İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/769 E. 2026/71 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/769
Karar No
2026/71
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR

ESAS NO : 2024/769 Esas KARAR NO : 2026/71

DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 11/11/2024 KARAR TARİHİ : 12/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Esas dosyasında 25.12.2023 tanzim ve 15.03.2024 vade tarihli 6.500.000,00 TL bedelli bono sebebiyle kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip yapıldığını ve ödeme emri tebliğ edildiğini, davacının alacaklı görünen şahsa herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacının takip alacaklısının oğlu ... sebebiyle tanıdığını, takibe konu bononun takip alacaklısı ile oğlu ...'ın suç teşkil eden hileli hareketleri ile iradesi sakatlanmak suretiyle davacının elinde alındığını, davacının iradesinin hile ve korkutma hali sebebiyle fesata uğratıldığını, bu haliyle davacının bono ile yapmış olduğu ödeme taahhüdünün geçersiz olduğunu, bu hususta ... soruşturma dosyasında şikayetçi olduklarını, davacı ile davalının oğlunun birlikte ... Esas sayılı dosyasında silah kaçakçılığı ve ticareti suçundan 6 yıl 8 ay ceza aldıklarını, davacının ceza dosyasında yakalanan silahların ...'a ait olduğunu söylemesi ile dava dışı ... ve annesi davalıya çok güvendiğini, bu güvene karşılık davalı ve oğlunun hile ve tehdit içeren eylemlerle davacıyı kandırmaya çalıştığını, tahliye olduktan sonra davalı ve oğlunun davacıya her türlü baskıyı yaptığını, davacı tahliye olduktan sonra davalı ve oğlunun davacıdan sürekli para istediğini, davacının ...'ın talebine istinaden 500.000,00 TL'yi yakalanan silahların sahibinin zararını karşılayacağından bahisle ...'a verdiğini ancak davalı ve oğlunun bununla yetinmediğini, davacının adına kayıtlı taşınmaza ipotek konulmasını ya da bono düzenlenip kendilerine verilmesini talep ettiklerini, davalının oğlu ... tarafından davacının senedi vermemesi halinde yaşlı anne ve babasına zarar verebileceği, 4 yaşındaki kızının kaçırılacağı, eşinin alıkonulacağı şeklinde tehdit edildiğini, davacının davalı ve oğlunun tehditlerine, hileli hareketlerine daha fazla dayanamayarak bonoyu tanzim edip davalıya verdiğini, davalının oğlu tarafından davacının alkol aldığı bir anda belirtilen sebeplerle 6.000.000,00 TL'lik bono düzenlettirildiğini, bu bononun davacıya iade edilmediğini belirterek davacının takibe konu 6.500.000,00 TL ve fer'ileri sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalıdan 200.000 USD ve daha sonra 240.000.00,00 TL nakit para aldığını, karşılığında ise ... nolu taşınmazı davalıya devredeceğini taahhüt ettiğini, daha sonra davacının devir işlemine yanaşmadığını, davalıyı oyaladığını, taşınmaz üzerinde hacizler bulunduğunu, bu nedenle davalıya devredemediğini söyleyerek hacizleri kaldırması için yeniden para istediğini, davalının 500.000,00 TL daha verdiğini, davacının toplam borç kadar olan 6.500.000,00 TL bedelli bono keşide ederek davalıya teslim ettiğini, davacının senedi ödemediğini, taşınmaz devrinin gerçekleşmeyeceğini anlayan davalının takip başlattığını, taraflar arasındaki borç ilişkisinin emanet para ilişkisinden ibaret olduğunu, davacının iddialarına dayanak mesaj kayıt içeriklerinde davacının tehdit altında olduğunu gösterir hiçbir ibare bulunmadığını, davacının aldığı 200.000 USD ve 240.000,00 TL karşılığında kendi el yazısı ile 07.12.2023 tarihinde "28.80x200.000 usd=5.760.000 alınan dolar, 240.000,00 TL nakit alınmıştır. Toplam 6.000.000,00 TL nakit alınmıştır." şeklinde yazı yazdığını, kendi el yazısı ile tarih attığını, evrak aslının emniyete teslim edildiğini, söz konusu yazıyı yazıp teslim ettikten sonra taşınmaz üzerinde hacizler olduğunu söyleyerek hacizleri kaldırmak için davalıdan 500.000,00 TL daha istediğini, davalının parasını kurtarmak için parayı vermeyi kabul ettiğini ancak karşılığında senet istediğini, davacının bunun karşılığında 25.12.2023 keşide tarihli bonoyu davalıya teslim ettiğini belirterek davanın reddini ve %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Deliller toplanmış, ... Esas sayılı takip dosyası örneğini temini ile incelenmesinde; alacaklı ... tarafından borçlu ... hakkında 25.12.2023 tanzim tarihli, 15.03.2024 vade tarihli 6.500.000,00 TL bedelli senede dayalı olarak faiz ve komisyon alacağı ile birlikte toplam 7.118.390,41 TL alacak talebi ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığı görülmüştür. ... Esas sayılı dosya örneğinin temini ile incelenmesinde; davacı ... tarafından davalı ... hakkında tasarrufun iptali talebi ile açılan davanın yargılamasının devam ettiği görülmüş, ... sayılı dosya örneğinin temini ile incelenmesinde; sanıklar ... ve ... hakkında açılan kamu davası neticesinde 6136 sayılı yasaya muhalefet suçundan mahkumiyet kararı verildiği, kararın istinaf aşamasında olduğu anlaşılmıştır. ...soruşturma nolu ... karar nolu dosyasının celbi ile incelenmesinde; müştekinin ..., şüphelilerin ... ve ... olduğu, dolandırıcılık, mağdurun bir senedi vermeye mecbur edilmesi, yağma ve tehdit suçlarına ilişkin yapılan soruşturma sonucunda, müştekinin iddiaları yönünden daha önce şikayette bulunduğu, ... soruşturma dosyası üzerinden kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, aynı olay ve iddialar yönünden yeniden soruşturma yapılamayacağı gibi taraflar arasındaki olayın hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu, tehdit, dolandırıcılık ve yağma suçunun unsurlarına rastlanılmadığı belirtilerek şüpheliler hakkında ayrı ayrı kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, karara ilişkin yapılan itirazın ...D. İş dosyasında 20.06.2025 tarihli karar ile itirazın reddine kesin olarak karar verilmiş olduğu görülmüştür. ... soruşturma nolu, ...karar nolu, dosya örneğinin temini ile incelenmesinde; ...'nın 02.05.2024 tarihli kararında, müşteki ...'nun şüpheliler ..., ... ve ... hakkında dolandırıcılık suçundan yapılan şikayeti üzerine, müştekinin şüphelilere verdiği paraları ve senedi kendi iradesiyle verdiği, makul düşünce yapısına sahip bir insanın borç verme ve 6.000.000,00 TL senet imzalamanın hukuki sonuçlarını bilmesi gerektiği, taraflar arasındaki meselenin hukuki ihtilaf olduğu, olayda dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş olduğu görülmüştür.

... nolu soruşturma dosyası kapsamında davalı tarafından sunulan davacı isim ve imzasını içeren protokol/sözleşme başlıklı belge ile 17.12.2023 tarihli imzasız el yazılı belge aslı temin edilerek dosya kapsamına alınmıştır. Dava; bonoya dayalı menfi tespit talebine ilişkindir. Davaya ve icra takibine konu bononun tetkikinde, 25.12.2023 tanzim tarihli, 15.03.2024 vade tarihli 6.500.000,00 TL bedelli nakden düzenlenen bononun keşidecinin ..., lehtarın ... olduğu görülmüştür. Davacı yan, davaya ve takibe konu bononun, davalının suç teşkil eden hileli hareketleri ile iradesi sakatlanarak tehdit ile imzalatıldığını iddia ederek bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebinde bulunmuştur. HMK 201 maddesinde öngörülen senede karşı tanıkla ispat yasağının istisnalarından olan HMK 203/1-ç maddesinde hukuki işlemlerde irade bozukluğu ile aşırı yararlanma iddiaları halinde tanık dinlenebileceğine ilişkin hüküm nazara alınarak davacı tarafından bildirilen tanıklara dinlenmek üzere davetiye çıkarılmış, davacı tanığı ... 15.10.2025 tarihli dilekçesinde tanık olmayı kabul etmediğini, davalının oğlu hakkında 2 kez uzaklaştırma kararı aldığını, yalnız yaşadığını, kendisine ve dükkanına zarar verebileceğini ifade ettiği görülmekle HMK 252/3 maddesi uyarınca tanıklıktan çekilme talebi ara kararla kabul edilmiş, diğer davacı tanığı ... 16.10.2025 tarihli duruşmada dinlenilmiş, tanık yeminli beyanında; "ben davalı ...'nın oğlu ... ile dükkan komşusu idim. Benim oradan bir sağlık kabinim vardı. Onlarında oto emlak galeri dükkanı var idi. Dükkanlarımızın önünde otururken yada karşılaştığımız zamanlarda kulak misafiri olduğumu hususlar vardır. Ben davalının oğlu olan ...'ın ağzından bir savcının oğlundan ve isminin ... olduğundan bahsediyorlardı. Israrla ...'ın babasının ölümünü bekliyorlardı çünkü babası öldüğünde alacaklarının tahsil edileceklerini söylüyorlardı kendisinden senet aldıklarını söylüyorlardı ancak miktarını ben bilmiyorum sadece yüksek bir miktar olduğunun biliyorum. Dükkanına gelip gidenler senetleri nasıl adın diye sorduğunda çok zor olmadı zaten saf salağın önde gideni kandırması kolay bir insandı şeklinde ifadelerde bulunduğunu kulağımla duydum. Benim bu senetle ilgili bildiğim bundan ibarettir. Ben davacıyı da ... vasıtasıyla daha sonradan tanıştım. ... ...'ın eski kız arkadaşıdır. Sanırım o da büyük zararlar görmüş onuda dolandırmaya kalkmışlar bana attığına göre, ben bir ev satışı ile ilgili herhangi bir şey duymadım." şeklinde ifade etmiştir. Borçlu, kambiyo senedi nedeniyle alacaklıya karşı, genel olarak, ya kambiyo taahhüdünün hükümsüz olduğunu ya da temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek menfi tespit talebinde bulunabilir. Başka bir deyişle borçlunun kambiyo senedi borcundan dolayı sorumlu olmaması, doğrudan doğruya kambiyo senetleri hukukundan doğan nedenlerden kaynaklanabileceği gibi, temel borç ilişkisine yönelik nedenlere de dayanabilir. Borçlunun, kambiyo taahhüdünün hükümsüz olduğunu ileri sürerek açtığı menfi tespit davası esasında maddi hukuk anlamında bir itiraz sebebine dayanılarak açılmaktadır. Bu kapsamda hükümsüzlük nedenine dayalı menfi tespit davalarında, uyuşmazlık temel ilişkiden değil, doğrudan doğruya kambiyo senetleri hukukundan kaynaklanmaktadır. Bu davalarda, kural olarak, davacının iddiası çoğu kez tüm senet ilgilerine karşı öne sürülebilen mutlak def’ilere dayanmaktadır. Örneğin kambiyo senedinin zorunlu şekil şartları içermemesi, kambiyo alacağının zamanaşımına uğraması, vadeyi beklemeden istemde bulunulması, ciro zincirindeki kopukluk, başvuru hakkının yitirilmiş olması, senette yazılı kısmi ödeme açıklaması, sorumsuzluk kayıtları ya da bir kambiyo taahhüdünün senet yapma iradesindeki bozukluk nedeniyle sahibini bağlamayacağı yönündeki iddialar hükümsüzlük nedenine dayalı menfi tespit talebine konu oluşturur. Somut uyuşmazlıkta davacı tarafından davaya ve takibe konu bononun hile, tehdit ve korkutma ile elinden alındığı ileri sürülmüş ise de; toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı uyarınca imzası inkar edilmeyen bononun TBK 36, 37 maddeleri kapsamında davacının iradesi sakatlanarak hile, tehdit ve korkutma ile alındığı iddiasının usulüne uygun delillerle kanıtlanamadığı, aynı iddialar ile davacının davalı hakkında yapmış olduğu ... soruşturma nolu ve ... soruşturma nolu her iki şikayet başvurusu sonucunda kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği ve ...'ne yapılan itirazın reddi ile kararın kesinleştiği, dinlenen davacı tanığının beyanlarının hile, korkutma ve tehdide ilişkin davacı iddialarını ispatlar nitelikte olmadığı anlaşılmakla keşideci imzası inkar edilmeyen kambiyo senedine ilişkin bono lehtarı davalı tarafından kambiyo senetlerine özgü takip başlatılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılarak kanıtlanamayan davanın reddine, yasal koşulları oluşmadığından davalı yanın tazminat talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2-Koşulları bulunmadığından davalının tazminat talebinin reddine, 3-Alınması gereken 732,00 TL harcın peşin alınan 121.564,31 TL harçtan mahsubu ile bakiye 120.832,31 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 845.471,23 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,

Dair, davacı ve davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.

12/02/2026 Gerekçeli kararın yazıldığı tarih: 17.02.2026

Başkan ...

Üye ...

Üye ...

Katip ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/769, K. 2026/71, T. 12.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-769-e-2026-71-k-a2b069708939