Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1920 E. 2026/969 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1920
Karar No
2026/969
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1920 KARAR NO : 2026/969

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06/12/2018 (Dava) - 09/06/2023 (Karar) NUMARASI : 2020/44 Esas - 2023/430 Karar DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) BAM KARAR TARİHİ : 21/05/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 21/05/2026

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/06/2023 tarihli 2020/44 Esas ve 2023/430 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...'ın işveren ve davalı ...'e ait iş yerinde çalışmakta iken ...'in sevk ve idaresindeki kamyonun devrilmesi ile meydana gelen kazada vefat etmesi nedeniyle mirasçıları tarafından İzmir 4. İş Mahkemesi'nin 2012/481 Esas sayılı tazminat davasının açıldığını, İzmir 4. İş Mahkemesi'nin 2012/481 Esas sayılı davasında ...'ın eşi ....lehine 75.000,00 TL çocukları ..., ... ve ...lehine 60.000,00' er TL manevi tazminatın, yargılama gideri ve vekalet ücretinin 19/04/2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müteselsilen sorumlu olan davalılardan tahsiline karar verildiğini, söz konusu kararın İzmir 17. İcra Müdürlüğü'nün 2016/15041 Esas sayılı dosyasından infazına girişildiğini, icra dosyasına davacı kurum tarafından 28/12/2016 tarihinde 401.547,58 TL ödeme yapıldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 401.547,58 TL'nin ödeme tarihi olan 28/12/2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; bu davada müteselsilen sorumlulardan birinin zarar gören alacaklıya yaptığı ödemeden dolayı kendi payından fazla yapıldığı iddia edilen ödemenin istendiğini, B.K. 73. maddesi gereği rücu isteminin tazminatın tamamen ödendiği ve birlikte sorumlu kişilerin öğrenildiği tarihten itibaren 2 yılın ve her halde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak 10 yılın geçmesi ile zamanaşımına uğrayacağını, İzmir 4. İş Mahkemesi'nin 2012/481 Esas 2016/418 Karar sayılı kararına ilişkin takip ile ilgili olarak ödemenin yapılacağı konusunda müvekkiline bildirimde bulunulmadığını, BK. 73/2 maddesi uyarınca 2016 yılı kasım ayı itibariyle zamanaşımının işlemeye başladığını ve 06/12/2018 dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolduğunu davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın esası yönünden de müteveffa ...'ın 19/04/2012 tarihinde C umhurbaşkanlığı bisiklet turnuvası hazırlıkları kapsamında ... 2. Bölge Müdürlüğü tarafından görevlendirildiğini ve müvekkiline ait diğer davalı ...'in sevk ve idaresindeki.... plakalı kamyonun yol bakım çalışmaları sırasında Muğla ili istikametinde Köyceyiz istikametine giderken 24+300 KM'ye geldiği sırada aşırı hız nedeniyle keskin virajı alamadığını, yolun sağından, yoldan çıkarak kayalık toprak yığılı alana çarpması sonucunda araç içerisinden çıkamayana ...'ın araçta bulunan boya maddesinin alev alması sonucunda vefat ettiğini, İzmir 4. İş Mahkemesi'nin 2012/481 Esas sayılı davasında ...'ın vefatı nedeniyle yasal mirasçılarına tazminat ödenmesine karar verildiğini, Karayolları Genel Müdürülüğünce müteveffanın mirasçılarına 401.547,58 TL ödeme yapıldığını, müvekkilinin bu olayda sorumluluğunun ve kusurunun bulunmadığını bu nedenle müteselsil sorumluluğa gidilemeyeceğini, müvekkilinin ....Tic.'in sahibi olduğunu, müvekkili ile ... 2. Bölge Müdürlüğü arasında 2008 yılından bu yana farklı zamanları süreli hizmet alımı sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeler kapsamından müvekkili işletmesinin ... 2. Bölge Müdürlüğü sorumluluğundaki yollarda sözleşmelerde ve ihale şartnamesinde belirtilen nitelikteki trafik tesisleri ile işaretlerinin rutin bakım onarım imalat montaj ve demontaj işini üstlendiğini, idare ile yapılan sözleşmeler incelendiğinde müteveffanın ölüm olayının gerçekleştiği 19/04/2012 tarihinde davacı ile Karayolları 2. Bölge Müdürlüğü arasında herhangi bir hizmet alım sözleşmesi bulunmadığını ... ile hizmet alım sözleşmeleri kapsamında müvekkilinin işçisi olarak hizmet alım süreleri müddetince çalıştığını ancak müteveffanın çıkışının 27/03/2012 tarihi itibariyle yapıldığını olay tarihi olan 19/04/2012 tarihi itibariyle müteveffanın müvekkilinin sigortalı işçisi olmadığını, dolayısıyla ... ile vefat tarihi itibariyle herhangi bir işçi işveren ilişkisinin bulunmadığını, davacıya atfedilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, Karayolları 2. Bölge Müdürlüğü'nün yol çizgileri boya işinin acilen yapılması gerektiğinden diğer davalı ... ile müteveffa işçiyi Milas'a boya almak üzere gönderilmesinden dolayı olayın meydana geldiğini, müvekkilinin işçilerin boya alınması ve taşınması konusunda görevlendirilmesinin bulunmadığını, sonuç olarak müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, dava konusu olay nedeniyle ...'in Muğla 2. Ağır ceza Mahkemesi'nin 2012/250 Esas 2013/13 Karar sayılı dosyası ile 5 yıl hapis cezası ile cezalandırıldığını, kazanın ...'in dikkatsiz tedbirsiz bir şeklide araç kullandığının kabul edildiğini, ...'in de kazanın meydana geldiği tarihte müvekkilinin işçisi olmadığını, davacının ödeme tarihinden itibaren faiz talep etmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek; müvekkili yönünden davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle, ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından 28/02/2012 - 2013 yılları arasında 149813712 nolu trafik sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, manevi tazminat talebinin sigorta poliçesi kapsamında olmadığını, bu nedenle müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını ayrıca müvekkili şirket nezdinde kaza tarihinde söz konusu aracın ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçesinde olmadığını, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : Mahkemece, ''...meydana gelen kaza sonucunda İzmir 4. İş Mahkemesi'nin 2012/481 Esas sayılı davasında da davalı konumunda bulunan ...'nün %40 oranında, iş veren ...'in %30 oranında ve ...'in %30 oranında sorumlu olduğu, İzmir 4. İş Mahkemesince hükmedilen ve Karayolları Genel Müdürlüğünce İzmir 17. İcra Dairesine ödenen tazminattan aynı oranda sorumlu oldukları, dolayısıyla Karayolları Genel Müdürlüğünün 02/01/2017 tarihinde icra dosyasına ödediği 401.547,58 TL tazminat için kusurları oranında olmak üzere ...'e %30'a isabet eden 120.464,27 TL'yi ...'e %30'a isabet eden 120.464,27 TL'yi ödeme tarihinde itibaren yasal faizi ile rücu talebinin yerinde olduğu ancak ...nün kendi kusuruna isabet eden 160.619,03 TL rücu talebinin yerinde olmadığı kanaatine varılmakla davalılar ... ve ... aleyhindeki davanın ayrı ayrı kısmen kabulüne, 120.464,27-TL nin 02.01.2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile ...'den alınarak davacıya verilmesine, 120.464,27-TL nin 02.01.2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir. Davalı ... Şirketi olay tarihinde .. plakalı aracın KTK ZMM sigortacısı olup gerek Karayolları Trafik Kanunu ve gerekse poliçe genel şartları itibariyle manevi tazminatın poliçe kapsamında olmadığı, zaten İzmir 4. İş Mahkemesi kararında da sorumluluk atfedilmediği dikkate alınarak kendisine husumet yöneltilemeyeceğinden aleyhindeki davanın reddine karar vermek gerekmiştir...'' gerekçesiyle; ''...Davalı .... Şirketi aleyhine davanın husumet nedeni ile reddine, Davalılar ... ve ... aleyhindeki davanın ayrı ayrı kısmen kabulüne, 120.464,27-TL nin 02.01.2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile ...'den alınarak davacıya verilmesine, 120.464,27-TL nin 02.01.2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine...'' şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili idarenin kusur oranını kabul etmemekle birlikte yeniden yargılama yapılarak söz konusu icra dosyasına ödedikleri 401.547,58 TL'nin ödeme tarihinden yani 28.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı kuruma ödenmek üzere davalılardan tahsiline karar verilmesini istediklerini belirterek İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/44 esas sayılı dosyasında 09/06/2023 tarihinde verdiği 2023/430 sayılı istinaf incelemesi ile kaldırılmasına ve davanın talepleri gibi 401.547,58-TL'nin ödeme tarihinden yani 28.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı kuruma ödenmek üzere davalılardan tahsiline ve 6001 sayılı Kanunun 12. maddesi uyarınca harçtan muaf oldukları da göz önüne alınarak karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dosyada tanıkların tamamı dinlenmeden dosyanın bilirkişiye tevdii edilerek rapor düzenlettirildiğini, bu hususun usul ve yasaya aykırı olduğunu, 26.11.2021 tarihli celsede tanıklar dinlendikten sonra dosyanın bilirkişiye tevdiine karar verilmiş olup tanıkların dinlenmesi tamamlanmadan rapor aldırıldığını 04.03.2022 tarihli celsede tanık dinlendiğini, aldırılan raporun hükme esas alınamayacağını, ayrıca 10.12.2021 tarihli beyan dilekçesi dosyaya sunulu olduğu halde bilirkişilerce dikkate alınmayıp buradaki hususların incelemesinin yapılmadığını, iş mahkemesinde müteveffa yakınlarının açmış olduğu davada aldırılan bilirkişi raporunun tüm yönleri ile bu davada esas alınmasının da mümkün olmadığını, zira o davada ölenin yakınlarının taraflara yükleyebileceği sorumluluk ile artık işbu davada taraflar arasındaki iç ilişki bakımından gündeme geleceğini; birbirlerine karşı hukuki sorumluluğun aynı olmadığını, son celse dinlenen tanık....'nin, davalı müvekkili ...'den talimat almadıklarını, doğrudan davalı karayollarından talimat aldıklarını açıkça beyan ettiğini, davalı müvekkili ...'in, olayla ilgili açılmış olan Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 07.08.2012 tarihli 2012/3154 sayılı soruşturma dosyasında hakkında takipsizlik kararı verildiğini, davalı müvekkili hakkında açılmış bir ceza davası olmadığı gibi kusursuz olduğunun da maddi vakıa olarak olayda somutluk kazandığını, hukuk yargılamasının da ceza dosyasında kesinlik kazanan maddi vakıalar ile bağlı olduğunu, öte yandan Muğla 1.Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 2017/375 E. Sayılı dosyasında görülmüş olan rücuen tazminat davasındaki kararın, Yargıtay 10.Hukuk Dairesi'nin 12.01.2022 tarihli 2021/11024 E. 2022/257 K. sayılı ilamı ile; ... hakkında kusursuz olduğunun tespit edilmiş olması hususunun işbu davada dikkate alınmayarak kendisine kusur hesaplaması yapılmış olması sebebi ile bozulduğunu, kazaya araçta meydana gelen teknik bir arızanın sebebiyet vermediği sabit olduğundan, kaza sonucu ölümün kazanın meydana gelmesi ile değil; araca yüklü malzemelerin yanması sonucu meydana geldiği sabit olduğundan ve illiyet bağı değerlendirmesi yapılacak ise de müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığı açık olduğundan, kaza tarihinde müvekkili ile Karayolları arasında herhangi bir hizmet alım sözleşmesinin bulunmadığı sabit olduğundan, davalı müvekkili ile Karayolları arasında öncesinde akdedilmiş olan sözleşmeye bakıldığında da yine davalı müvekkilinin bu sözleşme kapsamında dava konusu iş ile ilgili yetki ve sorumluluğu bulunmadığı açık olduğundan, kaldı ki müvekkilinin Karayolları şantiyesinden boya yüklü bir kamyonu çıkarma yetkisi ve buna ilişkin işlem ve belgeleri düzenleme yetkisi de bulunmadığı ve bulunmasının da mümkün olmadığı açık olduğundan, dosyada toplanan deliller ve dinlenen tanık beyanlarına göre talimatı doğrudan ...ının vermiş olduğu, aracı yüklettirenin ve çıkış talimatını verenin ... olduğu sabit olduğundan, müvekkili hakkında ceza soruşturmasında aldırılan raporlarda kusursuz bulunduğu anlaşılmak sureti ile verilen takipsizlik kararı söz konusu olduğundan, kusur durumu bakımından kesinleşmiş bir maddi vakıa söz konusu olduğundan, bu anlamda görülmekte olan rücuen tazminat davasında verilen karar da Yargıtay tarafından müvekkilinin ceza soruşturmasında kusursuz olduğunun tespit edilmiş olması sebebi ile bozulduğundan, doktrinde ve Yargıtay kararlarında kabul edildiği üzere alt işverenin işçilerine asıl işverenin bizzat emir ve talimat vermek sureti ile yönetim hakkını kullandığı takdirde alt işverenin müteselsil sorumluluğunun ortadan kalktığını, bu husus bilirkişi raporunda da belirtilmiş olmasına karşın dikkate alınmadığından, bilirkişi raporunda aracın şantiyeden ... bilgisi dışında çıkmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu belirtilmiş ise de, yukarıdaki açık hususlar da dikkate alındığında, müvekkilinin yetkisi ve sorumluluğu kapsamında bulunmayan, ayrıca ödemesini de almadığı, hakkında sözleşme yapmadığı bir işi, (üstelik araca yüklenen malzemeler de işinin kapsamı dışında ve kendi mülkiyetinde olmayan yanıcı malzemeler olup) ... şantiyesinden hiçbir bilgi, belge, yetki olmadan çıkarması hayatın olağan akışına pek fazlaca aykırı olduğu açık olduğundan, ölenin yakınlarının taraflara yükleyebileceği hukuki sorumluluk ile tarafların iç ilişkisinde birbirlerine karşı sorumlulukları aynı hükümlere tabi olamayacağından ve bu kapsamda ölenin yakınlarının açmış oldukları davada aldırılan bilirkişi raporu da işbu davada dikkate alınmayacağından, bunun ötesinde iç ilişki bakımından hukuki belirlemelere de yer verilmesi gerekeceğinden,tüm dosya kapsamı ile 10.12.2021 tarihinde dosyaya sundukları dilekçedeki hususlar ve bu kere açıkça ileri sürdükleri haklı nedenler de dikkate alınarak; yalnızca Karayolları Makina Mühendisi ve sigorta kaynaklı hesaplama uzmanından oluşan bilirkişilerden alınan işbu rapor hüküm kurmaya elverişli olamayacağından, itirazlarını karşılar nitelikte ve heyete alanında uzman üniversitede görevli hukukçu bir bilirkişinin de eklenmek sureti ile bilirkişilerden rapor aldırılmadan verilen usul ve yasaya açıkça aykırı kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak davanın tümden reddine karar verilmesini yargılama gideri vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını, icranın tehirine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, rücuen tazminat davasıdır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup; hüküm davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Kusur oranlarının belirlenmesi, müşterek ve müteselsil borçlular arasındaki iç ilişki bakımından önem taşır. Müşterek müteselsil borçlular borcun tamamından alacaklıya karşı birlikte sorumlu olup alacaklıya borç ödendikten sonra kusur oranına isabet eden meblağdan fazlasını ödeyen borçlu diğer müteselsil borçlu ya da borçlulardan fazla ödediği kısmı rücuen talep edebilir(Yargıtay 17. HD'nin 23.5.2013 tarihli 2013/3223 E., 2013/7600 K. Sayılı kararı). İş bu davaya dayanak İzmir 4. İş Mahkemesi'nin 2012/481 Esas sayılı davasında hükme esas alınan 20.07.2016 tarihli rapor uyarınca ;kazanın meydana gelişinde davalı ....nün %40, davalı işveren ...'in %30, davalı sürücü ...'in %30 kusurlu olduğu belirtilmiş ve bu rapor İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınmış ve İstinaf ve Temyiz incelenmesinden geçerek kesinleşmiştir. Mahkemece, kusura ilişkin hükme esas alınan bilirkişi raporunda; İzmir 4. İş Mahkemesinin kararına dayanak iştirak ettiklerini belirttiği, İzmir 4. İş Mahkemesi'nin 2012/481 Esas sayılı davasında hükme esas alınan 20.07.2016 tarihli raporda;kazanın meydana gelişinde davacı ....nün %40, davalı işveren ...'in %30, davalı sürücü ...'in %30 kusurlu olduğu kabul edildiği, iş bu kaza ile ilgili SGK tarafından kazada vefat eden ....'nun yakınlarına yapılan ödemelerin rücuen tahsili amacıyla açtığı Muğla İş Mahkemesi 2022/86 E., 2023/42 K. sayılı davasında kazaya ilişkin bilirkişi heyetinden aldırılan kusur raporunda da davalı ....'in %30, davalı ....'in %30, davacı ....'nın ise %40 kusurlu olduğu kabul edildiği, mahkemece verilen kararın Yargıtay 10. HD'nin 10.05.2023 tarihli 2023/4758 E., 2023/5089 K. sayılı kararı ile onanıp kesinleştiği, Muğla İş Mahkemesi 2022/86 E. Sayılı dosyasında kabul edilen kusur oranlarının dosya kapsamında tespit edilen kusuru oranları ile uyumlu olduğu, İlk Derece Mahkemesince hukuki nitelendirmenin davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlendiği, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirildiği, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunduğu, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulduğu, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edildiği, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olduğu, somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı, davalı ... . Şirketi tarafından düzenlenmiş ZMMS poliçesinin manevi tazminatı kapsamadığı, davalıların kusur durumları nazara alınarak sorumlu tutulmalarında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/44 Esas - 2023/430 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İSTİNAF AŞAMASINDA; davacı istinafı yönünden; davacı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Davalı ... istinafı yönünden; alınması gerekli 8.228,91 TL istinaf karar harcından peşin alınan toplam 2.057,23 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.171,68 TL istinaf karar harcının anılan davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-Kararın, temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemizce taraflara tebliğine, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde 04/06/2025 tarihli 32920 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 7550 Sayılı Yasanın 20. maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nın Ek-1. maddesinin 2. fıkrası uyarınca ve HMK'nın 361. ve 362. maddeleri uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.21/05/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/1920, K. 2026/969, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1920-e-2026-969-k-3c45f16453e2