Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1195 E. 2026/1603 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1195
- Karar No
- 2026/1603
- Karar Tarihi
T.C.
ERZURUM
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
1. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/1195
KARAR NO : 2026/1603
KARAR TARİHİ: 21/09/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/02/2025
NUMARASI : 2025/...Esas 2025/.... Karar
DAVA : Tapu İptali Ve Tescil
TALEP : Merci Tayini
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili olduğu şirket ile davalı arasında malzeme dahil alçı ve boya işleri konusunda anlaşma sağlandığını, iş karşılığında dava konusu bağımsız bölümün devri ve çekler ile toplamda fazla ödeme yapıldığını, sözleşmede kararlaştırılan taşınmazın davalının talebi üzerine diğer davalıya devredildiğini, ancak davalının işi süresinde tamamlamayarak yarım bıraktığını, tespit dosyası kapsamında eksik imalatların ve yapılan iş bedelinin belirlendiğini, sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, ayrıca davalı yedinde bulunan 60.000,00 TL bedelli çek nedeniyle icra tehdidi altında bulunulduğundan bahisle borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini, dava konusu taşınmazın kaydına ihtiyati tedbir konulmasını, yapılan imalat bedeli depo edilmek suretiyle taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini, bu talebin kabul edilmemesi halinde ise müvekkili tarafından fazladan ödenen bedelin denkleştirici adalet ilkesi uyarınca hesaplanarak şimdilik 1.000,00 TL belirsiz alacağın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu çek üzerinde davacının cirosunun bulunmadığını, çekin süresinde ibraz edilmeyerek vasfını yitirdiğini ve bu nedenle davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararının olmadığını, taşınmaz bedelinin sözleşmeyle belirli olması ve tapu iptali ile tescili davalarının belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceği gözetildiğinde davanın hukuki yarar yokluğundan reddinin gerektiğini, dava konusu taşınmazın tapusunun üçüncü kişiden müvekkile devredildiğini, davacının taşınmaz üzerinde hiçbir ayni hakkının bulunmadığını, sözleşmenin tarafı olmayan müvekkile karşı açılan tapu iptali ve tescil talebinin husumet yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini, davacının sigorta primlerini ödemeyerek ve dairenin içini yapmayarak edimlerini eksik ifa ettiğini, müvekkilin mahkemece yapılan tespitten sonra da çalışmaya devam ederek işi tamamladığını, davacı tarafın malzeme temin etmemesi sebebiyle yalnızca boya işinin eksik kaldığını, davacının müvekkilden hiçbir alacağı bulunmadığı gibi müvekkile ait malzemelere de el koyduğunu belirterek davanın reddi ile yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMELERİ KARARLARININ ÖZETİ:
Erzurum .... Asliye Hukuk Mahkemesi 2023/...Esas - 2024/... Karar sayılı kararı ile; "...6335 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 2. maddesi ile değişik TTK’nın 5. maddesinin 1. fıkrası; “Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın, Asliye Ticaret Mahkemesi tüm ticarî davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.” Bu anlamda TTK'nın 4/1-a maddesinde, “TTK'da öngörülen” hususlardan kaynaklanan hukuk davaları, mutlak ticari davalar arasında sayılmıştır. Kambiyo senetleri, 6102 sayılı TTK'nın 670 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Bu nedenle, TTK'da düzenlenmiş olan kambiyo senedinden kaynaklanan hukuk davaları, mutlak ticari dava olup, dava dilekçesine ekli çekin zamanaşımına uğramadığı görülmekle aynı Kanunun 5/1. maddesi gereğince uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesinde çözümlenmesi gerektiğinden, mahkememizin görevsizliği ile davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle HMK 114/1-c maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-Yetkili ve Görevli mahkemenin Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun TESPİTİNE,," şeklinde karar verilmiş olup, verilen karar .... tarihinde kesinleşmiştir.
Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/...Esas - 2025/.... Karar sayılı kararı ile; "... Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirket tarafından taşeronluk sözleşmesinden kaynaklanan çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti ile tapu iptal tescil, olmadığı takdirde bedel iadesine yönelik taleplerin birlikte dava edildiği, çekten kaynaklı menfi tespit istemine yönelik dava mutlak ticari dava olduğundan tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiği ancak mülkiyet hakkına dayalı olarak tapu iptal ve tescil olmadığı takdirde bedel iadesi talebinin davalıların tacir olmaması ve nispi ticari dava şartlarının oluşmaması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği anlaşılmakla HMK'nun 110/1. maddesi uyarınca taleplerin tümü bakımından ortak yetkili bir mahkeme bulunmadığından ve birlikte görülme imkanı olmadığından mahkememizce tapu iptal ve tescil olmadığı takdirde bedel iadesi talebinin tefrik edilerek (benzer mahiyette İstanbul ....Hukuk Dairesi'nin 2022/....Esas ve 2022/... Karar sayılı ilamı) Erzurum ....Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle karşı görevsizlik kararı vermek gerekmiş ve mahkememizin görevsizliği ile olumsuz görev uyuşmazlığı oluşması nedeniyle görevli mahkemenin belirlenmesi için dosyanın Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Dairesine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-6100 sayılı HMK'nun 1.maddesi gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE ve "Göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK'nun 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca DAVANIN USULDEN REDDİNE"
2-Görevli mahkemenin Erzurum ... Asliye Hukuk Mahkemesi OLDUĞUNA,
3-Erzurum .... Asliye Hukuk Mahkemesi ile Mahkememiz arasında olumsuz görev uyuşmazlığı oluştuğundan görevli mahkemenin belirlenmesi için dosyanın Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi ilgili dairesine GÖNDERİLMESİNE," şeklinde karar verilmiş olup, verilen karar .... tarihinde kesinleşmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Her iki mahkeme tarafından verilen görevsizlik kararları ile çıkan olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi amacıyla dosya HMK 21. maddesi uyarınca re'sen merci tayini için Dairemize gönderilmiştir.
Bilindiği üzere yargı yeri belirlenmesine ilişkin hükümler 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 21 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
HMK'nın "Yargı yeri belirlenmesini gerektiren haller" başlıklı 21/1-c bendi uyarınca "Kesin yetki hallerinde her iki mahkeme de görevsizlik kararı verir ve bu kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşirse" yargı yeri belirlenmesi yoluna başvurulması gerekmekte olup, aynı Kanunun "İnceleme yeri" başlıklı 22/2. maddesine göre "İki mahkemenin aynı dava hakkında göreve veya yetkiye ilişkin olarak verdikleri kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği takdirde, görevli veya yetkili mahkeme, ilgisine göre bölge adliye mahkemesince veya Yargıtayca belirlenir."
Asıl dava dosyası ile; davacı davalı .... ile arasında imzalanan eser sözleşmesi kapsamında malzeme alımını teminen verilen çek yönünden borçlu olmadığının tespiti ile aynı sözleşme kapsamında davalı... talimatı ile davalı .... lehine devredilen taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini mümkün olmaması halinde bedel iadesini talep ettiği, birleşen dava dosyasında davacı şirketin keşidecisi olduğu aynı sözleşme kapsamında davalılara verildiği iddia edilen çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ettiği,
Erzurum .... Asliye Hukuk Mahkemesi 2023/....Esas - 2024/... Karar sayılı kararı ile; kambiyo senetlerinin 6102 sayılı TTK'nın 670 ve devamı maddelerinde düzenlendiği, bu nedenle, TTK'da düzenlenmiş olan kambiyo senedinden kaynaklanan hukuk davaları mutlak ticari dava olup, dava dilekçesine ekli çekin zamanaşımına uğramadığı görülmekle aynı Kanunun 5/1. maddesi gereğince uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesinde çözümlenmesi gerektiği gerekçesi ile görevsizlik kararı verildiği, kararın istinaf edil.iğinden ... tarihinde kesinleştirildiği ve talep üzerinde Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilerek 2024/...Esas sırasına kaydedildiği,
Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/...Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülen yargılamada .... tarihli celse dört numaralı ara karar ile asıl dava dosyasında çekten kaynaklanan menfi tespit talebi yönünden Mahkeme görevli ise de asıl davada davacının tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde bedel iadesi taleplerinin karşı görevsizlik kararı verilmek üzere bu dosyadan tefriki ile ayrı bir esasa kaydına karar verilerek davacının tapu iptali tescil olmaması halinde bedel iadesi taleplerinin tefriki ile Mahkeme'nin 2025/.... Esas sırasına kaydının yapılarak,
Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/....Esas - 2025/... Karar sayılı kararı ile; davacı şirket tarafından taşeronluk sözleşmesinden kaynaklanan çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti ile tapu iptal tescil, olmadığı takdirde bedel iadesine yönelik taleplerin birlikte dava edildiği, çekten kaynaklı menfi tespit istemine yönelik dava mutlak ticari dava olduğundan tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiği ancak mülkiyet hakkına dayalı olarak tapu iptal ve tescil olmadığı takdirde bedel iadesi talebinin davalıların tacir olmaması ve nispi ticari dava şartlarının oluşmaması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesi ile karşı görevsizlik kararı verildiği kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi üzerine resen merci tayini için Dairemize gönderildiği anlaşılmaktadır.
Dairemizin önüne gelen uyuşmazlık; tefrik edilerek ayrı esasa kaydedilen asıl dava dosyasında eser sözleşmesi kapsamında davalı...talimatı ile ... lehine devredildiği iddia olunan taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tescili mümkün olmaması halinde bedel iadesi talepli davada Asliye Hukuk Mahkemesinin mi yoksa Asliye Ticaret Mahkemesinin mi görevli olduğu noktasındadır.
6102 sayılı TTK.'nın 3. maddesinde, "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir.” düzenlemesine yer verilmiştir. TTK'nın 4. maddesinde ise bu kanundan doğan hukuk davaları, tarafların sıfatına bakılmaksızın mutlak ticari dava; TTK'da düzenlenen bir hususa ilişkin olmamakla birlikte iki tarafın ticari işletmesini ilgilendiren davalar ise nispi ticari davadır. Ticari davalara bakma görevi ise, aksine kanuni bir düzenleme yoksa, asliye ticaret mahkemelerine aittir (TTK m.5).
Aynı Yasa'nın 4/1-a maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır.
6102 sayılı TTK.'nın 26.06.2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 2. maddesiyle değişik 5/3. maddesi uyarınca, asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. Göreve ilişkin kurallar ise dava şartıdır (HMK. m. 114) ve mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır (HMK. M.115). Bir davanın ticari nitelikte olup olmadığı, bir diğer ifade ile asliye ticaret mahkemesinde görülüp görülmeyeceği hususundaki değerlendirme Türk Ticaret Kanununun 4 üncü maddesinde gösterilen ilkelere göre yapılmalıdır. Öğretide de benimsenen görüşe göre ticari davalar mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrılmaktadır. Türk Ticaret Kanununun 4 üncü maddesinin 1 inci bendinin (a) alt bendi uyarınca bu Kanunda düzenlenen hukuk davaları mutlak ticari davalardır. Nispi ticari davalar ise konusu ne olursa olsun, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarıdır (TTK.m.4/1). Kanuni düzenleme uyarınca sadece mutlak ya da nispi ticari davalar asliye ticaret mahkemesinde görülürken, bunlar dışında kalan davalar (istisnalar saklı kalmak kaydıyla) asliye hukuk mahkemelerinde görülmelidir.
6100 sayılı HMK'nın 2. maddesinde; "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalar ile, şahısvarlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir." hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, davaya konu uyuşmazlıkta, taraflar arasında eser sözleşmesi yapıldığı, bu eser sözleşmesinde davacının iş sahibi, davalılardan ...'ın ise yüklenici olarak bulunduğu, temel ilişkinin eser sözleşmesi olduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasında uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup mutlak ticari dava olmadığı, Davalıların gerçek kişi oldukları, davalı ... ve ...ın da tacir olduğu yönünde iddia ve ispatında yer almadığı anlaşılmakla uyuşmazlığın eser sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil mümkün olmaması halinde bedel iadesi talebine ilişkin olması nedeniyle mutlak ticari dava niteliğinde de olmadığı anlaşıldığından davaya bakmakla görevli mahkeme genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesidir.
Bu nedenle davaya bakma görevinin Erzurum .... Asliye Hukuk Mahkemesinde olduğu anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-6100 sayılı HMK’nın 21, 22 ve 23. maddeleri gereğince Erzurum ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,
2-Dosyanın yargı yeri olarak belirlenen mahkemeye gönderilmek üzere merci tayini talebinde bulunan mahkemeye iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-c maddesi, uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.21/09/2026