Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/6380 E. 2026/3451 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/6380
- Karar No
- 2026/3451
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/787 E., 2022/1080 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kuşadası 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2019/314 E., 2019/1073 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tahakkuk ettirilen prim borcunun 30 günlük süre içinde ödenmesi gerektiğine ilişin bildirimin 15.02.2019 tarihinde davacı şirkete tebliğ edildiği, prim borcuna ilişkin 30 günlük yasal süresi içinde davalı Kuruma itiraz edildiği, davalı idareye itiraza ilişkin dilekçenin 27.02.2019 tarihinde ibraz edildiği, davalı idarenin itirazın yerine görülmediğine ilişkin kararı 17.04.2019 tarihinde şirkete tebliğ edildiği, davalı Kurumun yaptığı tüm işlemlerin hukuki dayanaktan yoksun olup tamamıyla usule, yasaya ve hakkaniyete aykırı olduğu, davacının tespiti yapıldığı yani hak kazanılan aya ilişkin ödemeleri ve buna ilişkin aylık prim hizmet belgelerini düzenlediği, usule uygun olarak tahakkuk ettirerek ödediği, davacının ödemeyi müteakip yaptığı ödemeleri aylık prim hizmet belgesinde gösterdiği, Kurumun ve işçinin herhangi bir prim kaybının olmadığı, genelgelerin geçmişe yürütülmesi ve tespit bulunmayan aylara ilişkin işlem tesisinde usule, yasaya ve hukuka aykırılık olmadığı, hiçbir surette kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalı Kurumun yaptığı işlem gerek sebep, gerek zaman yönünden ayrıca yasadaki iptal şartlarının somut olayda bulunmaması, davacının asgari destek priminin iptal edilmesi için herhangi bir sebep olmadığı, davacının bildirilen miktarları banka kanalıyla ödediği iddiasıyla davalı Kurumun davacının asgari destek indiriminin iptal edilmesine ve prim borcu tahakkukuna dair 08.02.2019 tarih ve 29327869-206.08- E.2192013 sayılı işlemine itirazların kabulüne, usule, yasaya ve hukuka aykırı olan Kurum işlemlerinin iptaline haksız ve hukuka aykırı işlem nedeniyle davacı tarafından davalı Kuruma ödenen 75.151,91 TL'nin iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılan davanın haksız ve yersiz olduğu, 01.07.2016 - 31.07.2017 tarihleri arası dava konusu iş yerinde çalışmakta olan işçilere ait fazla çalışma ücretlerinin ilgili dönemlerdeki aylık prim hizmet belgelerine yansıtılmadığı ve tahakkuklarının yapılmadığı tespit edildiği, Kurumun 2016/ 04... /09 sayılı genelgeleri uyarınca 2016/01- 12... /01-12 dönemleri arası davacı işverenin yararlanmış olduğu 6661 asgari destek indirimi iptal edilerek işverene borç tahakkuk ettirildiği ve 08.02.2019 tarihli, 2192013 sayılı prim ihtarı yazısının bildirildiği, davacı işverenin ilgili yazıya merkeze itiraz ettiği, işverenin itirazının reddedildiği, Kurum kayıtlarının resmi ve yazılı belge niteliğinde olduğu, aksini kanıtın aynı nitelikte yazılı delillerle olması gerektiği, Mahkemece tanık dinlenmesine cevap verilecek olduğu takdirde dinlenecek tanıkların davacı ile birlikte aynı dönemlerde iş yerinde çalışmış bordrolarda kayıtlı kişiler arasından seçilmesi, davacının çalıştığını iddia ettiği dönemde sosyal yardımlaşma vakıflarından yardım alıp almadığının araştırılması, sosyal yardımlaşma vakıflarından yardım aldığının tespit edilmesi halinde bu dönemde sigortalı çalışması bulunamayacağı, dava açılmasına sebebiyet verilmediğinden aleyhe masraf ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; Kurum işleminin yasal olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı Kurumun yasal iki haftalık süre geçtikten sonra cevap dilekçesi sunduğu, bu nedenle savunmanın genişletilmesi yasağı uyarınca dilekçedeki iddia ve delillere dayanılarak hüküm kurulamayacağı, şirketin inceleme sürecinde tespit edilen tüm ödemeleri derhal gerçekleştirdiği, 5510 sayılı Kanun’un 80. maddesi ve yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca, yargı veya idare kararıyla hak kazanılan fazla çalışma gibi ücret niteliğindeki kazançların "ödenmesi koşuluyla ödemenin yapıldığı ayın" prime esas kazanç matrahına dahil edilmesi gerektiği, Kurumun ise bu ödemelerin geçmişe dönük olarak ilgili aylara mal edilmediği gerekçesiyle indirimi iptal etmesinin hukuka aykırı olduğu, yapılan incelemenin belirli bir dönemi kapsamasına rağmen 20 16... yıllarına ait tüm indirimlerin iptal edilmesinin ölçüsüz olduğu, 5510 sayılı Kanun’un Geçici 68. maddesindeki yararlanma şartlarının ihlal edilmediği ve borcun ihtar üzerine derhal ödendiği, eksik inceleme ile karar verildiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, prim desteklerinin iptali ve fark prim tahakkukuna ilişkin Kurum işleminin iptali ile ödemelerin iadesi istemine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.