İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/524 E. 2026/11 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/524
- Karar No
- 2026/11
- Karar Tarihi
T.C. .......... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/524 Esas - 2026/11
T.C. .......... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/524 Esas KARAR NO : 2026/11
............x................x .....x.................x............. ...............x..................x. ....x...................x.................
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 26/05/2021 KARAR TARİHİ : 12/01/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 11/02/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 05/01/2016 tarihinde davacı ...........'nun elektrikli bisiklet ile seyir halinde iken, aynı cadde üzerinde arkadan gelen bir aracın davacıya çarparak yaralanmasına sebebiyet verdiğini, akabinde sürücünün olay yerini terk ettiğini, kazanın olduğu tarih olay saatinden bir kaç saat sonra ............plakalı araç sürücüsünün kazaya sebebiyet verdiğini karakola beyan ettiğini, kazaya ilişkin olarak ............ Cumhuriyet Başsavcılığı 2016/1959 sayılı soruşturma dosyasının açıldığını müvekkilinin şikayetçi olmaması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiğini, müvekkilinin meydana gelen geçici ve kalıcı iş göremezlik kaybının tazmini için davalı sigorta şirketine başvuruda bulunduğunu ancak cevap verilmediğini, dava açmadan önce arabuluculuk başvurusunda bulunulduğu ancak anlaşmanın sağlanamadığını beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile mezkur kaza nedeni ile müvekkilinin tedavi sürecinde çalışamamasına karşılık geçici iş göremezlik tazminatı olarak 50,00-TL ve müvekkilinde meydana gelen sürekli iş gücü kaybı olarak 50,00-TL olmak üzere toplam 100,00-TL maddi tazminatın davalı tarafından temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın, davalı sigorta şirketine başvurusu üzerine kusur ve maluliyetin belirlenmesi için uzmanlardan rapor alındığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla kusur durumuna ilişkin olarak; 2918 sayılı kanunun 106/c-1. maddesinde “motorsuz araçları sürenler motorlu araçları geçiş hakkını vermek zorundadır.” 84/h. “kavşaklarda geçiş önceliğine uymama”, 57/a. “kavşağa yaklaşan sürücüler, kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, dikkatli olmak, geçiş hakkı olan araçların önce geçmesine imkan vermek zorundadır.” hükümlerini ihlal ettiğinden %75 oranında asli kusurlu olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün ise % 25 kusurlu olduğunu, ayrıca sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sorumlu olduklarını, davalı şirket tarafından alınan Adli Tıp Uzmanı ve Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı tarafından düzenlenen raporu dosyaya ibraz ettiklerini, davacının tedavi giderleri ve bakıcı ücreti talebine ilişkin davalı şirketin sorumluluğu bulunmadığını, faizin davanın açıldığı tarihten itibaren yürütülmesini, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmişlerdir. GEREKÇE : Dava, Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasıdır. Taraflar arasındaki ihtilafın; Davalı sigorta şirketi sigortalısı ............plakalı aracın elektrikli bisiklet sürücüsü davacıya çarpması sonucu meydana gelen kaza nedeni ile kazadaki kusur durumu, davacının maluliyeti ve davacının tazminat talep etme hakkı bulunup bulunmadığı, faizin başlangıç ve türü noktasında toplandığı anlaşılmıştır. Mahkememizin, 2021/335 Esas, 2022/535 Karar sayılı kararı .......... Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi 2022/2068 Esas, 2024/329 Karar, 07/03/2024 tarihli kararı ile kaldırılmakla, yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapıldı. Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde 2021/335 Esas, 2022/535 Karar sayılı, 12/09/2022 tarihli kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine .......... Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi 2022/2068 Esas, 2024/329 Karar, 07/03/2024 tarihli kararı ile, " ..Somut olayda, davacı Suriye Arap Cumhuriyeti vatandaşı olup dosya kapsamından, mahkemece davacının teminat muafiyetinin bulunup bulunmadığı hususunda, hükme dayanak oluşturacak nitelikte bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır. 5718 sayılı Kanun’un 48. maddesinin ikinci fıkrasında, dava açanın karşılıklılık esasına göre, teminattan muaf tutulabileceği düzenlendiğinden öngörülen teminat hususu resen gözetilmelidir. Bu sebeple ilk derece mahkemesi tarafından, öncelikle davacının statüsü belirlenerek teminattan muaf olup olmadığı hususunun Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'nden sorularak alınacak yazı cevabına göre, davacının teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa, HMK'nın115/2 maddesi gereğince teminatın yatırılması için kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması hâlinde istemin usulden reddine, yatırılması hâlinde ise dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken doğrudan işin esasına girilmesi doğru değildir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf sebeplerinin kabulüne, HMK'nın 353/1-a-4. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına; teminata ilişkin dava şartı değerlendirilerek, bundan sonra davanın esası hakkında karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir..." ilamı ile kaldırılmasına karar verilmekle işbu esasa kayıt olmuştur. Bam kaldırma ilamından önce; Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca rapor düzenlenmiş, düzenlenen 17/12/2021 tarihli raporda, davacının Özürlülük Ölçütü ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkındaki yönetmelik hükümlerince tüm vücut özürlülük oranının %4 (yüzde dört) oranında olduğu ve kalıcı olduğu, olay tarihinde yaralanma neticesinde geçici iş göremezlik süresinin 9(dokuz) ay olduğu, 3 (üç) aylık kısmının ise başkasının bakım ve yardımına ihtiyacı olduğu tespit edilmiştir. Bam kaldırma ilamından önce; dava konusu trafik kazası nedeni ile tarafların kusur oranlarının tespiti ve tazmin edilebilecek miktarın hesaplanması amacı ile Kusur ve Aktüer bilirkişi marifeti ile bilirkişi raporu düzenlenilmesine karar verilmiş, bilirkişi heyetince sunulan 22/03/2022 tarihli raporda, ............plakalı araç sürücüsü Aslan Soran'ın karışmış olduğu trafik kazası oluşumunda %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, bisiklet sürücüsü davacının kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığı, davacının kusursuz olduğunun tespiti amacı ile TBK 52 inci maddesi kapsamında kusur indirimi yapılmadığı, davacının bedensel engel oranının %4 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin 9 ay olduğu ve 3 ay süre ile başkasının yardımına muhtaç olduğunun tespit edildiği, davacı lehine 11.708,91-TL geçici iş göremezlik zararı hesaplandığı, TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak teknik faiz kullanılmadan yapılan hesaplama neticesinde 69.558,24-TL sürekli iş göremezlik hesaplandığı rapor edilmiş, bilirkişi heyetince sunulan rapor mahkememizce denetime elverişli kabul edilmiştir Bam kaldırma ilamından önce; davacı vekilince mahkememize 15/05/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile geçici iş göremezlik talebini 11.709,91-TL'ye, kalıcı iş göremezlik talebini ise 69.558,24-TL'ye yükseltilmesini talep etmiştir. Bam kaldırma ilamından sonra; Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'nün yazı cevabı dosya kapsamına alınmış ve Bam kaldırma ilamı doğrultusunda; Davacının Suriye vatandaşı olduğu, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığının bulunmadığı ve Türkiye ile Suriye ülkesi arasında teminattan muafiyete ilişkin bir anlaşma ya da fiili mütekabiliyet bulunmadığının Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye verilen cevaptan anlaşılmakta olduğu, 6100 Sayılı HMK'nın 84. maddesi ile 5718 sayılı MÖHUK'un 48.maddesi uyarınca; Türkiye'de dava açan yabancı şahısların mahkemece takdir edilecek teminatı depo etmesi gerektiği nazara alınarak; Davacı tarafa, 6100 Sayılı HMK 84. maddesi ile 5718 sayılı MÖHK'un 48.maddesi uyarınca mahkememizce takdir edilen 15.000,00TL nakdi teminatı ya da Türk Bankalarından verilme aynı miktarlı kesin-süresiz teminat mektubunu mahkeme veznesine depo etmesi için üç haftalık kesin süre verilmesine, bu süre içerisinde depo edilmemesi halinde davanın usulden reddine karar verileceğinin ihtar edilmesine rağmen davacı tarafça teminatın yatırılmadığı anlaşılmıştır. Bu hali ile HMK'nın 115/2 maddesi gereğince davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Açılan davanın usulden REDDİNE, 2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı 732,00-TL olduğundan, peşin alınan 337,30-TL'nin (peşin + ıslah harç ) mahsubu ile bakiye 394,70-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye İrat Kaydına, 3-Zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye İrat Kaydına, 3-Davalı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde .......... Bölge Adliye Mankemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/01/2026