İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/780 E. 2026/665 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/780
Karar No
2026/665
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/780 KARAR NO : 2026/665

DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 31/10/2025 KARAR TARİHİ : 18/09/2026

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı firma arasında...personeline/ yolcularına 2024-2025 eğitim öğretim yılı boyunca servis taşımacılığı hizmeti vermek üzere 07/08/2024 tarihli sözleşme akdedildiğini, verdiği hizmet karşılığında hak edişine ilişkin faturaları tanzim ederek davalı firmaya usulüne uygun şekilde tebliğ eden müvekkilinin 28/02/2025 tarihli ... numaralı 61.615,91 TL tutarındaki ve 31/03/2025 tarihli ... numaralı 22.857,51 TL tutarındaki faturalarına ilişkin ödemelerin gerçekleşmediğini, alacağın tahsili amacıyla ... 29. İcra Dairesi'nin ...esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, arabuluculuğa başvurduklarını ancak anlaşamadıklarını, davanın kabulü ile itirazın iptalini, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile müvekkili arasında ... için davacıya ait ...plaka sayılı araç ile yapılmak üzere 2024-2025 Eğitim Öğretim yılı için geçerli 07/08/2024 tarihli "Öğrenci Taşıma (Servis) Sözleşmesi" imzalandığını, Davacı ... tarafından bizzat imzalanan taşıma sözleşmesinde tedarikçi sıfatı ile öğrenci taşımacılığı yapacağı şekil ve uymakla yükümlü olduğu kuralların belirlendiğini ancak davalının işi mazeretsiz olarak bıraktığını ve müvekkili şirket ile taşıma hizmeti verdiği okulu mağdur ettiğini, müvekkilinin yeni bir servis, sürücü ve rehber temin edilmek sureti ile yıl ortasında çok daha yüksek bedelle yeni bir tedarikçiyle anlaşmak durumunda kaldığını ve bu hususun ıslak imzalı olarak tutanak altına alındığını, müvekkili şirketin davacıdan 10.314,41 TL alacaklı olduğunu, davacı ile imzalamış oldukları sözleşmenin "Hata Sayılan Davranışlar" başlıklı kısmının 10.maddesinde firmadan izin almadan işin bırakılması halinde ceza şartının düzenlendiğini ve davacıya bu kapsamda 20.000,00 TL cezai şart faturası kesildiğini, sonradan anlaşma yapılan tedarikçi ile davacının arasındaki farkın tedarikçiye rücu edildiğini ve bunun faturasının da keşide edildiğini, kesilen her iki faturanın da davacının cari hesabından mahsup edildiğini ve herhangi bir alacağının kalmadığını, müvekkili aleyhine açılan davanın reddini, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Dosyada delil olarak; dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi ve ekleri, taraflar arasında akdolunan 07/08/2024 düzenleme tarihli sözleşme, faturalar, tutanaklar, ticari defter ve kayıtlar, bilirkişi raporu, ... 29. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası, ticaret sicil müdürlüğü kayıtları, esnaf tacir kayıtları ve tüm dosya kapsamı... Dava konusu ... 29. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası icra takip dosyasının incelenmesinde; Taraflar arasında imzalanan Öğrenci Taşıma (Servis) Sözleşmesine istinaden davacı banka tarafından davalıya 28/02/2025 tarihli ... numaralı ve 31/03/2025 tarihli ... numaralı faturalardan kaynaklanan toplam 84.473,42 TL alacak üzerinden ilamsız icra takibi yapıldığı, davalı borçlu tarafından 05/06/2025 tarihinde icra takibine, ödeme emrine, borca, faize ve tüm ferilerine itirazı üzerine icra takibinin durduğu anlaşılmıştır. Taraf delilleri toplanmış, dava konusu icra dosyası uyap kayıtları dosyamız arasına alınmış, dava konusu sözleşmeye ilişkin kayıt ve belgeler celp edilmiş, Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi SMMM bilirkişi ...'den alınan 26/05/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "11/04/2025 tarihli ... numaralı "Fark Faturası" açıklamalı 53.559,00 TL tutarlı ve 11/04/2025 tarihli ... numaralı "Sözleşmeye İstinaden Ceza Bedeli" açıklamalı 20.000,00 TL tutarlı faturanın kabulü halinde davacının takip tarihi olan 29/05/2025 tarihi itibariyle davalıdan 10.314,41 TL alacaklı olduğu ve işbu alacağa takip tarihi olan 29/05/2025 tarihi itibariyle talebi ile bağlı olarak değişen oranlarda avans faizi talep edileceği, bu faturaların kabul edilmemesi halinde ise davacının takip tarihi olan 29/05/2025 tarihi itibariyle davalıdan 83.873,41 TL alacaklı olduğu ve işbu alacağa takip tarihi olan 29/05/2025 tarihi itibariyle talebi ile bağlı olarak değişen oranlarda avans faizi talep edileceği" şeklinde raporun ibraz edildiği anlaşılmıştır. GEREKÇE : Dava, taraflar arasında akdedilen taşıma sözleşmesi kapsamında düzenlenen faturadan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1. maddesinde "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." denilmekle, Aynı Yasanın 114/1-c maddesinde "Mahkemenin görevli olması" dava şartları arasında sayılmıştır. Davalının gerçek kişi olması, uyuşmazlığın da haksız fiil olan trafik kazasından kaynaklanması nedeniyle yasal düzenlemeler kapsamında öncelikle görev yönüyle inceleme ve değerlendirme yapılması gerekmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmemesine rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olarak düzenlenmiştir. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmakla birlikte Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmayıp TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hâle getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava hâline getirmeyecektir. Dosya Kapsamında Yapılan İncelemede, Uyuşmazlığın ... 29. İcra Dairesinin... esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebinin yerinde olup olmadığı ve miktarına ilişkin olduğu anlaşılmakla, davacının davalı ile arasında 07/08/2024 tarihli sözleşmeyi akdettiğini, sözleşme kapsamında taşıma işini yerine getirdiğini fakat taşıma işi neticesinde düzenlenen fatura bedellerinin davalı tarafından ödenmediğini iddia ettiği, davalının ise davacının sözleşmeye aykırı eylemleri nedeni ile sözleşmenin feshedildiğini, davacı yerine üçüncü bir kişi ile anlaşılmak zorunda kalındığını, davacının hizmetini yerine getirmemesinden kaynaklı olarak talep ettiği fatura miktarlarının haksız olduğunu savunduğu anlaşılmakla; Mahkememizce davacının tacir olup olmadığı hususunda yapılan araştırma neticesinde dosyamız arasına gelen ticaret sicil müdürlüğü yazı cevabı uyarınca davacının tacir kaydının bulunmadığı, vergi dairesi kayıtları uyarınca davacının işletme hesabına göre defter tuttuğunun bildirildiği, dolayısıyla davacının TTK'nın 11.madde ve devamı uyarınca tacir sıfatının bulunmadığı, dava konusu uyuşmazlığın ise TTK'nın 4. maddesi uyarınca mutlak ticari davalardan olmadığı anlaşılmakla eldeki davanın genel görevli Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerektiğinden ve Mahkememizin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 114/1-c maddesi ile hüküm altına alınan dava şartının yokluğu nedeniyle, 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Görevsizlik kararı kesinleştikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Yasası'nın 20/1. Maddesinde belirtilen iki (2) haftalık süre içinde, taraflardan birinin talebi halinde, dava dosyasının davayı bakmaya görevli İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE, Gönderme kararının verilmesi halinde yargılama gideri, harç, vekalet ücretleri, gider avansı vb. hususların 6100 sayılı HMK'nın 331/2. maddesi gereğince Görevli Mahkemece değerlendirilmesine, Görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren, iki (2) haftalık süre içinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi için taraflardan biri tarafından başvuruda bulunulmadığı takdirde, mahkememizce dosyanın ele alınarak, 6100 sayılı HMK'nın 20/1. Maddesi uyarınca davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesine, Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti, gider avansı vb. hususların 6100 sayılı HMK'nın 331/2 ve 331/3. maddeleri gereğince Mahkememizce hüküm altına alınmasına, Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen kararda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/09/2026

KATİP ¸

HAKİM ¸

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/780, K. 2026/665, T. 18.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-780-e-2026-665-k-c8a00a735402