Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4648 E. 2026/2798 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4648
Karar No
2026/2798
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/385 E., 2025/853 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kadirli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/64 E., 2022/313 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 1 09... No.lu parselin müvekkili ile davalı ve dava dışı paydaşlar arasında paylı mülkiyete tabi olduğunu, müvekkilinin parseldeki payının karşılığı gelen yerde hiç yer kullanmadığını, yıllardır davalı tarafından kullanılan yeri terketmesini, hissesini kendisine teslimi istediğini, ancak davalının bir türlü teslime yanaşmadığını, 17.01.2018 tarihinde Kadirli Kaymakamlığının müvekkilinin davaya konu parselden menine karar verildiğini, bu kararın iptali için müvekkilinin 24.01.2018 tarihinde Adana Nöbetçi İdare Mahkemesine dava açtığını, hâli hazırda dava konusu parselde müvekkilinin yer kullanmadığını, ayrıca davalının 10 yılı aşkın süredir davaya konu parselde haksız olan müvekkilinin hissesini kullanmakta olduğundan ve bütün sözlü uyarılara rağmen bu parseli kullanmaya devam ettiğini ileri sürerek el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ve davalının murisleri ile dava dışı bir kısım şahısların murislerinin ... Köyünde 1-2-3 parsel numarası ile tespit gören taşınmazların ortaklarından olduğunu, taşınmazları bir bütün olarak kullanageldiklerini, tarafların mirasbırakanlarının kullanım durumuna göre taşınmazları kullanmaya devam ettiklerini, davacının, kendisine isabet eden yer kadar kısma elkoyduğunu, bunun üzerine müvekkilinin idareye başvurduğunu, diğer savunma haklarının saklı tutarak intifadan men olgusu bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılamada kaymakamlık men kararı sonrası 24.01.2018 tarihinde taşınmazın 41.638,23 m²'lik alanının davalıya teslim edildiği şeklinde infaz tutanağı düzenlenmişse de davacının 2017 yılı Aralık ayından itibaren fen bilirkişinin raporuna ekli krokide (B) harfi ile işaretli yeri kullanmaya başladığı, kullanımının 12.11.2021 keşif tarihine kadar devam ettiği, buna göre dava tarihi olan 01.02.2018 tarihinde de davacının taşınmazda 1909/43680 hissesi karşılığı 34.466,57 m² olmasına rağmen fiilen 41.228,50 m²-41.638,23 m² arasında hissesinden fazla yer kullandığı anlaşılmakla davacının payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer olması nedeniyle elatmanın önlenmesi talebinin yerinde olmadığı, ecrimisil yönünden ise dava tarihinden önce davacının davalıya taşınmazdaki payını kullanma isteğini bildirdiğine yönelik intifadan men şartı ispatlanamadığından ecrimisil talebinin de yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında kaymakamlık men kararının infazı ile dava konusu taşınmazın 41.638,23 m²'lik gösterilen kısmını davacının kullanamadığı, bu durumda davacının davanın açıldığı tarih itibariyle kendi hissesine karşılık olarak kullanabileceği bir kısım bulunmadığı, ancak Mahkemece yapılan keşif esnasında davacının alınan beyanında B harfi ile gösterilen yeri şu anda kullandığını belirtmesi sebebi ile davanın konusuz kaldığı, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve davalının almış olduğu kaymakamlık men kararı sebebi ile davacının dava tarihi itibariyle hissesine karşılık gelen kullanabileceği bir kısmın kalmadığı bu hali ile el atmanın önlenmesi talebi yönünden davacının dava açmakta haklı olduğu, harç ve yargılama giderlerinden davalının sorumlu tutulmasına dair karar verilmesi gerekirken davanın reddi yönünde karar verilmiş olması isabetsiz bulunduğu, davalı yönünden ecrimisil talebinin reddi kararı kararı verildiği halde ecrimisil yönünden davalı lehine vekâlet ücretine hükmolunmamasında yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile el atmanın önlenmesi talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebi yönünden davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın hem davalı hem de davacı tarafından birlikte kullanılageldiğini, tarafların birbirine karşı dava açma şanslarının bulunmadığını, davalının hiç bir kusurunun bulunmadığını, davacının payımdan daha az yer kullanıyorum diyemeyeceğini, böyle olaylarda hukukumuzda boşluk bulunduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkili lehine bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; paydaşlar arasında el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir. 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte

görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4648, K. 2026/2798, T. 20.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-4648-e-2026-2798-k-f6b921e533f4