İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/661 E. 2025/772 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/661
Karar No
2025/772
Karar Tarihi

T.C. ...12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2024/661 Esas - 2025/772 T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/661 Esas KARAR NO : 2025/772 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

DAVA : İtirazın İptali (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/09/2024 KARAR TARİHİ : 05/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 05/12/2025 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında 01/02/2024 tarihinde akdedilen iş makinesi kiralama sözleşmesi uyarınca, sözleşme konusu iş makinelerinin 03/02/2024 ile 03/04/2024 tarihleri arasında davalı tarafça kullanıldığını ve bu işlemlerin taraflarca imzalanan tutanaklarla kayıt altına alındığını, sözleşmenin 7. maddesi gereği davalının KDV dahil 440.000,00 TL borcu doğduğunu ancak bu borcun yalnızca 200.000,00 TL'lik kısmını ödediğini, ayrıca sözleşmenin 8/a maddesi uyarınca iş makinesinin 4 aydan kısa süre kullanılması nedeniyle 120.000,00 TL tutarındaki dönüş nakliye bedelinin de davalı tarafından ödenmesi gerektiğini, bakiye alacağın tahsili amacıyla davalıya ...59. Noterliği'nin 07/05/2024 tarihli ve 11295 yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilmesine rağmen ödeme yapılmadığını, bu sebeple davalının müvekkil şirkete toplam 383.666,67 TL borcu bulunduğunu, bu alacağın tahsili için ...2. Genel İcra Dairesi'nin 2024/36847 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ancak davalının haksız ve kötü niyetli itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı şirket yetkilisi cevap dilekçesinde, tarafların ticari firma olmalarına rağmen hukuki ilişki neticesinde doğan alacak için fatura tanzim edilmediğini, takibe konu alacağın faturalandırılmamış olması sebebiyle belirsiz alacak niteliğinde olduğunu ve bu durumun TTK ile Vergi Usul Kanunu'na aykırı olduğunu, aynı şekilde talep edilen nakliye bedelinin de herhangi bir faturaya dayanmadığından belirsiz olduğunu, davacının alacağının varlığını ispatlayamadığını ve alacak hakkının doğduğunun tespit edilmediğini, davacı tarafın sözleşme hükümlerine riayet etmeyerek işi tamamlamadığını ve taraflar arasındaki ihtilaf nedeniyle sözleşmenin bitim tarihinden önce karşılıklı rıza ile feshedildiğini, ticari nitelikli uyuşmazlıklarda taleplerin öncelikle ihtar edilmesi gerekirken herhangi bir ihtar yapılmadığını ileri sürerek, usul ve yasaya aykırı olarak açılan davanın reddi ile takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, ...2. Genel İcra Dairesi'nin 2024/36847 esas sayılı takip dosyası, taraflar arasında akdedilen 01/02/2024 tarihli iş makinesi kiralama sözleşmesi, 03/03/2024 ve 03/04/2024 tarihli tutanaklar, 22/05/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporu ve 22/09/2025 tarihli bilirkişi kurulu ek raporu, dava dosyasında bulunan diğer deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, iş makinesi kiralama sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. İİK'nun ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır. İcra dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklının 383.666,67 TL asıl alacağın tahsili amacı ile ...2. Genel İcra Dairesi'nin 2024/36847 esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibine başladığı, örnek 7 ödeme emrinin borçluya 30/05/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin İİK'nun 62/1. maddesinde düzenlenen yedi günlük süresi içerisinde 03/06/2024 tarihinde icra dairesine başvurarak, borca, faiz ve ferilerine itiraz ettiği, İİK'nun 66/1. maddesi gereğince itiraz üzerine icra takibinin durduğu, davacı alacaklının İİK'nun 67/1. maddesinde gösterilen bir senelik süre içerisinde 26/09/2024 tarihinde davalı borçlunun itirazının iptali için bu davayı açtığı görülmektedir. 22/05/2025 tarihli SMMM bilirkişi ile Ticari Uyuşmazlıklarda Nitelikli Hesap Uzmanı bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu raporunda, tarafların ticari defterlerine göre davacının davalıdan takip tarihi itibariyle fatura alacağının bulunmadığı, ancak taraflar arasında imzalanan 01/02/2024 tarihli iş makinesi kiralama sözleşmesi kapsamında yapılan hesaplama neticesinde davaya konu icra dosyasında bakiye alacağın 256.666,67 TL olarak hesaplandığı, sözleşmeye göre dönüş nakliyesinin davalı firmaya ait olacağı değerlendirilmekle birlikte davacı tarafından nakliye bedeline ilişkin fatura ibraz edilmediği ve bu bedelin tespiti uzmanlık alanlarında olmadığından şimdilik takip dışı bırakıldığı belirtilmiştir. 22/09/2025 tarihli SMMM, Borçlar Mevzuatı Hesap Uzmanı ve Müfettiş bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu ek raporunda, kök raporda takip dışı bırakılan nakliye bedelinin piyasa araştırması ve denkleştirici adalet ilkesine göre yapılan hesaplama sonucunda 03/04/2024 tarihi itibarıyla yaklaşık 72.026,19 TL olarak hesaplandığı, bu bedelin kök raporda hesaplanan 256.666,67 TL bakiye kira bedeline eklenmesiyle icra takip dosyasındaki toplam bakiye alacağın 328.692,86 TL olarak hesaplandığı belirtilmiştir. Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, takip ve davanın taraflar arasındaki 01/02/2024 tarihli iş makinesi kiralama sözleşmesinden kaynaklandığı, iş makinesinin operatörlü kiralanması nedeni ile mahkememizin görevli olduğu, davalının, mahkememizce verilen kesin süreye rağmen ticari defter ve belgelerini bildirmekten kaçındığı, icra takibinde davalının, davacı tarafın edimini yerine getirmediği ve alacağın faturaya bağlanmadığı gerekçesiyle borca itiraz ettiği, ancak dosyaya sunulan 03/03/2024 ve 03/04/2024 tarihli tutanaklarda davalı şirket kaşesi ve yetkili imzasının bulunduğu, bu tutanaklarda iş makinesinin iki ay süreyle kullanıldığı ve karşılığında ilk ay için 200.000,00 TL, ikinci ay için 240.000,00 TL kira bedelinin hak edildiğinin belirtildiği, davalının yargılama aşamasında bu tutanaklardaki imza ve içeriğe yönelik bir itirazda bulunmadığı, bu nedenle tutanakların içeriğinin davalı yönünden bağlayıcı olduğu, davalının borcun varlığına ilişkin savunmalarının aksine, alacağın varlığının sözleşme ve bu tutanaklarla sabit olduğu, alacağın varlığı için fatura düzenlenmesinin zorunlu olmadığı, mahkememizce hükme esas alınan 22/09/2025 tarihli bilirkişi ek raporunun dosya kapsamına, sözleşme hükümlerine ve taraf delillerine uygun, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, raporda bakiye kira alacağının 256.666,67 TL olarak hesaplandığı, sözleşmenin 8/a maddesi uyarınca, kiralamanın 4 aydan önce sona ermesi nedeniyle dönüş nakliye bedelinin davalıya ait olduğu ve bu bedelin de bilirkişi ek raporunda 72.026,19 TL olarak makul bir şekilde tespit edildiği, böylece davacının icra takibine konu edebileceği toplam asıl alacak miktarının 328.692,86 TL olduğu, alacağın yazılı sözleşme ve ikrar içeren tutanaklara dayalı, bu nedenle likit (belirlenebilir) nitelikte olduğu ve davalının itirazının haksız olduğu anlaşıldığından davacı lehine İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılarak davanın kısmen kabulü yönünde aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabulü ile, davalı borçlunun ...2. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/36847 esas sayılı icra takibine yaptığı 03/06/2024 tarihli İTİRAZININ 328.692,86 TL'lik bölüm yönünden İPTALİ ile takibin 328.692,86 TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA, takipten sonra asıl alacağa yıllık %48 oranını geçmemek üzere 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesinde belirtilen şekilde değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin itirazın iptali isteminin reddine, 2-İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca davalı borçlunun itirazının haksız olduğu anlaşıldığından, alacağın borçlu tarafından bilinebilir ve hesaplanabilir olduğu da gözetilerek iki tarafın durumuna ve davanın tahammülüne göre, itirazının iptaline karar verilen takibe konu asıl alacak miktarı olan 328.692,86 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 65.738,57 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Kabul edilen 328.692,86 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 22.453,01 TL karar ve ilam harcından 4.633,74 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 17.819,27 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 4.633,74 TL peşin harç, 87,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 5.148,84 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacının karşıladığı 135,00 TL tebligat gideri, 18.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 18.135,00 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 15.536,52 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 2.598,48 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 515,83 TL'sinin davacıdan, 3.084,17 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 328.692,86 TL üzerinden takdir edilen 52.590,86 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı şirket yetkilisinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ...Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/11/2025

¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/661, K. 2025/772, T. 05.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-661-e-2025-772-k-e7bdc12af815