İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/236 E. 2026/704 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/236
Karar No
2026/704
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/236 Esas KARAR NO : 2026/704

DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 04/04/2023 KARAR TARİHİ : 09/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Kurumda özel güvenlik hizmet alımı kapsamında güvenlik görevlisi olarak çalışmaktayken iş akitleri feshedilen 8 kişi tarafından müvekkili Kurum aleyhine, ... 25. İş Mahkemesi ve ... 9. İş Mahkemesinde açılan davalar neticesinde hükmolunan işçilik alacaklarının tahsili için ... 7. İcra Dairesi ve ... 20. İcra Dairesince başlatılan icra takipleri neticesinde müvekkili Kurumca ödenen, stopajlar dahil toplam miktarlardan yüklenicilerin sorumlu oldukları tutarları tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde Kuruma ödemeleri için yazılı olarak talepte bulunulduğunu, verilen süre içinde firmalar tarafından ödeme yapılmadığını ve olumlu veya olumsuz dönüş gerçekleştirilmediğini, müvekkili Kurumca ... 7. İcra Dairesi ve ... 20. İcra Dairesine ödenen ve yüklenici firmalara sorumlu oldukları sürelere göre dağılımı yapılan tutarların rücuen tahsili gerektiğini,... ... 7.İcra Dairesi ... E., ... ... 7.İcra ... E., ... ... 7.İcra ... E., ... ... 7.İcra ...E., ... ... 7.İcra ...E., ... ... 20.İcra ... E., ... ... 7.İcra ...E. Ve ... ... 7.İcra...E. dosyalarına ödenen miktarlardan davalı şirketlerin çalışılan süreyle sınırlı olarak sorumlu olduğunu, bu itibarla müvekkili tarafından isimleri yukarıda yer alan davacı/alacaklı çalışanlara yapılan ödemelerin ödeme tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun ilgili maddeleri gereğince işçileri çalıştıran yukarıda mezkur firmalardan rücuen tahsil edilmesi gerektiğini, yukarıda yazılı alacakların tahsil tarihine kadar oluşacak faizleri ile birlikte tahsilini teminen, dava açılabilmesi için arabuluculuk yoluna gidildiğini, İstanbul Arabuluculuk Bürosuna kayden ticari dava şartı arabuluculuk başvurusu üzerine müzakereleri yapılmış olup ... Arabuluculuk Dairesi No.lu arabuluculuk anlaşamama son tutanağı düzenlendiğini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun “Müteselsil Sorumluk” ana başlıklı kısmının ‘Dış ilişkide’ başlıklı 61. maddesi; “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” hükmünü, ‘İç ilişkide’ başlıklı 62. maddesi de; “Tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz önünde tutulur. Tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olur.” hükmünü haiz olup, ilgili mevzuat hükümleri ve ayrıca davalı firmalarla Kurum arasında imzalanan dilekçe ekinde sunulan hizmet alımına ilişkin sözleşmelerin ilgili hükümleri gereğince, müvekkili Kurum tarafından davadışı çalışanlara ödenmek durumunda kalınan işçilik ödemelerinin, işçiyi çalıştıran davalı firmaların çalıştırdıkları dönemle sınırlı sorumlulukları kapsamında paylarına isabet eden tutarların emsal kararlar ve sözleşme hükümleri gereğince tahsili amacıyla rücu edilmesi kapsamında, huzurdaki davayı açmak zarureti hasıl olduğunu, sözleşmelerin ilgili hükümlerinde, yüklenicinin işin görülmesi sırasında ve/veya işin görülmesi nedeniyle istihdam ettiği kişiler ile yaşayacağı hukuki ihtilaflar nedeniyle yürürlükteki mevzuat hükümleri nedeniyle Kurumun da sorumlu tutulabileceği tüm zararlarda (Kıdem, İhbar tazminatı, manevi tazminat, işe iade vb.) kurumun sorumlu olmayacağını, Kurumun yukarıda belirtilen nedenlerle herhangi bir ödeme yapmak zorunluluğunda kalması durumunda yapılan bu ödemeyi başkaca bir ihbar ve/veya ihtara gerek olmadan, tamamen, nakden ve defaten Kuruma ödeyeceğini kabul ve taahhüt edeceği, Kurum tarafından, herhangi bir ödeme yapılması halinde hisse oranlarına bakılmaksızın, tamamının yükleniciden tahsil edileceği şeklinde hükümler yer aldığını, gerek sözleşme hükümleri, gerek müteselsil sorumlulukta iç ilişkiye yönelik yasal düzenlemeler ve gerekse Yüksek Mahkemenin emsal mahiyetinde uygulamaya yönelik yeknesak kararları çerçevesinde, Kurum tarafından davalı firmaların çalışanlarına ödenmek durumunda kalınan ödemelerin asıl muhatabı ve ödemesi gereken yükümlüsünün alt işveren yüklenici firmalar olup, emsal kararlar ve sözleşme hükümleri gereğince işçiyi çalıştıran ve bu nedenle çalıştırdıkları dönemle sınırlı sorumlulukları bulunan davalı firmalardan paylarına isabet eden tutarların tahsili gerektiğini, müvekkili Kurumun sözkonusu alacaklarını iş davası ilamlarından kaynaklanan icra takibi sebebiyle ödemek zorunda kaldığını, dava dışı mezkur çalışanların çalışmalarının davalı firmalarla imzalanan ve personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı sözleşmelerine dayandığını, ... ve ... firmalarının hizmet alım sözleşmesinde "Yüklenicinin Sözleşme Konusu İş İle İlgili Çalıştıracağı Personele İlişkin Sorumlulukları" başlıklı 23. maddesinde; “Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve Genel Şartnamenin Altıncı bölümünde belirlenmiş olup, yüklenici bunları aynen uygulamakla yükümlüdür" hükmüne yer verildiğini, yine, ... firmasında madde 22 hükmü, ... firması hizmet alım ihale sözleşmesinde 37.10 madde hükmü, ... firması ihale sözleşmesi 36.11 madde hükmü, ... firması ile yapılan hizmet alım ihale akdinde 36.5 ve 36.7 maddelerindeki hükümler kapsamında davalıların rücuen tazminat sorumluluklarının açık olduğunu, ALNIAÇIK firması ile yapılan hizmet alım 37.12 madde hükmü ve KOSİFLER hizmet alım akdinin 30.13 madde hükmü firmaların sorumluluğunu açıkça gösterdiğini, davalıların çalışanlarına ödenen tutarın paylarına isabet eden oranda tamamen tahsili amacıyla davalı şirketlere rücu etme zorunluluğu hâsıl olduğunu iddia ederek; fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne, (yargılama esnasında Sayın Mahkemece yaptırılacak bilirkişi raporuyla her bir davalı payına düşen işçilik ödeme tutarlarının belirlenmesi akabinde söz konusu tutarlar kapsamında ıslah edilmek üzere) davalı firmalar çalışanları olan davadışı yukarıda mezkur işçilere ödenen davalı firmaların sorumluluğundaki tüm ödemelerin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md.109 hükmü gereğince şimdilik 18.000,00 TL'lik kısmının mezkur icra dosyalarına ödendiği ödeme tarihlerinden itibaren hesaplanacak avans faiziyle birlikte (davalı ... Şirketi Yönünden şimdilik 2.000,00-TL, davalı ... Şirketi yönünden şimdilik 4.000,00-TL, davalı ... Hizmetleri Limited Şirketi yönünden şimdilik 3.000,00-TL, davalı ... Şirketi Yönünden şimdilik 4.000,00-TL, davalı ... Şirketi yönünden şimdilik 3000,00-TL ...Şti. yönünden şimdilik 1800,00-TL ... Şti. yönünden şimdilik 200 TL) tahsiline, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin de davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı .... Şti vekilinin cevap dilekçesinde özetle; yukarıdaki esas numarasıyla yürümekte olan dosyada, her ne kadar ... Kurumu tarafından dava dışı işçiye yapılan işçilik alacaklarından doğan ödemeler... Ticaret Ltd. Şti.'nden talep edilmişse de bu talebin hukuki mesnetten yoksun olup davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirket ile davacı arasında akdedilen sözleşmenin tip olarak hazırlanması ve genel işlem şartlarına tabi olması nedeniyle, söz konusu sözleşme hükümlerinin hükümsüz olduğunun açık olduğunu, söz konusu sözleşme maddelerinin tamamen idare tarafından belirlenen şartlar ile şirkete herhangi bir pazarlık payı bırakmadan, İdarenin kamu gücünü kullanarak imzaladığı sözleşmeler olup, edim dengesinin bir taraf lehine ve diğer taraf aleyhine bozarak, bir tarafa aşırı yarar sağlanması, diğer tarafın ise mağduriyetinin önlenmesi amaçlanarak, bu tarz sözleşme hükümlerinin genel işlem koşulları kapsamında hükümsüz sayılması gerektiğini, bununla birlikte, bir an için şirket ile davacı arasındaki ilişkinin asıl işveren- alt işveren ilişkisi olduğu düşünüldüğünde dahi, söz konusu işçilik alacaklarının tamamından şirketin sorumlu olmasının tip sözleşmenin Medeni Kanun'un 2. Maddesi gereğince dürüstlük kuralına aykırı olarak da akdedildiğini gösterdiğini, zira bilindiği üzere, 4857 sayılı İş Kanun'una göre, asıl işverenin alt işveren ile birlikte sorumlu olduğunu, Kanun koyucunun buradaki amacının işçilik alacakları yönünden, işyerlerinde işi alan alt işverenlerin az sermayeli ve güçsüz olmaları, çalıştırdıkları işçilerin ücret ve diğer haklarını ödeyemeyecek duruma düşmeleri ihtimaline karşı işin yapılmasında yararı bulunan asıl işvereni de sorumlu tutmak suretiyle işçileri korumak olduğunu, Kanun koyucunun amacı her ne kadar işçiyi korumak da olsa, söz konusu düzenlemenin açıkça alt işverenlerin asıl işverenler karşısında ekonomik anlamda güçsüz olduğunu da gözler önüne serdiğini, Kamu kurum ve kuruluşu asıl işverenin, alt işverenlere yönelen rücu taleplerine ilişkin olarak ise Yargıtay kararlarının yarı oranda sorumluluk ilkesini benimsediğini, ilgili kararlarda tacir olan davalının çalıştırdıkları işçilerin fiili işçilik dışında sair tazminat haklarından sorumlu olacaklarını bilebilecek durumda olduklarını ancak, davacı kurumun da asıl işveren durumunu muhafaza etmesi nazara alındığında doğan zararlardan tarafların yarı yarıya sorumlu olduğunun kabulü gerektiğinin belirtildiğini, yarı oranda sorumluluk ilkesinin ise Borçlar Kanunu'ndan geldiğini, buna göre 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 167. maddesinde düzenlenen, "Aksi karalaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır." şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği ve fazla ödenen kısma ilişkin rücu hakkının bulunduğunun belirtildiğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için müvekkili şirketin kıdem tazminatından sorumlu olduğu düşünülse bile talep edilebilecek tazminatın dava dışı işçinin müvekkili nezdinde çalıştığı döneme ait ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini, dava dışı işçinin müvekkili şirkette 03.07.2006-14.09.2007 tarihleri arasında çalışmış olup bu döneme ait brüt ücreti üzerinden müvekkilinin sorumlu tutulabileceği kıdem tazminatının belirlenmesi gerektiğini, Yargıtayın da görüşlerini destekler nitelikte kararlar verdiğini savunarak; hukuki mesnetten yoksun davanın reddine, yargılama giderleri, vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...Şti vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacının iddialarını kabul etmiş olmamakla birlikte talep ettiği dava konusu bakımından zamanaşımı süresi geçirilmiş olduğundan zamanaşımı def’ini ileri sürdüklerini, dava dilekçesi eklerinin taraflarına tebliğ edilmediğini, davanın görevli ve yetkili Mahkemede açılmadığını, davacının müvekkili şirkete karşı açtığı davanın davacı ile müvekkili şirket arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanmayıp aksine kamu hizmetlerinin yürütülmesi amacına matuf olduğunu, kaldı ki, TTK' nın 16/2. Maddesi uyarınca, Devlet, İl Özel İdaresi, Belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri ile kamu yararına çalışan dernekler ve gelirinin yarısından fazlasını kamu görevi niteliğindeki işlere harcayan vakıfların, bir ticari işletmeyi, ister doğrudan doğruya ister kamu hukuku hükümlerine göre yönetilen ve işletilen bir tüzel kişi eliyle işletsinler kendilerinin tacir sayılmayacağını, dolayasıyla davacının tacir olarak kabulünün de mümkün olmadığını, hal böyle olunca, eldeki davaya bakma görevinin 6100 sayılı HMK'nun 2.maddesi uyarınca davanın niteliği itibariyle ... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacı İdare ile müvekkili şirket arasında imzalanan sözleşmenin uygulanmasından doğan bir dava olmayıp yetki itibari ile genel yetki kurallarına tabi olduğunu, dolayısıyla iş bu davanın rücu davası olup HMK'nın yetkiye ilişkin düzenlemeleri gereğince müvekkili şirketin adresinin bağlı olduğu Mahkemede açılması gerektiğini, davacının rücuen alacak davasını müvekkili şirketin ikametgâhının bulunduğu yer mahkemesi olan ...’da açması gerekirken yetkisiz olan İstanbul’da açmış olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava dışı işçi ... hariç diğer dava dışı işçilerin müvekkili şirket uhdesinde kısmi sürelerle çalıştığını, davacı Kurum ile imzalanan hizmet alım sözleşmesinde işçilik alacaklarından müvekkili şirketin sorumlu olduğuna ilişkin herhangi bir düzenleme yapılmadığını, şöyle ki; davalı müvekkili şirket ile davacı kurum arasında imzalanan hizmet alımları tip sözleşmesinin "Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları" başlıklı 23. Maddesinde "Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve Genel Şartnamenin Altıncı Bölümünde belirlenmiş olup, Yüklenici bunları aynen uygulamakla yükümlüdür. " düzenlemesinin yer aldığının görüldüğünü, iş bu düzenleme dikkate alınarak ödenen tazminattan müvekkili şirketin sorumlu olduğunu iddia etmenin hakkaniyetle bağdaşmadığını, bahse konu olan sözleşmede kıdem tazminatına ilişkin herhangi bir ifadenin yer almadığının açık olduğunu, her ihale ve sözleşme dönemine ilişkin düzenlenen şartname hükümleri incelenmeden, dava dışı işçinin çalıştığı dönem sonunda hak ettiği kıdem tazminatından müvekkili şirketinde sorumlu olduğunun iddia edilmesinin hakkaniyetle bağdaşmadığını, davacı kurum ile müvekkili şirket arasında Hizmet Alımları Tip Sözleşmesinin “Sözleşme Bedeline Dahil Olan Giderler” başlıklı 7. Maddesinde ve İdari Şartnamenin “Teklif Fiyata Dahil olan Giderler” başlıklı 25.Maddesinde “kıdem tazminatı”nın tahdidi olarak sayılan giderler arasında yer almadığını, müvekkilinin hizmet alım kapsamında çalışanlara davacı kurum ile imza altına alınan şartname hükümleri çerçevesinde ve birim fiyat teklif cetvelinde yer alan kalemler bazında ödeme yapmak zorunda olduğunu, bu bedelin altında veyahut üstünde bir bedel ödenmesinin söz konusu olmadığını, kaldı ki davacı idare tarafından yapılan hizmet alım ihalelerine ait şartname çerçevesinde hazırlanan yaklaşık maliyet cetvelleri incelendiğinde “Kıdem Tazminatı” adı altında herhangi bir hesaplamaya yer verilmediğinin görüleceğini, bu sebeple davalı idarenin ihaleye çıkarken hazırladığı Yaklaşık Maliyetinde yalnızca “İşçilerin ücretleri” dahil edilmiş olup diğer giderlerin hesaplamada yer almadığını, yine ihaleye katılacak isteklilerin ihaleye teklif verirken www.kik.gov.tr adresinde yer alan KİK hesaplama modülüne göre hesaplama yaptığını ve bulunan değer ile teklif verildiğini, söz konusu KİK modülünde Yemek ve Yol giderlerine ilişkin gider kalemlerine yer verilmekte olup “kıdem tazminatına” ilişkin bir gider kalemi yer almadığını, davacı İdarenin müvekkili ile imzalamış oldukları sözleşme ve eki ihale dokümanları gereğince kıdem tazminatı için rücu hakkı bulunmadığını, davacı idare tarafından kıdem tazminatı ile ilgili müvekkiline ayrıca bir ödeme yapılmadığı açık olup, ihale bedeli içerisinde gösterilmeyen ve ödenmeyen aynı zamanda yaklaşık maliyet cetvelinde gider olarak gösterilemeyen bu kalemin ihaleyi yapan kamu kuruluşu tarafından ödenmesi gerekmekte olduğu sonucun ulaşılması gerektiğini, davacının iddia ve taleplerini kabul manasına gelmemek üzere, davacı yanın faiz talebinin de yerinde olmayıp, faiz niteliği ve faiz işletiliş tarihi ile ilgili taleplerine itiraz ettiklerini, dava konusu alacak miktarı için dava tarihi itibari ile faiz hesaplanması gerektiğini, yine rücu davalarında yasal faiz istenmesi gerektiğini savunarak; öncelikle davanın yetki ve görev yönünden reddine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak açılan davanın esastan reddine, yargılama ve vekalet giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Ltd. Şti vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından ikame edilen davanın görevli mahkemede açılmadığını, zira huzurda görülmekte olan davanın 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu mevzuatına göre yapılmış Hizmet alım işine ait sözleşmeden kaynaklandığını ve TRT nin kurum olarak tacir vasfıda bulunmadığını, mevcut alacak talebinin tarafların işletmesi ile ilgili de olmadığını, bu sebeple genel hükümlere göre görevli ve yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davayı kabul etmemekle birlikte davacı tarafından talep edilen rücuen tazminat istemi ile ilgili Borçlar kanunun 73. maddesi uyarınca 2 yıllık zaman aşımı defi’in de bulunduklarını, 4857 Sayılı İş Kanunun 112. Maddesinin 6. Ek fıkrasında (Ek fıkra:21/2/2019-7166/11 md.) 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere, 11/9/2014 tarihinden sonra imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında, kamu kurum ve kuruluşlarına ait işyerlerinde 11/9/2014 tarihinden sonra geçen süreye ilişkin olarak kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemeleri için sözleşmesinde kıdem tazminatı ödemesinden ötürü alt işverene rücu edileceğine dair açık bir hükme yer verilmemişse alt işverenlere rücu edilmeyeceğini, kaldı ki anılan tarihten itibaren kamu da çalışan işçilerin tüm özlük hakları ile birlikte devlet kadrosuna geçirildiğini, tüm özlük haklarından kanunen tek başına davalı idare sorumlu olmasına rağmen huzurda görülen davanın ikame edilmesinin hukuki izahtan vareste olduğunu, asıl işverene bağlı müvekkili şirkette çalışan tüm işçiler gibi işçilerin işe alınmasına, işten çıkarılmasına, çalışmaları esnasında ücretlerinin tespitine, yapacakları işin sevk ve idaresine, çalışma koşullarında, yapacakları işle ilgili olarak alınması gereken eğitimlerinin alınmasında asıl işveren ve ona bağlı olarak çalışan idarecilerin karar verdiğini, müvekkili şirketin davaya konu işçi gibi aynı statüde çalışan personellerin özlük işlerini asıl işveren olarak Hastane yetkililerinin talimatları doğrultusunda yerine getirdiğini, davaya konu işçinin başlangıçtan itibaren davacı kurumun işçisi olduğunu, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, “alt işveren sürekli değiştiği halde işçiler değişmiyorsa, asıl işveren işçileri işe alma ve talimat verme yetkisi ile işçiler hakkında yönetim hakkını kendisinde bulunduruyorsa, bu ilişkide işveren Asıl işverendir, alt işverenin işveren sıfatı yoktur.” denildiğini, (Yarg.9.HD.29.01.2007 Tarih ...E. ..., Yarg.9.HD. 26.11.2007 Tarih... E.... K. sayılı kararları), bu nedenle iş bu davada müvekkili şirketin husumet ehliyeti bulunmadığını, 10.09.2014 tarihinde kabul edilen 6552 sayılı kanun ile 4857 sayılı kanunun 112. Maddesine eklenen düzenlemeye göre işçilerin iş kanuna göre taleplerinde haklı çıkması halinde Kıdem Tazminatından sorumluluğun asıl işveren olan TRT 'de olduğunu, huzurdaki davanın dayanağı olan personele yapılan ödemeden de anlaşılacağı üzere, Kamu İhale Kurumunun tip sözleşme ve şartnameleri ile ihaleye girerek iş alan müvekkili şirketin personeli işe alıp-çıkarma gibi bir yetkisinin söz konusu olmadığını, bu durumun taraflar arasında imzalanan sözleşmeden tereddüde yer verilmeyecek şekilde ispatlandığını, davacı ile müvekkili şirket arasında gerçek anlamda işçi- işveren ilişkisinin olmadığının açık olduğunu, müvekkili şirketin işçilerin işe alınmasında ya da çıkartılmasında hiç bir tasarrufu bulunmadığını, davacı idarenin alt-işveren konumunda olan müvekkili şirkette bulunması gereken yönetim yetkisini tek taraflı iradesi ile kendisinde bulundurduğunu, arada asıl işverenlik - alt işverenlik ilişkisinin kanuni anlamda bulunmadığının açık olduğunu, bu durumun Yargıtay kararı ile de doğrulandığını, Uygulamada da ekseriyetle görüldüğü üzere işçi alacak davalarında taşeron firmaların davalarda muhatap dahi alınmadığını, davacı kurum yetkililerinin personele rızaen yaptığı ödemede, müvekkili şirketin herhangi bir kusuru olmadığından davanın müvekkili şirket yönünden reddi gerektiğini, ayrıca 4857 Sayılı İş Kanunun 6. Maddesine göre müvekkilinin işçilik alacaklarından kanuni sorumluluğunun devir tarihinden itibaren 2 yıl ile sınırlı olduğunu, bir an için aksi düşünülse dahi müvekkili firmanın Kıdem Tazminatı gideri için kurumdan herhangi bir ödenek almadığını, Kamu İhale Kurumunca da, kıdem tazminatının işçilere ödenmesi ihtimale dayalı olan ve idarenin sorumluğunu devam ettiren bir maliyet kalemi olarak değerlendirildiğini ve 4734 sayılı Kanun kapsamında yapılan ihalelerin idari şartname ve sözleşmelerine işçilik maliyeti olarak dahil edilmediğini, taraflar arasında akdedilen Özel Güvenlik Hizmet alım sözleşmesinde işçilik alacaklarından tek başına müvekkili firmayı sorumlu kılan bir sözleşme hükmü bulunmadığını savunarak; görev itirazlarının kabulü ile dosyanın görevli ve yetkili Nöbetçi İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, hukuka ve yasaya açıkça aykırı olarak açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .. Şti, Davalı ... Şti., davalı ... Ltd Şti ile davalı ... Şti. adına dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalılar tarafından davaya karşı yazılı cevap dilekçesi ibraz edilmemiş, davalı şirketler adına duruşmalara katılan olmamıştır. Davalı ...Şti. firmasının, ... Tic. Ltd. Şti. firmasına şirket birleşmesi yoluyla devrolunarak terkin olunduğundan külli halefiyet sebebiyle (ticari işletmenin devrinden kaynaklanan) ve zorunlu taraf değişikliğine binaen ...Şirketi'nin davalı olarak çıkartılarak yerine ... Şirketi'nin eklenmesine karar verildiği ve davalı ... Ticaret Limited Şirketi'ne usul ve yasaya uygun tebligat yapıldığı anlaşılmıştır. YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi ve iş mahkemesi ilamları gereğince, işçilik alacaklarına istinaden davacının icra takip dosyalarına yaptığı ödemelerin davalıların sorumlu olduğu iddiası ile davalı şirketlerden rücuen tahsili talebi istemine ilişkindir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır. Uyuşmazlığın; davacı tarafından üst işveren sıfatıyla alt işveren bünyesinde çalışan işçilere ödemiş olduğu işçi alacaklarının davalı alt işverenlerden rücu sıfatıyla tahsil edip edemeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 16/1. maddesi uyarınca özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek üzere kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar tacir sayılacağından, ... de tacir sayıldığından davada görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olması nedeniyle görev itirazlarının reddine karar verilmiştir. Davalı ...Ltd Şti vekilinin yetki itirazının davacı ile davalı arasında yetki sözleşmesi kapsamında İstanbul mahkemeleri yetkili kılındığından yetki itirazının reddine karar verilmiştir. Davalılar vekillerinin zamanaşımı itirazları yönünden yapılan incelemede davacı davasını sözleşme ilişkisine dayanarak açtığından TBK 146. maddesi gereği 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olup, dava dışı işçilere ödeme yapıldığı tarihten dava tarihine kadar 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığından zamanaşımı itirazının reddine karar verilmiştir. Somut olayda, davacı asıl işveren ile davalı alt işverenler arasında yapılan ihale kapsamında çalıştırılan dava dışı işçiler; ..., ...,..., ..., ..., ..., ... ve ...'nın işçi alacaklarının tahsili amacıyla davacı asıl işveren ile davalı son yüklenici ... Şirketi aleyhine açılan; ... 9. İş Mahkemesinin 18/09/2020 tarih ... E. ... K. Sayılı ilamı ile ( dava dışı işçi ...'nın açtığı); davanın kabulü ile; 8.837,50 TL brüt kıdem tazminatı alacağının 17.02.2019 geçerli fesih (işe başlatmama) tarihi itibari ile işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte, 6.525,96 TL brüt ihbar tazminatı alacağının 100,00 TL'nin 23.05.2019 dava, 6.425,96 TL'nin 06.07.2020 ıslah tarihi itibari ile işleyecek yasal faizi ile birlikte, 12.240,00 TL brüt boşta geçen süre alacağının 16.01.2019 işe iade talep tarihi itibari ile işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte,17.397,60 TL brüt işe başlatmama tazminatının 17.02.2019 geçerli fesih (işe başlatmama) tarihi itibari ile işleyecek yasal faizi ile birlikte, 9.574,74 TL brüt fazla mesai ücret alacağının 4.000,00 TL'nin 23.05.2019 dava, 5.574,74 TL'nin 06.07.2020 ıslah tarihi itibari ile işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ... 25. İş Mahkemesinin 03/04/2019 tarih ...E.... K. Sayılı ilamı ile (dava dışı işçi ...'nun açtığı); davanın kabulü ile; net 46.458,28.- TL kıdem tazminatı alacağının iş akdinin fesih tarihi olan 30/11/2016 Tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte, İhbar Tazminatı talebinin KABÜLÜ ile, net 6.660,52.-TL’ nin, 400,00.-TL’sine dava tarihinden itibaren bakiye miktarına ıslah tarihi olan 30/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte, Yıllık İzin Ücreti alacağı talebinin KABÜLÜ ile, net 11.438,22.-TL’nin, 200,00.-TL’sine dava tarihinden itibaren bakiye miktarına ıslah tarihi olan 30/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, ... 25. İş Mahkemesinin 03/04/2019 tarih ...E. ...K. Sayılı ilamı ile (dava dışı işçi ...'nun açtığı); davanın kabulü ile; Kıdem Tazminatı talebinin KABULÜ ile, net 46.864,55.- TL’nin iş akdinin fesih tarihi olan 30/11/2016 Tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte, İhbar Tazminatı talebinin KABÜLÜ ile, net 6.693,95.-TL’ nin, 400,00.-TL’ sine dava tarihinden itibaren bakiye miktarına ıslah tarihi olan 30/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte, Yıllık İzin Ücreti alacağı talebinin KABÜLÜ ile, net 9.231,60.-TL’ nin, 200,00.-TL’ sine dava tarihinden itibaren bakiye miktarına ıslah tarihi olan 30/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, ... 25. İş Mahkemesinin 03/04/2019 tarih ...E. ... K. Sayılı ilamı ile (dava dışı işçi ...'ın açtığı); davanın kabulü ile; Kıdem Tazminatı talebinin KABULÜ ile, net 32.719,76.- TL’ nin taleple bağlılık gereği dava tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte, İhbar Tazminatı talebinin KABÜLÜ ile, net 7.014,50.-TL’ nin, 400,00.-TL’sine dava tarihinden itibaren bakiye miktarına ıslah tarihi olan 21/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte, Yıllık İzin Ücreti alacağı talebinin KABÜLÜ ile, net 4.878,49.-TL’nin, 200,00.-TL’ sine dava tarihinden itibaren bakiye miktarına ıslah tarihi olan 21/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, ... 25. İş Mahkemesinin 03/04/2019 tarih ... E. ...K. Sayılı ilamı ile (dava dışı işçi ...'nın açtığı); davanın kabulü ile; Kıdem Tazminatı talebinin KABULÜ ile, net 38.754,58.-TL’nin iş akdinin fesih tarihi olan 30/11/2016 Tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte, İhbar Tazminatı talebinin KABÜLÜ ile, net 6.616,47.-TL’nin, 400,00.-TL’sine dava tarihinden itibaren bakiye miktarına ıslah tarihi olan 30/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte, Yıllık İzin Ücreti alacağı talebinin KABÜLÜ ile, net 5.103,65.-TL’nin, 200,00.-TL’sine dava tarihinden itibaren bakiye miktarına ıslah tarihi olan 30/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, ... 25. İş Mahkemesinin 03/04/2019 tarih ... E. ... K. Sayılı ilamı ile (dava dışı işçi ...'nın açtığı); davanın kabulü ile; Kıdem Tazminatı talebinin KABULÜ ile, net 38.754,58.-TL’nin iş akdinin fesih tarihi olan 30/11/2016 Tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte, İhbar Tazminatı talebinin KABÜLÜ ile, net 6.616,47.-TL’nin, 400,00.-TL’sine dava tarihinden itibaren bakiye miktarına ıslah tarihi olan 30/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte, Yıllık İzin Ücreti alacağı talebinin KABÜLÜ ile, net 1.050,75.-TL’nin, 200,00.-TL’sine dava tarihinden itibaren bakiye miktarına ıslah tarihi olan 30/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, ... 25. İş Mahkemesinin 03/04/2019 tarih ... E. ... K. Sayılı ilamı ile (dava dışı işçi ...'nin açtığı); davanın kabulü ile; Kıdem Tazminatı talebinin KABULÜ ile, net 18.876,49.-TL’nin iş akdinin fesih tarihi olan 30/11/2016 Tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte, İhbar Tazminatı talebinin KABÜLÜ ile, net 6.655,74.-TL’nin, 400,00.-TL’sine dava tarihinden itibaren bakiye miktarına ıslah tarihi olan 30/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte, Yıllık İzin Ücreti alacağı talebinin KABÜLÜ ile, net 1.426,01.-TL’nin, 200,00.-TL’sine dava tarihinden itibaren bakiye miktarına ıslah tarihi olan 30/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, ... 25. İş Mahkemesinin 03/04/2019 tarih ...E. ... K. Sayılı ilamı ile (dava dışı işçi ...'nın açtığı); davanın kabulü ile; Kıdem Tazminatı talebinin KABULÜ ile, net 27.301,14.-TL’nin taleple bağlılık gereği dava tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte, İhbar Tazminatı talebinin KABÜLÜ ile, net 6.572,41.-TL’nin, 400,00.-TL’sine dava tarihinden itibaren bakiye miktarına ıslah tarihi olan 21/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte, Yıllık İzin Ücreti alacağı talebinin KABÜLÜ ile, net 450,32.-TL’nin, 200,00.-TL’sine dava tarihinden itibaren bakiye miktarına ıslah tarihi olan 21/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verildiği, dayanak yapılan mahkeme ilamlarına istinaden; ... 20. İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı icra dosyası ile alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhine toplam 65.122,73-TL borcun ödenmesi amacıyla 01/10/2020 tarihinde ilamlı icra takibi başlatıldığı, davalı ... tarafından 08/08/2022 tarihinde 87.822,08 TL borç tahsilat yapıldığı ve icra dosyasını kapatıldığı, ... 7. İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı icra dosyası ile alacaklı ... tarafından borçlular ... Ltd Şti aleyhine toplam 77.431,81 TL borcun ödenmesi amacıyla 17/05/2019 tarihinde ilamlı icra takibi başlatıldığı, davalı ... tarafından 07/01/2022 tarihinde 110.087,14-TL borç tahsilat yapıldığı ve icra dosyasını kapatıldığı, ... 7. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra dosyası ile alacaklı ... tarafından borçlular ... Ltd Şti aleyhine toplam 95.442,48-TL borcun ödenmesi amacıyla 17/05/2019 tarihinde ilamlı icra takibi başlatıldığı, davalı ... tarafından 14/01/2022 tarihinde 138.335,31-TL borç tahsilat yapıldığı anlaşılmıştır. ... 7. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra dosyası ile alacaklı ... tarafından borçlular ... Ltd Şti aleyhine toplam 40.910,19-TL borcun ödenmesi amacıyla 17/05/2019 tarihinde ilamlı icra takibi başlatıldığı, davalı ... tarafından 23/07/2022 tarihinde 62.759,44 TL borç tahsilat yapıldığı anlaşılmıştır. ... 7. İcra Müdürlüğü'nün ...E. Sayılı icra dosyası ile alacaklı ... tarafından borçlular ... Ltd Şti aleyhine toplam 53.517,86-TL borcun ödenmesi amacıyla 17/05/2019 tarihinde ilamlı icra takibi başlatıldığı, davalı ... tarafından 12/01/2022 tarihinde 78.038,23-TL borç tahsilat yapıldığı anlaşılmıştır. ... 7. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra dosyası ile alacaklı ... tarafından borçlular ... Ltd Şti aleyhine toplam 72.748,47-TL borcun ödenmesi amacıyla 17/05/2019 tarihinde ilamlı icra takibi başlatıldığı, davalı ... tarafından 14/01/2022 tarihinde 106.172,19-TL borç tahsilat yapıldığı anlaşılmıştır. ... 7. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra dosyası ile alacaklı ... tarafından borçlular ... Ltd Şti aleyhine toplam 67.964,29-TL borcun ödenmesi amacıyla 17/05/2019 tarihinde ilamlı icra takibi başlatıldığı, davalı ... tarafından 13/01/2022 tarihinde 98.719,97-TL borç tahsilat yapıldığı anlaşılmıştır. ... 7. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra dosyası ile alacaklı ... tarafından borçlular ... Ltd Şti aleyhine toplam 97.280,91-TL borcun ödenmesi amacıyla 17/05/2019 tarihinde ilamlı icra takibi başlatıldığı, davalı ... tarafından 13/01/2022 tarihinde 145.527,27-TL borç tahsilat yapıldığı anlaşılmıştır. Mahkememiz dosyası, uzmanlık gerektiren tespitler yönünden her bir davadışı işçinin her bir davalı şirkette çalıştığı süre ile sınırlı kalmak kaydıyla kıdem tazminatı yönünden "İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. " hükmü uyarınca iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplama yapılarak ve ferisi niteliğindeki işlemiş faiz ile yargılama gideri (dava ve icra), avukatlık ücreti, harç, faiz gibi fer'i borçlardan, her bir alt işverenin toplam ana para tutarı içinde sorumlu olduğu kısma oranı kadarını hesaplama yaparak her talep yönünden davacının davalılardan talep edebileceği rücuen tazminat oranının tespit edilerek uyuşmazlığı çözmeye, hükme ve yargısal denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor düzenlenmek üzere hesap bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen rapor mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş; 20/05/2026 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; "... Dava dışı işçi ...'nun 12.07.2006- 30.11.2016 dönemine ait çalışmaları ile ilgili, ...'nun 03.07.2006-30.11.2016 dönemine ait çalışmaları ile ilgili, ...'ın 23.02.2010-30.11.2016 dönemine ait çalışmaları ile ilgili, ...'nın 02.04.2008-30.11.2016 dönemine ait çalışmaları ile ilgili, ...'nın 05.05.2012- 30.11.2016 dönemine ait çalışmaları ile ilgili, ...'nin 01.12.2012-30.11.2016 dönemine ait çalışmaları ile ilgili, ...'nın 26.11.2010-30.11.2016 dönemine ait çalışmaları ile ilgili, ...'nın 01.05.2015-30.11.2016 dönemine ait çalışmaları ile ilgili, 11.09.2014 tarihinden önce imzalandığı, 11.09.2014 ile 15.10.2019 tarihi arasında (bu tarihler dahil) imzalanmadığı tespit edildiğinden dava dışı işçilerin raporda açıklanan sözleşme hükümlerine göre çalıştığı dönem için Takdiri Mahkemeye ait olmak üzere; 23.01.2026 tarih ve 7573 sayılı Bazı Kanunlarda Ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun hükmünün uygulanamayacağı, Sayın Mahkemece ihale sözleşmeleri ve bu sözleşmelerin eki niteliğindeki ihale dokümanlarındaki hükümler çerçevesinde sorumluluğun tamamının alt işverenlere ait olduğu kanaatine varılması halinde, Kıdem tazminatından işçiyi çalıştıran yüklenicilerin işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak sorumlu oldukları, Fazla Çalışma ücretinden yukarıda tablolarda ve İş Mahkeme İlamında açıklanan dönemlerde işçiyi çalıştıran alt işverenlerin sorumlu olduğu, İhbar tazminatı ve Yıllık İzin ücretinden dava dışı işçiyi çalıştıran son işverenin sorumlu olduğu, 1.Seçenek: Sayın Mahkemece ihale sözleşmeleri ve bu sözleşmelerin eki niteliğindeki ihale dokümanlarındaki hükümler çerçevesinde sorumluluğun tamamının alt işverenlere ait olduğu kanaatine varılması halinde, davalı alt işverenlerin dava dışı işçiyi çalıştırdıkları süreye isabet eden sorumluluk miktarlarının aşağıdaki gibi olacağı, •Davalı .. Ltd. Şti.’nin sorumluluğunun 488,54.-TL olduğu •Davalı ... Tic. Ltd. Şti.’nin sorumluluğunun 31.421,92.-TL olduğu, • Davalı ... Şti.’nin sorumluluğunun 1.328,55.-TL olduğu, • Davalı ... Şti.’nin sorumluluğunun 54.930,84.-TL olduğu, •... Ltd. Şti.’nin sorumluluğunun 40.066,84.-TL olduğu, ANCAK; davacının davasını ... Ltd. Şti.’ne yöneltmediğinden bu tutardan davacı ...’ nün sorumlu olduğu, • Davalı ... Şti.’nin sorumluluğunun 134.721,06.-TL olduğu, • Davalı ... Ltd. Şti.’nin sorumluluğunun 178.923,49.-TL olduğu, • Davalı ... Şti.’nin (... Ltd. Şti. Devralan) sorumluluğunun 389.757,68.-TL olduğu, 2.Seçenek: Sayın Mahkemece eşit oran sorumluluk esasının benimsenmesi halinde, hesap edilen 831.638,92.TL’nin %50’si olan 415.819,46.-TL'nin davalı alt işverenlere rücu edilebilecek olup, alt işverenlerin sorumluluk miktarları aşağıdaki gibi olacağı; • Davalı.... Şti.’nin sorumluluğunun 244,27.-TL olduğu • Davalı ... Tic. Ltd. Şti.’nin sorumluluğunun 15.710,96.-TL olduğu, • Davalı .... Şti.’nin sorumluluğunun 664,28.-TL olduğu, • Davalı ... Ltd. Şti.’nin sorumluluğunun 27.465,42.-TL olduğu, • ...Ltd. Şti.’nin sorumluluğunun 20.033,42.-TL olduğu, ANCAK; davacının davasını ... Ltd. Şti.’ne yöneltmediğinden bu tutardan davacı ....’ nün sorumlu olduğu, • Davalı ...Şti.’nin sorumluluğunun 67.360,53.-TL olduğu, Davalı,... Ltd. Şti.’nin sorumluluğunun 89.461,75.-TL olduğu, • Davalı, ... Şti.’nin (... Tic. Ltd. Şti. Devralan) sorumluluğunun 194.878,84.-TL olduğu' değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu taraflara/ vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçeleri sunulmuştur. Davacı vekili 18/02/2026 tarihli dilekçesi ile ıslah talebinde bulunmuş ve aynı tarihte ıslah harcını ikmal etmiştir. Dava konusu olayda, davacı ile davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, davalı alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu'ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müteselsilen sorumludurlar. İç ilişkide (alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki ilişkide) ise, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda taraflar kendi aralarında sözleşme yapabilirler. O halde, uyuşmazlığın çözümü için taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi, hizmet alım tip sözleşmesi, teknik şartname ve hizmet işleri genel şartnamelerinin sorumluluğa yönelik hükümlerinin tatbiki gerekir. Bu nedenle tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme ve şartname hükümlerinde işçi alacaklarından kimin ne kadar sorumlu olduğuna ilişkin hüküm varsa bu hükümler tarafları bağlar. Konuya ilişkin sözleşme kapsamında çalıştırılan işçilerin, işçi alacağından asıl işveren ve alt işverenin sorumlulukları yönünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. ve 14. Hukuk Daireleri arasında çıkan uyuşmazlıkta Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 05/05/2023 tarihli ... E.... K sayılı kararı ile; "...Somut olaya gelince; Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7'nci Hukuk Dairesi ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14'ncü Hukuk Dairesi arasındaki uyuşmazlık, az yukarıda yer verilen emsal Yargıtay ilâmı doğrultusunda giderilmelidir. Dairemiz'in istikrar kazanan uygulamalarında da belirtildiği gibi, hizmet alımına ilişkin sözleşmelerde, hizmetin yüklenicinin (alt işveren) işçileri tarafından yerine getirilmesi kabul edildiğinden, asıl işverenin yüklenicinin (alt işveren) işçileri ile herhangi bir organik bağı bulunmamaktadır. Hizmet alımına ilişkin tip sözleşmelerde, işçilik ücretleri arasında işçilere ait özlük haklarının tümü belirlenmekte ve bu şartlarla sözleşme imzalanmaktadır. İş Kanunu'nda, işçiyi korumak amacıyla düzenlenmiş olan asıl işveren ve alt işverenin (yüklenici) müteselsil sorumluluğuna ilişkin düzenlemenin taraflar arasındaki hizmet sözleşmelerinde iç ilişki bakımından uygulanması mümkün değildir. Hizmet alım sözleşmelerinde, işçilerin özlük hakları ile ilgili olarak yüklenici (alt işveren) lehine herhangi bir hüküm bulunmaması durumunda, yüklenicinin (alt işveren) işçisi ile organik bir bağı olmayan asıl işveren, işçilerin özlük haklarından sorumlu tutulmamalıdır. Bu itibarla, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7'nci Hukuk Dairesi ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14'üncü Hukuk Dairesi arasındaki uyuşmazlığın, asıl işverence yüklenicinin (alt işveren) işçilerine ödenen ücretlerden yükleniciyi (alt işveren) tamamen sorumlu tutan Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin uygulaması doğrultusunda giderilmesi gerekmiştir..." şeklindeki uyuşmazlığın giderilmesine karar verildiği görülmüştür. Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, icra ve dava dosyaları, taraflar arasındaki sözleşmeler, 20/05/2026 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı Kurumun İstanbul ve İzmir Bölge Müdürlüğü ve üniteleri ile Verici istasyonlarına ait hizmet binalarının güvenlik hizmetlerinin ihale yolu ile davalı şirketler tarafından üstlenildiği, davanın taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmeleri gereğince, dava dışı işçiler tarafından kesinleşen Mahkeme ilamları uyarınca başlatılan icra takipleri ile ödenen işçilik alacağının rücuen tahsili istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın davacı tarafından ödenen işçilik alacağı ve yargılama giderlerinden davalı şirketlerin sorumlu olup olmadığı, sorumlu olmaları halinde kimin ne oranda sorumlu olduğu hususunda olduğu, uyuşmazlığın çözümü için taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi, hizmet alım tip sözleşmesi, teknik şartname ve hizmet işleri genel şartnamelerinin sorumluluğa yönelik hükümlerinin tatbiki gerektiği, bu nedenle tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme ve şartname hükümlerinde işçi alacaklarından kimin ne kadar sorumlu olduğuna ilişkin hüküm varsa bu hükümlerin tarafları bağlayacağı, davacı ile davalı şirketler arasında düzenlenen Hizmet Alım sözleşmeleri ile teknik şartnameler kapsamında çalıştırılan işçilerin, işçilik alacaklarından davacı asıl işveren ...'nün sorumlu olduğuna dair hüküm bulunmadığından dava dışı işçilere işçilik alacağından dolayı ödenen bedelden davalı alt yüklenicilerin sorumlu olduğu, davacı asıl işverenin rücu hakkı bulunduğu, denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli 20/05/2026 tarihli bilirkişi raporunda, davalı şirketler yönünden ayrı ayrı her bir davalının sorumlu olduğu dönemler ve işçilik alacaklarındaki sorumluluk miktarları ile yine her bir dosya yönünden yargılama gideri, harç gideri ve vekalet ücretleri ile icra takip çıkışına konu asıl alacak ve işlemiş faiz miktarları ile takip çıkış miktarı ile takip sonu yapılan ödeme arasındaki fark miktarı oluşturan takip tarihinden sonra işlemiş faizler, icra vekalet ücreti, icra masrafları ve icra harçlarının toplam tutarları üzerinden, her bir davalının sorumluluğunun hesaplandığı, davacının davalı şirketlerin dava dışı işçilerin çalıştırdığı dönem itibariyle tam sorumluluğu oranında yaptığı ödemenin rücuen tazmini talep hakkı bulunduğu, dava dışı işçilerin işçilik alacakları için açılan davalarda davacı asıl işveren yanında davalı alt işverenlerden yalnızca son yüklenici ...Şirketinin davalı olarak bulunması nedeniyle dava tarihinden önce temerrüde düşen davalılardan ... Şirketi yönünden ödeme tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden temerrüt gerçekleşmediğinden kısmi alacak talebinin dava tarihinden, ıslah ile artırılan kısmın ise ıslah tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; Davanın KISMEN KABULÜ ile; -52.814,60-TL rücuen tazminat alacağının 2.000,00-TL'sinin dava tarihinden; 50.814,60-TL'sinin ıslah tarihi olan 18/02/2026 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı ... Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, -31.421,92-TL rücuen tazminat alacağının 3.000,00-TL'sinin dava tarihinden; 28.421,92-TL'sinin ıslah tarihi olan 18/02/2026 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı ... Ticaret Limited Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, -134.721,06-TL rücuen tazminat alacağının 4.000,00-TL'sinin dava tarihinden; 130.721,06-TL'sinin ıslah tarihi olan 18/02/2026 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı ... Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, -178.923,49-TL rücuen tazminat alacağının 4.000,00-TL'sinin dava tarihinden; 174.923,49-TL'sinin ıslah tarihi olan 18/02/2026 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı ... Limited Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, -1.328,55-TL rücuen tazminat alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı Tasfiye Halinde ... Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, -481,83-TL rücuen tazminat alacağının 200,00-TL'sinin dava tarihinden; 281,83-TL'sinin ıslah tarihi olan 18/02/2026 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı ...Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, -376.231,17-TL rücuen tazminat alacağının ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı ... Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 53.003,27 TL harçtan peşin alınan 307,40 TL harç ile 13.308,56 TL ıslah harcının mahsubu ile noksan kalan 39.387,31 TL harcın tarafların sorumlulukları oranında 2.680,97-TL'sinin davalı ... Şirketi'nden, 1.595,04-TL'sinin ...Şirketi'nden, 6.838,70-TL'sinin ... Şirketi'nden, 9.082,50-TL'sinin ... Şirketi'nden, 67,44-TL'sinin Tasfiye Halinde ... Şirketi'nden, 24,45-TL'sinin ... Şirketi'nden, 19.098,21-TL'sinin ... Şirketi'nden tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, Arabuluculuk aşamasında Devlet Hazinesinden karşılanan 3.280,00 TL arabuluculuk ücretinin red ve kabul oranına göre hesaplanan 3.192,06 TL'sinden tarafların sorumlulukları oranında 217,27-TL'sinin davalı ... Şirketi'nden, 129,27-TL'sinin ... Şirketi'nden, 554,23-TL'sinin ... Şirketi'nden, 736,07-TL'sinin ...Şirketi'nden, 5,47-TL'sinin Tasfiye Halinde ... Şirketi'nden, 1,98-TL'sinin ... Şirketi'nden, 1.547,77-TL'sinin ... Şirketi'nden tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, Bakiye kısmın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, Davacı tarafça yatırılan 179,90 TL başvurma harcı, 307,40 TL peşin harç ve 13.308,56 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 13.795,86 TL harcın tarafların sorumlulukları oranında 939,04-TL'sinin davalı ...Şirketi'nden, 558,68-TL'sinin Baks ... Şirketi'nden, 2.395,33-TL'sinin ... Şirketi'nden, 3.181,25-TL'sinin ... Şirketi'nden, 23,62-TL'sinin Tasfiye Halinde ...Şirketi'nden, 8,57-TL'sinin ... Şirketi'nden, 6.689,37-TL'sinin ... Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta belirtilen posta, tebligat ve bilirkişi ücretinden oluşan 28.416,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 27.654,18 TL'sinden tarafların sorumlulukları oranında 1.882,33 TL'sinin davalı ...Şirketi'nden, 1.119,89-TL'sinin ...Şirketi'nden, 4.801,51-TL'sinin ... Şirketi'nden, 6.376,90-TL'sinin ... Şirketi'nden, 47,36-TL'sinin Tasfiye Halinde ...Şirketi'nden, 17,17-TL'sinin ... Şirketi'nden, 13.409,02-TL'sinin ...Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına, Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 122.388,39 TL ücreti vekaletin tarafların sorumlulukları oranında 8.330,59-TL'sinin davalı ...Şirketi'nden, 4.956,27-TL'sinin ... Şirketi'nden, 21.249,92-TL'sinin ...Şirketi'nden, 28.222,09-TL'sinin ...Şirketi'nden, 209,56-TL'sinin Tasfiye Halinde ...Şirketi'nden, 76,00-TL'sinin ... Şirketi'nden, 59.343,96-TL'sinin ...Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, Davalı ... Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 7.089,13-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, Davalı ...Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 9.509,16-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, Davacı tarafça yatırılan gider avansının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve karar kesinleştikten sonra kullanılmayan kısmının davacı tarafa resen iadesine, HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; davalılar ...Şirketi ile Tasfiye Halinde ... Şirketi yönünden davanın kabul ve red miktarları itibariyle KESİN; diğer taraflar yönünden 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı ... vekilinin huzurda yüzüne karşı, davalı ... vekilinin e duruşma sistemi ile yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/09/2026

KATİP ¸

HAKİM ¸

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/236, K. 2026/704, T. 09.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-236-e-2026-704-k-2f8b7c6d9c82