İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/248 E. 2026/160 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/248
- Karar No
- 2026/160
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2023/248 Esas - 2026/160 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/248 KARAR NO : 2026/160
... DAVA : Alacak ve Maddi Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/04/2023 KARAR TARİHİ : 06/03/2026 G.K. YAZIM TARİHİ : 27/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan; Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak ve Maddi Tazminat Davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. I) DAVA : Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi kapsamında özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 08/06/2022 tarihli ... Sözleşmesi imzalandığı; sözleşme kapsamında davalı şirkete ait adreste güneş enerjisi santrali kurulumu yapılması kararlaştırıldığı; sözleşmenin projelendirme ve onay/izin işlemleri, ... bileşenlerinin tedariki ve kurulum hizmetleri olarak üç aşamadan oluştuğu; projelendirme ve onay/izin işlemlerinin tamamlandığı; tamamlanan kısma ilişkin 23/01/2023 tarihli KDV dahil 66.716,61.-TL bedelli fatura düzenlendiği; faturanın davalıya gönderildiği ve süresi içinde itiraz edilmediği; davalı tarafın santral kurulumuna izin vermediği ve sözleşmeyi haklı sebep olmaksızın feshettiği beyan edilmiş olup; fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 1.000,00.-TL fatura bedelinin, 100,00.-TL cezai şart bedelinin, 100,00.-TL menfi ve müspet zarar bedelinin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından sunulan 02/07/2025 tarihli ıslah dilekçesi kapsamında ise özetle; 08/06/2022 tarihli .... Sözleşmesi gereği tamamlanan projelendirme işlemi için düzenlenen faturaya istinaden talep edilen 1.000,00.-TL kısmi alacak talebinin 66.716,61.-TL'ye artırıldığı beyan edilmiş olup; 66.716,61.-TL alacağın 23/01/2023 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. II) CEVAP : Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında özetle; taraflar arasında 08/06/2022 tarihli sözleşmenin imzalandığı ancak davacının uzmanı olduğu konuda verdiği hatalı bilgilerle müvekkilini yanlış yönlendirdiği; sözleşmenin kurulmasının ön şartının yatırım teşviki belgesi alınması olduğu; sözleşme bedelinin kredi çıkmasını müteakip ödeneceğinin sözleşmede açıkça düzenlendiği; müvekkilinin yatırım teşvik belgesi talebinin Bakanlık tarafından reddedildiği; şart gerçekleşmediğinden sözleşmenin ifasının imkânsızlaştığı ve sözleşmenin ortadan kalktığı; davacının bedeli bölmek suretiyle proje için ayrı bedel talep edemeyeceği; faturanın davalı şirket tarafından kullanılmayan bir e-posta adresine gönderildiği ve öğrenilmesi üzerine süresinde iade faturası düzenlendiği ve feshin haksız olmadığı beyan edilmiş olup; davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. III) DELİLLER : .... Sayılı Arabuluculuk Dosyası. 08/06/2022 Tarihli Anahtar .... 08/06/2022 Tarihli Teklif Formu. 14/10/2022 Tarihli ....Numaralı E-Fatura. ...Yevmiye Numaralı İhtarnamesi. Davalı Tarafından Düzenlenen 06/02/2023 Tarihli ... Numaralı İade Faturası. ... 07/02/2023 Tarihli ve ... Yevmiye Numaralı İhtarnamesi. ... 08/02/2023 Tarihli ve .. Yevmiye Numaralı İhtarnamesi. ... 17/04/2023 Tarihli Yazısı ve BA/BS Formları. ....Tarafından Düzenlenen 08/01/2025 Tarihli Bilirkişi Ek Raporu.
IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti : Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın; davacı ....Davası olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasında; "08/06/2022 tarihli Anahtar Teslim .... Sözleşmesinin akdedilmiş olduğu; davacı tarafından proje çizimi ve onay/izin işlemlerinin tamamlandığı ve davalı tarafın yatırım teşvik belgesi başvurusunun reddedildiği" hususlarında, herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu doğrultuda uyuşmazlığın; sözleşmenin kredi alınması ön şartına bağlı olup olmadığı; kredi alınamaması nedeniyle sözleşmenin ifasının imkânsız hâle gelip gelmediği; davacı tarafından düzenlenen 66.716,61.-TL bedelli faturanın usulüne uygun tebliğ edilerek kesinleşip kesinleşmediği; sözleşmenin haksız olarak feshedilip feshedilmediği ile davacının cezai şart ve kâr kaybı talep etme hakkının bulunup bulunmadığı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmaktadır.
b) Dava Şartları ve İlk İtirazların Değerlendirilmesi :
Mahkememizce yürütülen yargılama kapsamında; öncelikle "dava şartlarının mevcut bulunup bulunmadığı” hususunda yapılan incelemede; 6102 Sayılı TTK.'nın 5/A maddesi uyarınca taraflar arasındaki arabuluculuk görüşmelerinin, usulüne uygun olarak gerçekleştirilmiş bulunduğu ve 6100 Sayılı HMK.'nın 114. maddesi kapsamında belirtilen dava şartlarında eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra "ilk itirazlar" hususunda yapılan incelemede; davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında "yetki" veya "tahkim" ilk itirazlarında bulunulmadığı anlaşılmakla, bu hususta Mahkememizce herhangi bir inceleme yapılmamıştır. c) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili İrdeleme : Mahkememiz nezdinde ikame olunan dava kapsamında; davacı tarafın, haklı sebep olmaksızın feshedildiğini ileri sürdüğü sözleşme uyarınca tamamladığını belirttiği projelendirme işinin fatura bedeli, cezai şart ile uğradığı menfi ve müspet zararların tahsiline karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında ise özetle; sözleşmenin kredi alınması ön şartına bağlı olduğu; teşvik talebinin reddedilmesi nedeniyle kredinin çıkmadığı; bu durumun sözleşmenin ifasını imkânsızlaştırdığı; bölünemez sözleşme bedeline ilişkin parçalı fatura kesilemeyeceği ve haksız fesih bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. c.1) Bilirkişi İncelemeleri : Mahkememizce, uyuşmazlık konusu alacağın varlığı ve miktarı hususlarında ayrıntılı ve denetime elverişli rapor düzenlenmesi amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. i...Tarafından Düzenlenen 09/10/2023 Tarihli Bilirkişi Raporu : Anılan bilirkişi raporu kapsamında; uyuşmazlığın eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davası olduğu; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve lehe delil vasfı taşıdığı; BA-BS bildirimlerinin uyumlu olduğu; davacı kayıtlarında 66.716,61.-TL alacaklı göründüğü; davalı kayıtlarında ise borç bakiyesi bulunmadığı; davalının iade faturası düzenlediği ve davacının buna süresinde itiraz ettiği; 2012/3305 sayılı karar uyarınca davalının yatırım teşviki alamayacağının açık olduğu; sözleşmede ödemenin kredi çıkmasına müteakip yapılacağının kararlaştırıldığı; kredi alınamaması nedeniyle sözleşmenin ifa edilebilirliğinin ortadan kalktığı ve neticeten davalının davacıya borçlu olmadığı ve cezai şart koşullarının oluşmadığı kanaatine varıldığının raporlandığı anlaşılmıştır. 09/10/2023 tarihli bilirkişi raporuna yönelik olarak; davacı vekili tarafından 27/10/2023 tarihli dilekçe kapsamında, "raporun hukuki değerlendirmelere yer verdiği, faturanın kesinleştiği, sözleşmedeki kredi şartının sadece ödeme kolaylığı olduğu ve davalının kredi başvurusunda bulunmadığı" gerekçeleriyle; davalı vekili tarafından ise 18/10/2023 tarihinde sunulan dilekçe kapsamında "faturanın müvekkili tarafından kullanılmayan e-posta adresine gönderildiği ve usulüne uygun tebliğ edilmemiş olduğu" gerekçeleriyle itiraz edilmiş olup; mevcut bilirkişi raporunun ayrıntılı ve denetime elverişli bulunmadığı kanaatine varılmış ve tarafların ticari defterleri, BA/BS kayıtları ve sözleşmedeki kredi şartının ifa edilebilirliğe etkisinin irdelenmesi gerekçeleriyle yeni bir heyetten bilirkişi raporu alınması cihetine gidilmiştir. ii. .... Tarafından Düzenlenen Bilirkişi Raporu : Anılan bilirkişi raporu kapsamında; davacı yüklenicinin sözleşmedeki projelendirme ve izin işlemlerini tamamladığı; 23/01/2023 tarihli 66.716,61.-TL bedelli faturayı düzenleyerek davalıya gönderdiği; sözleşme bedelinin kredi çıkmasını müteakip ödeneceği; davalının teşvik başvurusunun reddedildiği; kredinin teşvik kredisi olarak kabulü hâlinde sözleşmenin ifa imkânsızlığı ile sona ereceği; teşvik kredisi olmadığının kabulü hâlinde ise davalının krediye başvurmayarak, davacının da eseri teslim etmeden bedel talep ederek ortak kusurla sözleşmeyi sona erdirdiği; her iki ihtimalde de davacının ifa ettiği proje çizimi bedeli olan 66.716,61.-TL'yi talep edebileceği; ancak faturanın düzenlendiği tarihte eserin tamamlanmaması nedeniyle bedelin muaccel olmadığı; faizin dava tarihinden itibaren talep edilebileceği ve cezai şart ile kâr kaybı koşullarının oluşmadığı kanaatine varıldığının rapor edildiği anlaşılmıştır. Bahse konu bilirkişi raporuna yönelik olarak; davacı vekili tarafından 09/08/2024 tarihli dilekçe kapsamında, "faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğu, faturanın usulüne uygun tebliğ edilerek kesinleştiği, sözleşmede kredi şartının ödeme kolaylığı olduğu, cezai şart ve kâr kaybının talep edilebileceği" gerekçeleriyle; davalı vekili tarafından ise 14/08/2024 tarihinde sunulan dilekçe kapsamında "faturanın kullanılmayan adrese kötü niyetle gönderildiği, sözleşmedeki şartın gerçekleşmemesi nedeniyle hukuki imkânsızlığın doğduğu ve sebepsiz zenginleşmenin oluşmadığı" gerekçeleriyle itiraz edilmiş olup; taraf itirazlarının ayrıntılı olarak değerlendirilmesi gerekçeleriyle ek rapor alınması cihetine gidilmiştir. iii. ...Tarafından Düzenlenen 08/01/2025 Tarihli Bilirkişi Ek Raporu : Anılan ek raporu kapsamında; kök rapordaki tespitlerde değişiklik olmadığı; davacının proje çizim işlemlerini tamamladığı ve 66.716,61.-TL bedelli e-faturayı düzenleyerek davalının sözleşmede belirtilen e-posta adresine gönderdiği; faturanın ticari defterlere ve BA/BS formlarına kaydedildiği; kredinin teşvik kredisi olduğu kabul edilirse sözleşmenin ifa imkânsızlığı neticesinde; aksi hâlde ortak kusur ile sona ermesi neticesinde; her iki durumda da davacının ifa ettiği 66.716,61.-TL hizmet bedelini davalıdan talep edebileceği; bedelin sözleşmenin sona ermesi ile muaccel hâle geleceği ve dava tarihi itibariyle avans faizi istenebileceği; cezai şart ve kâr kaybının istenemeyeceği kanaatinde olunduğunun raporlandığı anlaşılmıştır. 08/01/2025 tarihli bilirkişi ek raporuna yönelik olarak; davacı vekili tarafından sunulan 22/01/2025 tarihli dilekçe kapsamında, "faiz başlangıç tarihinin faturanın gönderildiği veya ihtarnamenin tebliğ edildiği tarih olması gerektiği, kredi şartının ödeme kolaylığı olduğu ve davalının kredi başvurusunda bulunmadığı, cezai şart ve kâr kaybının ödenmesi gerektiği" gerekçeleriyle; davalı vekili tarafından ise 17/01/2025 tarihinde sunulan dilekçe kapsamında "faturanın kullanılmayan e-posta adresine kötü niyetle gönderildiği, sözleşme bedelinin bölünemez olduğu, hukuken imkânsızlaşan sözleşmeye dayanılarak hazırlık niteliğindeki proje çiziminden bedel talep edilemeyeceği" gerekçeleriyle itiraz edilmiştir. Mahkememizce alınan 08/01/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda tespit edilen veriler; ticari defterlerin ve BA/BS kayıtlarının uyumu ve e-posta gönderim adresinin sözleşmedeki adresle birebir örtüşmesi hususları Mahkememizce de sabit görülmüş ise de; tarafların itirazlarının esası olan ifa imkânsızlığının sözleşme üzerindeki hukuki sonuçları ile fatura bedeline hak kazanılıp kazanılamayacağı hususlarında nihaî hukuki takdirin Mahkememize ait olması nedeniyle, taraf itirazlarının reddine karar verilmiştir. iv. Bilirkişi Kök ve Ek Raporları İle İlgili Nihai Değerlendirme: Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporları üzerinde yapılan incelemede; yapılan hesaplamaların ve tarafların ticari defter analizlerinin teknik açıdan yeterli ve dosya kapsamına uygun olduğu; bununla birlikte "kredi alınamaması" olgusunun taraflar arasındaki sözleşmeyi baştan itibaren uygulanamaz hâle getirip getirmediği ve davacının bütünüyle ifa edilmeyen bir sözleşme kapsamında kısmi fatura keserek bedel talep edip edemeyeceği hususunun hukuki değerlendirme kapsamında bulunduğu ve bu doğrultuda Mahkememiz tarafından verilecek nihai karar kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kanaatiyle, sözleşme şartlarının yorumlanmasında ek/yeni rapor alınmasını gerektirir teknik bir eksiklik bulunmadığı ve bilirkişi raporlarının mevcut haliyle ayrıntılı ve denetime elverişli olduğu kanaatine varılarak, ek/yeni rapor alınması cihetine gidilmemiştir. c.2) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Nihai Değerlendirme : Dava konusu uyuşmazlık ile ilgili Mahkememizce yapılan nihai değerlendirmede; taraflar arasında 08/06/2022 tarihli .... Sözleşmesinin akdedildiği ve anılan sözleşmenin 4. maddesinde, sözleşme bedelinin %100'ünün "kredi çıkmasını müteakip" ödeneceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın temelinin; bu şartın gerçekleşip gerçekleşmediği ve sözleşmenin ifa edilebilirliğinin ortadan kalkıp kalkmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır. Öncelikle tarafların ticari unvanları ve faaliyet alanları incelendiğinde; davacı şirketin unvanında yer alan "Enerji Taahhüt" ibaresinden, enerji santralleri kurulumunda uzman ve profesyonel bir şirket olduğu anlaşılmıştır. Bununla birlikte; davalı şirketin ise ana faaliyet alanının orman ürünleri ve ahşap sanayisi olup enerji piyasası yönünden uzmanlığının bulunmadığı anlaşılmıştır. Sözleşme kapsamında davacı taraf "yüklenici" sıfatıyla santralin projelendirilmesi, bağlantı onaylarının alınması ve kapasitesinin belirlenmesi işlerini üstlenmiş; davalı taraf ise yalnızca fabrikasının çatısını tahsis eden "iş sahibi" konumunda yer almıştır. Sözleşmede yer alan "kredi çıkmasını müteakip" ödeme yapılacağı şartının; hukuki niteliği itibariyle bir geciktirici koşul niteliğinde olduğu anlaşılmıştır. Davalı taraf; sözleşme sonrası .... başvurusunda bulunmuş; ancak davacı tarafından projelendirilen kapasitenin 240 kW'ın altında (yaklaşık 127 kW) olması sebebiyle bu başvuru yetkili Bakanlık tarafından reddedilmiştir. Davacı taraf; davalının diğer ticari bankalara başvurmayarak kredi şartının gerçekleşmesini kasten engellediğini ve dürüstlük kuralına aykırı davrandığını ileri sürmüş ise de; ... kurulumu gibi yüksek maliyetli yatırımlarda ticari teamülün devletin sağladığı teşvikli krediler üzerinden ilerlediği, davalının kredi iradesinin de bu amaca matuf olduğu ortadadır. Kaldı ki; 6102 Sayılı TTK'nın 18. maddesi gereği her iki tarafın da basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunmakla birlikte; eser sözleşmelerinde, özellikle .... kurulumu gibi yüksek teknik bilgi ve idari mevzuat hakimiyeti gerektiren işlerde uzman olan davacı yüklenicinin, iş sahibini aydınlatma yükümlülüğünün daha büyük önem arz eden bir yükümlülük olduğu da aşikardır. Bizzat davacı tarafından 240 kW'ın altında projelendirilen bu iş için "Yatırım Teşvik Belgesi" alınamayacağının, sektörde profesyonel olarak faaliyet gösteren davacı şirket tarafından bilinmesi veya en azından öngörülmüş olması gerekmektedir. Kendi uzmanlık alanındaki bu idari kısıtlama hususunda, amatör yatırımcı konumundaki davalıyı aydınlatmayan davacının; teşvik başvurusunun reddi üzerine davalıyı yüksek faizli ticari krediler çekmeye zorlamasının da, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına aykırılık teşkil etmekte olduğu ve hakkın kötüye kullanılması niteliğinde bulunduğu kanaatine varılmıştır. Anılan gerekçelerle; 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 175. maddesi anlamında; "şartın gerçekleşmesinin, davalı tarafından dürüstlük kuralına aykırı olarak engellediğinden" söz edilemeyecektir. Açıklanan hususlar doğrultusunda; kredi (teşvik) şartının davalının kusuru olmaksızın gerçekleşmemesi karşısında sözleşmenin ifası baştan itibaren objektif olarak uygulanamaz (imkânsız) hale gelmiştir ve sözleşmenin ifasının imkânsızlaşmasında davalı şirkete atfedilebilecek bir kusur bulunmadığından, davacı tarafın cezai şart ve kâr kaybı taleplerinin reddi gerektiği kanaatine varılmıştır. Öte yandan, davacı tarafından talep edilen 66.716,61.-TL tutarındaki proje çizim faturasına ilişkin olarak yapılan değerlendirmede; çizilen projelerin anahtar teslim.... kurulumu sözleşmesinin bütünü içinde bir anlam ifade ettiği; sözleşmenin uygulanamaz hale gelmesi nedeniyle işbu resmi projelerin de davalının malvarlığında, ileride kullanabileceği bir fayda yaratmayacağı ve dolayısıyla sebepsiz zenginleşme oluşturduğunun da kabul edilemeyeceği gerekçeleriyle işbu alacak kaleminin de reddi gerektiği kanaatine varılmıştır. V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle) 1) Davanın REDDİNE, 2) Karar ve İlâm Harcı : a) Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 732,00.-TL peşin harç miktarı ile ilgili olarak; davacı tarafından 179,90.-TL peşin harç ve 1.124,00.-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.303,90.-TL yatırılmış bulunduğu anlaşıldığından; fazla yatırıldığı tespit olunan 571,90.-TL harcın, kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde yatırana İADESİNE, b) Davacı tarafından yatırılmış bulunan toplam harç miktarının; davacı taraf üzerinde BIRAKILMASINA, 3) Yargılama Gideri ve Gider Avansı : a) Davacı tarafından yatırılmış bulunan yargılama giderlerinin, davacı üzerinde BIRAKILMASINA, b) Davalı tarafından yatırılmış bulunan 1.500,00-TL bilirkişi ücretinin; davacı taraftan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE, c) Arabuluculuk faaliyeti neticesinde, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Arabuluculuk Yönetmeliği'nin 26/2. maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00.-TL arabuluculuk ücretinin, davacı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, d) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde; HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE, 4) Vekâlet Ücreti : Davalı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3, 13. maddeleri uyarınca (Mahkememizce reddine karar verilen 66.916,61.-TL üzerinden) takdir edilen 45.000,00.-TL vekalet ücretinin, davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE,
Dair; davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde; (Mahkememiz'e veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak ya da tutanağa geçirilmek koşuluyla Zabıt Katibine sözlü beyanda bulunmak suretiyle) HMK'nın 345. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere, yapılan açık yargılamada karar verildi. 06/03/2026
Katip ... Hâkim ... ¸ ¸ Gerekçeli Karar