Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/14359 E. 2026/3405 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/14359
- Karar No
- 2026/3405
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2719 E., 2025/1092 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 29. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/615 E., 2023/176 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 10.07.2008 – 14.08.2008 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığı halde bu tarih aralığındaki çalışmalarının Kuruma bildirilmediğini ve 14.08.2008 – 26.03.2020 tarihleri arası sigorta primine esas kazançlarının da gerçek ücreti üzerinden Kuruma bildirilmediğini, müvekkilinin işten ayrıldığı 2020 yılı için 4500 TL, 2019 yılı için 4500 TL, 2018 yılı için 4000 TL, 2017 yılı için 3600 TL, 2016 yılı için 3200 TL, 2015 yılı için 2200 TL, 2014 yılı için 2000 TL, 2013 yılı için 1800 TL net maaşla çalıştığını belirterek müvekkiline ait Kuruma bildirimi yapılmayan sigortalı hizmetlerinin ve Kuruma bildirimi yapılmayan sigorta primine esas kazançlarının tespitini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketler vekili 14.12.2020 tarihli cevap dilekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddini, 5510 sayılı Kanun’un 86. maddesinin dokuzuncu fıkrasına göre, aylık prim ve hizmet belgesi işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde hizmet tespiti davası açılabileceğini, Kanun hükmünden de anlaşılacağı üzere hizmet tespit davalarının açılabilmesine ilişkin olarak hizmetlerin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıllık bir süre öngörülmüş olduğunu, Söz konusu beş yıllık sürenin hak düşürücü bir süre olduğunu, hizmet tespitini gerektirir bir çalışma söz konusu olmadığını, hukuki menfaat yokluğundan dava şartları yönünden de davanın reddinin gerektiğini, prime esas bedelin tespiti talebinin de hukuka aykırı olduğunu,davacının hizmet tespiti talebinde bulunduğu döneme ilişkin maaşının 4.500,00.TL olduğunun tespiti ve eksik kalan sigorta primlerinin bu bedel üzerinden tamamlanmasını istediğini, bu talebin hukuka ve maddi gerçeğe uygun olmadığını, zira davacının son işten ayrıldığı tarihteki aylık ücreti üzerinden 12 yıl önceki primlerine ve maaşına esas alınması talebinin hukuka aykırı olduğunu, 2008 dönemine ait primi ödenmeyen bir çalışmanın varlığının kabulü halinde dahi 5510 sayılı Kanun'un 80/1. maddesi kapsamında, o tarihteki prime esas ücretin maddi vakıalara ve hukuki düzenlemelere uygun olarak tespiti gerektiğini, ayrıca husumet yönünden de davanın reddini talep etmiştir. Fer’i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesiyle özetle; İşyerinin varlığı ve 506 sayılı yasa kapsamına girip girmediğinin araştırılarak davacının tespitini talep ettiği döneme ilişkin davalı işverene ait kayıtların incelenmesi gerektiğini hizmet akdiyle işverene bağlı olarak fiilen çalışıldığının, çalışmanın niteliği ve ödenen ücretin somut delillerle ispatlanmasını ve Kurumun resmi kayıtlarının incelenerek sadece tanık beyanlarına dayalı hüküm verilmemesi gerektiğini asgari ücretten daha yüksek bir ücretle çalışıldığı iddiasının HM.K’nın 289. maddesi gereğince yazılı delillerle ispatlanması gerektiğini, tanık beyanları değerlendirilirken, iş yerlerinde yürütülen işin niteliği, tanıkların iş ve iş yeri hakkındaki bilgileri, tanıklık edilen dönemin üzerinden geçen sürenin uzunluğu, tanık beyanlarının hayatın olağan akışı ile çelişkili olmamasının dikkate alınması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile davacının ...işyeri sicil numaralı davalı ... Bilişim Tek. Sistemleri. Tic. ve San. A.Ş.'de 10.07.2008 -14.08.2008 tarihleri arasında asgari ücretle çalıştığının ve her iki davalı arasında organik bağ bulunması sebebi ile bu tarih arasındaki ödenmeyen primlerden her iki davalının müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunun tespitine, davacı yanın SPEK talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; nitelikli ve tecrübeli bir işçinin, yaptığı işin özelliğine göre asgari ücret ile çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkilinin davanın ikame edildiği tarih itibari ile yapılan emsal ücret araştırmaları da dikkate alındığında son derece düşük bir ücret ile çalıştığını ortada olduğunu, ayrıca dosyada mübrez müvekkiline ait mailler incelendiğinde pek çok işi yaptığını ve bunların sadece bir depo sorumlusu tarafından yapılmasının mümkün olmadığının açıkça görüldüğünü, ayrıca dosyaya ibraz edilen ve davacı müvekkili ile davalı şirketler nezdinde muhasebe departmanı çalışanı ... Hanım arasında geçen konuşmalardan da asgari ücretten daha yüksek maaş aldığının açıkça görüldüğünü, müvekkilinin gerçek ücretinin asgari ücretten fazla olduğu ortada iken bu konudaki talebinin önce Mahkemede ardından da istinaf aşamasında reddine karar verilmesi nedeniyle temyiz yasa yoluna başvurmuştur. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; hizmet tespit davası açma süresi zamanaşımına uğradığını, Kuruma başvuru şartı yerine getirilmediğini, hizmet süresinin kesintisiz olduğu somut delillerle ispat edilemediğini, prime esas ücret iddiasının ispatlanamadığı kanaatine varılarak davacının bu talebinin reddedilmesinin hukuka uygun olduğunu beyan ederek temyiz yasa yoluna başvurmuştur. Fer'i müdahil ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; hizmet tespiti davalarının kamu düzeninden kaynaklanması ve re'sen araştırma ilkesi ve nedeniyle salt tanık anlatımları ve davalı kabulü dahi yeteli olmayıp iddianın kuşkuya yer bırakmayacak şekilde kanıtlanması gerektiğini, davacının çalışmaları bakımından müvekkil Kurum kayıtlarının esas olduğunu, davacının huzurdaki dava ile ileri sürdüğü iddialarını müvekkil Kurum kayıtlarına eş değerde belgelerle kanıtlaması gerektiğini, davacının çalışma iddialarını salt tanık anlatımlarına dayalı olarak kanıtlamasına muvaffakati olmadığını, bu sebeple gerçek dışı beyanlara dayanarak kötü niyetle açılan davanın reddi gerektiğini, hizmet akdiyle davalı işverene bağlı olarak fiilen çalışıldığının deliller ile ispat edilmesi gerektiğini beyan ederek temyiz yasa yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet ve prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan ... hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 3.Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır. 4.Somut olayda davacı; 10.07.2008 – 14.08.2008 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığı halde bu tarih aralığındaki çalışmalarının Kuruma bildirilmediğini ve 14.08.2008 – 26.03.2020 tarihleri arası sigorta primine esas kazançlarının da gerçek ücreti üzerinden Kuruma bildirilmediğini iddia etmiş olup Mahkemece kısmen kabul kararı verilmiş olup sigorta primine esas kazanç yönünden verilen ret kararı yerinde ise de hizmet tespiti yönünden verilen kabul kararı eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
5.Davacının 17.12.2004-10.07.2008 tarihleri arasındaki hizmetlerinin ...işyeri sicil numaralı ... Bilişim Şirketi eliyle, 14.08.2008-26.03.2020 tarihleri arasındaki hizmetlerinin ise ... işyeri sicil numaralı ... Bilişim Şirketi eliyle bildirildiği, söz konusu bildirimlerin eksiksiz yapıldığı, eldeki davanın 09.10.2020 tarihinde açılmış olması karşısında Mahkemece beyanı alınan tanıklar davacının yaklaşık 12 yıl öncesindeki 1 aylık sürenin tespitine yönelik beyanda bulundukları ve beyanlarında davacının işe giriş tarihine yönelik net bir tarih söylemedikleri anlaşılmaktadır. İnsan hafızasının bu kadar yıl öncesindeki olayı özel bir neden yokken hatırlamasının mümkün olmaması karşısında Mahkemece tanıklar yeniden dinlenerek davacının hizmetinin başlangıç tarihi ile ilgili beyanları alınmalı, bu tarihi hatırlamalarına neden olan somut bir olay varsa sorularak zapta geçirilmeli, davacının hizmetinin iddia ettiği başlangıç tarihi ile ilgili yazılı bir olmaması karşısında tanıkların beyanlarının tereddüte yer vermeyecek şekilde açık olması gerektiği gözetilmeden karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.