İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/194 E. 2026/79 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/194
Karar No
2026/79
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/194 Esas KARAR NO : 2026/79

DAVA : Marka (Maddi Tazminat İstemli) DAVA TARİHİ : 26/10/2023 KARAR TARİHİ : 10/04/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/04/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi ile, davacı müvekkili ..... Ltd 2005 yılından beri en son teknoloji ile Estetik medikal Endüstrisinde en son teknoloji ile birinci sınıf üretim yapan sektörünün dünyadaki lider firmalarından olduğunu, müvekkili ..... ve ..... markalı ürünlerin ( dolgu malzemeleri) Türkiye’de satış ve pazarlanması için 24/12/2019 tarihli sözleşme ile .... Kozmetik Sağlık Ürünleri Sanayi ve AŞ (eski unvan : .... Kozmetik Sağlık Ürünleri Sanayi ve Limited Şirketi)‘ni Türkiye'de tek yetkili distribütörü ve münhasır lisans sahibi olarak atadığını, ancak .... esas unsurlu ..... markasının .... tarafından Türkiye'de tescili ihmal edilmiş olduğundan, davalı tarafından bu husus fırsat olarak kullanıldığını ve davalı tarafından Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 08/05/2019 tarihinde yapılan başvuru ile 05 ve 10. Sınıfta yer alan emtialar için ..... no ile ve .....no ile markasını kötüniyetli olarak kendi adına tescil ettirildiğini, davalı tarafça, markanın tescilinin ardından müvekkilim şirketin yetkili münhasır distribütör olarak atamış olduğu ....... Kozmetik Sağlık Ürünleri Sanayi ve AŞ (eski unvan : ....... Kozmetik Sağlık Ürünleri Sanayi ve Limited Şirketi) aleyhine İstanbul ..... FSHHM nın .... D.iş sayılı tespit dosyası ile ....... adresinde ve .......’e ait olan www......com web sitesi üzerinde delil tespiti talep edilmiş, böylelikle müvekkilim şirket davalı tarafça kötüniyetli olarak tescil ettirilen marka başvurularından haberdar olduğunu, müvekkilinin davalının marka hakkına tecavüz ve kötüniyetli , haksız rekabet teşkil eden eylemleri nedeniyle müvekkilim şirketin uğradığı ve uğrayacağı zararların tespiti ile SMK ve TTK 51 maddesi de gözönünde bulundurularak bu zararların tazminini, bu bağlamda fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak suretiyle belirsiz alacak davası olarak 2.000- USD (İkibin Amerikan Doları) karşılığı Türk Lirası’nın tahsil tarihinde olacak TCMB nın Efektif Satış Kuruna göre karşılığı Türk Lirasının davalıdan tahsiline karar verilmesi için Mahkemenizde işbu davayı açma zarureti hasıl olduğunu izah ederek; davalının marka hakkına tecavüz ve kötüniyetli, haksız rekabet teşkil eden eylemleri nedeniyle uğradığı zararın tazminini, bu bağlamda fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak suretiyle belirsiz alacak davası olarak 2.000- USD karşılığı Türk Lirası’nın tahsil tarihinde olacak TCMB'nın Efektif Satış Kuruna göre karşılığı Türk Lirasının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. BEYAN : Davalı vekili beyan dilekçesi ile, müvekkilin dava dışı 3.kişi distribütör aleyhinde açılan marka tecavüzü ve tecavüzün tespiti , men, , önlenmesi konulu İstanbul .... fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi .... E. sayılı dosya ile işbu davanın davacısı tarafından müvekkile açılan ve ilgili dosya ile birleşen kötü niyetli tescil nedeniyle markanın hükümsüzlüğü ve manevi tazminat konulu verilen mahkeme kararının henüz kesinleşmemiş olması , ilgili verilen hükmün tarafımızca istinaf edilmiş olması, istinaf kararı gelmesi akabinde ilgili kararın müvekkil aleyhinde olması halinde ayrıca Yargıtay yolunun açık olması, bu suretle işbu davanın ya şu aşamada hukuki yarar yokluğundan usulden reddi, ya da İstanbul ....fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesİ .... E. sayılı dosyasının mahkemenizce bekletici mesele yapılması gerektiği, bu nedenlerle davacının açtığı işbu davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine , aksi halde henüz kesinleşmemiş bir hükme dayalı olarak davanın esasını temelden etkileyecek bir mahkeme kararının üst mahkemeden gelmeden ve kesinleşme şerhi de verilmeden işbu davanın görülmesinin veya tazminat hesabının yapılmasının mümkün bulunmadığı dikkate alındığında , işbu davanın İstanbul .... fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ..... E. Sayılı dosyasının üst mahkemeden karar gelene ve kesinleşme şerhi verilene kadar bekletici mesele yapılmasına karar verilmesini, esasa girilmesi halinde davanın reddine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan davalıya ait .... tescil numaralı "....." ibareli ve ..... tescil numaralı "...." ibareli markaların sicil kayıtları celp olunmuştur. İstanbul ..... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 30/11/2021 tarih, ...... Esas ve .... Karar sayılı; "Asıl dava yönünden davanın REDDİNE, Birleşen dava yönünden davanın KABULÜ İLE, a-) Davalı adına TPMK nezdinde .... ve .... numaraları ile 5.sınıfta tescilli "Tıbbi ve eczacılık amaçlı enjekte edilebilir pıreparatlar, kırışıklıkların düzleştirilmesi ve enjekte edilen bölgenin hacimli hale getirilmesi için tıbbi ve eczacılık amaçlı enjekte edilebilir cilt dolguları, tıbbi amaçlı doldurulmuş şırıngalar, tıbbi amaçlı önceden doldurulmuş şırıngalar" ile 10.sınıfta yer alan " Cerrahi, tıbbi, diş hekimliği ve veterinerlik için alet, cihaz ve mobilyalar. Tıbbi ortopedik malzemeler, tıbbi korseler, ortopedik ayakkabılar, elastiki ve destekleyici bandajlar" emtiaları bakımından kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, b-) 25.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" ilamı mahkememizce bekletici mesele yapılmış, kararın 20/02/2025 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. İstanbul ..... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin .... D.İş sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiş, dosya kapsamında alınan 22.08.2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; “Aleyhine tespit talebinde bulunana ait olduğu belirtilen .... Mah. .... Cad. No:51 Beşiktaş İSTANBUL adresine gidilmiş, tespite konu olabilecek herhangi bir ürün bulunamamıştır….www.....com uzantılı alan adı üzerinde tespite konu markasal kullanımların gerçekleştirildiği, ilgili markasal kullanımların tespit talep eden yanın tescilli markalarından kaynaklanan haklarını ihlal eder mahiyette olduğu” şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür. Dosya, davalının davacıya ait markalarından doğan haklarına tecavüzünün bulunup bulunmadığı, haksız rekabetinin bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı ve bu tazminatın miktarı hususlarında rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti 31/12/2025 tarihli raporu ile; "Marka Hukuku Yönünden, SMK’nın marka hakkına tecavüze karşı korumaya ilişkin hükümler tescilli markalar için söz konusu olduğu, SMK’nın 7/1 maddesi, “Bu kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir” şeklinde olduğu, ancak huzurdaki davada dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre, davacının davalı eylemlerinin gerçekleştiği tarihte TPMK nezdinde tescilli bir markası bulunmadığını, bu nedenlerle marka tecavüzüne ilişkin hükümlere dayanılamayacağı, haksız rekabet yönünden, davalının markaları kötü niyetli tescil olması sebebiyle hükümsüz kılındığını, söz konusu karar Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, söz konusu markaların kötü niyetli tescili dışında ayrıca davalı yan, İstanbul .... FSHHM nın .... D.iş ve İstanbul ....Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ..... E.sayılı dosyalarıyla da davacının ticaretini etkileyecek şekilde söz konusu tarihte tescilli markasından doğan haklarını kötü niyetle kullandığı değerlendirildiğinden, haksız rekabete sebebiyet verdiği, TTK’nın 18/2 maddesi hükmüne göre, her tacirin ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiği, davalının davacının markalarından haberdar olduğu ve buna ilişkin olarak davacıya ve distribütörüne karşı yapmış olduğu işlemlerin, markanın gerçek hak sahibinin kendisi olmaması, kötü niyetli tescil edilmesi gibi nedenlerle basiretli tacir gibi davranmadığını gösterdiği, başlı başına kötü niyetli marka tescilinin kesinleşmiş mahkeme kararıyla sabit olması hususunun davalının kusuruna işaret ettiği değerlendirilmekle, davacının haksız rekabetten kaynaklı olarak zarar ve ziyanını talep edebileceği değerlendirildiği, tazminat hesaplaması yönünden, davacının Türkiye’de yerleşik adresinin olmaması, davaya konu markayı distribütör sözleşmesi kapsamında Türkiye’de kullanması gerekçesiyle davacı distribütörü olan dava dışı ..... Kozmetik Sağlık Ürünleri San.ve Tic.AŞ. adresinde ticari defter incelemesi yapıldığı, incelemesi yapılan firma ticari defterlerinin TTK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davalının İstanbul ....FSHHM ..... D.İş dosyası ile defter incelemesi yapılan davacı distribütörü .... Aş. nezdinde davaya konu ürünler açısından tespit yapıldığı, bu değişik iş dosyasında başlatılan yasal işlemler nedeniyle distribütör firmanın 2021 yılından itibaren davacıdan sözleşme kapsamında asgari tutarlarda alım yaptığı ancak davacı ürününe ikame ürün olarak davacı ile aynı sektörde ve aynı ülke menşeeli .... firmasından davaya konu ürün alımı yaptığı, davalı eyleminin haksız rekabet olarak Mahkemece takdiri halinde davalı eylemi olmasaydı davacının elde edeceği muhtemel gelirin en az 1.310.831,90 USD olarak gerçekleşebileceği, davacının Pazar payı kaybının da göz önünde bulundurularak takdirin Mahkemeye ait olacağı" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir. Dava, davalının, davacıya ait markalardan doğan haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile haksız rekabet teşkil eden eylemler nedeniyle tazmin talebine yöneliktir. Markaya Tecavüz Yönünden Yapılan Değerlendirmede; Bilirkişi heyetinin 31/12/2025 tarihli raporunda değerlendirildiği üzere; Marka hakkına tecavüz sayılan haller, 6769 sayılı SMK’nın 7. Maddesine de atıf yapılmak suretiyle 29.Maddede düzenlenmiştir. 7.maddede “marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları” başlığı altında marka sahibinin yasaklayabileceği fiiller sıralanmakta, 29.maddede ise “marka hakkında tecavüz sayılan fiiller” düzenlenmiştir. SMK’nın marka hakkına tecavüze karşı korumaya ilişkin hükümler tescilli markalar için söz konusudur. SMK’nın 7/1 maddesi, “Bu kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir” şeklindedir. Ancak huzurdaki davada dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre, davacının davalı eylemlerinin gerçekleştiği tarihte TPMK nezdinde tescilli bir markası bulunmamaktadır. Bu nedenlerle TPMK nezdinde tescilsiz bir markanın, TTK hükümleri kapsamında haksız rekabet teşkil edip etmediğinin incelenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Somut olayda, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre, davacının davalı eylemlerinin gerçekleştiği tarihte TPMK nezdinde tescilli bir markası bulunmadığını, bu nedenle marka tecavüzüne ilişkin hükümlere dayanılamayacağı anlaşılmakla davacının markaya tecavüz davasının reddine karar verilmiştir. Haksız Rekabet Yönünden Yapılan Değerlendirmede; 6102 Sayılı TTKnın 54. Maddesi ile, haksız rekabete ilişkin bu kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. 55. Maddesinin 4. fıkrasında ise, iyi niyetle bağdaşmayan, haksız rekabete ilişkin eylemlere örnek olarak, başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak gösterilmiş ve haksız rekabet halleri hüküm altına alınmıştır. Somut olayda, huzurdaki davanın dayanağının, davalının kötüniyetli olarak TPMK nezdinde ....no ile ve .... no ile markalarını tescil ettirmesi, akabinde davacının dava dışı olan Türkiye’deki distribütörü ....... Kozmetik Sağlık Ürünleri Sanayi ve AŞ (eski unvan : ....... Kozmetik Sağlık Ürünleri Sanayi ve Limited Şirketi) aleyhine İstanbul .... FSHHM nın ..... D.iş ve İstanbul .... FSHMM'nin .... Esas sayılı dosyalarını ikame etmesi, buna karşılık davacı ile dava dışı distribütörün işbu davanın davalısına karşı kötü niyetli tescil nedeniyle marka hükümsüzlüğü davasını ikame ederek davaların birleştirilmesi sonrasında davalının kötü niyetli tescil nedeniyle markalarının hükümsüzlüğüne karar verilmiş olduğu, marka hükümsüzlüğüne ve asıl davanın reddine dair İstanbul .... FSHHM’nin .... Esas sayılı dosyasından verilen karar, Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin 20/02/2025 Tarih ..... Esas ..... Karar sayılı ilamı verdiği kesin karar sonucunda 20/02/2025 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Davalının markaları kötü niyetli tescil olması sebebiyle hükümsüz kılınmış, söz konusu karar Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir. Söz konusu markaların kötü niyetle tescili dışında ayrıca davalı yan, İstanbul .... FSHHM nın .... D.iş ve İstanbul ..... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ..... E. sayılı dosyalarıyla da davacının ticaretini etkileyecek şekilde söz konusu tarihte tescilli markasından doğan haklarını kötü niyetle kullandığı değerlendirildiğinden, haksız rekabete sebebiyet verdiği değerlendirilmiştir. Yargıtay .... HD ..... sayılı kararında, marka hukuku bakımından kötü niyetli marka tescilini “markadan doğan hakların kötüye kullanılması amacıyla yapılan marka tescili” olarak tanımlamış; bu tür tescillerin Türk Medeni Kanunu m.2 anlamında korunamayacağını belirtmiştir. Bu yaklaşım, kötü niyetli tescilin dürüstlük kuralına aykırılığı ve dolayısıyla TTK m.54-55 anlamında haksız rekabetle aynı değerler alanında ele alındığını göstermektedir. TTK’nın 56’ncı maddesi d ve e bentlerine göre aleyhine haksız rekabette bulunulan kişinin tazminat talep etme hakkı düzenlenmiştir. Buna göre haksız rekabete ilişkin davalının kusurunun bulun-ması halinde zarar ve ziyandan sorumlu olduğu TTK’nın 56/1/d maddesinde açık şekilde düzenlenmiştir. TTK’nın 18/2 maddesi hükmüne göre, her tacirin ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekmektedir. Davalının davacının markalarından haberdar olduğu ve buna ilişkin olarak davacıya ve distribütörüne karşı yapmış olduğu işlemlerin, markanın gerçek hak sahibinin kendisi olmaması, kötü niyetli tescil edilmesi gibi nedenlerle basiretli tacir gibi davranmadığını gösterdiği, başlı başına kötü niyetli marka tescilinin kesinleşmiş mahkeme kararıyla sabit olması hususunun davalının kusuruna işaret ettiği değerlendirilmekle, davacının haksız rekabetten kaynaklı olarak zarar ve ziyanını talep edebileceği değerlendirilmiş ve mahkememizce de bu değerlendirmelere iştirak edilerek bilirkişi heyetince tespiti yapılan miktar üzerinden davacının yaptığı talep arttırım dilekçesi gereği taleple bağlı kalınarak davacının haksız rekabete yönelik davasının kabulü ile; davalının eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile davalının haksız rekabet teşkil eden eylemleri nedeniyle 750.000 USD'nin tahsil tarihindeki TCMB'nin efektif satış kuruna göre karşılığı Türk Lirasının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine; SMK 151/4-hakkaniyete uygun bir payın eklenmesi yönündeki talebin yasal şartlar oluşmadığından talebin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Davacının haksız rekabete yönelik davasının KABULÜ İLE; -Davalının eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile davalının haksız rekabet teşkil eden eylemleri nedeniyle 750.000 USD'nin tahsil tarihindeki TCMB'nin efektif satış kuruna göre karşılığı Türk Lirasının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, -SMK 151/4-hakkaniyete uygun bir payın eklenmesi yönündeki talebin yasal şartlar oluşmadığından talebin reddine, -Davacının markaya tecavüz davasının reddine, 2-Alınması gereken 1.443.398,84 TL harçtan, peşin alınan 961,38 TL peşin harç ve 562.440,00 TL tamamlama harcından mahsubu ile bakiye 879.997,46 TL harcın, davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle haksız rekabetin kabulü yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 1.267.301,25 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı kendisini vekille temsil ettirmekle markaya tecavüzün reddi davası yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafça yapılan 269,85 TL başvurma harcı, 961,38 TL peşin harç, 562.440,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 563.671,23 TL harç giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça yapılan 20.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 275,00 TL posta-tebligat masrafı olmak üzere toplam 20.275,00 TL yargılama giderinden, davanın kabul ve reddi oranında hesaplanan 10.137,50 TL'sinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Karar kesinleştiğinde kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliyesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/04/2026

Katip ..... ¸e-imzalıdır Hakim.... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/194, K. 2026/79, T. 10.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-194-e-2026-79-k-a86cd550de35