Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4776 E. 2026/2771 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4776
Karar No
2026/2771
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/737 E., 2025/810 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 14. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/182 E., 2022/89 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalının baba-oğul olduğunu, davacıya ait bir taşınmazın kamulaştırılması sonucunda kendisine ödeme yapıldığını, bu parayla dava konusu taşınmazın satın alındığını, ancak bir kısım ödemenin davalı tarafından yapılması ve daha sonra kendisine devredileceği inancı ile dava konusu taşınmazın davalı adına tescil edildiğini, davacı tarafça talepte bulunulmasına rağmen tapunun kendisine devredilmediğini ileri sürerek; dava konusu, Adana ili, ... Mahallesi, 89 79... parselde yer alan ve davalı adına kayıtlı 16/95 hissenin iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz bedelinin davalı tarafından yapılan birikim ve düğünde takılan altınların satılması ile ödendiğini, satın alımda davacının bir katkısının olmadığını, davalıya verildiği iddia edilen kamulaştırma bedelinin davacı tarafça olumsuz şekillerde israf edildiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararda özetle; taraflar arasında yazılı bir inanç sözleşmesi bulunmadığı gibi, yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir delil de bulunmadığı, tarafların baba-oğul olmaları hâlinde dâhi yazılı delil arandığı, davacı tarafından dosyaya herhangi bir yazılı delil sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Tarafların baba-oğul olduğunu, mülkiyet nakline yönelik bir resmi senedin varlığının ileri sürülmediğini, bu nedenle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 203. maddesi gereğince davanın sonuçlandırılması gerektiğini, 2. Kamulaştırma bedelinin davacı hesabına yatırılmasına ilişkin dekontların yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilmesi gerektiğini, 3. Bir kısım tanıkların dinlenmesinden vazgeçtiklerini ancak davalı tarafça bu vazgeçmeye muvafakat edilmemesine rağmen Mahkemece bu tanıkların dinlenmediğini, 4. Yemin deliline dayanmış olmalarına rağmen Mahkemece yemin delili hatırlatılmadan hüküm kurulduğunu ileri sürerek belirtilen nedenlerle hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava; inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tesci istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4776, K. 2026/2771, T. 18.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-4776-e-2026-2771-k-970b82d401ae