Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/10775 E. 2026/1047 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/10775
- Karar No
- 2026/1047
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/71 E., 2025/167 K.
Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 1007. maddesinin 2. fıkrası uyarınca rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemenin 04.06.2015 tarihli, 2014/512 Esas ve 2015/457 Karar sayılı ilamı ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 10.02.2016 tarihli, 2015/16440 Esas ve 2016/1538 Karar sayılı ilamı ile; ''...6098 sayılı TBK'nun 73/1. maddesi uyarınca, rücuen tazminat davalarında, zamanaşımı süresi tazminatın tamamının ödendiği tarihten itibaren iki yıldır. Eldeki davada tazminatın tamamının 24.07.2013 tarihinde ödendiği, davanın ise 23.06.2014 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Şu durumda, zamanaşımı süresinin dolmadığının kabulü ile işin esasının incelenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.'' gerekçesiyle karar bozulmuştur. Bilahare mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davalılardan ...'in dava tarihi itibariyle ölü olduğu anlaşıldığından anılan davalı yönünden davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine, davaya konu taşınmazın satış işleminin yapıldığı tarih olan 13.11.1971 tarihindeki satış işlemlerini yapan tapu sicil muhafızı vekili ...'in doğan zararlardan sorumlu olduğu gerekçesiyle 44.740,67 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ... dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine dair kararın davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 20.02.2018 tarihli, 2017/3200 Esas ve 2018/1099 Karar sayılı ilamı ile ''...2-)Davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacı, dava dilekçesinde ödeme tarihinden itibaren yasal faiz isteminde bulunmuştur. Rücu yoluyla ödetilmesi istenen davalarda davacının zararının ödeme gününde oluştuğu benimsenerek, kabul edilen tazminata ödeme gününden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekir. Mahkemece, bu husus gözetilmeksizin dava tarihinden işleyecek yasal faize karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir. 3-) Davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; Rücu davalarında, davalı tarafın kusur durumunun araştırılması ve varsa kusuruna karşılık gelen kısımdan sorumlu tutulması gerekir. Eldeki davada, davalı taraf delil olarak kusura yönelik bilirkişi raporuna dayanmış, yargılama sırasında da bunu talep etmişlerdir. Şu halde yapılacak iş, somut olay ve diğer tüm etkenler etraflıca irdelenerek olayda işlemi yapan tapu sicil memuru ve davalılar murisi olan ...'in kusur durumlarını uzman bilirkişilerden alınacak rapor ile belirlemek ve oluşacak sonuca göre karar vermektir. Ayrıca dosya kapsamındaki diğer olgular da gözetilerek 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51. ve 52. maddesi (818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 43. ve 44.maddesi) uyarınca uygun miktarda hakkaniyet indirimi yapılması hususunun da gözetilmesi gerekir. Açıklanan nedenlerle eksik inceleme sonucu verilen kararın bozulması gerekmiştir'' gerekçesiyle karar bozulmuştur. Mahkemece yeniden bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davalılardan ...'in dava tarihi itibariyle ölü olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle anılan davalı yönünden davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulü ile 26.844,40 TL alacağın 22.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... dışındaki diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine ilişkin verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine bu defa Dairenin 23.05.2024 tarihli, 2022/6656 Esas ve 2024/5169 Karar sayılı ilamı ile ''...10.09.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6552 sayılı İş Kanunu ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamalerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun’un 84 üncü maddesi ile 2664 sayılı Tapu Kanunu’na eklenen “Ek madde 2” ile getirilen özel zamanaşımı süresi nazara alındığında, Devletin kusursuz sorumluluğu nedeniyle yaptığı ödemeden itibaren 2 yıl geçmediği anlaşılmasına karşın, davaya konu rücu istemi, zarara yol açan işlemin gerçekleştirildiği 13.11.1971 tarihinden itibaren 10 yılın geçmesiyle zamanaşımına uğradığı, her ne kadar mahkemenin davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen ilk kararının Dairenin 10.02.2016 tarihli, 2015/16440 Esas ve 2016/1538 Karar sayılı ilamı ile zamanaşımı süresinin dolmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiş ise de 10.09.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanun’un 84 üncü maddesi ile 2664 sayılı Tapu Kanunu’na eklenen “Ek madde 2” ile getirilen özel zamanaşımı süresinin anılan kararda maddi hata sonucu tartışılmadığı anlaşılmakla davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.'' gerekçesiyle karar bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. 29.04.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6460 sayılı Kanunun 1. maddesi ile 12.01.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 373. maddesinin beşinci fıkrasından, 18.06.1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 439. maddesinin beşinci fıkrasından ve 1086 sayılı Kanunun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun 16. maddesi ile değiştirilmeden önceki 429. maddesinin üçüncü fıkrasından sonra gelmek üzere eklenen; ''Davanın esastan reddi veya kabulünü içeren bozmaya uyularak tesis olunan kararın önceki bozmayı ortadan kaldıracak şekilde yeniden bozulması üzerine alt mahkemece verilen kararın temyiz incelemesi, her hâlde Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca yapılır.'' düzenlemesi getirilmiştir. Açıklanan Kanun değişikliği gereği temyiz inceleme görevi Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na ait bulunmakla, dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Dosyanın YARGITAY HUKUK GENEL KURULUNA GÖNDERİLMESİNE, 22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.