İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/773 E. 2026/676 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/773
- Karar No
- 2026/676
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/773 Esas KARAR NO : 2026/676
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/08/2024 KARAR TARİHİ : 24/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :12/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin sabit olan alacağına ilişkin olarak Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, gönderilen ödeme emrinin davalı borçlu şirkete tebliğ edildiğini, davalı borçlu tarafından tamamı ile haksız ve kötü niyetli olarak sadece zaman kazanmak adına borcun tamamına itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, davalı borçlu şirketin icra takibine yapmış olduğu itirazda, müvekkili şirkete borcu bulunmadığını, bu nedenle borcun tamamına itiraz ettiğini beyan etmiş olup, bu itiraz mukabilinde yapmış oldukları arabuluculuk başvurusunda da davalı borçlu şirket ile anlaşma sağlanamadığını, icra takibinin dayanağını teşkil eden faturalar itibari ile müvekkili şirketin edimlerini ifa etmiş olduğunu, ancak davalı borçlu şirketin ödeme edimini ifa etmediği hususunun sabit olduğunu, icra takibi konusu alacaklarının davacı şirket ve davalı borçlu şirket arasında bulunan fatura alacağı itibari ile sabit olup itirazın tamamı ile kötü niyetli olduğunu, davalı borçlu şirketin müvekkilinin alacağını takibe başlanmadan önce ödemediği gibi icra takibine de asılsız beyanlarla itiraz ederek takibin durdurulmasını sağlamış olup, itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalı borçlu şirketin işbu itirazla zaman kazanmak istediğinin açık olduğunu, davacı müvekkili şirketin yasal alacağının tahsili ve icra takibinin devamı için işbu itirazın iptali davasını ikame etme zorunluluğu hasıl olduğunu, davalı borçlu şirketin işbu itirazla zaman kazanmak istediğinin açık olduğunu, davalı borçlu şirketin itirazının hiçbir şekilde kabul edilemeyecek olduğu gibi itirazın kötüniyetli olması sebebiyle, davanın kabulü ile davalı borçlu şirketin aynı zamanda %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ettiklerini iddia ederek; davanın kabulü ile davalı borçlu şirketin icra dosyasına vaki haksız ve kötüniyetli itirazının iptali ile takibin devamına, haksız ve kötüniyetli itiraz nedeni ile davalı borçlu şirketin %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahküm edilmesine, Davutpaşa Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ... vergi numaralı davalı borçlu şirkete ait 2016 ve 2017 yılına ait tüm BA-BS form kayıtlarının celbine, yargılama giderleri ile ücret-i vekâletin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın naylon fatura iş ve işlemleri yapmakta olup, bu konuda daha önce mahkeme ve esasını bilmedikleri bir dosyada ceza aldığını, davacı ile davalı arasında mal alım satımı yapılmamış olup, söz konusu faturaların hepsinin davalı tarafından beyanname dikkate alındığında, beyannameden çıkarıldığını, davalı yanın davacı tarafça düzenlenen bu naylon faturalar nedeniyle vergi dairesine ceza ödemiş olup, buna ilişkin bilgi ve belgelerin de Gelir İdaresi Başkanlığında bulunduğunu, söz konusu ödemelere ilişkin makbuzların müzekkere yazılarak dosyaya celp edilmesi gerektiğini, davacı tarafın kötüniyetli olarak iş bu takibi başlatmış olup, aciz durumunda olduğundan ötürü para tahsili yapmak için, elinde bulunan sahte faturaları işleme koyduğunu, bu uğurda Bakırköy Cumhuriyet Savcılığına ayrıca suç duyurusunda bulunulacağını, davacı tarafça dava konusu faturaların düzenlenme tarihi 2016 yılı olup, ticari teamül gereği davalının borcunun olduğu kabul edilse dahi bu kadar zaman beklemesinin tamamı ile kötüniyetinin göstergesi olduğunu, nitekim TMK md 2 gereği" Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerini getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olduğunu, bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz" denildiğini, davacı tarafça sahte faturalar dayanak yapılarak söz konusu belgelerden kazanç sağlama uğraşına girişildiğini, davacı tarafça faiz başlangıcı hatalı olup, davalı firmanın temerrüde düşmediğini, bu haliyle faize de itirazları bulunduğunu, davacı tarafça gönderildiği belirtilen ürünlerin hiç birinin müvekkili firmaca teslim alınmadığını savunarak; sahte faturalar ile başlatılmış olan takibe ilişkin açılan huzurdaki davanın reddine, haksız başlatılan takip nedeniyle müvekkili lehine %20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vakalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı tarafça fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.
Uyuşmazlığın; taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, davacı tarafça fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği, davalı savunması kapsamında davacı şirket tarafından düzenlenen faturaların naylon fatura olup olmadığı, fatura konusu malların davalı tarafa satışının ve tesliminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Bakırköy ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ilgili ekranından çıkarılarak dosya kapsamına kazandırılmış, incelenmesinde; alacaklı davacı tarafından borçlu davalı aleyhine toplam 500.522,93-TL alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, davalı borçluya yapılan tebligatların iade edildiği, borçlu vekilinin 15/02/2024 tarihli dilekçesi ile icra takibine, takip dayanağı belgeye, yetkiye, faize, borca itiraz ettiği, ayrıca derdestlik ve zamanaşımı itirazlarında bulunduğu, davalı borçlu vekilinin itirazı üzerine aynı tarihte icranın durdurulması kararı verildiği, işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür. İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünden; davalı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Davutpaşa Vergi Dairesi Müdürlüğünden; taraf şirketlerin 2016 ve 2017 yıllarına ait BA/BS formları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Davutpaşa Vergi Dairesi Müdürlüğünden; davacı şirket ile ilgili ve Kurumun taraf olduğu dava dosya bilgileri ile belgeleri celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Bakırköy CBS'ndan; ... soruşturma sayılı dosyasının bir sureti UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Bakırköy .... İcra Müdürlüğünden; ... esas sayılı takip dosyasının bir sureti UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Bakırköy .... İcra Müdürlüğünden; ... ve ... esas sayılı takip dosyaları UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Bakırköy .... İcra Müdürlüğünden; ... esas sayılı takip dosyasının bir sureti UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Bakırköy .... İcra Müdürlüğünden; ... esas sayılı takip dosyasının bir sureti UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyasının bir suretinin UYAP sistemi üzerinden mahkememize gönderilmiş olduğu, incelenmesinde; davacısının ..., borçlusunun ... olduğu, menfi tespit talepli açılan davanın reddi kararının istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas, 2023/1664 Karar sayılı ve 26/10/2023 tarihli ilamı ile; " Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı 07/10/2020 tarihli kararının, HMK m.353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kabulüne; davacının davaya konu Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasındaki takipten dolayı borçlu olmadığının tespitine, Şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine, " temyiz yolu açık olmak üzere karar verildiği, istinaf ilamının davacı vekiline 28/11/2023 tarihinde, davalı tarafa 19/12/2023 tarihinde tebliğ edildiği, istinaf ilamına karşı temyiz kanun yoluna başvurulmaması üzerine hükmün 03/01/2024 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Mahkememiz dosyası, davacının iddiaları, davalı taraf savunması, sunulan ve toplanan deliller, BA/BS formları, dosya kapsamındaki belgeler, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyası, Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ..., Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... ve ... esas sayılı takip dosyaları ile Bakırköy ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına göre TARAFLARIN TİCARİ DEFTERLERİ İNCELENEREK; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, lehlerine delil niteliğinde olup olmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise tarafların ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, defterler arasında fark bulunması halinde farkın sebebi, davacı tarafça fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davalı savunması kapsamında davacı şirket tarafından düzenlenen faturaların naylon fatura olup olmadığı, fatura konusu malların davalı tarafa satışının ve tesliminin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği hususlarında rapor düzenlenmek üzere SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından ... tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş; ... tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; ''...Dava konusunun, davacının, davalı ile olan ticari ilişki dolayısıyla oluşan fatura alacağının tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, davacı şirket vekili tarafından dosyaya sunulan yerinde inceleme talebine ilişkin beyan dilekçesinde “müvekkil şirketin ticari defterleri vergi dairesi tarafından incelemeye alınmış olup, hali hazırda Davutpaşa Vergi Dairesi Müdürlüğünde bulunmaktadır” şeklinde bilgi verilmiş olmakla birlikte, davacı şirkete ait ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapmak üzere Davutpaşa Vergi Dairesine incelemeye gidilmiş olmakla birlikte vergi dairesi bilgisayar kayıtları, dosya ve arşiv tetkikinde davacı şirkete ait fatura, defter veya belgelere ait herhangi bir veri bulunmadığından takip konusu alacak kapsamında inceleme yapılamamış olduğu, davalının 2017 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, 2016 ve 2018 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunup bulunmadığı hususunda değerlendirme yapılamadığı, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı takip konusunun davacının, davalıya düzenlemiş olduğu 4 adet toplamda 240.093,54 TL bedelli faturalardan kaynaklı olduğu ve mezkur faturaların davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosya kapsamında davalı şirket ticari defterleri üzerinde yapılan incelemeler neticesinde; davacı şirket tarafından 4 adet fatura dayanak gösterilerek icra takibi başlatıldığı ancak İcra Müdürlüğü tarafından dosyaya gönderilen evraklar içerisinde takip dayanağı belgeler bulunmadığından hangi faturalara ilişkin icra takibi başlatıldığı ve bu faturaların davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı hususunda tespit yapılamadığı, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosya kapsamında davalı şirket ticari defterleri üzerinde yapılan incelemeler neticesinde; takip konusu alacağın 31.07.2017 tanzim tarihli senetten kaynaklı olduğu, takip konusu senedin davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosya kapsamında davalı şirket ticari defterleri üzerinde yapılan incelemeler neticesinde; takip konusu alacağın 31.07.2017 tanzim tarihli senetten kaynaklı olduğu, takip konusu senedin davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, bu itibarla; dava konusu Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı takip dosyası kapsamında davacının davalıya düzenlemiş olduğu faturaların davalı şirket defterlerinde kayıtlı olduğu, mevcutta da davalı şirketin davacı şirkete talep tutarından daha fazla borcu bulunduğundan, davacının davalıdan 240.093,54 TL alacaklı olduğu, davacının takip tarihinden önce davalıya bir ödeme ihtarı bulunmadığından takip öncesi işlemiş faiz hesabı yapılmayacağı" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur. Mahkememizin .... tarihli celse ... numaralı ara kararı ile davacı ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, davacı vekilinin celsede hazır olduğu ve ihtarın yüzüne karşı yapıldığı, davacı vekilinin ... tarihli dilekçesi ile müvekkiline ait tüm ticari defterlerin Davutpaşa Vergi Dairesi Müdürlüğünde bulunduğunun bildirdiği, Mahkememizin ... tarihli müzekkeresi ile ilgili vergi dairesinden davacı şirkete ait ticari defterlerin akıbetinin sorulduğu, Davutpaşa Vergi Dairesinin 20/01/2026 tarihli cevabi yazısı ile davacı şirkete ait defter ve kayıtların vergi dairesinde bulunmadığının bildirildiği, davacı şirkete ait ticari defterlerin Mahkememiz kalemine sunulmamış olduğu görülmüştür. İstanbul .... Vergi Mahkemesinden; ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... esas sayılı dava dosyalarının bir sureti UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. 04/03/2026 tarihli celse ara kararı ile; Mahkememiz dosyası, Davutpaşa Vergi Dairesinin 13/03/2025 tarihli cevabi yazısı dikkate alınarak davacı şirkete karşı açılan dosyalar tek tek incelenerek icra takibine konu faturaların dava konusu yapılıp yapılmadığı, icra takibine konu faturalar yönünden vergi dairesince ya da davacı tarafça iptal yapılıp yapılmadığı, faturaların naylon fatura olup olmadığı, beyannameden çıkarılıp çıkarılmadıkları, ayrıca taraflarca BA/BS formlarında bildirilip bildirilmediği hususlarında gerekçeli hükme ve denetime elverişli ek rapor düzenlenmek üzere bilirkişiye tevdi edilmiş; bilirkişi tarafından ...tarihli ek rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş; 21/05/2026 tarihli bilirkişi ek raporunun incelenmesinde özetle:"... Sayın Mahkemenin ara kararında atıf yapılan Davutpaşa Vergi Dairesinin 13.03.2025 tarihli cevabi yazısında belirtilen davacı şirket aleyhine açılmış vergi davası niteliğindeki dosyalardan, ....... tarih ve ... sayılı Vergi Tekniği Raporu ile 2016 ve 2017 yıllarına ilişkin İstanbul .... Vergi Mahkemesinin 31.03.2021 tarihli iki ayrı kararı (2016 yılı kurumlar vergisi davası için davanın kısmen kabulü/kısmen reddi ve 2017 yılı kurumlar vergisi davası için davanın reddi) çerçevesinde yapılan inceleme neticesinde; dava konusu Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına dayanak dört adet faturanın (..., ..., ... ve ...) anılan vergi davalarına belge numarası bazında doğrudan dava konusu yapılmadığı; ancak söz konusu faturaların düzenlendiği 2016 vergilendirme dönemini kapsayan komisyon geliri esaslı re'sen kurumlar vergisi ve katma değer vergisi tarhiyatlarına ve bu tarhiyatların açtığı vergi davalarına dolaylı biçimde konu olduğu, söz konusu dört adet faturanın vergi dairesi tarafından biçimsel olarak iptal edildiğine ilişkin bir iptal yazısı veya davacı tarafça iptal edildiğine ilişkin bir iade işlem belgesinin dosya kapsamında tespit edilemediği; ancak 24.12.2019 tarih ve ... sayılı Vergi Tekniği Raporu ile ..., ... ve ... sayılı vergi inceleme raporlarının söz konusu faturaları biçimsel olarak iptal etmemekle birlikte komisyon geliri esaslı re'sen tarhiyata dayanak yaptığı; İstanbul .... Vergi Mahkemesinin 31.03.2021 tarihli iki kararı ile bu tarhiyatların 3 kat vergi ziyaı cezalı kısımları yönünden tarhiyatın hukuka uygun bulunduğu, faturaların naylon fatura niteliğinde olup olmadığı hususunun 213 sayılı VUK çerçevesinde vergi idaresinin ve aynı Kanunun 359. maddesi uyarınca adli mercilerin yetki alanına girdiği; 6100 sayılı HMK'nın 266. maddesi uyarınca sahtelik niteliğine ilişkin hukuki nitelendirme yetkisinin münhasıran Sayın Mahkemeye ait olduğundan sahtelik yönünde bağlayıcı bir tespit yapılmadığı; dosya kapsamında objektif olarak belirlenebilen verilerin (i) 24.12.2019 tarih ve ... sayılı Vergi Tekniği Raporunun 9. sonuç bölümünde davacı şirketin 2016, 2017 ve 2018 yıllarında yurtiçine düzenlediği faturaların tamamının gerçek bir mal veya hizmet alımına dayanmayan sahte belgeler olduğu sonucuna varılması, (ii) bu Vergi Tekniği Raporuna dayanılarak düzenlenen ..., ... ve ... sayılı vergi inceleme raporları çerçevesinde komisyon geliri esaslı re'sen tarhiyat yapılması, (iii) İstanbul .... Vergi Mahkemesinin 31.03.2021 tarihli iki kararı ile davacı şirketin ilgili dönemlerde gerçek bir ticari faaliyetinin olmadığı ve yurt içine düzenlenen faturaların komisyon karşılığı düzenlenen faturalar olduğu yönünde değerlendirme yapılarak 3 kat vergi ziyaı cezalı tarhiyatın hukuka uygun bulunması, (iv) dava konusu dört adet faturanın davalı şirketin 2016 yılı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, (v) 2016 ve 2017 dönemleri BA/BS formlarında taraflar arasında karşılıklı bildirim niteliğindeki ticari ilişki kayıtlarının bulunduğu, (vi) Davutpaşa Vergi Dairesi Müdürlüğünün 20.01.2026 tarih ... sayılı yazısı ile davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarının dairede bulunmadığının teyit edildiği şeklinde yukarıdaki nihai değerlendirmede bulunulduğu, davalı şirket ....'ne (Davutpaşa Vergi Dairesi, vergi kimlik no: ...) ait olarak dosyaya intikal eden 2016/09 (Eylül) vergilendirme dönemine ait 31.03.2021 onay tarihli ve 2016/12 (Aralık) vergilendirme dönemine ait yine 31.03.2021 onay tarihli iki adet Katma Değer Vergisi düzeltme beyannamesinin “Düzeltme Nedeni” bölümünde “... Metal Dış Ticaret Ltd. Şti. Davutpaşa VD ... vergi nolu firmasının mal alışları çıkartılmıştır” ifadesinin açıkça yer aldığı; söz konusu iki düzeltme beyannamesi ile davalı şirketin davacı şirket mal alışlarını kendi KDV beyanlarından geriye dönük olarak çıkardığı; bu düzeltme tasarrufunun kapsadığı 2016/09 ve 2016/12 vergilendirme dönemlerinin, dava konusu dört adet faturanın düzenlenme dönemleri ile tam olarak örtüştüğü (dava konusu dört faturadan üçü 2016/09 döneminde, dördüncüsü ise 2016/12 döneminde düzenlenmiş bulunmaktadır); düzeltme beyannamelerinin onay tarihi olan 31.03.2021'in davacı şirkete tarh edilen vergilere ilişkin İstanbul .... Vergi Mahkemesi kararlarının tarihi ile aynı gün olduğu; söz konusu düzeltme beyannamelerinin verilmesi tek başına vergi dairesi tarafından biçimsel iptal kararı niteliği taşımamakla birlikte, davalı şirketin dava konusu faturalara konu mal alışlarını başlangıçta orijinal beyannamelerine dâhil ettiğini ve sonradan tek taraflı bir vergisel beyan tasarrufu ile bu kayıtları geri çıkardığını belge düzeyinde gösterdiği; bu düzeltme tasarrufunun ticari ilişkinin gerçekliği, mal tesliminin alınmış olup olmadığı ve davalı defterlerindeki kaydın 6102 sayılı TTK'nın 83 üncü maddesi ile 6100 sayılı HMK'nın 222 nci Maddesi çerçevesinde lehe/aleyhe delil niteliği üzerindeki hukuki etkisinin münhasıran 6100 sayılı HMK'nın 266 ncı maddesi çerçevesinde Sayın Mahkemenin hukuki takdirinde bulunduğu, davalı şirketin 2016 dönemi BA formunda Tablo 2 (Cari) ile Tablo 3 (Arşiv) bölümleri arasında belirgin belge sayısı ve tutar farkı bulunmasının (Cari: 6 belge / 150.936,00 TL — Arşiv: 30 belge / 287.147,00 TL, fark yaklaşık 24 belge ve 136.211,00 TL), davalı şirketin 2016 dönemi BA bildiriminde sonradan değişiklik/düzeltme yapıldığı yönünde dolaylı bir bulgu oluşturduğu; davacı şirketin 2016 dönemi BS formunda da benzer şekilde Cari (13 belge / 167.138,00 TL) ile Arşiv (23 belge / 270.945,00 TL) verileri arasında fark bulunduğu; ancak bu farkların münhasıran dava konusu dört adet faturadan kaynaklandığına dair belge bazlı birebir eşlemenin dosya kapsamı itibariyle yapılamadığı, taraflara ait 2016 ve 2017 dönemleri BA/BS formlarında her iki yönde karşılıklı ticari işlem bildirimleri bulunduğu; bu çerçevede davacı şirketin Harinoks'a satış bildirimi (2016 Cari: 13 belge / 167.138,00 TL — Arşiv: 23 belge / 270.945,00 TL; 2017: 6 belge / 274.393,00 TL), davalı şirketin ...'den alış bildirimi (2016 Cari: 6 belge / 150.936,00 TL — Arşiv: 30 belge / 287.147,00 TL; 2017: 5 belge / 269.550,00 TL) ile ters yönde davalı şirketin ...'e satış bildirimi (2016 Cari: 3 belge / 29.822,00 TL — Arşiv: 16 belge / 48.403,00 TL; 2017: 1 belge / 73.857,00 TL) ve davacı şirketin Harinoks'tan alış bildiriminin (2016 Cari: 3 belge / 29.822,00 TL — Arşiv: 16 belge / 48.403,00 TL; 2017: 1 belge / 73.857,00 TL) tespit edildiği, davacı vekilinin takip öncesi işlemiş faiz yönünden ileri sürdüğü itiraza ilişkin olarak, atıf yapılan Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına ait takip talebi ile 11.03.2019 tarihli ödeme emri üzerinde yapılan inceleme neticesinde anılan takibin dava konusu dört adet 2016 yılı fatura (toplam 240.093,54 TL) için açıldığının teyit edildiği; ancak söz konusu ödeme emrinin davalı ....'ne tebliğ edildiği tarihi gösteren tebliğ mazbatasının dosya kapsamında bulunmadığı; bu çerçevede Sayın Mahkemece ödeme emrinin tebliğ mazbatasının veya ilgili tebligat kayıtlarının celbi ve ödeme emrinin davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edildiğinin tespiti halinde, ödeme emrinin tebliğ tarihi temerrüt tarihi kabul edilerek o tarihten dava konusu takip tarihi olan 18.01.2024'e kadar olan dönem itibariyle takip öncesi işlemiş faiz hesabının yapılmasının mümkün olduğu; aksi halde kök raporda yer alan “davacının takip tarihinden önce davalıya bir ödeme ihtarı bulunmadığından takip öncesi işlemiş faiz hesabı yapılamayacağı” yönündeki tespitin geçerliliğini koruyacağı; 11.03.2019 tarihinde Bakırköy .... İcra Müdürlüğünden aynı dört adet fatura için başlatılmış olan icra takibinin başlı başına ödeme ihtarı niteliği taşıyıp taşımadığı hususunun HMK 266. madde çerçevesinde Sayın Mahkemenin hukuki takdirinde olduğu, davalı vekilinin ticari defter delil niteliği, sözleşme/sevk irsaliyesi/teslim belgesi bulunmaması, davacı defterlerinin incelenememesinin defter sahibi aleyhine sonuç doğurması gerektiği ve tek yıllık inceleme yetersizliği yönündeki diğer itirazlarının hukuki nitelendirme alanına ait olup HMK 266. Madde çerçevesinde takdirinin münhasıran Sayın Mahkemeye ait bulunduğu; bu ek rapor kapsamında 2016 ve 2017 dönemleri BA/BS formları üzerinden yapılan inceleme ile taraflar arasındaki karşılıklı ticari ilişki bildirimlerinin yukarıda 5.6 numaralı başlık altında sunulan tabloda ortaya konulduğu, bu çerçevede kök raporda yer alan “dava konusu Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası kapsamında davacının davalıya düzenlemiş olduğu faturaların davalı şirket defterlerinde kayıtlı olduğu, mevcutta da davalı şirketin davacı şirkete talep tutarından daha fazla borcu bulunduğundan davacının davalıdan 240.093,54 TL alacaklı olduğu” yönündeki tespitin, münhasıran davalı şirket ticari defterleri üzerinde yapılan teknik-muhasebe incelemesi sonucunda dava konusu dört adet faturanın davalı defterlerine kaydedilmiş bulunduğu objektif tespiti yönünden geçerliliğini koruduğu; ancak bu kez dosya kapsamına intikal eden 24.12.2019 tarih ve ... sayılı Vergi Tekniği Raporu ile İstanbul .... Vergi Mahkemesinin .... tarihli iki kararı çerçevesinde davacı şirketin 2016 ve 2017 yıllarında yurtiçine düzenlediği faturaların vergi idaresi ve vergi yargısı nezdinde gerçek mal teslimine dayanmayan sahte/komisyon karşılığı düzenlenmiş belgeler olarak nitelendirilmiş bulunması karşısında; davalı defterindeki kaydın davacının davalıdan gerçek bir mal teslimine dayanan alacaklı sıfatını oluşturup oluşturmadığı, ticari defter delili ile vergi tekniği raporu ve vergi mahkemesi kararı tespitleri arasındaki tearuzun nihai çözümü, dava konusu faturaların asıl/sahih bir mal teslimi belgesi mi yoksa sahte belge mi olduğu yönündeki nihai nitelendirme ile yukarıda ... numaralı başlık altında detayları sunulan davalı şirkete ait 2016/09 ve 2016/12 dönemleri KDV düzeltme beyannamelerinin, BA/BS bildirim farklarının ve davacı defterlerinin incelenememesinin sonuçlarının takdiri başta olmak üzere hukuki nitelendirme konularındaki nihai değerlendirmenin 6100 sayılı HMK'nın 266. Maddesi çerçevesinde münhasıran Sayın Mahkemeye ait bulunduğu" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçe sunulmuştur.
Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, Bakırköy ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası, takip dosyaları, Davutpaşa Vergi Dairesi kayıtları, Vergi İnceleme Raporları, İstanbul .... Vergi Mahkemesinin ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... esas sayılı dava dosyaları, bilirkişi kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından faturadan kaynaklı alacaklı olduğu iddia edilerek davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı, delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, davacı tarafça ihtara rağmen ticari defter ve kayıtların Mahkemeye sunulmadığı ve yerinin de bildirilmediği, bilirkişi kök ve ek raporlarına göre; davalının 2017 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, 2016 ve 2018 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunup bulunmadığı hususunda değerlendirme yapılamadığı, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı takip konusunun davacının, davalıya düzenlemiş olduğu 4 adet toplamda 240.093,54 TL bedelli faturalardan kaynaklı olduğu ve mezkur faturaların davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, 24.12.2019 tarih ve ... sayılı Vergi Tekniği Raporu ile 2016 ve 2017 yıllarına ilişkin İstanbul .... Vergi Mahkemesinin 31.03.2021 tarihli iki ayrı kararı (2016 yılı kurumlar vergisi davası için davanın kısmen kabulü/kısmen reddi ve 2017 yılı kurumlar vergisi davası için davanın reddi) çerçevesinde yapılan inceleme neticesinde; dava konusu Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına dayanak dört adet faturanın (..., ..., ... ve ...) anılan vergi davalarına belge numarası bazında doğrudan dava konusu yapılmadığı; ancak söz konusu faturaların düzenlendiği 2016 vergilendirme dönemini kapsayan komisyon geliri esaslı re'sen kurumlar vergisi ve katma değer vergisi tarhiyatlarına ve bu tarhiyatların açtığı vergi davalarına dolaylı biçimde konu olduğu, söz konusu dört adet faturanın vergi dairesi tarafından biçimsel olarak iptal edildiğine ilişkin bir iptal yazısı veya davacı tarafça iptal edildiğine ilişkin bir iade işlem belgesinin dosya kapsamında tespit edilemediği; ancak 24.12.2019 tarih ve ... sayılı Vergi Tekniği Raporu ile ..., ... ve ... sayılı vergi inceleme raporlarının söz konusu faturaları biçimsel olarak iptal etmemekle birlikte komisyon geliri esaslı re'sen tarhiyata dayanak yaptığı; İstanbul .... Vergi Mahkemesinin 31.03.2021 tarihli iki kararı ile bu tarhiyatların 3 kat vergi ziyaı cezalı kısımları yönünden tarhiyatın hukuka uygun bulunduğu, 24.12.2019 tarih ve ... sayılı Vergi Tekniği Raporunun 9. sonuç bölümünde davacı şirketin 2016, 2017 ve 2018 yıllarında yurtiçine düzenlediği faturaların tamamının gerçek bir mal veya hizmet alımına dayanmayan sahte belgeler olduğu sonucuna varılması, (ii) bu Vergi Tekniği Raporuna dayanılarak düzenlenen ..., ... ve ... sayılı vergi inceleme raporları çerçevesinde komisyon geliri esaslı re'sen tarhiyat yapılması, (iii) İstanbul .... Vergi Mahkemesinin ... tarihli iki kararı ile davacı şirketin ilgili dönemlerde gerçek bir ticari faaliyetinin olmadığı ve yurt içine düzenlenen faturaların komisyon karşılığı düzenlenen faturalar olduğu yönünde değerlendirme yapılarak 3 kat vergi ziyaı cezalı tarhiyatın hukuka uygun bulunması, davalı şirket ....'ne (Davutpaşa Vergi Dairesi, vergi kimlik no: ...) ait olarak dosyaya intikal eden 2016/09 (Eylül) vergilendirme dönemine ait 31.03.2021 onay tarihli ve 2016/12 (Aralık) vergilendirme dönemine ait yine 31.03.2021 onay tarihli iki adet Katma Değer Vergisi düzeltme beyannamesinin “Düzeltme Nedeni” bölümünde “... Metal Dış Ticaret Ltd. Şti. Davutpaşa VD ... vergi nolu firmasının mal alışları çıkartılmıştır” ifadesinin açıkça yer aldığı; söz konusu iki düzeltme beyannamesi ile davalı şirketin davacı şirket mal alışlarını kendi KDV beyanlarından geriye dönük olarak çıkardığı; bu düzeltme tasarrufunun kapsadığı 2016/09 ve 2016/12 vergilendirme dönemlerinin, dava konusu dört adet faturanın düzenlenme dönemleri ile tam olarak örtüştüğü (dava konusu dört faturadan üçü 2016/09 döneminde, dördüncüsü ise 2016/12 döneminde düzenlenmiş bulunmaktadır); düzeltme beyannamelerinin onay tarihi olan 31.03.2021'in davacı şirkete tarh edilen vergilere ilişkin İstanbul .... Vergi Mahkemesi kararlarının tarihi ile aynı gün olduğu hususlarının tespit edildiği, takip ve dava konusu olan alacağa dayanak faturaların 2016 yılında düzenlenmiş olduğu, davacı tarafça daha önce de icra takibine konu edildiği, davacı hakkında tanzim edilen 24.12.2019 tarih ve ... sayılı vergi tekniği raporunda özetle davacı mükellefin 2016 ila 2018 yıllarında yurtiçine düzenlenen faturalarının tamamının herhangi gerçek bir mal veya hizmet alımına dayanmayan sahte belgeler olduğu sonucuna varıldığı ve davacı şirkete komisyon geliri esaslı re'sen tarhiyat yapılarak 3 kat vergi ziyaı cezası uygulandığı, İstanbul .... Vergi Mahkemesinin ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile davacı tarafından açılan davada "...Yukarıda yer verilen rapor ve eki belgelerden, davacı şirketin yapmış olduğu satış tutarları ile tespit edilen kapasitesinin ticari icaplara uygun olmaması, tanzim ettiği faturalar içeriği mal/hizmet teslimlerini sağlayacak anlamda sermaye yapısı, iş gücü, araç gereç veya deposunun bulunmaması, mal alışı yapılan firmaların büyük çoğunluğu hakkında sahte fatura düzenleme nedeniyle vergi tekniği raporlarının bulunması, çek ve banka yoluyla yapılan para transferlerinin fiktif olması gibi hususlar ile vergi tekniği raporunda yer alan diğer hususlar hep birlikte dikkate alındığında, davacı şirketin ilgili dönemlerde gerçek bir ticari faaliyetinin olmadığı, yurt içine düzenlenen faturaların komisyon karşılığı düzenlenen faturalar olduğu anlaşıldığından bahse konu faturalar nedeniyle elde edildiği tespit edilen komisyon geliri üzerinden resen tarh edilen 3 kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır." şeklindeki gerekçeyle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği, dosyanın Danıştay aşamasında davacı şirketin 7440 Sayılı Kanundan yararlanarak temyiz yolundan ve davadan feragat ettiği anlaşılmakla; davacı şirket tarafından takip ve dava konusu edilen faturaların 24.12.2019 tarih ve ... sayılı vergi tekniği raporu ve Vergi Mahkemesi kararı ile de sabit olduğu üzere herhangi gerçek bir mal veya hizmet alımına dayanmayan sahte belgeler olduğu, davacının bu faturalar nedeniyle alacaklı sayılamayacağı sonuç ve vicdani kanaatine varılmış ve dava tarihinden önce Vergi İnceleme Raporu ve İstanbul .... Vergi Mahkemesi kararları kesinleşmiş olduğundan davacının gerçek bir mal/hizmet alım satımına dayanmayan faturalara dayalı alacak talebinde bulunması kötü niyet olarak değerlendirilerek davanın reddine, dava değeri olan 240.093,54-TL'nin %20'si olan 48.018,71-TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; Davanın REDDİNE, Dava değeri olan 240.093,54-TL'nin %20'si olan 48.018,71-TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL harçtan peşin alınan 1.597,59-TL harcın mahsubu ile bakiye 865,59-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep edildiğinde davacıya İADESİNE, Arabuluculuk aşamasında Devlet Hazinesinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Taraflarca yatırılan gider avansının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve karar kesinleştikten sonra kullanılmayan kısmının yatıran ilgili tarafa resen iadesine, HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin huzurda davalı vekilinin e duruşma sistemi ile yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/06/2026 Katip ... ¸¸
Hakim ... ¸¸