İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/342 E. 2026/301 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/342
- Karar No
- 2026/301
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/342 Esas - 2026/301 T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ " TÜRK MİLLETİ ADINA " KARAR ESAS NO : 2023/342 Esas KARAR NO : 2026/301
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/05/2023 KARAR TARİHİ : 16/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, davalı tarafa mal sattığını ve satılan malların tamamını teslim ettiğini, bu malların bir kısmı için fatura kesildiğini, bir kısmı için de henüz fatura kesilmemiş olduğunu, müvekkili şirketin davalı şirketten, bugüne kadar faturası kesilen mallardan dolayı 3.946.134,94 .USD -Amerikan Doları bakiye alacağının, faturası henüz kesilmemiş olan mallardan dolayı ise 6.053.865,06.USD olmak üzere toplam 10.000.000,00 USD, bunların dışında müvekkili şirketin Türk Lirası cinsinden tutulan hesabında ise, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydı ile, davalıdan 8.507.500,00 Türk Lirası bakiye alacağı bulunduğunu, söz konusu alacağın ödenmesi için davalı taraf ile yapılan görüşmelerden olumlu bir sonuç alınamadığını, bu nedenle faturası kesilmiş ve faturası henüz kesilmemiş mal satışından kaynaklanan alacağın 10.000,00 USD kısmı ve Türk Lirası cinsinden olan alacağın da 10.000,00 TL. kısmının tahsili için toplam 207.450,00.TL için .... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından ise borca haksız bir şekilde itiraz edilerek icra takibinin durdurulduğunu, alacağın bir kısmı için müvekkili tarafından henüz fatura düzenlenmemiş olmasının alacaklılık durumuna engel olmadığını, arabuluculuğa başvuru yapıldığını , ancak yapılan görüşmelerden bir sonuç sağlanamadığını ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile davanın kabulü ile davalının .... E. Sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili tarafından sunulan 19/03/2025 tarihli ıslah dilekçesinde; müvekkilinin davalıdan 3.946.134,94 USD + 8.507.500,00 Türk Lirası alacağı olduğunun tespit edildiğini, .... Noterliğinin 07.01.2021 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi gereğince 15.01.2021 temerrüt tarihinden itibaren 3.946.134,94 USD -Amerikan Doları alacağının kamu bankalarınca bir yıla kadar vadeli USD cinsinden açılan mevduatlara uygulanan en yüksek faizi ile, 8.507.500,00 Türk Lirası alacağının ise ticari avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın İİK nun 67.maddesinde gösterilmiş olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmamış olası nedeniyle reddini talep ettiklerini, taraflar arasında TTK md.89 anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, davacı tarafın takip talebinde; satışı ve teslimi yapılmasına rağmen bedeli ödenmeyen, alacaklı tarafından gerek faturası kesilmiş gerekse faturası henüz kesilmemiş olan mallardan kaynaklanan şimdilik 10.000.00 USD ile alacaklı tarafından avans hesabından borçluya verilen avanslardan şimdilik 10.000.000 TL kısmının talep edilmekte olduğunu bildirmiş ancak takip ile talep edilen miktarın hangi malın satışına ait olduğu belirtilmediği gibi, iddia olunan malın teslim edildiğine dair hiçbir bilgi ve belge sunulmadığını, İİK 67.maddesi dayalı açılan itirazın iptali davasının, takip hukuku içinde ve takip talebiyle sıkı sıkıya bağlantılı ele alınması gereken bir dava türü olup; takip talepnamesinde dayanılan borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıl olduğunu, davacı alacaklının, icra takibine dayanak etmediği belgelere iş bu davada dayandığını, bu nedenle itirazın iptali davasında alacak iddiası ve dayanaklarının genişletilmesine muvafakat etmediklerini, davacı tarafın dava dilekçesinde, faturası henüz kesilmemiş dava konusu malların piyasa rayiç değerlerinin Mahkeme eliyle tespitini talep ettiğini, itirazın iptali davasının tipik bir eda davası olduğunu, iddia olunan ilişkinin ifasına dair fatura dahi sunamayan davacı tarafın sattığı ve teslim ettiğini iddia ettiği malların bedelinin mahkeme eliyle tespitini talep ettiğini, bu nedenle davacı tarafın itirazın iptali davası açmasında hukuki yararı bulunmadığını, davanın öncelikle hukuki yarar yokluğu nedeniyle, esasa girilmesi halinde esastan reddi gerektiğini, ispat yükü altında bulunan davacı tarafın dava dilekçesinde bahsedilen faturalı malların davalıya teslim edildiğini TBK’nın 207.maddesi uyarınca kanıtlamak zorunda olduğunu, davalı müvekkiline teslim edilmeyen mallar nedeniyle bir kısım faturalar düzenlenmiş olmasının faturanın verilmesine neden olan iş veya hizmetin de yapılmış olduğunun kabulü anlamına gelmediğini, davacının kötü niyetle takibe giriştiğini ve neticesinde iş bu davayı açtığını belirterek, davanın usul ve esastan reddini, davacı aleyhine takip miktarının % 20 si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, ticari satım nedeniyle faturalı ve fatura düzenlenemeyen alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali bilahare ıslah sonrasında alacağın tahsili istemine ilişkindir. .... Esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden dosyamız arasına alınmış, .... 'ndan davacı şirketin Haziran 2019 - Aralık 2020 tarihlerini kapsayan BS formu, .... 'nden davalı şirketin Haziran 2019 - Aralık 2020 tarihlerini kapsayan BA formu getirtilmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Davalı tarafın yerinde bulunmayan görev, yetki, husumet, derdestlik , hakdüşürücü süre dava şartı itirazları ile zaman aşımı define itibar edilmemiştir. Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu .... Mahkemesine (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla ) yazılan talimat sonucu düzenlenen 08/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı firmaya ait 2018- 2019 ve 2020 dönemleri defter kayıtlarında, ... ve ... hesapları Kebir bazında kaydedildiğinin görüldüğü, ... hesabının ... Yurtiçi Müşteriler USD olarak işlem gördüğü, 31.12.2020 Tarihi itibariyle Davalı ... San. Ve Tic. A.Ş.nin Davalı ... İnş. Taah. Tic. A.Ş. Firmasından; ... Alıclar Hesap Bakiyesi ölarak 23.280,370,72 TL (3.946.134,94 USD) 159 Verilen Sipariş Avansları hesap Bakiyesi olarak da 8.507.500,00 TL alacak bakiyesi olduğu bildirilmiştir. Mahkememiz tarafından görevlendirilen bilirkişiler tarafından düzenlenen 10/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı tarafa ait ticari defter kayıtlarına göre davacının davalıdan 22.838.886,87-TL (8.946.134,94-USD) + 8.507.500,00-TL=26,785,021.81-TL alacaklı olduğu, davalı tarafa ait ticari defter kayıtlarına göre davalının davacıya 30,327,463.19-TL borcu olduğu, işbu davanın İİK 67 maddesine dayalı itirazın iptali talebine ilişkin olması sebebiyle; davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu faturaların, irsaliyelerin, hesap mutabakatının ve taraflar arasında yapılan mail yazışmaları ile hesap ekstreleri ve banka dekontlarının davacının bu faturalara konu ettiği mal satımını ispata yarar delil olarak kabul edilebileceği hususunda nihai değerlendirme ve karar verme yetkisinin mahkemeye ait olduğu,.... sayılı icra dosyasında 27/12/2022 tarihli Ödeme Emrinde alacak miktarının avans alacağı 10.000,00 TL, mal satış bedelinden kaynaklanan alacak olan 10.000,00 USD olduğu dikkate alındığında .... sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına karar verme yetkisinin mahkemeye ait bulunduğu bildirilmiştir. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, taraf vekillerinin beyan ve itirazları üzerine bilirkişiler tarafından düzenlenen 13/03/2026 tarihli ek raporda özetle; davacı tarafından davalıya yapılan ödemelerin mahiyetinin açıklığa kavuşturulması olduğu, bu amaçla mahkeme tarafından 23/10/2025 tarihli 8 numaralı celsede taraf vekillerine bu hususun açıklanması için süre verildiği, davacı tarafın gönderilen paraların sözlü bir anlaşmaya dayandığını iddia ettiği, davalı tarafın ise bedeli ödenen siparişlerin gönderilmemesi sebebiyle daha önce ödenen paranın iadesi olduğunu iddia ettiği, her iki tarafın bu iddialarını tevsik edici herhangi bir bilgi veya belge sunmadığı, davacının hesabından davalının hesabına 18/07/2017 ila 22/04/2024 tarihleri arasında 94 ayrı EFT yapıldığı, işbu EFT'lerin toplam tutarının 10.062.000,00 TL olduğu, işbu EFT'lerin açıklama kısmında “mahsup” ifadesinin yer almadığı, “mahsup” ifadesinin “Fiş Tipi” olarak belirtildiği, “Fiş Tipi” olarak “Tediye”nin belirtildiği 9 adet EFT bulunduğu ve bu 9 EFT'nin toplam 1.077.000,00 TL olduğu, bu ikisi arasındaki farkın (10.062.000,00 TL - 1.077.000,00 TL =) 8.985.000,00'TL olduğu belirtilmiştir. Toplanan deliller, dosya içeriği ve bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirket ticari defter ve kayıtlarına göre davalı şirketten 22.838.886,87 TL ( 3.946.134,94 USD ) + 8.507.500,00 TL = 26.785.021,81 TL alacaklı olduğu, davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarına göre de davacıya 30.327.463,19 TL borcu bulunduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur HÜKÜM: Davanın KABULÜ İLE, 3.946.134,94 USD'nin 27.12.2021 takip tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca kamu bankalarının bu yabancı paralar ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanmak suretiyle davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, 8.507.500,00 TL'nin 27.12.2021 takip tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 5.891.488,74 TL harçtan, dava açılışında alınan 2.918,30 TL peşin harç ile yargılama sırasında yatırılan 2.616.000,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.618.918,30 TL harcın düşülmesi ile eksik alındığı anlaşılan 3.272.570,44 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 2.918,30 TL peşin harç, 2.616.000,00 TL ıslah harcı, 179,90 TL başvurma harcı, 1.278,50 TL tebligat ücreti, 13.750,00 TL bilirkişi ücreti, olmak üzere toplam 2.634.126,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 1.918.463,52 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak YATIRANLARA İADESİNE, Dair, davacı vekili Av. .... , Davalı Vekili Av. .... yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren İKİ HAFTA içerisinde .... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ'ne İSTİNAF BAŞVURU YOLU açık olmak üzere, oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 16/04/2026
Başkan .... ¸e-imzalıdır. Üye .... ¸e-imzalıdır. Üye .... ¸e-imzalıdır. Katip .... ¸e-imzalıdır.