İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/803 E. 2026/481 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/803
- Karar No
- 2026/481
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/803 Esas KARAR NO : 2026/481
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/12/2024 KARAR TARİHİ : 09/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, davalı şirketin ... sınırları içerisinde kurulu bulunan kendisinin ve hissedarı olduğu tüm iştiraklarının tüm teşvikler konusunda incelemek, raporlamak ve yapılan incelemeler neticesinde işverenin güncel ve varsa geçmişe yönelik prim teşviklerinden hangilerinden yararlandırabileceği hususunda bilgilendirmek, geçmişe yönelik teşviklerin alınabilmesi için tüm çalışmaları yürütmek, mevzuata uygun bir şekilde dilekçe ve eklerini hazırlamak, geciktirmeden yasal süresinde Sosyal Güvenlik Kurumu’na kağıt ya da elektronik ortamda verip sonuçlandırmak amacı ile 31.12.2021 tarihinde sözleşme imzaladıklarını, ancak davalı firmanın hizmet almasına rağmen kesilen faturaları ödemediğini, müvekkili şirket müşterisi olan firmaya mail ve mesaj atarak birden fazla kez ücret isteme talebine rağmen halen daha ödeme yapılmamış olması sebebi ile en sonunda 28.12.2023 tarihinde ... 12. İcra Dairesi - ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi ikame ettiğini, işbu takibe davalı firma tarafından itiraz edildiğini, müvekkili ile davalı firma arasında akdedilen sözleşme kapsamında alınacak hizmet ve ödenecek bedeli net olup davalı firma ile gerçekleştirilen mail silsileleri incelendiğinde aralıksız olarak müvekkili firmadan hizmet alındığı ancak ödeme talep edildiğinde ödeme yapılmadığı ve tanzim edilmiş olan faturalara da itiraz edilmediğinin ortada olduğunu, davalı firmanın ödeme tarihini uzatmak gayesi ile itiraz ettiği aşikar olduğunu belirterek tüm bu sebeplerle huzurdaki davaya konu itirazın iptaline, haksız yere itiraz eden davalıya %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yan tarafından yapılan takip ve dava dilekçesine ilişkin belgeler incelendiğinde, farklı tarihlerde düzenlenen "Sgk Teşvik Danışmanlık Hizmet Bedeli" açıklaması yer verilen faturalar dayanak gösterilerek toplamda 245.458,44-TL tutarında alacak talebinde bulunduğunu, taleplerin haksız ve mesnetsiz olmasının yanında ayrıca oldukça fahiş olduğunu, müvekkil şirketin, davacıdan hizmet almasına rağmen kesilen faturaları ödemediği ve kesilen faturalardan müvekkili şirketin sorumlu olduğunun beyan edildiğini, bu hususta davacı yanın, öncelikle taraflar arasındaki sözleşmenin varlığını, varsa vermiş olduğu hizmetleri, şayet bir hizmet verildiyse bu hizmet gereği alacağa hak kazanıldığını (ki müvekkil tarafından ödenmesi lazım gelen bir tutar mevzu değildir), müvekkili şirketin iddia olunan alacaktan sorumlu olduğunu ispat etmekle yükümlü olduğunu, sözleşmeye yönelik hiçbir belgenin bulunmadığını, bu anlamda davacı yanın haksız alacak iddiasının anlaşılamaz ve kabul edilemez nitelikte olduğunu belirterek, tek taraflı alacak iddiası ile müvekkili şirket hakkında icra takibine geçen davacı yanın kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67/1. maddesi uyarınca iptali ile İİK 67/2.maddesi uyarınca icra inkar tazminatı, davalı yönünden ise davacı aleyhine kötü niyet tazminatı, istemlerine ilişkindir. Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, .... 12. İcra Dairesinin ...E. Sayılı dosyası, Teşvik Sözleşmesi, ödeme belgeleri, ödeme taleplerine ilişkin mail ve masaj yazışmaları, BA-BS Formları, ticari defter kayıtları, ticaret sicil kayıtları ve bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir. Tensip tutanağının 10. maddesi ile davacı vekiline tanık isimlerini ve adreslerini bildirmek üzere 2 haftalık kesin süre verildiği tensip zaptının davacı vekiline tebliği suretyile usulüne uygun ihtarat yapıldığı ancak verilen kesin süre içerisinde tanık listesi sunulmadığı, kesin süre verilmesi halinde HMK'nın 94/3. maddesi uyarınca kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkacağından kesin süre ara kararından sarfı nazar edilemeyeceği ve ihtaratın infazının gerektiği anlaşılmakla davacı tarafın tanık dinletme talebinden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir. Tensip tutanağının 10. maddesi ile davalı tarafa tanık isimlerini ve adreslerini bildirmek üzere 2 haftalık kesin süre verildiği tensip zaptının tebliği suretyile usulüne uygun ihtarat yapıldığı ancak verilen kesin süre içerisinde tanık listesi sunulmadığı, kesin süre verilmesi halinde HMK'nın 94/3. maddesi uyarınca kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkacağından kesin süre ara kararından sarfı nazar edilemeyeceği ve ihtaratın infazının gerektiği anlaşılmakla davalı tarafın tanık dinletme talebinden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir. Tensip tutanağının 9. maddesi ile davacı vekiline taraflar arasında akdedilen Teşvik Sözleşmesi, verilen hizmet ve ödemelere ilişkin belgeler ile verilen hizmetlere, ödeme taleplerine ilişkin mail silsileleri ve mesajları flash bellekte sunmak üzere 1 aylık kesin süre verildiği tensip zaptının davacı vekiline tebliği suretyile usulüne uygun ihtarat yapıldığı ancak verilen kesin süre içerisinde mezkur delillerin sunulmadığı, kesin süre verilmesi halinde HMK'nın 94/3. maddesi uyarınca kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkacağından kesin süre ara kararından sarfı nazar edilemeyeceği ve ihtaratın infazının gerektiği anlaşılmakla davacı tarafın taraflar arasında akdedilen Teşvik Sözleşmesi, verilen hizmet ve ödemelere ilişkin belgeler ile verilen hizmetlere, ödeme taleplerine ilişkin mail silsilelerine ve mesajlara ilişkin delillere dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir. HMK'nın 266/1. maddesi gereği dosyanın mali müşavir bir bilirkişiye tevdi ile ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerini olup olmadığı usulüne uygun tutulup tutulmadığı, tarafların iddia ve savunmaları kapsamında, dosyadaki sözleşmeler, tarafların ticari defterleri ile dosyaya celbedilen belgeler incelenerek; taraflar arasındaki ticari ilişkinin tetkiki, ilgili firmalar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, taraflar arasında düzenlendiği iddia edilen faturalar sebebiyle davacının davalı taraftan alacağı bulunup bulunmadığı, alacağı var ise alacak miktarının ferileriyle birlikte takip talebi ve dava dilekçesi ile bağlı kalınarak asıl alacak ve işlemiş faizleri ile birlikte net bir şekilde belirlenmesi hususlarında hazırlanan 30/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı ...Şirketi ( ...Şirketi tarafından ticari defter ve belgelerin incelemeye sunulmadığı, ticari defterlerin bulunduğu yer ve ilgili kişi bilgilerinin bildirilmediği, davalı... Aş tarafından incelemeye sunulan 2021-2022-2023 yıllarına ait ticari defterlerin TTK ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, davacı yan ticari defterlerini incelemeye sunmadığı için dava konusu faturaların ticari defterlerinde bulunup bulunmadığının tespit edilemediği, davalı yanın ticari defterlerinde dava konusu faturaların bulunmadığı, dava dosyasında bulunan davacı ve davalıya ait karşılaştırmalı Alış-Satış Analiz formlarında 2021 yılında her iki tarafın Alış- Satış Analiz formunda bulunan 3 faturaya göre KDV'siz 4.898,82-TL, KDV'li 5.780,61-TL olduğu, 2022 yılında her iki tarafın Alış-Satış Analiz formunda bulunan iki adet faturaya göre KDV'siz 91.647,68-TL, KDV'li 108.144,25-TL olduğu, 2023 yılında her iki tarafın Alış-Satış Analiz formunda bulunan 7 adet faturay göre KDV'siz 85.970,82-TL KDV'li 101.932,58-TL olduğu, 2021-2022-2023 yıllarında düzenlenmiş olan 11 adet faturaların kdv dahil toplamının 215.857,44 TL olduğu, davacının İcra takibinde 215.857,44 TL (Toplam fatura alacağı) 29.601,00 TL Faiz Alacağı, 244,458,44 TL Toplam Alacak tutarı talebinde bulundukları, dava dosyasında bulunan 25.02.2021 tarihli SGK Prim Teşvikleri Danışmanlık Hizmet Sözleşmesinin 31.12.2021 tarihinden sonra devam edip etmediğinin tespit edilemediği bildirilmiştir. Dosyanın kök raporu hazırlayan bilirkişiye tevdii ile taraf vekillerinin beyan ve itirazları değerlendirilerek hazırlanan 25/03/2026 tarihli ek raporda; davacı tarafın ticari defterlerinin incelemeye ibraz edilmemesi nedeniyle dava konusu faturaların davacı kayıtlarında yer alıp almadığının tespit edilemediği, ayrıca hizmetin ifasına ilişkin mail yazışmaları ve sair belgelerin dosyaya incelemeye elverişli şekilde sunulmadığı, dosyada mevcut karşılaştırmalı alış-satış analizlerinde dava konusu faturaların yer aldığı görülmekle birlikte, söz konusu kayıtların vergi idaresine yapılan bildirim ve eşleşmeleri gösterir nitelikte olduğu, tek başına hizmetin fiilen verildiğini ispatlamadığı, bu kapsamda hizmetin ifa edilip edilmediği hususundaki nihai takdirin Mahkemeye ait olduğu, davalı taraf yönünden yapılan incelemede ise; davalı şirketin 2021, 2022 ve 2023 yıllarına ait ticari defterlerinin usulüne uygun şekilde tutulduğu, dava konusu 11 adet faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı ve davalı vekili tarafından sunulan BA formlarında da söz konusu faturalara ilişkin herhangi bir bildirim kaydına rastlanmadığı, 13.02.2026 tarihinde Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından gönderilen davacıya ait 2021, 2022 ve 2023 yıllarına ait karşılaştırmalı alış-satış analizlerinin, kök raporun düzenlenmesi aşamasında 13.05.2026 tarihinde incelenmiş olan davacıya karşılaştırmalı alış-satış analizleri ile aynı mahiyette olduğu, bu itibarla; tarafların itirazlarının, kök raporda yapılan tespit ve değerlendirmeleri değiştirecek nitelikte yeni bir husus içermediği kanaatine varıldığı bildirilmiştir. İtiraz iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 maddesinde: "(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4945/15 md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren 1 sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığı ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik: 9/11/1988 - 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.(2) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/11 md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır" düzenlemesine yer verilmiştir. Borçlunun itirazı üzerine takibin durması ile birlikte alacaklı açtığı itirazın iptali davasında takip talebinde talep ettiği alacağının bulunduğunu ispat külfeti bizzat kendisindedir. Ancak davalı borçlunun İcra Dairesinde vermiş olduğu itiraz dilekçesinin içeriği ya da cevap dilekçesinin içeriğine göre ispat külfeti yer değiştirebilecektir. İtirazın iptali davası icra takibinin uzantısıdır ve iki dosya bir birlik oluşturmaktadır. "Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının senetlerin ödenmiş senetler olduğunu iddia ederek ödemeye ilişkin belgeler ibraz etmiş ise de, ödemenin kanıtı olarak sunulan belgelere göre ödemenin ... adlı şahsa yapıldığı ve bu şahsın (dosyadaki bilgilere göre) davacı şirket ile ilgisinin bulunmadığının anlaşıldığı, davalının senet bedellerini ödediğini ispat edemediği, 19.10.2015 tarihli bilirkişi raporunun denetime elverişli içeriği itibariyle doğru olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının .... 7. İcra Müdürlüğü’nün ...sayılı icra takibine yaptığı itirazın 3.600 TL ana para ve 5.356,27 TL işlemiş faiz yönünden iptaline, takibin takip tarihi itibariyle bu miktar üzerinden devamına, inkar tazminatının şartları bulunmadığından reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Davacının temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede alacak belgeye dayanıp likit ve belirlenebilir mahiyette olup, İİK’nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına inkar tazminatına karar verilmesi gerekirken bu isteğin reddine karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 24/11/2016 tarih, ... Esas ...Karar sayılı ilamı)" İcra inkar tazminatının düzenlenmesinin amacının, borçlunun ödeme emri üzerine icrada borcunu inkar etmesini önlemektir. Yüzde yirmilik oran en az tazminat miktarını ifade etmektedir. Mahkemece daha fazla tazminata da hükmedilebilir. İcra inkar tazminatı asıl alacak üzerinden hesaplanır ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi de şartlara bağlanmıştır. İcra inkar tazminatının şartları ise şunlardır: 1-Geçerli bir icra takibi bulunmalıdır. 2-Borçlu geçerli bir itirazda bulunmuş olmalıdır. 3-Süresi içerisinde açılmış olan bir itirazın iptali davası bulunmalıdır. 4-Alacaklı icra inkar tazminatını talep etmiş olmalıdır. 5-Borçlunun itirazının haksız olduğu kararı verilmelidir. 6-İtirazın iptali davasında alacak likit olmalıdır. İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının kötü niyeti aranmaz. Sadece itiraz etmiş olması yeterlidir. Yukarıda yer verilen ilkeler ve bilgiler ışığında dava dilekçesi, cevap dilekçesi, yazı cevapları, tarafların bildirdiği belgeler, ... 12. İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyası, Teşvik Sözleşmesi, ödeme belgeleri, ödeme taleplerine ilişkin mail ve masaj yazışmaları, BA-BS Formları, ticari defter kayıtları, ticaret sicil kayıtları, 30/09/2025 tarihli bilirkişi raporu ile 25/03/2026 tarihli ek bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; iş bu itirazın iptali davasının İİK'nun 67/1. maddesi uyarınca 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, davacı tarafın ticari defterlerinin incelemeye ibraz edilmemesi nedeniyle dava konusu faturaların davacı kayıtlarında yer alıp almadığının tespit edilemediği, ayrıca hizmetin ifasına ilişkin mail yazışmaları ve sair belgelerin dosyaya incelemeye elverişli şekilde sunulmadığı, dosyada mevcut karşılaştırmalı alış-satış analizlerinde dava konusu faturaların yer aldığı görülmekle birlikte, söz konusu kayıtların vergi idaresine yapılan bildirim ve eşleşmeleri gösterir nitelikte olduğu, tek başına hizmetin fiilen verildiğini ispatlamadığı, davalı taraf yönünden yapılan incelemede ise; davalı şirketin 2021, 2022 ve 2023 yıllarına ait ticari defterlerinin usulüne uygun şekilde tutulduğu, dava konusu 11 adet faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı ve davalı vekili tarafından sunulan BA formlarında da söz konusu faturalara ilişkin herhangi bir bildirim kaydına rastlanmadığı, somut olayda alacağın varlığını ispat külfetinin davacı taraf üzerinde bulunduğu bu kapsamda hizmetin ifa edilip edilmediği hususunda davacı tarafın üzerinde bulunan ispat külfetinin yerine getirilemediği ve alacağın varlığının davacı tarafça sübuta etkili delillerle ispatlanamadığı kanaatine varılmıştır. 25/03/2026 tarihli ek bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun, teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli bulunduğundan Mahkememizce hükme esas alınarak; yukarıdaki açıklamalar ışığında davacı tarafça ispat olunamayan davanın reddine, davanın reddine karar verildiğinden İİK'nın 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatının yasal koşulları oluşmadığından reddine, davacının icra takibi başlatmakta kötüniyetli olduğunu gösteren herhangi bir delil bulunmadığından yasal koşullarının oluşmaması nedeniyle davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine, karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere; 1-Davanın ve icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 2-Davalının kötüniyet tazminatı talebinin yasal koşulları oluşmadığından REDDİNE, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 2.964,53-TL peşin harcın mahsubu ile artan 2.232,53-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 6-... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 7-Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.09/07/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*