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam 143.006,97 TL tazminattan 43.000,00 TL'yi aşan kısmın 100.006,97 TL olduğu, bu bedel yönünden kasko sigorta poliçesini düzenleyen davalı .... A.Ş.'nin sorumluluğunun bulunduğu, davalı .... A.Ş. tarafından .... plakalı araç için düzenlenen 0001-0210-33879310 no'lu kasko poliçe limitinin 200.000,00 TL olduğu ve bakiye kısmın teminat limiti içinde kaldığı, davalı ... A.Ş. yönünden 13/08/2021 tarihi, davalı .... A.Ş yönünden 24/12/2021 tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleştiği, davalı gerçek kişi ... yönünden ise kaza tarihi olan 15/07/2021 tarihinden itibaren buna göre hesaplanan toplam 143.006,97 TL tazminata bu tarihlerden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği, dava konusu aracı meydana gelen kaza nedeniyle davacının 10 gün süre ile kullanamadığı ve ikame araç zararının doğduğu görülmekle, 5.750,00 araç mahrumiyet zararından davalı gerçek kişi ...'nin sorumlu olması gerektiği ve bu bedele kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği, davacı tarafından her ne kadar dava dilekçesi ile hasar bedelinin yabancı para cinsinden tazmini isteminde bulunulmuş ise de, davacı şirketin Türkiye'de merkezinin olduğu ve aracın yabancı ülkede onarımını gerektirir herhangi bir hususun tespit edilemediği görülmüş, dava konusu araçtaki hasarın TL üzerinden tespiti gerektiği..." gerekçesiyle "...Davanın KISMEN KABULÜNE, 133.006,97 TL hasar bedeli, 10.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam 143.006,97 TL tazminatın (davalı ... A.Ş'nin teminat limiti olan 43.000,00 TL 'sinden sorumlu olduğu, davalı ... A.Ş'nin bakiye 100.006,97 TL'sinden kasko teminat limiti içinde kaldığı görülmekle bu bedelden sorumlu olduğu dikkate alınarak) davalı ....A.Ş yönünden 13/08/2021 tarihinden, davalı ... A.Ş yönünden 24/12/2021 tarihinden itibaren, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 15/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 5.750,00 TL araç mahrumiyet zararının kaza tarihi olan 15/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'den alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine..." şeklinde hüküm kurulmuştur. Karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin aracında meydana gelen hasar bakımından tespit yaptırdıklarını, tespit dosyasında alınan bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiğini, herhangi bir tarafça rapora itiraz edilmediğini, hal böyle iken; güncel euro kuru üzerinden davanın tamamen kabulüne karar verilmesi gerekir iken, "kısmen kabul" kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkeme gerekçeli kararında tespit dosyası bakımından yargılama giderine ve vekalet ücretine yer verilmemiş olmasının hatalı olduğunu, tüm alacak kelemleri bakımından yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, ticari faize hükmedilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini belirterek, istinaf isteminde bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasar bedeli, değer kaybı bedeli ve araç mahrumiyet zararına ilişkin maddi tazminat davasıdır. Mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş olup; hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgelerden, davalı ... A.Ş. tarafından ZMMS poliçesi, davalı .... A.Ş. Tarafından İMM klozunu içeren genişletilmiş kasko poliçesi ile sigortalanan, davalı malik ... sevk ve idaresindeki, hususi kullanım amaçlı ... plakalı otomobil ile 15.07.2021 günü İnönü Caddesinde seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybederek, aynı caddi üzerinde sağ tarafında park halinde olan davacı şirkete ait ... plakalı ... marka motosiklete çarptığı, çarpmanın etkisiyle motosikletin de dava dışı .... plakalı aracın arka kısımlarına doğru devrildiği, davacının tüm davalılar aleyhine İzmir 10. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/155 D.İş sayılı dosyasında yaptırdığı delil tespiti neticesinden makine mühendisi bilirkişiden aldırılan 19.08.2021 tarihli hesap raporu ile davacıya ait motosiklette 133.005,97-TL maddi hasar oluştuğunun tespit edildiği, davacının dava dilekçesinde motosiklette oluşan hasar bedeline ilişkin olarak şimdilik 10.927,98 Euro yedek parça bedelinin 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre kaza tarihinden itibaren yürütülecek değişken oranlarda faiz ile birlikte fiili ödeme tarihindeki merkez bankası efektif satış kuru Türk Lirası karşılığını, 3.000,00 TL işçilik bedeli, 100,00 değer kaybı bedeli, 100,00 TL araç mahrumiyet zararının kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ettiği, 26.05.2023 tarihli ıslah dilekçesinde ise; 10.927,98 Euro yedek parça bedelinin dava tarihi itibariyle Merkez Bankası Efektif Satış Kuru Türk Lirası karşılığı olan 200.372,16 TL, 3.000,00 TL işçilik bedeli, 10.000,00 TL değer kaybı bedeli, 5.750,0 TL araç mahrumiyet zararının poliçe limitleri dahilinde kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ettiği, kaza tarihi itibariyle ZMMS araç başına teminat limitinin 43.000,00 TL, davalı ... A.Ş. tarafından düzenlenen genişletilmiş kasko poliçesinde İMM teminat limitinin maddi + bedeni kaza başına 200.000,00 TL olduğu, mahkemece bilirkişi heyetinden aldırılan raporda kazaya davalı malik sürücü ...'nin %100 kusuru ile neden olduğu, kaza nedeniyle davacıya ait araçta yedek parça, işçilik ve KDV dahil 133.006,97 TL hasar, 10.000,00 TL değer kaybı ve 5.750,00 TL araç mahrumiyet zararının oluştuğu, ilk derece mahkemesince bilirkişi heyet raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne ve TL cinsinden hükmolunan maddi tazminata yasal faiz işletilmesine, davacının hasar zararına ilişkin olarak yedek parça bedelinin Euro cinsinden hüküm altına alınması isteğinin davacı şirketin merkezinin Türkiye'de olması ve aracın yurt dışında onarımını gerektirir bir hususun tespit edilmemesi nedeniyle reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamı, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına; davacı şirketin merkezinin Türkiye'de olması, kazanın ülke sınırları içerisinde gerçekleşmesi ve davacıya ait aracın onarımının Türkiye'de yapılması karşısında davacının zararının TL cinsinden doğduğu gözetilerek ilk derece mahkemesince araç hasar bedelinin TL cinsinden belirlenmesi ve hüküm altına alınmasında bir isabetsizlik görülmemesine, zarara yol açan otomobilin malikinin davalı gerçek kişi ...., kullanım amacının da hususi olduğu gözetilerek hükmolunan tazminata yasal faiz işletilmesinin usul ve yasaya uygun olmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan istinaf itirazları yerinde görülmediğinden esastan reddine karar verilmiştir. Davacı tarafça, dava açılmadan önce, davalılar aleyhine İzmir 10. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/155 D.İş sayılı dosyasında yaptırılana delil tespiti masraflarının 6100 sy HMK'nun 323. maddesi kapsamında yargılama giderlerinden sayılarak, aynı kanunun 326/2. fıkrası uyarınca tarafların haklılık oranına göre paylaştırılması gerekirken ilk derece mahkemesince delil tespiti masrafları hakkında olumlu veya olumsuz bir değerledirme yapılmaması doğru olmamıştır. Fakat, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, anılan hususta gerekli düzeltmenin yapılarak HMK 353/1-b-2.madde uyarınca Dairemizce yeniden hüküm tesis edilmesine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesince, davalı sigorta şirketleri poliçe limiti ile sınırlı olarak maddi tazminattan sorumlu tutulmuş olduğuna göre, davalı sigorta şirketlerine yükletilecek yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin anılan sigorta şirketlerinin sorumlu tutulduğu miktarın toplam tazminata oranı dahilinde hüküm altına alınması gerekirken, davalı sigorta şirketlerinin, davanın kabul oranına isabet eden harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin tamamından sorumlu tutulması doğru olmadığı gibi davacının kısmen kabul edilen araç hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli tazminat kalemleri toplamı üzerinden davacı lehine tek vekalet ücretinin hüküm altına alınması gerekirken, davacı yarına kısmen kabul edilen hasar ve değer kaybı bedeli üzerinden ayrı, araç mahrumiyet zararı bedeli üzerinden ayrı vekalet ücretine hükmolunması, dava ve ıslah dilekçesinde davalı sigorta şirketinin poliçe limitleri ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasının talep edilmesi, davalı ... A.Ş.'nin poliçe limitinin tamamı ile sorumluluğuna hükmolunması karşısında bu davalı yönünden reddedilen bir miktarın bulunmadığı halde davalı ... A.Ş. lehine de vekalet ücreti verilmesi isabetsiz olmakla birlikte, istinaf kanun yoluna yalnızca davacı tarafça başvurulması, davacının yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden istinaf itirazının bulunmaması, davalı taraflarca ise hükmün istinaf edilmemiş olması karşısında açıklanan hususlarda davacı ve davalı ... A.Ş.lehine usuli müktesep hak oluştuğundan, Dairemizce yargılama giderlerinin paylaştırılması ve vekalet ücreti bakımından ilgili taraflar lehine oluşan usuli müktesep haklar korunarak hüküm kurulmuştur. Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile kararın kaldırılarak HMK’nın 353/1-b-2. maddesi gereğince Dairemizce yeniden hüküm tesisine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Davacı vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜ ile, İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/557 Esas - 2023/554 Karar sayılı kararının HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, KALDIRILAN KARARIN YERİNE GEÇMEK ÜZERE; "a)Davacının maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile -133.006,97 TL hasar bedeli, 10.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam 143.006,97 TL maddi tazminatın (davalı .... A.Ş. bu tutarın, trafik sigorta poliçesi araç başına teminat limiti olan 43.000,00 TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla, davalı .... A.Ş. trafik sigorta poliçesi teminat limitini aşan bakiye 100.006,97 TL maddi tazminat tutarı İMMS teminat limiti içinde kaldığından, maddi tazminatın 100.006,97 TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla) davalı .... A.Ş. yönünden 13/08/2021 tarihinden, davalı ....A.Ş. yönünden 24/12/2021 tarihinden itibaren, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 15/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, -5.750,00 TL araç mahrumiyet zararının kaza tarihi olan 15/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'den alınarak davacıya ödenmesine, -Fazlaya ilişkin istemlerin REDDİNE, b-Kabul edilen hasar bedeli ve değer kaybı bedeli üzerinden alınması gereken 9.768,80 TL nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan 3.745,07 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.023,73‬ TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına, c-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.' nin 2/3 ve 13. maddelerine göre takdir ve tayin olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin (davalı ....A.Ş. bu tutarın 43.000,00 TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, ç-Davalılar ....A.Ş. ve.... A.Ş. kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden, kısmen reddedilen maddi tazminat bedeli üzerinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.' nin 2/3 ve 13. maddelerine göre takdir ve tayin olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara ödenmesine, d-Davacı tarafından yapılan 3.568,71 TL başvuru harcı, 265,56 TL tamamlama harcı, 2.400,00 TL bilirkişi ücreti, 427,50 TL tebligat ve yazışma gideri, 2.211,10 TL delil tespiti giderleri (131,20 TL delil tespiti başvurma, peşin ve vekalet suret harcı, 500,00 TL delil tespiti bilirkişi ücreti, 910,00 TL vekalet ücreti, 250,00 TL tespit araç ücreti, 419,90 TL keşif harcı) olmak üzere toplam 8.872,87 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına isabet 6.015,80 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazladan yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, e-Kabul edilen ikame araç bedeli üzerinden hesaplanan 179,90 TL nispi karar ve ilam harcının davalı ...'den alınarak hazineye gelir kaydına, f-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden vekilin hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.' ne göre takdir ve tayin olunan 5.750,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya ödenmesine, g-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun mad.18/A-13 hükmü uyarınca dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve tarafların anlaşamamaları nedeni ile Adalet Bakanlığı Bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL'nin davalı sigorta şirketlerinden alınarak Hazineye gelir kaydına, h-HMK.nun 333.maddesi uyarınca taraflarca yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde yatıran taraflara iadesine” ŞEKLİNDE YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE, 2-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının REDDİNE, 3-İSTİNAF AŞAMASINDA; davacı tarafından karşılanan 1.030,90-TL istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından karşılanan 738,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan istinaf yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 7-Kararın, temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemizce taraflara tebliğine, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde 04/06/2025 tarihli 32920 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 7550 Sayılı Yasanın 20. maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK’ nın Ek-1. maddesinin 2. fıkrası ve HMK’nın 361. ve 362. maddeleri uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde,Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi’ne TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 03/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/1867, K. 2026/1000, T. 03.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1867-e-2026-1000-k-88dd2bc7206d