İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/353 E. 2026/504 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/353
- Karar No
- 2026/504
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/353 Esas - 2026/504 T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/353 Esas KARAR NO : 2026/504
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 07/06/2018 KARAR TARİHİ : 19/06/2026 KARAR YAZMA TARİHİ :30.06.2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı Vekili Dilekçesinde; 03/09/2016 tarihinde davalı tarafından ... ile sigortalanan ... plakalı araç sürücüsünün dilerksiyon hakimiyetini yitirerek takla atarak karşı şeride getiği ve karşı şertteki araca çarptığını ve kaza neticesinde sigortalı araç içerisinde yolcu olarak bulunan ...'ın vefat ettiğini, müvekkilli ...'ın ölenin eşi, ...'ın ise ölenin oğlu olduğunu, vefat nedeniyle ölenin desteğinden mahrum kaldığını, oluşan zararlarından davalının sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak her bir davalı için 100 TL olmak üzere 200 TL destekten yoksun kalma tazminatının müracaat tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesini istemiştir. Davacılar Vekili talep arttırım dilekçesi ile; Davacı ... için 191.209,43 TL, Davacı ... için 22.418,44 TL destek tazminatı talep ettiğini belirtmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı SİGORTA Cevap dilekçesinde; Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkilinin kaza nedeniyle sorumluluğunun olmadığını, müvekkilinin yaptığı araştırmada, ...'ın babası ...'ın beyanına göre ...'a ait 2 çocuk ile kan bağının olmadığını, evlilik birliğinin olmadığını, bu nedenle ...'la ilgisinin bulunmadığını belirttiğini, akabinde de, avukatları aracılığı ile dava açtıklarını belittiklerini, öncellikle bu hususun açığa kavuşmasının gerektiğini, ...'ın tazminat talep etme hakkının bulunmadığını, ... ile ölen arasında desteklik bağının bulunmadığını, taraflar evli olsalar bile evlilik birliği içinde olduklarına dair kanıt olmadığını, ölenin babası ... ile yaptıkları görüşmede, kızının ...'ın abisi ... ile imam nikahlı evli olduğunu ve ...'dan hamile iken ... tarafından kaçırıldığını, ...'ın ...'ın nüfusuna kayıtlı olduğunu, kızının ...'dan ayrıldığını ve 8 yıl ayrı kaldığını resmi olarak boşanmadıklarını, bu dönemde de kızının hamile kaldığını ve ...'ın doğduğunu, ...'ın kağıt üzerinde evli kaldıklarını, çocukları ile her hangi bir kan bağının olmadığını beyan ettiğini, ...'ın ise kardeşi ... ile yaptıkları görüşmede ise kız kardeşinin kötü yola düştüğünü bundan ...'ın sorumlu olduğunu nerede ve nasıl ikamet ettiğini bilmediğini, belirttiğini, ... ile yapılan telefon görüşmesinde ise yaralı olan ...'ın yaralı olduğunun belirtiliğini, Bu çocuğun kendisinden olmadığını, sadece nüfusuna kayıtlı olduğunu beyan ettiğini, bu şekilde sürüdürülen evlikte eşlerin birbirine destek olmasından söz edilemeyeceğini, evliliğin resmiyette devam etmesinin desteğin var olduğunu göstermeyeceğini, müteveffanın ölene ne maddi ne de manevi destek olacak konumda olmadığını, ölen ve davacı arasında bağ kalmadığını bu nedenle davanın reddine karar verilmesini, öte yadan müvekkilinin sadece yasal faizden sorumlu olduğunu, sorumluluklarının sigorta limiti kusur ve zarar ile sınırlı olduğunu, ayrıca davacının kusur durmunu kanıtlaması gerektiğini, hesaplamanın sigorta genel şartlarına göre yapılması gerektiğini, ayrıca sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydan geldiği anda 2,23 promil alkollü ve ehliyetsiz olduğunu, davacının bu nedenle kazanın meydana gelmesinde müterafik kusurunun bulunduğunu, ayrıca taşımanın hatır taşıması niteliğinde olduğunu bu nedenle tazminattan indirim yapılması gerektiğini, belirterek davanın reddini istemiştir. DAVANIN NİTESLİĞİ VE UYUŞMAZLIK: Dava; Davalı tarafından sigortalanan aracın tek taraflı kazası neticesinde araç içerisindeki yolcu olarak bulunan ...'ın vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma nedeniyle tazminat istemidir. Davanın sigorta şirketine karşı açılmış olması nedeniyle mahkememiz görevlidir. Mahkememizin yetiksine itiraz edilmemiştir. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık; Davacının ... adına dava açmasına ilişkin aktif husumetinin bulunup bulunmadığı, velayetin nezi'ne ilişkin açılan bir dava bulunup bulunmadığı, ...'a hali hazırda kimin tarafından bakıldığı, Davacı ... ile ölen arasında resmi evlilik bağı olmasına rağmen, tarafların birlikteliklerinin devam edip etmediği, 8 yıl önce ayrılıp ayrılmadıkları, ölenin 2016 yılından doğan çocuğu ...'ın resmi kayıtlarda babası ... olduğu halde davacının çocuğunun olup olmadığı buna ilişkin dava açılıp, dava dışı ...'a kimin baktığı, Belirtilen durumlara göre davacının destek tazminatı talebinin haklı olup olmadığı, Kusur durumu, kazanın meydana gelmesinde kusuru olmasa bile davalının zararın meydana gelmesinde kusurunun bulunup bulunmadığı, ölenin alkollü ve ehliyetsiz olmasına göre tazminattan indirim gerekip gerekmediği, Hatır taşımasının söz konusu olup olmadığı,Destek zararının bulunduğunun kabulü halinde, Davacının talep edebileceği tazminat miktarı, Fazin niteliği ve başlangıcına ilişkindir. BOZMA KARARI: Davada mahkememizin .... Esas sayılı dosyasında; davacı ...'ın davasının reddine, davacı ...'ın davasının kısmen kabulü ile 14.347,80 TL'nin 30/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair karar verilmiş, davacı vekilinin istinaf talebi üzerine .... Dairesi'nin 17/03/2022 tarih ve .... sayılı ilamında davacılar vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince esastan reddine dair karar verilmiş, davacılar vekilinin temyiz talebi üzerine .... . Hukuk Dairesinin 21/05/2024 tarih ve .... sayılı bozma ilamında; "...1. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar bakımından temyiz sınırı ayrı ayrı belirlenecektir. Dosya içeriğine göre reddedilen ve temyize konu edilen tazminat talepleri davacı ... yönünden 8.070,64 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kalmaktadır. 2.Davacı ... yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde; Destekten yoksun kalma tazminatı, 6098 sayılı TBK'nın 53 üncü maddesinde düzenlenmiş olup; desteğin yardımından yoksun kalan kişiler tabirinden, ölenle aralarında yakın ilişki bulunan anası, babası, eşi, çocukları, kardeşleri, nişanlısı, hatta evlilik dışı birlikte yaşadığı kimsenin anlaşılması gerektiği; miras hukuku ile ilgili olmadığı için de, mirasçı olmak zorunluluğunun bulunmadığı her türlü duraksamadan uzaktır (.... ). Görülmektedir ki, destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53 üncü maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir. Madde de sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. O halde, destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür. Destek, Hukuk sistemimizde bir başkasının geçimini sağlayan veya ileride sağlayacak olan kişidir. Destek tazminatı isteyebilmek için; ölenin kanuni ve akdi bakım yükümlülüğünün bulunması veya fiilen veya düzenli olarak bakması veya ileride bakması kuvvetle muhtemel olması yeterlidir. Desteğin kanunen bakmakla yükümlü olduğu kişiler de desteğin sağlığında herhangi bir yardım görmeseler bile tazminat talep edebilirler. Ölenin ölüm tarihine kadar bakma mükellefiyetini yerine getirmemiş olması destekten yoksun kalma tazminatı talep edilmesine engel değildir. Somut olayda, dosya kapsamında yer alan kayıtlara göre kazada ölen ... davacı ...'ın resmi nikahlı eşidir. Davacı ... ölenin eşi olduğundan eş yönünden evlilik birliği devam ettiği sürece ayrı yaşıyor olsalar dahi müteveffanın davalıya desteği olduğunun kabulü gerekir. Açıklanan bu hususlar gözetilmeden ölenin davacı ...'a destek olmadığı kabul edilerek yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından mahkemece, işin esası incelenip karar verilmesi gerekmektedir ..." gerekçeleriyle Mahkememizin 01/07/2019 tarih ve .... sayılı kararının bozulması sonrasında dosya mahkememize gönderilmiş ve iş bu esasa kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.
BOZMA KARARI ÖNCESİNDE DOSYAYA KAZANDIRILAN VE KARARA ESAS ALINAN DELİLLER: Poliçe ve hasar dosyası dosyamzıa kazandırılmış, ... plakalı aracın davalı tarafından kaza tarihinde sigortalı olup, sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmadığı görülmüştür. Ölenin vukuatlı nüfus kaydı dosyamız içerisine kazandırılmış, Ölen ...'ın 11/10/2006 tarihinde davacı ... ile evlendiği, evliliğinden 13 gün sonra davacı ...'ın 24/10/2006 tarihinde dünyaya geldiği, Davacı tarafından kabul edilmeyerek yurda yerleştirilen ve davalının araştırmalarına göre davacının nüfusuna kayıtlı olmasına rağmen davacıdan olmadığı iddia edilen ...'ın ise 26/11/2014 doğumlu olduğu gölmüştür. Trafik kazasına ilişkin .... Sor. Sayılı dosyası dosyamız içerisine kazandırılmış, dosyanın incelemesinde, davalı tarafından sigortalanan araç sürücüsünün direksiyon hakimiyetini yitirerek yolda takla attiğı ve orta refüjü aşarak ... plakalı çekiciye çarparak kazaya sebebiyet verdiği kazada sigortalı araç sürücüsü ... ile araç içersinde yolcu olarak bulunan ... ve ...'ın vefat ettiğini, olay nedeniyle davalı tarafından sigortalanan ... plaklı araç sürücüsünün 223,1 promil alkollü olduğu ve kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğu, kaza neticesinde vefatı nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği görülmüş, dosyanın incelenmesinde, .... tarafından düzenenlenen 06/09/2016 tarihli tutanakta, davacı ...'ın nüfusta oğlu gözüken ...'ın kendisinin çocuğu olmadığından teslim almak istemediğini, teyzesininde almak istemediğinin tutanak altına alınarak akabinde ...'ın .... teslim ediliği görülmüştür. Rücuya tabi ödeme yapılmadığı ... tarafından bildirilmiştir. Ölen ve davacıların sosyal ekonomik durum araştırması yapılmış, Ölenin ... adresinden yapılan araştırmada, ölenin daha önce bildirilen adreste oturduğu ancak sosyal ekonomik durumunu bilmedikleri tutanak altına alınmış, gelen yazı cevabına göre davacı ... ve ölenin birlikte yaşamadıkları anlaşılmıştır. Davacıların sosyal ekonomik durumu araştırılmış, işsiz olduğu .... adresinde 12 yaşındaki oğlu ile birlikte yaşadığı belirtilmiş, yine araştırma ekindeki cevapta, ...'ın davacı ile yaşamadığını, söz konusu adreste ... ve ...'ın yaşadığı, 2009 yılında ... ile ...'ın boşanma aşamasında iken kaza geçirdiği ve 2017 yılına kadarda oğlu ... ile anne ve babasının yaşadığı .... 'e gittiği, 2017 yılında vefatından sonra ise ...'ın babasının yanına geldiğinin tutanak altına alındığı görülmüştür. Kazanın oluş şekline göre, kusur raporu alınmasına gerek görülmemiştir. Aktüer Bilirkişiden rapor alınmış Bilirkişi ... 06/05/2019 tarihli raporunda alternatifli hesaplama yaparak, Davacı ...'ın ölenin desteğinden mahrum kalması halinde TRH 2010 tablosuna göre hesaplama yapıldığında 191.209,43 TL, ölenin oğlu olan davacı ...'ın ise 22.418,44 TL destek zararının olacağı, davacı ...'ın ölenin desteğinden mahrum kalmaması halinde ise davacı ...'ın 33.014,31 TL destek zararı olduğu mütalaa edilmiştir. Davalı Sigorta vekili bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde, davacı ...'ın destek zararının bulunmadığını belirterek, Ölenin babası ... tarafından verilen beyan dilekçesini ve ölenin diğer çocuğu ...'ın velayeti için açılan davaya yönelik belgeleri dosyaya sunmuştur. BOZMA KARARI SONRASINDA DOSYAYA KAZANDIRILAN VE KARARA ESAS ALINAN DELİLLER: Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda dosya yeniden aktüer bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi ... 06/02/2025 tarihli ek raporunda özetle; ...'ın vefatı nedeniyle, .... Hukuk Dairesinin 21.05.2024 tarih ve .... sayılı bozma ilamı ve Davacıların, davalı Şirket tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (Trafik) Poliçesi teminat limiti ile sınırlı kalmak kaydı ile davalı Şirket'ten talep edebileceği AZAMİ maddi zararlarının; ... yönünden - 244.581,19 TL ... yönünden - 4.002,46 TL olarak hesaplandığı, Davacı çocuk ... yönünden Sayın Mahkemenin 01.07.2019 tarih ve .... sayılı kararında hüküm altına alınan 14.347,80 TL'lik tazminatın, .... . Hukuk Dairesinin 21.05.2024 tarih ve .... sayılı bozma ilamı gereği kesinleştiği, Davacıların murisi ...'ın müterafik kusuru bulunup bulunmadığı, olayda hatır taşıması olup olmadığının takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, hükmedilecek tazminata cevap dilekçesindeki kabule göre 20.12.2016 müracaat tarihinden itibaren, Yüksek .... . Hukuk Dairesinin 08.10.2015 tarih ve .... sayılı emsal nitelik taşıyan düzelterek onama ilamında “ ... Davacı vekilince avans faizi talep edilmiş, mahkeme de avans faizine hükmedilmiştir. Oysa kazaya karışan ticari amaçla kullanılan bir araç olmayıp, hususi araç olduğundan yasal faize hükmedilmesi gerekmektedir.” öngörüsü gereği kazaya karışan araç hususi/otomaobil olmakla yasal faiz işletilmesi gerektiği mütalaa edilmiştir.
Mahkememiz tarafından verilen 27/06/2025 tarih, .... sayılı kararın .... .Hukuk Dairesinin .... sayılı kararı ile BOZULMASINA karar verilmiştir.
YARGITAY İLAMI : .... .Hukuk Dairesinin .... sayılı ilamı ile; " Mahkemece davacının desteğinin araçta hatır için taşındığı kabul edilerek %20 oranında indirim uygulanmış yine desteği kaza anında sürücünün aşırı derecede alkollü olmasına rağmen araçta bulunduğundan %20 müterafik kusur indirimi uygulanmış ise de yapılan indirimin garame yapılan poliçe limiti üzerinden uygulandığı oysa mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu ile belirlenen toplam tazminat miktarı üzerinden önce %20 hatır taşıması indirimi ve bulunacak tutardan sonra %20 müterafik kusur indirimi yapıldıktan sonra garame yapılması gerekirken, garame sonucu poliçede yazılı teminat limiti üzerinden indirim yapılması doğru görülmediğinden kararın bozulmasına " karar verilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Toplanan delillere, Yargıtay Bozma ilamı, bilirkişi raporu, tarafların beyan ve itirazlarının mahiyetine göre; ''Mahkemece davacının desteğinin araçta hatır için taşındığı kabul edilerek %20 oranında indirim uygulanmış yine desteği kaza anında sürücünün aşırı derecede alkollü olmasına rağmen araçta bulunduğundan %20 müterafik kusur indirimi uygulanmış ise de yapılan indirimin garame yapılan poliçe limiti üzerinden uygulandığı oysa mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu ile belirlenen toplam tazminat miktarı üzerinden önce %20 hatır taşıması indirimi ve bulunacak tutardan sonra %20 müterafik kusur indirimi yapıldıktan sonra garame yapılması gerekirken, garame sonucu poliçede yazılı teminat limiti üzerinden indirim yapılması doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir. '' gibi dosya incelenmiştir. Davacı ...'ın müteveffanın eşi, davacı ...'ın müteveffanın çocuğu olmakla, TBK'nun 53. Maddesi uyarınca destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunabilecekleri sabit olup, sigortalı araç sürücüsünün aşırı alkollü olarak kullandığı aracın, takla atarak şeridinden çıkarak orta refüjü aştıktan sonra karşı şeritte araca çarpması neticesinde kaza meydana gelmiş olup kaza neticesinde araç içerisinde yolu olarak bulunan ... vefat ettiğinden, kazanın meydana geliş şekili başkaca bir kişinin kusurlu olduğuna dair tespit bulunmaması nedeniyle, sigorta şirketi trafik kazasından kaynaklanan zararlardan 2918 Sayılı Yasanın 91. Maddesi gereğince sigorta limitleri ile sınırlı olmak üzere sorumludur. Davacılar, ölenin oğlu ve eşi olması nedeniyle destek zararı olduğundan sigorta şirketinden talep edebilir. Bozma ilamı uyarınca bilirkişi tarafından düzenlenen raporda ise davacı ...'ın destekten yoksun kalma zararının 244.581,19 TL, davacı ...'ın ise destekten yoksun kalma zararının 4.002,46 TL olacağı mütalaa edilmiştir. Kaza anında sürücünün aşırı derecede alkollü olmasına rağmen ölenin araç içerisinde yolcu olarak bulunması ölenin müterafik kusuru kabul edilmiş, ayrıca taraflar arasında akrabalık ilişkisinin bulunmaması ve aracın özel araç olması karşısında taşımanın da hatır taşıması olduğu kanaatine varılarak tazminat miktarından indirim yapılması gerekmiştir. Bu çerçevede hesaplanan tazminattan Yargıtay bozma ilamı gereği toplam tazminattan müterafik ve hatır taşımacılığı kusur indrimi yapıldıktan sonra sigorta limitine göre garame hesabı resen yapılmıştır. Buna göre; Toplam 4.391.224,76TL destekten yoksun kalma tazminatı*80/100(müterafik kusur indirimli hali)*80/100(hatır taşımacılığı indirimli hali)=2.810.383,85TL talep edilebilecek toplam tazminat olup ; Davacı ...: (3.464.551,55*2.810.383,85)/4.391.224,76TL=2.217.312,99TL tazminat, Davacı ... : (56.695,84*2.810.383,85)/4.391.224,76TL=36.285,33TL, Dava dışı ...:( 343.934,91TL*2.810.383,85)/4.391.224,76TL=220.118,343TL tazminat, Dava dışı baba ...: (526.042,46*2.810.383,85)/4.391.224,76TL=336.667,17TL tazminat alabilecekleri hesaplanmıştır. İndirimler yapıldıktan sonra sigorta limiti 310.000TL ile sınırlı garame hesabı yapıldığında ise: Davacı ...: (310.000*2.217.312,99)/2.810.383,85TL=244.581,19TL tazminat, Davacı ... : (310.000*36.285,33)/2.810.383,85TL=4.002,46TL tazminat, Dava dışı ...: (310.000*220.118,343TL)/2.810.383,85TL=24.280,20TL tazminat, Dava dışı baba ...: (336.667,17*310.000)/2.810.383,85TL=37.136,14TL tazminat alabilecekleri hesaplanmıştır. Yargıtay bozma ilamı gibi önce talep edilebilecek toplam tazminat üzerinden müterafik ve hatır taşımacılığı indirimi yapılmış sonra da sigorta limiti kapsamında talep edebilecekleri tazminatlar belirlenmiş ve dosya kapsamında alınan 06.02.2025 hesap raporu ile aynı sonuçların çıktığı anlaşılmıştır. Davacı ... yönünden müterafik kusur itirazı ve hatır taşımacılığı defisi ile davacının 24.03.2025 tarihli ıslah dilekçesi dikkate alındığında 244.581,19TL tazminat alacağına hak kazandığı anlaşılmış; davacı ... yönünden Mahkememizin 01/07/2019 tarih .... r sayılı ilamı Yargıtay Bozma ilamı ile kesinleşmiş olduğundan onun yönünden verilen karar aynen hükümde korunmak suretiyle davacının davasının kısmen kabulü ile davacının 30.05.2019 tarihli talep artırımına göre 8.070,64TL istemin reddi ile 14.347,80 TL'nin 30/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. TOPLAM DAVA DEĞERİ =244.581,19+22.418,44TL=..., RED EDİLEN 8.070,64TL H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle; 1)- Davacı ...'ın davasının KABULÜ ile, 244.581,19TL' nin 30/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, - Davacı ...'ın davasına " ... KISMEN KABULÜ ile , 14.347,80 TL'nin 30.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, Fazlaya ilişkin 8.070,64 TL istemin REDDİNE, " ilişkin karar .... Dairesinin 21.05.2024 tarih ve .... sayılı ilamı ile 21.05.2024 tarihinde kesinleştiği dikkate alınmakla davacı yönünden tekrardan karar verilmesine yer olmadığına, 2) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 17.687,44 TL harçtan, dava açılışında alınan 35,90 TL peşin harç ve ıslah nedeniyle alınan 792,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 827,90 TL harcın düşülmesi ile kalan 16.859,54 TL harcın DAVALIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 3) Davacı tarafından yapılan 35,90 TL başvurma harcı, 4.550,00 TL bilirkişi ücreti, 3.506,25 TL posta gideri, 20,75 TL diğer giderler ile dava açılışında alınan 35,90 TL peşin harç ve ıslah nedeniyle alınan 792,00 TL ıslah harcı toplamından oluşan 8.940,80TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 8.672,57 TL yargılama giderinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, 4) Davacının vekil ile temsil edilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, 5) Davalının vekil ile temsil edilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 8.070,64 TL vekalet ücretinin DAVACı ... ALINARAK DAVALIYA VERİLMESİNE, 6) Kullanılmayan avansların Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak YATIRANA İADESİNE, Dair, tarafların yokluğunda taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/06/2026
Katip .... e-imzalıdır
Hakim .... e-imzalıdır