İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/482 E. 2026/576 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/482
Karar No
2026/576
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/482 Esas - 2026/576 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/482 Esas KARAR NO : 2026/576

... DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 15/03/2024 KARAR TARİHİ : 13/07/2026 KARAR Y.TARİHİ : 24/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davanın yapılan açık yargılaması sonucunda aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. I-İDDİALAR Davacı vekili 15.03.2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacı kurumun sorumluluğundaki tesislere ait hizmet binalarının ve açık alanların temizlik ve destek hizmetlerinin yürütülmesi işi ile ....Müdürlükleri ile Bölge Müdürlüklerine ait hizmet binaları ve açık alanların temizlik ve destek hizmetleri işi kapsamında, imzalanan sözleşme hükümleri çerçevesinde ....nda ....pozisyonunda hizmet alımı personeli olarak görev yapan ....’ın iş akdinin 07.08.2023 tarihi itibariyle (Emeklilik (yaşlılık) veya toptan ödeme nedeniyle) fesh edildiğini, 13.09.2023 tarihinde 404.535,10-,- TL kıdem tazminatı tutarı ödendiğini, kıdem tazminatına ilişkin damga vergisi tutarının ise 3.093,90-TL olduğunu, davalılar ile hizmet alımı sözleşmeleri akdedilerek bir kısım hizmet işlerinin davalı yüklenicilere ihale edildiğini, yüklenici firmalar ile davacı kurum arasındaki iç ilişkide Borçlar Kanunu hükümleri ve sözleşme hukuku uygulanacağından, sorumluluğun tespitinde tarafların aralarında yaptıkları hizmet alım sözleşmesi geçerli olduğunu, Genel Müdürlükleri tarafından işçilik alacakları ödenen dava dışı ...., davalıların işçisi olarak çalışmış olduğunu davacı ile akdedilmiş bir hizmet sözleşmesi bulunmadığını, ödenen işçilik alacaklarının rücuen tahsili gerekmekte olduğunu, dava dışı işçinin 10.02.2006-07.08.2023 tarihleri arasında hizmet alım sözleşmeleri kapsamında davalı yüklenici firmalarda çalıştığını, sunulan teknik şartnamelerin 10.3 ve diğer maddelerinde yüklenicinin işçilerin ücretinden ve idarece işin hizmetiyle ilgili ödediği her ücretten sorumlu olduğu açıkça hükme bağlanmış olduğunu, İşbu sebeplerle dava dışı işçiye ödenen toplam 404.535,10- TL kıdem tazminatı ile kıdem tazminatı tutarına ilave olarak 3.093,90- TL damga vergisinin tutarı olmak üzere toplam 407.629,00-TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etme zorunluluğu hâsıl olduğunu, toplam 407.629,00-TL’nin dava dışı işçinin davalı yüklenici firmalarda çalıştığı dönem oranınca hesaplanması neticesinde; .....’nden 6.628,64-TL kıdem tazminatı ve damga vergisi tutarının, .....(İş Ortaklığı)’den 46.722,24- TL kıdem tazminatı ve damga vergisi tutarının, ..... 114.231,37-TL kıdem tazminatı ve damga vergisi tutarının, ödeme tarihi olan 13.09.2023 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II-SAVUNMALAR Davalı yana dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilmiş, süresi içeresinde cevap dilekçesi sunmamış, duruşmalara katılmamıştır. III-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER 1.Tarafların arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığına dair arabuluculuk son tutanağı. 2. Sözleşme ve şartname örnekleri, 3. SGK kayıtları. 4.Ödeme dekotları 5.Mahkememizce dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, bilirkişi kök ve ek raporunun sonuç kısmında özetle; “29/01/2026 tarih ve 33152 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 6. Maddesi” değişikliği, 11.09.2014 ile 15.10.2019 tarihleri arasında imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında geçen süreler bakımından alt işverene rücu edilecek kıdem tazminatı tutarlarının tahsilinden vazgeçilmesini öngörüldüğünü, dosyada yer alan sözleşme tarihlerine göre davalı .... ile davacı kurum arasında belirlenen sözleşme imza tarihleri 21.09.2007, 21.09.2008, 19.01.2009 ve 14.01.2013 olup, bu tarihlerden hiçbiri yukarıdaki tarih aralığında olmadığını, bu itibarla, yeni yasal düzenleme gözetildiğinde davalı şirket yönünden önceki 23.11.2025 tarihli raporda belirlenen rücu hesabının azaltılması veya belirli kısmı yönünden tahsilden vazgeçilmesi gerektiği sonucuna varılamadığını, davalı ....şirketinin sorumluluk tutarı 126.050,49 TL olup, davacı talebi 124.335,22 TL olduğunu, dava tarihinden önce herhangi bir temerrüt ihtarı bulunmadığı, dava tarihinden (arabuluculuk başvuru tarihinden) ya da ödeme tarihi olan 13.09.2023 tarihinden itibaren faiz uygulanması hususunda mahkemenin takdirinde olduğu görülmüştür. IV- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE Dava; davacı şirket tarafından dava dışı işçi/işçilere ödenen işçilik alacaklarının, davalı şirket ile akdedilen hizmet alım sözleşmesine dayalı olarak rücuen tahsili istemine ilişkindir. Mahkememizin .... Esas sayılı dosyasından verilen tefrik kararı ile mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır Asıl işverenle alt işverenin işçiye karşı müteselsilen sorumlu olduğu, 4857 sayılı İş Kanunu’nun yer alan "Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur." düzenlemesine yer verilmiştir. Asıl iş veren ve altişverenin birbirlerine karşı sorumluğu ise aralarındaki sözleşme hükümlerine göre, sözleşmede hüküm bulunmayan hallerde Borçlar Kanunu Genel Hükümleri ve Yargıtay içtihatları uyarınca belirlenmektedir. Dava konusu asıl işveren ve alt işverenler arasında ödenen işçi alacağının rücuna ilişkin emsal .... sayılı ilamında "İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü göz önüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir." denilmektedir. Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname İle Değişiklik Yapılmasına Dair 7573 sayılı kanunun 6. maddesine- 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa eklenen geçici 12. Maddesinde: "10/9/2014 tarihli ve 6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanunun 8 inci maddesinin yürürlüğe girdiği 11/9/2014 ile 15/10/2019 tarihi arasında (bu tarihler dahil) 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemelerinden alt işverenlere rücuya konu tutarların söz konusu ihale sözleşmeleri kapsamında geçen kısmının tahsilinden vazgeçilir. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla birinci fıkra kapsamında kamu kurum veya kuruluşları tarafından alt işverene rücu edilmek üzere yürütülen davalarda, birinci fıkra uyarınca tahsilinden vazgeçilen kısım için ihtilafın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilir, yargılama gideri ve vekâlet ücreti taraflar üzerinde bırakılır. İcra takiplerinde tahsilinden vazgeçilen kısma ilişkin olarak harç alınmaksızın düşme kararı verilir, takip giderleri ile vekâlet ücreti taraflar üzerinde bırakılır. Ancak, bu kapsamda alt işverene rücu edilerek takip ve tahsil edilmiş olan tutarlar, alt işverenler lehine hiçbir şekilde alacak hakkı doğurmaz ve tahsil edilmiş tutarlar iade edilmez." Mahkememizce yargılamaya devam edildiği sırada yukarıda yazılı olan 7573 sayılı Kanun yürürlüğe girmiştir. Anılan kanun ile kamu kurumları ile alt işverenler arasında akdedilen hizmet alım sözleşmeleri kapsamında işçilik alacaklarına ilişkin sorumluluk ve bu kapsamda açılmış davalara etkisi yönünden yeni düzenlemeler getirilmiştir. Dava dışı işçi ... işyerindeki çalışma dönemi 10.02.2006-07.08.2023 tarihleri arasında davacı iş yerinde çalıştığı, iş akdinin 08.08.2023 tarihinde emeklilik nedeniyle sonlandırılarak 13.19.2023 tarihinde 404.535,10-TL net kıdem tazminatı, 3.093,90-TL kıdem tazminatına ilişkin damga vergisi tahakkuk ettirildiği, dava işçinin kıdem tazminatı ile ilgili olarak davacı yanın toplam 407.629,00-TL ödeme yapıldığı görülmüştür. Dava dışı işçinin kıdem tazminatı ödemesine esas olmak üzere toplam 1920 gününü davalı .... bünyesinde, çalıştığı....kayıtlarından anlaşılmıştır. Dosyaya kazandırılan delillerden davacı ile davalılar arasında asıl ve alt işveren ilişkisinin bulunduğu, dava dışı işçilerin, davalı şirketlerin çalışanı olduğu anlaşılmıştır. Ayrıntılı, açıklamalı ve denetime elverişli bulunarak hükme esas alınan bilirkişi raporu ile; davalı şirketlerin sorumluluklarına ilişkin hesaplama yapılmış, davalıların sorumluluk miktarları tespit edilmiştir. Dosyada mevcut sözleşme ve şartnamelerde ödenen işçilik alacaklarından davacı asıl işverenin sorumlu olacağına dair hüküm bulunmamaktadır. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; davalı yüklenicilerin işçisi olması, sözleşme ücretine; işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin, işçileri çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Davacı tarafından dava dışı işçilere ödenen kıdem tazminatı alacağından, işçinin çalışma dönmeleri ile sınırlı olmak üzere davalının sorumlu olduğuna ve sorumluluk miktarlarına ilişkin bilirkişi raporu dosya ve delil durumuna uygun bulunarak, raporda belirlenen miktarlar üzerinden, davanın kabulü ile, 124.335,22 TL'nin ödeme tarihi olan 13.09.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Somut olayda, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesinin yürürlükte bulunduğu dönem ile dava konusu edilen kıdem tazminatı rücuen alacakların ait olduğu zaman dilimi birlikte göz önünde bulundurulduğunda, yürürlüğe giren yeni yasal düzenleme ile taraflar arasındaki uyuşmazlığın esası hakkında hüküm kurulmasını gerektirir hususi yararın ortadan kaldığı anlaşılmış olup, 7573 sayılı kanun uyarınca taraflar arasındaki sözleşme dönemi dikkate alınarak yönünden 2.335,95 TL yönünden 7573 sayılı Kanun kapsamında kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, anılan yasa gereğince vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. V-HÜKÜM 1-Davanın kabulü ile, 124.335,22 TL'nin ödeme tarihi olan 13.09.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2- 2.335,95 TL yönünden 7573 sayılı Kanun kapsamında kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, Karar ve İlam Harcı 3. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 8.493,34-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Yargılama Giderleri ve Gider Avansı 4. Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere ve posta gideri olarak 635,00-TL, bilirkişi ücreti olarak 7.000,00-TL, ilan masrafı olarak 47.712,00 TL olarak yapılan toplam 55.347,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5. Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan başvurma harcı, vekalet harcı toplam 488,40‬-TL yargılama harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 6. Taraflarca depo edilen varsa gider avansı ile delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca ilgilisine İADESİNE, Vekalet Ücreti 7. Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 45.000,00 -TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren .... ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile .... yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 13/07/2026

.....

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/482, K. 2026/576, T. 13.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-482-e-2026-576-k-ced36c8434ba