Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2026/2883 E. 2026/3448 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2883
- Karar No
- 2026/3448
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/344 E., 2025/533 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı, fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 13.01.2002 tarihinde davalı şirket nezdinde iş akdi ile çalışmaya başlamasına rağmen 04.06.2002 tarihinde sigorta girişinin yapıldığı ve 01.01.2003 tarihinde sigorta çıkışının yapıldığı, ancak davacının davalı şirket nezdindeki çalışmasının kesintisiz olarak devam ettiği, sigortasız olarak geçen bu dönemde sigorta girişinin yapılması için davacının sürekli olarak işverene başvuruda bulunduğu, bunun üzerine 28.03.2006 tarihinde davacının sigorta girişinin yeniden yapıldığı ve 31.12.2006 tarihinde davacının sigorta çıkışının verildiği, buna rağmen davacının davalı şirketteki çalışmasının kesintisiz olarak devam ettiği, 10.01.2002 tarihinde Kanun kapsamına alınan davalı şirketin kuruluşunun 5 yılı münasebetiyle 13.01.2007 tarihinde düzenlenen ve davacıya teşekkür belgesi verildiği, bu belge ile davacının davalı şirket nezdinde 27.01.2007 tarihine kadar çalıştığının açıkça görüldüğü iddiasıyla davacının 13.01.2002 - 03.06.2002, 02.01.2003 - 27.03.20 06... .01.2007 - 27.01.2007 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP 1.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için işe giriş bildirgesinin verilmesinin yeterli olmadığı, 506 sayılı Kanun'un 2 ve 6. maddelerinde belirtildiği üzere çalışma olgusunun varlığının zorunlu olduğu, eylemli veya gerçek biçimde çalışmanın varlığının saptanmadıkça hizmet akdine dayanılarak sigortalılıktan söz edilemeyeceği, çalışmayı ortaya koyan belgelerin işe giriş bildirgesi ile birlikte Kanun'un 79. maddesinde öngörülen ve sigortalının çalışma gün ve sayısını kazanç durumunu, çalışma tarihleri ile birlikte aylık sigorta gün bildirgeleri ile Sosyal Sigortalar İşlemleri Yönetmeliğinin 17. maddesinde belirtilen 4 aylık prim bordrolarının Kuruma verilmesi gereken zorunlu kanıtlar olduğu, bu tür davaların 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddesi gereğince 5 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğu, hizmetin geçtiği yılın sonundan itibaren dava tarihine kadar 5 yıl geçmiş ise davanın hak düşürücü süre yönünden reddinin gerektiği, ücretin sigortalı çalışmanın koşulu olduğu, bu gibi durumlarda ücret alma olgusunun var olup olmadığının özellikle saptanması gerektiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı işveren davaya cevap vermemiştir. III.İLK DERECE MAHKEMESİ İLK KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından 17.02.2022 tarihli ve 2020/385 Esas, 2022/148 Karar sayılı kararla davacının davasını 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açtığı, dosyaya davalı işveren tarafından davacıya verilen ve davacının 5 yıldır iş yerinde çalıştığı ibaresini içerir 2007 tarihli teşekkür belgesinin sunulduğu, dinlenilen tanıkların davacının davalı iş yerinde kesintisiz çalıştığını, davalı iş yerinin tüm çalışanlarının sigortalarının dönem dönem eksik yatırıldığının beyan edildiği, davacının kesintisiz çalıştığı halde işveren tarafından Kurum kaydında kesintili bildirimlerde bulunduğu ve davacının 13.01.2002 - 03.06.2002 tarihleri arasında, 02.01.2003 - 27.03.2006 tarihleri arasında ve 01.01.2007 - 27.01.2007 tarihleri arasında da davalı iş yerinde çalıştığı kanaatine varıldığı, dinlenilen tanıkların hizmet döküm cetvellerinden davacının çalıştığı dönemlere ilişkin olarak tanıklıklarının kabul edilebileceği anlaşılmakla davacının hükümde belirtilen tarihlerde davalı iş yerinde kesintisiz çalıştığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının 13.01.2002 - 03.06.2002 tarihleri arasında, 02.01.2003 - 27.03.2006 tarihleri arasında ve 01.01.2007 - 27.01.2007 tarihleri arasında ... sicil numaralı ... Gıda Teks. Elek. Kuy. Pet. İnş. Nak. Tic. A.Ş. unvanlı iş yerinde çalıştığının tespitine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 17.02.2022 tarihli ve 2020/385 Esas, 2022/148 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuş ve Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi tarafından 09.06.2002 tarihli ve 2022/1287 Esas, 2022/1375 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Bölge Adliye Mahkemesinin 09.06.2002 tarihli ve 2022/1287 Esas, 2022/1375 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuş ve Dairemizce 18.10.2022 tarihli ve 2022/9666 Esas, 2022/12618 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur: "...Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının, davalıya ait ... sicil nolu işyerinden 04.06.2002 - 01.01.20 03... .03.2006 - 31.12.2006 tarihleri arasında bildiriminin bulunduğunun, davacının ise bildirim dışı tutulan 13.01.2002 - 03.06.2002; 02.01.2003 - 27.03.2006; 01.01.2007 - 27.01.2007 tarihleri arasında geçen hizmet süresinin tespitini talep ettiği, dava tarihinin ise 23.07.2020 tarihi olduğunun anlaşılması karşısında, davacının çalışmalarının kesintili olup olmadığı davacının şahsi sicil dosyası ve işe giriş bildirgeleri de getirtilmek suretiyle araştırılarak yukarıda yapılan açıklamalar ışığında hak düşürücü sürenin irdelenmesi ile hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gereğinin gözetilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir..." 2.İlk Derece Mahkemesi tarafından bozma ilamına uyularak 29.02.2024 tarihli ve 2023/186 Esas, 2024/244 Karar sayılı kararı ile celp edilen 04.06.2002 işe başlangıç, (03.06.2002 varide) tarihli fotoğraflı, imzalı ve davacı adına tanzimli işle giriş bildirgesine göre, davacının Diyarbakır Caddesi Devlet Hastanesi kavşağı karşındaki davalı iş yerinden girişinin verildiği, davacı vekilinin 29.02.2024 tarihli celsede bu işe giriş bildirgesindeki fotoğrafın davacıya ait olduğunu beyan edip, altındaki imzaya herhangi bir itirazlarının olmadığını beyan ettiği, bu yönü ile işe giriş bildirgesinin imzalı ve fotoğraflı verilmesinin ve sahteliğinin iddia ve ispat edilmemesi sebebiyle iş yerinde çalışmanın kesintili geçtiğine karine teşkil ettiği, bu itibarla hak düşürücü sürenin her bir kesinti dönemi için ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekeceği, davacının da 04.06.20 02... .03.2006 tarihli birden fazla işe giriş bildirgesinin verilmiş olması hizmetinin kesintili geçtiğine karne teşkil ettiğinden, bunun aksinin tanıkla ispatının mümkün olmadığı, yazılı belge ile ispat edilmesi gerektiğinden, tek taraflı teyitsiz teşekkür belgesinin kanaate ve ispata için elverişli yazılı belgelerden olmadığı anlaşıldığından, davacının kesintili geçen son dönem sonu olan 31.12.2006 tarihine kadar talepleri için 5 yıllık hak düşürücü süre geçtiğinden 01.01.2007 öncesine ilişkin taleplerin, hak düşürücü süre yönünden reddine karar vermek gerektiği, 01.01.2007 - 27.01.2007 son döneme yönelik talep için ise davacının bu dönem kesintisiz ve fiili çalışması, dinlenen bordro tanık beyanı ve dosya kapsamı itibarıyla sabit görüldüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının 01.01.2007 - 27.01.2007 tarihleri arasında ... sicil numaralı ... Gıda Teks. Elek. Kuy. Pet. İnş. Nak. Tic. A.Ş. unvanlı iş yerinde asgari ücret ile kesintisiz çalıştığının tespitine, davacının fazlaya dair taleplerinin hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir. 3.İlk Derece Mahkemesinin 29.02.2024 tarihli ve 2023/186 Esas, 2024/244 Karar sayılı kararı davacı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizce 17.09.2024 tarihli ve 2024/7900 Esas, 2024/8618 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur: "...davacının 04.06.2002 - 01.01.20 03... .06.2006 - 31.12.2006 tarihleri arasındaki çalışmaları, davalı işveren tarafından süresi içinde fer'i müdahil Kuruma eksiksiz şekilde bildirilmiştir. Dava ise 23.07.2020 tarihinde açılmıştır. Mahkeme, 01.01.2003 tarihli işten çıkış ve 28.03.2006 tarihli işe giriş bildirgelerine dayanarak davacının çalışmalarının kesintiye uğradığı sonucuna varmış; bu nedenle 28.03.2006 tarihinden önceki dönem talepleri açısından hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Gerçekten de davacının 13.01.2002 - 04.06.2002 tarihleri arasındaki çalışmasına ilişkin imzalı işe giriş bildirgesi mevcut olup, bu dönem yönünden Mahkemenin hak düşürücü sürenin dolduğu yönündeki kararı isabetlidir. Ancak, söz konusu işten çıkış ve yeniden giriş bildirgeleri yalnızca internet ortamında düzenlenmiş olup, davacının imzasını içermemektedir. Bu nedenle, salt bu bildirgelerin varlığı çalışmanın kesintili olduğuna karine oluşturmaz. Bu bağlamda, davacının bildirimli olarak çalıştığı 04.06.2002 - 01.01.20 03... .06.2006 - 31.12.2006 tarihleri arasındaki süre arasında kalan dönem yönünden, Mahkemece işin esasına girilerek değerlendirme yapılması gerekirken, yalnızca hak düşürücü süre gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır ve bozma sebebidir..." 4.İlk Derece Mahkemesi tarafından bozma ilamına uyularak yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının 02.01.2003 - 27.03.2006 tarihleri ve 01.01.2007 - 27.01.2007 tarihleri arasında ... sicil numaralı ... Gıda Teks. Elek. Kuy. Pet. İnş. Nak. Tic. A.Ş. unvanlı iş yerinde asgari ücret ile kesintisiz çalıştığının tespitine, davacının fazlaya dair taleplerinin hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir. VI.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; 5510 sayılı Kanun’un 86/9. maddesi uyarınca hizmet tespiti davalarının beş yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğu, dosyadaki işe giriş ve çıkış bildirgelerine göre çalışmaların kesintili olduğunun açıkça anlaşıldığı ve bu nedenle davanın tüm dönemler yönünden hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiği, hizmet tespitinin kamu düzenine ilişkin olduğu ve eylemli çalışmanın kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ispatlanması gerektiği, Mahkemenin yetersiz ve soyut tanık beyanlarına dayandığı, komşu iş yeri kayıtları gibi somut delillerle desteklenmeyen eksik inceleme neticesinde hüküm kurduğu ve Yargıtayın yerleşik içtihatlarında aranan "fiili çalışma" unsurunun somutlanmadığı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının 13.01.2002 - 27.01.2007 tarihleri arasında hizmet akdine tabi olarak tam ve kesintisiz çalıştığı iddiasıyla fer'i müdahil Kuruma bildirilmeyen sürelerin tespitine ilişkindir. 1.Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen kararın, bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Fer'i müdahil Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.