İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/53 E. 2025/968 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/53
Karar No
2025/968
Karar Tarihi

T.C. ...12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2024/53 Esas - 2025/968 T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/53 Esas KARAR NO : 2025/968 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/04/2024

KARAR TARİHİ : 10/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 12/12/2025 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında ticari bir ilişki bulunduğunu, bu ilişki çerçevesinde davalı şirketin müvekkil şirkete 1.636.479,63 TL ödemek üzere kesin hesap olarak anlaştıklarını, davalı tarafından bir kısım ödemeler yapılmasına rağmen 83.642,10 TL tutarındaki cari hesap bakiyesinin tahsil edilemediğini, davalı şirket muhasebesi ile yapılan görüşmelerde de kalan bakiyenin teyit edildiğini, ancak davalının kalan borcunu ödememek için bir nefaset faturası oluşturduğunu ve müvekkil şirket tarafından bu faturanın iade edildiğini, alacağın tahsili amacıyla ...2. Genel İcra Dairesi'nin 2023/249593 Esas sayılı dosyası ile borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını, borçlunun borcu bulunmadığı gerekçesiyle borcun tamamına ve ferilerine itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, borçlunun itirazının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, aydınlatma, elektrifikasyon ve enerji nakil hatları işlerinin tamamlanmasına ve hakedişlerinin yapılmasına rağmen borcunu ödemekten kaçındığını ileri sürerek, davalının haksız itirazının iptaline, takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirketin dava dışı NÖMAYG A.O.'dan üstlendiği "Gebze-İzmir Otoyolu Yapım İşi" kapsamındaki "Otoyol Aydınlatma ve Elektrifikasyon İşleri"ni davalı şirkete alt yüklenici olarak verdiğini ve bu doğrultuda taraflar arasında 19/11/2017, 13/06/2016 ve 20/06/2016 tarihlerinde taşeronluk sözleşmeleri imzalandığını, ancak davalının sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmediğini, projeye ve teknik kurallara aykırı davrandığını, sahada üçüncü şahıs firmaların imalatlarına zarar verdiğini ve hafriyatları zamanında kaldırmadığını, bu nedenle ana yüklenici tarafından müvekkiline yüksek miktarlı cezalar kesildiğini, bu zararların giderilmesi için yapılan uyarılara rağmen davalının kayıtsız kaldığını, müvekkilinin işlerin aksamaması için bu cezaları ödemek zorunda kaldığını, davalının borçlu olmasına rağmen haksız bir şekilde müvekkili aleyhine ...12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/53 Esas sayılı dosyasında itirazın iptali davası açtığını, davalının sözleşmeleri gereği gibi ifa etmemesi, işleri eksik ve ayıplı yapması nedeniyle ana işverenin müvekkiline uyguladığı ceza kesintileri sebebiyle davalının müvekkiline borçlu olduğunu ileri sürerek, öncelikle davanın ...12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/53 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin ödemek zorunda kaldığı 83.642,09 TL, 81.439,34 TL, 44.664,79 USD, 68.453,11 TL, 85.569,34 TL, 114.480,50 TL ve 17.4731 USD bedelli cezalar ile diğer ödemelerden kaynaklanan alacaklarının şimdilik 10.000,00 TL'sinin reeskont avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. CEVAP : Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının tek taraflı düzenlediği faturaya dayanarak takip başlattığını, müvekkili şirketin ... .... .... 'nun üstlendiği Gebze-İzmir otoyolu yapım işi kapsamındaki "Akıllı Ulaşım Sistemlerinin Tasarım ve Montajı İşi"ni aldığını ve bu işin "Otoyol Aydınlatma ve Elektrifikasyon İşleri"ni davacıya taşeron olarak verdiğini, bu kapsamda taraflar arasında 19/11/2017, 13/06/2016 ve 20/06/2016 tarihlerinde üç adet taşeronluk sözleşmesi imzalandığını, davacının sözleşmelerle yüklendiği imalatları projeye, teknik ve sanat kurallarına uygun yapmadığını, sahada üçüncü şahıs firmaların işlerine zarar verdiğini ve hafriyatları zamanında kaldırmadığını, bu nedenle ana yüklenici tarafından müvekkiline cezalar kesildiğini, bu cezalardan bazılarının davacıya yansıtılmasına rağmen davacının faturaları iade ettiğini, müvekkilinin cari hesap borcunun bulunmadığını ve tamamını ödediğini, davacının sözleşmeye aykırı ve ayıplı imalatları nedeniyle ana işverenin uyguladığı ceza kesintilerinden dolayı müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu, bu nedenle tazminat ve gecikme cezası alacakları sebebiyle takas/mahsup def'inde bulunduklarını belirterek, davanın reddi ile davacının takibinde kötü niyetli olması nedeniyle %20'den az olmamak üzere müvekkili lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesini savunmuştur. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde, öncelikle davacının alacak miktarını belirleyebilir durumda olmasına rağmen HMK'nın 107. maddesine aykırı olarak belirsiz alacak davası açtığını, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, ayrıca TBK'nın 73. maddesi uyarınca rücu isteminin iki yıllık zamanaşımına tabi olduğunu ve davanın zamanaşımı nedeniyle de reddedilmesi gerektiğini, esasa ilişkin olarak ise davacının iş bitimi ve kesin hesap sonrası borcunu ödemekten kaçınmak amacıyla zaten mahsup edilmiş cezaları tekrar talep ettiğini, taraflar arasında yapılan kesin hesap neticesinde müvekkil şirketin 1.636.479,63 TL'lik faturasının onaylandığını ve asıl davanın bu faturanın ödenmeyen 83.642,10 TL'lik kısmına ilişkin olduğunu, kesin hesap yapılırken müvekkilin sebep olduğu iddia edilen zararlara karşılık 30.391,76 USD cezai tutarın zaten mahsup edildiğini, şantiye alanındaki tüm zararların müvekkile yükletilmeye çalışıldığını, davacının işin tamamlanmasından yaklaşık 3 sene sonra bu talepleri ileri sürmesinin hayatın olağan akışına aykırı ve hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu savunarak, davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddini talep etmiştir. DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, ...2. Genel İcra Dairesi'nin 2023/249593 esas sayılı takip dosyası, 19/11/2017, 13/06/2016 ve 20/06/2016 tarihli taşeronluk sözleşmeleri, tarafların ticari defter ve kayıtları, bilirkişi kurulu raporu ve ek raporu, tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Asıl dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali, birleşen dava aynı sözleşmeye dayalı olarak işin eksik ve ayıplı ifası nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zararın rücuen tazmini istemine ilişkindir. Taraflar arasında Gebze-İzmir otoyolunun aydınlatma ve elektrifikasyon işlerinin yapılmasına dair taşeronluk sözleşmeleri imzalandığı, asıl davada davacı ... Elektrik İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekilinin yapılan işler neticesinde düzenlenen kesin hesaptan bakiye kalan 83.642,10 TL alacağın ödenmediğini, bu nedenle başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini istediği, asıl dava davalısı ve birleşen dava davacısı ...Bilgisayar Hizmetleri Ticaret Ltd. Şti. vekilinin ise, cari hesap borcu bulunmadığını, davacının sözleşmeye aykırı ve kusurlu imalatları nedeniyle ana yüklenici tarafından kendilerine kesilen cezalar nedeniyle asıl alacaklı olduklarını, bu nedenle takas-mahsup talebinde bulunduklarını ve uğradıkları zararın tazmini için birleşen davayı açtıklarını savunarak asıl davanın reddini ve birleşen davanın kabulünü talep ettikleri görülmüştür. İİK'nın ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır. İcra dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklının 83.642,10 TL asıl alacağın tahsili amacı ile ...2. Genel İcra Dairesi'nin 2023/249593 Esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibine başladığı, ödeme emrinin borçluya19/11/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin yasal süresi içerisinde öğrenme ile 15/11/2023 taihinde icra dairesine başvurarak borca itiraz ettiği, İİK'nun 66/1. maddesi gereğince itiraz üzerine icra takibinin durduğu, davacı alacaklının İİK'nun 67/1. maddesinde gösterilen bir senelik süre içerisinde 21/01/2024 tarihinde davalı borçlunun itirazının iptali için asıl davayı açtığı görülmektedir. Uyuşmazlık, taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. maddesinde eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmıştır. Yüklenicinin temel borcu, eseri sadakat ve özenle, bizzat veya kendi yönetimi altında yaptırarak iş sahibine teslim etmektir. İş sahibinin temel borcu ise, kararlaştırılan bedeli ödemektir. Ticari uyuşmazlıklarda ispat vasıtaları arasında ticari defterler ve faturalar önemli bir yer tutmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca, bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, faturaya süresinde itiraz edilmemesi, faturanın dayandığı temel borç ilişkisinin varlığına karine teşkil eder ve bu durumda temel borç ilişkisinin bulunmadığını ispat yükü faturayı alan tarafa geçer. Faturanın alıcı tarafından ticari defterlere kaydedilmesi ise malın veya hizmetin teslim alındığına ve içeriğinin kabul edildiğine dair güçlü bir delil oluşturur. Talimat ile alınan 27/01/2025 tarihli mali müşavir bilirkişi raporunda, davacı ... Ltd. Şti.'nin 2021 yılı ticari defter kayıtlarına göre, icra takibine konu 29/12/2021 tarihli ve 1.636.479,63 TL tutarlı faturadan kaynaklanan bir bakiye alacağının bulunmadığı, ancak 2022 yılı ticari defter kayıtlarına göre davalıdan 217.915,85 TL tutarında alacaklı göründüğü, bu alacağın ise takibe konu faturadan kaynaklanmadığı, davacının dava dilekçesi ekindeki cari hesap ekstresi ile ticari defter kayıtlarının birbiriyle uyumlu olmadığı belirtilmiştir. 10/06/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporunda, asıl dava bakımından davalı ... Ltd. Şti.'nin ticari defter kayıtlarına göre davacının takip tarihi itibarıyla 83.642,12 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalının düzenlediği 30/05/2022 tarihli "nefaset farkı" faturasının sözleşmelere uygun düşmediği; birleşen dava kapsamında ise davacı ... Ltd. Şti.'nin, davalı ... Ltd. Şti.'den uğradığı zararlarla ilgili olarak talep edebileceği herhangi bir alacağın tespit edilemediği mütalaa edilmiştir. 03/11/2025 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda, asıl dava davalısının kök rapora yönelik itirazlarının soyut nitelikte olduğu, taraflar arasında yapılan iş bedeli ve kesintiler konusunda mutabakat sağlandıktan sonra kesin hesap faturasının düzenlendiği, davalının sonradan düzenlediği nefaset farkı faturasının usulüne uygun tespitlere dayanmadığı ve sözleşmeye uygun düşmediği, bu nedenle kök rapordaki görüş ve kanaatin korunduğu, asıl davada davacının 83.642,12 TL alacaklı olduğu, birleşen davada ise davacının talep edebileceği bir alacak tespit edilemediği yönündeki kanaat tekrar edilmiştir. Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, asıl davanın eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali, birleşen davanın aynı sözleşme ilişkisi kapsamında işin ayıplı ve eksik ifası nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olduğu, mahkememizce hükme esas alınan, dosya kapsamına uygun, denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli 10/06/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporu ile bu rapora yapılan itirazları karşılayan 03/11/2025 tarihli ek raporda belirtildiği üzere, asıl davada davalı ...Bilgisayar Hizmetleri Ticaret Ltd. Şti.'nin ticari defter ve kayıtlarına göre, davacı ... Elektrik İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin takip tarihi itibarıyla 83.642,12 TL alacaklı olduğu, davalının düzenlediği 30/05/2022 tarihli "nefaset farkı" faturasının, taraflar arasındaki sözleşmelerde öngörülen usule uygun bir tespit ve kabul sürecine dayanmadığı, işin teslimi ve kesin hesap aşamasından sonra tek taraflı olarak düzenlendiği ve sözleşmeye uygun olmadığı, bu itibarla asıl davada davalının takas-mahsup savunması yerinde olmadığı gibi, davalı ...Bilgisayar Hizmetleri Ticaret Ltd. Şti.'nin bu iddialarına yönelik olarak birleşen davayı açtığı, birleşen davanın özünü oluşturan takas-mahsup savunmasının o davada incelendiği, asıl davada davacının alacaklı olduğu anlaşıldığından davalının icra takibine yaptığı itirazın haksız olduğu sonucuna varılarak asıl davanın kabulüne karar verilmek gerektiği, ancak takibe konu alacağın eser sözleşmesinden kaynaklanması, alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirmesi, alacağın likit ve belirli olmaması nedeniyle davacının icra inkar tazminatı talebinin yerinde olmadığı; Birleşen dava yönünden yapılan incelemede, davacı ...Bilgisayar Hizmetleri Ticaret Ltd. Şti.'nin, davalı ... Elektrik İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin kusurlu imalatları nedeniyle ana yüklenici tarafından kendisine cezalar kesildiği ve zarara uğradığı iddiasını ispatlayamadığı, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporlarında da belirtildiği üzere, tarafların kesin hesap öncesinde karşılıklı mutabakatla bir kısım kesintileri belirledikleri, bunun dışında kalan ve birleşen davaya konu edilen zararların davalının eylemlerinden kaynaklandığına dair dosyada yeterli ve geçerli bir delil bulunmadığı, bu nedenle, ispatlanamayan birleşen davanın reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A) Mahkememizin 2024/53 esas sayılı asıl davasında; A1) Davanın kabulü ile, davalı borçlunun ...2. Genel İcra Müdürlüğünün 2023/249593 esas sayılı icra takibine yaptığı 15/11/2023 tarihli İTİRAZININ İPTALİ ile takibin 83.642,10 TL asıl alacak yönünden DEVAMINA, takipten sonra asıl alacağa yıllık %11,75 oranında faiz uygulanmasına, A2) İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca dava konusu alacak likit olmadığından, varlığı ile miktarının tespiti yargılamayı gerektirmekle davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin reddine, A3) Kabul edilen 83.642,10 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 5.713,59 TL karar ve ilam harcından 1.010,19 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 4.703,40 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, A4) Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 1.010,19 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.437,79 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, A5) Davacının karşıladığı 466,25 TL yazışma gideri, 18.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 18.966,25 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, A6) 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, A7) Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 83.642,10 TL üzerinden takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, B) Birleşen ...13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/243 esas sayılı davasında; B1) Davanın reddine, B2) Alınması gereken 615,40 TL maktu harçtan, 427,60 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 187,80 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, B3) Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına, B4) 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, B5) Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 10.000,00 TL üzerinden takdir edilen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, C) Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ...Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/12/2025

¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/53, K. 2025/968, T. 10.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-53-e-2025-968-k-5bf551140fa8