İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/767 E. 2026/38 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/767
- Karar No
- 2026/38
- Karar Tarihi
T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/767 Esas - 2026/38 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/767 Esas KARAR NO : 2026/38
HAKİM :... KATİP : ....
ASIL DAVA DAVACI : .... VEKİLLERİ : Av. ... Av... DAVALI : ... ..... VEKİLİ : Av..... DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/11/2023
BİRLEŞEN ... 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2023/869 ESAS SAYILI DAVA DAVACI : ... ...... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... .... VEKİLLERİ : Av...... Av...... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/12/2023
KARAR TARİHİ : 15/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 21/01/2026
Mahkememize açılan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; ASIL DAVA DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin Makine Kimya Enstitüsü (...) ile "600 Adet M7-127 Mekanizma Başı" imali sözleşmesi imzaladığını, sözleşme konusu üretimin yapılabilmesi için ham madde alınması gerektiğini, müvekkili şirketin ihtiyacı doğrultusunda davalı şirket ile görüşmeler yaptığını, siparişe konusu ham maddenin dava dışı ...'den alınan ihaleye uygun üretilmesi için bazı spesifik özellikleri ve kriterlerinin olduğunu, karşı yana malzeme ve özelliklerinin bildirildiğini, buna yönelik teknik şartnameyi davalı yana bildirdiklerini ve görüşmeler sonunda teklifte mutabık kalındığını, karşı yanca bu şartnameye uygun olduğunu iddia edilen 40x45x140mm ... Lama isimli malzemenin teklif edildiğini, müvekkilinin 19.04.2022 tarihinde ilgili malzemeden 630 adet sipariş edildiğini, siparişin genel toplamının 212.400,00 TL olduğunu, sipariş onay formunda ödemenin %50'sinin sipariş, kalanının malzeme teslimi sırasında yapılacağının kararlaştırıldığını, müvekkili tarafından 21.04.2022 tarihinde 106.200 TL tutarında ödeme yapıldığını, müvekkilinin davalıdan aldığı ham maddenin bir kısmı ile kendi bir kısmı ile başka firma ile çalışma yaptığını, malzeme üzerinde kesim, talaşlı imalat, ısıl işlem gibi dış operasyonlar yapıldığını, yapılan işlemlerden sonra ... ile yapılan sözleşmenin konusunu oluşturan malların ortaya çıkarıldığını, akabinde ...'ye teslim edildiğini, ...'nin mallardan bir numune alarak muayene ettiğini, müvekkiline üretilen ürünün ham maddesinin istenilen asıl ürün olmadığı, aynı kriter ve standartlara uymadığı, malzemenin kalitesinin standartların altında olduğunu bildiren bir rapor hazırlayıp ürünleri teslim almayıp kabul edemeyeceklerinin bildirildiğini, bu şekilde davalıdan alınan ham maddenin ayıplı olduğunun öğrenildiğini, davalıdan istenen ham madde ile aynı özelliklerde ve standartlarda olmadığının ortaya çıktığını, müvekkilinin davalıdan alınan ham maddenin yanlış olduğunu istediği standart ve özelliklerde olmadığını bilme şansı bulunmadığını, davalı yanca verilen COC (Certificate of Conformity) uygunluk belgesinin bir ürünün gerekli standartları ve spesifikasyonları karşıladığını gösteren yetkili bir kurum tarafından verilen bir belge olduğunu, yetkili kurumun doğrudan üretici firmanın kendisi olabildiği gibi bağımsız akredite bir kuruluş da olabileceğini, COC uygunluk belgesinin üretilmekte olan bir ürün test edildiğinde ve bir yönetmelik veya standart dahilinde belirlenen kriterlerden geçtiğinden emin olmak için satıcı tarafından verilmesi gereken mecburi bir belge olduğunu, ayrıca ürünün teknik ve güvenlik gerekliliklerini karşıladığını da doğrulamak için verilmesinin zorunlu olduğunu, somut olayda belgenin davalı tarafından düzenlenerek verildiğini, karşı yan tarafından düzenlenen belgede malzemenin kalite ve standartlarının ... ile yapılan sözleşmede kullanılacak ürün için uygun ham madde olduğunun teyit edildiğini, düzenlenen belgenin sahte olduğundan habersiz bu belgeye riayet ederek işlem yapıldığını, COC belgesinin uygunluğunun tespitinin müvekkilinden beklenmeyeceğini, teamülde belgenin denetiminin üretici fabrikaya ait olduğunu, müvekkilin, ... ile olan sözleşmesinde ifasını yerine getiremeyerek itibar kaybına uğradığını, ayrıca ham madde üzerinden üretim yaparak da maddi zarara uğradığını, müvekkiline verilen belgenin sahte olmasından bahisle özel evrakta sahtecilik suçu ve sair suçlardan ... Cumhuriyet Başsavcılığına 2023/229036 dosya numarası ile suç duyurusunda bulunduklarını, 6502 sayılı kanun ve TBK 219. Maddeye göre satıcının ayıbı bilmese bile sorumlu olduğunu, alınan ham madde 5 eksenli tezgahta CNC İşleme tekniği ile 3 saat, 3 eksenli tezgahta CNC İşleme tekniği ile ise 1 saat işlendiğini, ham maddenin her biri için toplamda 4 saat işlem yapıldığını, 630 adet ham madde alındığını, toplam 2520 saatlik işlem yaptıklarını, 5 eksenli CNC işleminin saatlik piyasa değerinin 40-60 dolar arasında, 3 eksenli CNC işleminin saatlik piyasa değeri 25-30 dolar arasında olduğunu, bu tezgahların çalıştırılması nedeniyle malzeme başına toplamda 145-210 dolar arasında bir zarara uğradığını, müvekkilin kendi bünyesinde yaptığı işlemler dışında, dış operasyon adı altında dava dışı başka bir şirketle anlaşarak yaptırdığı kesim işlemi ve talaşlı imalat ve ... tarafından yapılan ısıl işlem masrafları da olduğunu, bu kapsamda dava dışı .... ... ... SAN. VE TİC.LTD.ŞTİ ile anlaşıldığını, ısıl işlemlerin ... bünyesinde yaptırıldığını, bu işlemlere ilişkin faturaların da sunulduğunu, dava dışı yerlere dış operasyonlar adı altında ödeme yaparak ciddi zarara uğratıldığını, savunma sanayi alanında çalışıldığından işçilik maliyetlerinin dolar cinsinden yapıldığını, müvekkilin kendi bünyesinde yaptığı iç işlemlerin maliyetlerinin dolar cinsinden olduğunu, dış operasyonlarda kesilen faturaların TL cinsinden olduğunu belirterek belirsiz alacak davası olarak 200.00-USD iç operasyon işlem maliyetlerinin ve 3.000,00-TL dış operasyon işlem maliyetlerinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile, davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle, taraflar arasında imzalanan herhangi bir sözleşme bulunmadığını, davacı tarafından sunulan bir sözleşme olmadığını, davacı tarafından talep edilen ürünlerin ... teslim edileceğini, siparişin spesifik özellikleri ve kriterleri olduğunu bildirmediğini, müvekkili şirket tarafından sadece proforma faturaya istinaden 40x45x140 mm ... Lama isimli malzemenin teklifi verildiğini, malzemelerin davacıya teslim edildiğini, Makina Kimya Endüstrisi'nin ihale tutanaklarının ve ihale şartnamesinin malzeme siparişinin eki gibi gösterilmeye çalışılmasının dayanaksız olduğunu, davacının basiretli bir tacir gibi davranıp söz konusu malların uygunluk testini özel firmalara hem de Makina Kimya Endüstrisi laboratuvarlarında yaptırması gerektirdiğini, sipariş tarihinin 19.04.2022 olduğunu, yaklaşık1,7 yıl sonra hiçbir ihtar çekmeden ayıp ihbarı yapılmadan doğrudan dava açıldığını, bu nedenle usulüne uygun yapılmış ayıp ihbarı yapılmadan doğrudan dava açıldığını, gizli bir ayıp söz konusu olmadığını, davacının süresi içerisinde ...'den uygunluk belgesi veya onay alması mümkün iken yapmadığını, usulüne uygun ayıp ihbarı olmadığından davanın usulden reddi gerekeceğini, taraflar arasında kurulan bir sözleşme bulunduğu kabul edildiğinde dahi temerrüt gerçekleşmeden seçimlik hakların kullanılamayacağını, müvekkilinin üretici değil tedarikçi firma olduğunu, üretim yapılmayan malzemenin içeriği ve kalitesi konusunda taahhütte bulunmasının mümkün olmadığını, malzemede ayıp ve kusur bulunmadığı gibi müvekkilinin davacıya vermiş olduğu COC Uygunluk belgesi de bulunmadığını, Makine Kimya Endüstrisinden uygunluk belgesi alınmadan hammadenin işlenemeyeceğini, müvekkilinden haksız kazanç sağlamak için bu davayı açtığını belirterek davanın reddini dilemiştir. BİRLEŞEN ... 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2023/869 ESAS SAYILI DAVA DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin fatura alacağından dolayı davalıya karşı ... 4. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2023/240005 E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalı tarafından borca itiraz edildiğini ve icra takibini durduğunu, müvekkilinin sayısız defa davalıdan borcunu ödemesini istemesine karşın davalının borcunu ödemekten kaçındığını belirterek itirazın iptalini, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, itirazın iptali davasının şartlarının oluşmadığının düşünülmesi halinde davanın alacak davası olarak görülmesini ve asıl alacak ve faizi ile birlikte toplam 11.290,46 TL alacağın avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle, söz konusu faturaların sahte belge düzenlenerek yapılan bir ticari anlaşmaya ilişkin alacaktan kaynaklandığını, sunulan faturanın müvekkiline teslim edilen 140x140 mm .... malzemesi için düzenlendiğini, malzemenin ayıplı olduğunu, ayıplı maldan doğan zararın tahsili istemi ile ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde dava açıldığını, huzurdaki dava ve icra takibinin kötüniyetli olduğunu, müvekkili şirketin ... ile 600 Adet M7-127 Mekanizma Başı" imali sözleşmesi imzaladığını, sözleşme konusu üretimin yapılabilmesi için ham madde alımı ihtiyacı doğduğunu, bu doğrultuda malzemenin taşıması gereken şartların ve teknik şartnamenin davacıya bildirildiğini, yapılan görüşmeler sonucunda teklifte mutabık kalıp anlaştıklarını, davacı şirketin şartnameye uygun satış yaptıklarına dair COC uygunluk belgesi düzenleyerek müvekkiline bu belgeyi sunduklarını, bu belgeye güvenilerek ham maddenin işlendiğini, ancak ... tarafından yapılan muayene sonucu ham maddenin işin başında sunulan şartnameye aykırı olduğunun anlaşıldığını, sahte belge nedeniyle ağır zarara uğradıklarını, özel evrakta sahtecilik ve sair suçlardan ... CBS 2023/229036 sayılı dosya kapsamında suç duyurusunda bulunduklarını belirterek davanın reddini, reddedilen alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
DELİLLER : ... 4.Genel İcra Dairesinin 2023/240005 sayılı dosyası uyaptan incelenmiştir. Tüm dosya kapsamı ve ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık konuları hakkında uzman bilirkişi heyetinden alınan son bilirkişi raporunda özetle, Asıl dava dilekçesinin ekindeki COA (Analiz Sertifikası) belgesinde sadece kimyasal analiz sonuçları bulunmakta olup, mekanik özellikler bölümü bulunmasına rağmen gerekli mekanik testlerin yapılmadığı veya rapora yansıtılmadığının tespit edildiği, Kimyasal analiz bakımından COA belgesinin dava dışı idare ile yaptığı sözleşmenin 3.1.3 maddesinde sayılan nitelikle olduğu, fakat mekanik özellikler bakımından COA belgesinde bir sonuç belirtilmediği için yorum yapılamadığı, Fiziksel, kimyasal ve mekanik özelliklerin her birinin tek başına uygun olmasının yeterli olamayacağı ve bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği gerçeği dikkate alınarak COA belgesinin dava dışı idare ile yaptığı sözleşmenin 3.1.3 maddesinde sayılan nitelikle olmadığı, Yukarıdaki maddeyi destekleyecek şekilde dava dışı idare olan ... tarafından yapılan kimyasal analiz incelemelerinde dava konusu malzemelerin kimyasal analiz sonuçlarının uygun olmadığının tespit edildiği, Davacı tarafından satın alınan dava konusu malzemeler "gizli ayıp" statüsünde olduğundan dolayı malzeme maliyetinden kaynaklanan zararın davalı tarafça karşılanmasının uygun olacağı, Davacının seri üretime başlamadan ve malzemeleri dava dışı idare olan ...'ye teslim etmeden önce her ne kadar satın aldığı malzemelerde gizli ayıp olsa da bunun tespit edilebileceği, malzemeyi teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olduğu ve davacının bu yükümlülüğünü yerine getirmediği, Davacının satın aldığı ham malzemenin ayıplı olup olmadığının tespiti için akredite kuruluşlarda gerekli testleri yaptırmadığı ve test sonuçlarına göre üretime başlanması hususunu yerine getirmediği ve müşterisine teknik şartname isteri olarak sunmadığı, böylelikle zararı azaltacak veyahut ortadan kaldıracak makul tedbirleri almayarak kusurlu davrandığı, Gizli ayıp olmasına rağmen, davacı tarafından malın ayıplı olup olmadığının üretime başlamadan önce tespit edilmesinin mümkün olduğu, davacının bu tespiti yapmadığı ve üretimi tamamlayarak ham malzemeyi son ürün haline getirdiği, bu nedenle de iç ve dış operasyon işlem maliyeti şeklindeki zararların tazmininin talep edilemeyeceği düşünülmekle ve kendinden kaynaklanan imalat zararlarına katlanması gerektiği düşünümekle takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. DELİL DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ GEREKÇE: Asıl dava satış sözleşmesinden kaynaklı malın ayıplı olması iddiasına dayalı tazminat , birleşen dava ise aynı sözleşmeye dayalı fatura alacağının tahsili istemiyle başlatılan takibe yapılan itirazın iptali isteminden ibarettir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık taraflar arasında 40x45x140mm 14NiCr14 Lama isimli malzemenin satışı konusunda sözleşme olup olmadığı , varsa hammaddede açık veya gizli ayıp olup olmadığı, süresinde ihbar yapılıp yapılmadığı, mal ayıplı ise ayıp nedeniyle iç ve dış operasyon işlem maliyeti şeklinde zararaların tazmininin talep edilip edilemeyeceği , edilebilir ise zarar miktarının ne olduğu, davalının temerrüdü olup olmadığı, birleşen davada ise davacının faturadan kaynaklı alacak isteminin yerinde olup olmadığı hususlarında toplanmıştır. Mahkememizce deliller toplanmış bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır. Asıl dava davacısının davalıdan bir kısım mal aldığı ve malın teslim edildiği ve kısmi ödeme yapıldığı dosya kapsamından sabittir. 6102 sayılı TTK md. 23 uyarınca ticari satışlarda malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise 2 gün içinde durumu satıcıya ihbar etmeli, açıkça belli değil ise alıcının malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde muayene etmeye veya ettirmeye ve bu muayene neticesinde malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa keyfiyeti derhal bildirmeye mecburdur. Ayıp adi bir muayene ile meydana çıkarılamayacak, kullanma sonucunda ortaya çıkan bir ayıp ise TBK'nun 223.maddesinin tatbik olunması gerekir. Buna göre ; " Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. " hükmü dikkate alınmalıdır. TBK 231 maddesinde ise ; "Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def’i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz." düzenlemesi bulunmaktadır. Somut olayda davacı ayıbın gizli olduğunu ve kullanım esnasında sonradan ortaya çıktığını beyan etmiştir. 08.02.2022 tarihli "M7-127 Mekanizma Başı Parçası Teknik Şartnamesi" inde "Bu Teknik Şartname, ... A.Ş. Silah Fabrikası ihtiyacı için satın alınacak olan ve ekteki M7-127 nolu teknik resme göre imal ettirilecek M7-127 Mekanizma Başı parçasına ait teknik özellikleri, denetim ve muayene metotlarını ve ilgili diğer hususları konu alır. M7-127 Malzeme Evsafı= 15 Ni Cr 13 " denildiği görülmüştür. Asıl dava davalısı e mail yoluyla asıl dava davacısına 19.04.2022 tarihinde "... ...-Teklif " başlıklı belgeyi gönderdiği,malzeme cinsinin " 40x45x140mm 14NiCr14 Lama (630 Adet)-1.500 kg " olarak belirlendiği "KDV dahil 212.400 TL ödeme talep edildiği" görülmüştür. Ayrıca teklif metninde "Ödeme siparişte %50 kalan malzeme tesliminde" denildiği, davacı yanca ürünün "... Malzememizi 40x45x140mm 630 adet olarak işleme alınması" şeklinde belirtildiği davalı tarafından ise "Sadece 40x50x140mm olarak düzeltilip kaşe onaylayarak göndermenizi rica ederiz " şeklinde belirtildiği görülmüştür. 21.04.2022 tarihli banka ödeme dekontunda "leme malzeme kısmi ödeme" açıklaması ile davalı firmaya toplam 106.200 TL ödeme yapıldığı davalı yanca 25.04.2022 tarihli "Analiz Belgesi- Certıfıcate Of Analysıs" başlıklı belgenin sunulduğu, dava dışı ... Silah Fabrikası tarafından düzenlenen 04.08.2023 tarihli belge ile "M7-127" numunesi bakımından rapor düzenlendiği ve davacıya gönderilen 18.08.2023 tarihli yazıda "600 Adet M7-127 Mekanizma Başı" imali sözleşmesi kapsamında teslimatını yapmış olduğunuz malzemelerin %100'ü (562 Ad.) kontrol edilmiştir. 477 adet parça el spektrometresi ile malzeme analizi yapılmış olup; 469 adet malzeme uygun olmayıp 8 adedi uygun çıkmıştır, 4 adet malzemede teyit amaçlı tahribatlı muayane yapılarak kimyasal analizi yapılmış uygunsuz olduğu tespit edilmiştir. Kalan 85 adet malzemede de işleme hatası tespit edilmiştir. Muayene sonuçları ve Malzeme Formu ekte paylaşılmıştır. Sözleşmenin 32. Maddesinde: "Şirket, teslim edilen malda/işte hileli malzeme kullanılması veya malın teknik gereklerine uygun olarak imal edilmemiş olması veya malda/işte gizli ayıpların olması halinde, malın teknik şartnameye uygun başka bir mal ile değiştirilmesi veya işin teknik şartnameye uygun hale getirilmesini Yükleniciden talep eder. Malın/işin İdare tarafından kabul edilmesi veya işin üretim aşamasında ya da teslim öncesi imalat aşamasında denetlenmiş olması veya işin kabul edilmiş olması yüklenicinin sözleşme hükümlerine uygun mal teslimi veya iş yapma hususundaki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz." hükmü gereği bozuk parçaların Fabrikamızdan alınarak yeni parçaların ivedi bir şekilde teslim edilmesi hususunda gereğini rica ederiz." denilmiştir. Bu tarih itibariyle davacı yan ayıbı öğrenmiştir. Fakat dava tarihinden önce davalıya ayıbı yöntemince ihbar ettiğine ilişkin delil sunulmamıştır. Satıcının 25.04.2022 tarihli "Analiz Belgesi- Certıfıcate Of Analysıs" başlıklı kendi düzenlediği belgeyi davacıya vermekle ağır kusurlu olup olmadığı araştırılmış bilirkişi raporunda bu belgede yalnızca kimyasal analiz sonuçlarının bulunduğu ve bu sonuçların davacının dava dışı kurum ile yaptığı sözleşmedeki standartlara uygun olduğu, fakat satılanda bir kısım mekanik özelliklerin de bulunması gerektiği fakat buna ilişkin analiz yapılmamış olduğu, fiziksel kimyasal ve mekanik özelliklerin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği bu anlamda satılanda dava dışı kurumun istediği standartta vasıfların bulunmadığı bildirilmiştir. Bu halde asıl dava davalısının sunduğu belge ile davacıyı yanılttığı bu haliyle ağır kusurlu olduğunun kabulü mümkün görülmemiştir zira basiretli olması beklenen tacir olun davacının davaya konu ettiği masrafları yapmadan ince satılandaki beklenen tüm özelliklerin standartlara uygun olup olmadığını inceleyip işlemesi gerekirken sadece kimyasal analizi içeren belgeye göre üretime başlamış kaldı ki ayıbı öğrendikten sonra bile yöntemince ayıp ihbarında bulunmamıştır. Bu nedenle asıl dava yönünden katlanmak zorunda kaldığını iddia ettiği masrafların tazminini isteyemeyeceği kanaatiyle asıl davanın reddine karar verilmiştir. Birleşen dava yönünden ise taraf defterlerinin incelenmesinde davacının davalıya bir kısım mal satıp bedeli faturalandırdığı, davacının davalıdan 9.716,80 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, bu konuda taraf defterlerinin birbiri ile uyuştuğu görülmüştür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Usulünce tutulmuş her iki taraf defterlerinin incelenmesinde alacak sabit olduğundan davacının davaya konu alacağı sabit görüldüğünden davalı yan satılanın ayıplı olduğunu iddia etmiş ise de süresinde ayıp ihbarında bulunmadığından davanın asıl alacak yönünden kısmen kabulüne, itirazın asıl alacak yönünden iptaline ve alacak likit olduğundan davacı yararına icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiştir. Davacı takipte işlemiş faiz de istemiş ve davaya konu etmiş ise de takip tarihinden önce davalıya yöntemince temerrüte düşürdüğü yönünde delil sunmadığından bu istemi reddedilerek davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre; 1-Asıl davanın reddine, 1-1-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davalı yararına red miktarına göre hesaplanan 8.698,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine, 1-2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 732,00 TL maktu karar ve ilam harcın, peşin alınan 269,85 TL'nin mahsubu ile noksan olan 462,15 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 1-3-Arabuluculuk aşamasında harcanan 3.120,00 TL giderin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 1-4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 2-Birleşen ... 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/869 esas sayılı davanın kısmen kabulü ile ... 4. Genel İcra Dairesinin 2023/240005 sayılı dosyasına yapılan itirazın 9.716,80 TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin bu bedel üzerinden kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-1-Kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen %20 icra inkar tazminatı olan 1.943,36 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 2-2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 732,00 TL maktu karar ve ilam harcın, peşin alınan 269,85 TL'nin mahsubu ile noksan olan 462,15 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 2-3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davacı yararına kabul miktarına göre hesaplanan 9.716,80 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine, 2-4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davalı yararına red miktarına göre hesaplanan 1.573,66 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine, 2-5-Arabuluculuk aşamasında harcanan 3.120,00 TL giderin kabul ve red oranına göe 2.685,07 TL'sinin davalıdan, 434,93 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 2-6-Davacı tarafça yatırılan 269,85 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-7-Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvuru harcı, 11.620,00 TL tebligat/posta/müzekkere masrafı, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 11.889,85 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre 10.232,40 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bıkarılmasına, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, asıl davanın, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere, birleşen davanın 6100 sayılı HMK 341/2 maddesi uyarınca kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/01/2026
Katip ... E-İmzalıdır
Hakim ... E-İmzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.