İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/845 E. 2025/479 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/845
- Karar No
- 2025/479
- Karar Tarihi
T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/845 Esas - 2025/479 T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA VERİLEN GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/845 KARAR NO : 2025/479
BAŞKAN : .... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP :....
DAVACILAR : 1- ... .... 2- ... ... - ... VEKİLİ : Av....
DAVALILAR : 1- .... VEKİLLERİ : Av. ... Av. .... Av. ....
: 2- ... ... .... VEKİLLERİ : Av. ... Av...
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 08/12/2023 KARAR TARİHİ : 26/06/2025 G.KARAR YAZIM TARİHİ : 14/07/2025
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA : Davacı vekili iddiasında özetle; 25.08.2023 tarihinde, davalı ... Sigorta A.Ş.'ne trafik sigorta poliçesiyle sigortalı ... plakalı araç sürücüsü davalı ... ...'in davacıların oğlu yaya konumundaki Hürcan ...'a çarparak vefat etmesine sebep olduğunu, kazada ... ...'in tam kusurlu, müteveffanın ise kusursuz olduğunun tespit edildiğini, davacıların sahip oldukları tek çocuklarını yitirdiklerini, müteveffanın Osmangazi Üniversitesi Sanat Tasarım Fakültesi Görsel Sanatlar Bölümü mezunu olduğunu, yeni mezun olduğundan herhangi bir sigortalı işte çalışmadığını, ancak çizimlerini yaptığı ve senaryo yazdığı bilgisayar oyunu çalışması olduğunu, mezun olduğu bölüm itibariyle piksel art sanatçısı, oyun tasarımcısı ve animasyon sanatçısı olarak çalışma imkanı olduğunu, dolayısıyla asgari ücretin çok üzerinde gelir elde etme imkanı olduğunu, öğrenci iken ABD'de bulunan bir oyun şirketine zaman zaman karakter çizimi yaparak gelir elde ettiğini, tazminat hesabının asgari ücret üzerinden değil, mezun olduğu uzmanlık alanına göre elde edeceği gelirin saptanması için emsal ücret araştırması yapılarak tespit edilecek ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, ... plakalı araca sigorta yapan davalı şirkete 26.09.2023 tarihinde başvuruda bulunulduğunu ancak ödeme yapılmadığını, davacı ... ... için 5.000,00 TL ve davacı ... ... için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davalı ... ... yönünden kaza tarihinden, davalı sigorta yönünden, temerrüt tarihinden işleyecek yasal faizle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, davacı Süreyye ... için 1.000.000,00 TL ve davacı ... ... için 1.000.000,00 TL olmak üzere 2.000.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faizle davalı ... ...'ten tahsilini talep etmiş, 21/05/2025 tarihli talep arttırım dilekçesi ile destekten yoksun kalma tazminatı talebini davacı ... ... için 609.197,49 TL'ye ve davacı ... ... için ise 575.367,10 TL'ye yükseltmiştir. Davacılar vekili 21.02.2024 tarihli feragat dilekçesi ile; Dava sigorta tarafından, poliçe limiti dahilinde yapılan 1.200.000 TL ödeme nedeniyle davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden maddi tazminata ilişkin anapara, faiz, yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin taleplerinden feragat ettiklerini, davalı ... ... yönünden maddi ve manevi tazminat ile diğer tüm taleplerinin devam ettiğini belirtmiştir.
SAVUNMA : Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmadığını, dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde 18.07.2023-2024 tarihleri arasında ZMSS poliçesiyle sigortalı olduğunu ve sorumluluklarının da sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, sorumluluklarının da şahıs başına 500.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, davacıların müteveffanın desteğinin olduğunun ispatlanması gerektiğini, SGK tarafından davacıya ödenme yapılıp yapılmadığının, PSD değerli gelir bağlanıp bağlanmadığının tespitinin ve TRH 2010 tablosuna göre hesaplama yapılması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir. Davalı sigorta vekili 21/02/2024 tarihli dilekçesi ile; Davacının feragati sebebi ile davacıdan yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediklerini beyan etmiştir. Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava öncesi dava şartı olan arabuluculuk başvurusunun yapılmadığını, kazanın anlatılan gibi gerçekleşmediğini, müvekkilinin müteveffanın vefatını engellemek amacıyla azami çaba gösterdiğini, ceza yargılamasındaki kusur tespitinin hukuk hakimini bağlamayacağını, müterafik kusur durumunun araştırılması gerektiğini, müteveffanın gelir durumuna ilişkin davacı tarafın iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacıların müteveffanın desteğine ihtiyaç duymayacaklarını, manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, ölümlü trafik kazasından kaynaklanan destek tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Tarafların dayandıkları tüm deliller, bu kapsamda ceza dosyası, sigorta hasar dosyası, poliçe getirtilmiş, tarafların sosyal ekonomik durum araştırması yaptırılmış, dosya üzerinde kusur ve destek tazminatı yönünden aktüerya hesabına yönelik bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Sosyal ve ekonomik durum araştırmasına göre; Davacı ... ...'un, ev hanımı olduğu, aylık 2.250 TL kira geliri bulunduğu, davacı ... ...'un, Mali Müşavir olduğu, aylık 20.000 TL gelirinin olduğu, davalı ... ...'in, mühendis olduğu, aylık 35.000 TL gelirinin olduğu anlaşılmıştır. Dava konusu trafik kazasından dolayı açılan ceza davasında; ... 64. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 15/12/2023 tarihli ve 2023/608 Esas ve 2023/833 Karar sayılı ilamı ile; Dosyamız davalısı ... ...'in aracı ile yaptığı trafik kazası sebebi ile dosyamız davacılarının desteği ... ...'un vefatına sebebiyet vermekten dolayı neticeten 6 YIL 3 AY HAPİS cezasına mahkum olduğu, kazada davalının tam kusurlu bulunduğu anlaşılmıştır. Müteveffanın emsal ücret araştırması yapılmış, davacı vekilinin belirttiği kurum ve kuruluşlardan kayıtlar getirtilmiştir. Kusura yönelik olarak Makine Mühendisi/KGM Trafik Güvenlik Daire Emekli Başkanı Bilirkişiden aldırılan 20/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "Olayın oluş şekli ile belirtilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; Davalı sürücüsü ... ...'ün yerleşim yeri içinde trafik işaretleri ile işaretlenmiş bir yaya geçidine doğru seyretmekte iken daha dikkatli ve tedbirli davranmamakla, yönetimindeki aracının hızını; aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gereklerine göre ayarlamamakla, trafik işaretleri ile belirlenmiş yaya geçidine doğru yaklaşmakta iken de aracının hızını düşürmemekle, aracın işletim sisteminden çarpışmanın 8 sn kadar öncesinde “önünde cisim var” uyarısı aldığında derhal fren tedbirine başvurması gerekirken hızını artırarak seyrine devam etmekle, yaya geçidi üzerinde yolun solundan sağına doğru geçmekte olan yayaya fren tedbirine başvurmadığı gibi hızını artırarak oldukça yüksek bir hızla çarpmakla, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 47. maddesi (c) bendi ile 52. maddesi (a) ve (b) bendi ve 74. madde hükümlerine aykırı, dikkatsiz ve tedbirsiz davrandığı, meydana gelen olayda tamamen kusurlu bulunduğu, müteveffa yaya Hürcan ...'un ise hava ve görüşün açık olduğu gündüz koşullarında, trafik kurallarına uygun olarak yaya geçidi üzerinden bölünmüş yolun bir bölümünü geçip orta refüjden diğer kesimi geçmekte olduğu sırada, kendisini gördüğü halde önlem almadığı gibi hızını artırarak seyrine devam eden davalı yönetimindeki araç tarafından çarpıldığı dikkate alındığında, olayın oluşumu ile illiyetli herhangi bir dikkatsiz ve tedbirsizliğinin bulunmadığı kanaatine varıldığı, olayda kusursuz olduğu" belirtilmiştir. Destek tazminatı hesabına ilişin aktüerya bilirkişisinin 15/04/2025 tarihli raporunda; "Müteveffa Hürcan ...’un kusursuz olduğu tespit edilmiş olunmakla, davacı anne ... ... ve davacı baba ... ... lehine hesaplanan maddi zarardan TBK 52. maddesi kapsamında kusur indirimi yapılmadığı, davacı vekilinin 21.02.2024 tarihli dilekçesinde ZMMS poliçesi limitinde ödeme yapılması nedeniyle davalı sigorta şirketi yönünden davadan feragat ettiklerinin belirtildiği, 25.08.2023 kaza tarihi itibariyle ZMMS poliçesi teminat limiti 1.200.000,00 TL olup, davacıların poliçe limitini aşan zararları yönünden hesaplama yapıldığı, davacı ... ... lehine 1.226.333,10 TL ve davacı ... ... lehine 1.158.231,49 TL olmak üzere toplam 2.384.564,59 TL destekten yoksun kalma maddi tazminat hesaplanmış olup, toplam tazminatın 1.200.000,00 TL’sinin poliçe limitinden karşılandığı, bu durumda, davalı ... ...’ten davacı ... ...’un 609.197,49 TL ve davacı ... ...’un 575.367,10 TL olmak üzere toplam 1.184.564,59 TL destekten yoksun kalma maddi tazminatı talep edebileceklerinin hesaplandığı" belirtilmiştir. Somut olayda iddia, savunma, deliller ve bilirkişi raporlarındaki tespit ve hesaplamalar birlikte değerlendirildiğinde; 25.08.2023 tarihinde, davalı ... Sigorta A.Ş.'ne ZMMS poliçesiyle sigortalı, davalı ... ...'in kullandığı ... plakalı araç ile davacıların oğlu olan ve olay anında yaya konumunda bulunan .... ...'a çarparak vefatına sebep olduğunu, yukarıda özetlenen kusur bilirkişisinin raporuna göre kazada ... ...'in tam kusurlu, davacıların desteğinin ise kusursuz olduğu, bilirkişinin kusur tespitinin, ceza dosyasındaki kusur değerlendirmesi ile uyumlu, dosya kapsamına ve olayın oluş şekline uygun olduğu anlaşılmakla, kusura yönelik bilirkişi tespiti yerinde görülmüştür. TBK'nın 53. maddesinde sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. O halde, destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür. Ayrıca; Anne, babanın çocuğunun haksız fiil ve/veya akde aykırılık sonucu ölmesi nedeniyle açtığı destekten yoksun kalma tazminatı davalarında, çocukların anne - babaya destek olduklarının karine olarak kabulü gerekmektedir (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu 22.6.2018 tarih, Esas No: 2016/5, Karar No: 2018/6) .Buna göre, davacı anne babanın, oğullarının ölümü sebebi ile TBK.'nin 53. maddesine dayalı destek tazminatı istemekte haklı oldukları kanaatine varılmıştır. Aktüerya bilirkişisinin 15/04/2025 tarihli raporunda yaptığı hesaplama dosya kapsamına uygun, denetlenebilir olduğu kanaatine varılmış, davacı ... ... lehine 609.197,49 TL, davacı ... ... lehine ise 575.367,10 TL olmak üzere toplam 1.184.564,59 TL destekten yoksun kalma maddi tazminatının, kaza tarihi olan 24/08/2023'den işleyecek yasal faiz ile davalı ... ...’ten tahsiline karar verilmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 56.maddesi hükmüne göre hâkimin özel halleri gözönünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktarı mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken, ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin E:1994/8297 K:1995/655 31.01.1995 tarihli kararı). Buna göre tarafların sosyo-ekonomik durumu, kazanın meydana gelmesindeki tarafların kusur durumu gözetilerek, davalı ... Sağlamtürk aleyhine açılan manevi tazminat davası kısmen kabul edilerek, takdiren davacı ... ... için 500.000 TL, davacı ... ... için 500.000 TL olmak üzere toplam 1.000.000 TL'nin kaza tarihi olan 24/08/2023'den başlayacak yasal faiz ile davalıdan tahsil edilerek davacılara ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Davalı ... Sigorta aleyhine açılan maddi tazminat davasının, davacıların feragati sebebi ile reddine karar verilmiş, davalı sigorta vekilinin vekalet ücreti ve yargılama gideri talep etmediğinden, davalı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemiştir.
HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye ve dosya kapsamına göre; 1- Davalı .... Sigorta aleyhine açılan maddi tazminat davasının, davacıların feragati sebebi ile REDDİNE, 2- Davalı ... Sağlamtürk aleyhine açılan maddi tazminat davasının KABULÜ ile; Davacı ... ... için 609.197,49 TL, davacı ... ... için 575.367,10 TL olmak üzere toplam 1.184.564,59 TL'nin kaza tarihi olan 24/08/2023'den başlayacak yasal faiz ile davalıdan tahsil edilerek davacılara ödenmesine, 3-Davalı ... Sağlamtürk aleyhine açılan manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile; Davacı ... ... için 500.000 TL, davacı ... ... için 500.000 TL olmak üzere toplam 1.000.000 TL'nin kaza tarihi olan 24/08/2023'den başlayacak yasal faiz ile davalıdan tahsil edilerek davacılara ödenmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine, 4-Maddi Tazminat Yönünden; Kabul edilen 1.184.564,59 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 80.917,61 TL karar ve ilam harcından 6.899,31 TL peşin harç, 4.200,00 TL ıslah harcı toplamı olan 11.099,31 TL harcın düşümü ile eksik kalan 69.818,30 TL harcın davalı ... ...'ten alınarak Hazineye gelir kaydına, 5-Maddi Tazminat Yönünden; Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 1.184.564,59 TL üzerinden takdir edilen 177.839,04 TL vekalet ücretinin davalı ... ...'den alınarak davacılara verilmesine, 6-Manevi Tazminat Yönünden; Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 1.000.000,00 TL üzerinden takdir edilen 152.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ... ...'den alınarak davacılara verilmesine, 7-Manevi Tazminat Yönünden; Davalı ... ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 1.000.000,00 TL üzerinden takdir edilen 152.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı ... ...'e verilmesine, 8-Davalı ... Sigorta A.Ş. Tarafından talep edilmediğinden, lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri tayinine yer olmadığına, 9-Davacılar tarafından yatırılan 269,85 TL başvuru harcı, 6.899,31 TL peşin harç, 4.200,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 11.369,16 TL harcın davalı ... ...'den alınarak davacılara verilmesine,
10-Davacıların karşıladığı 10.000,00 TL bilirkişi ücreti, 596,50 TL diğer giderler olmak üzere toplam 10.596,50 TL yargılama giderinin kabul/red oranına göre 7.269 TL.'sinin davalı ... ...'ten tahsil edilerek davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin giderin davacılar üzerinde bırakılmasına 11-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca ... ... bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı ... ...'den alınarak Hazineye gelir kaydına, 12-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair, davacı ve davalı ... ... vekillerinin yüzüne karşı, davalı ... Sigortanın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Başkan .... (E-imzalıdır) Üye ... (E-imzalıdır) Üye ... (E-imzalıdır) Katip ... (E-imzalıdır)