İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/484 E. 2025/740 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/484
- Karar No
- 2025/740
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/484 Esas - 2025/740 TÜRK MİLLETİ ADINA Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/484 Esas KARAR NO : 2025/740
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/07/2022 KARAR TARİHİ : 06/11/2025 YAZIM TARİHİ : 06/12/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Ltd. Şti. ile ... Sağ. Hiz. İnş. Taah, Tic. Ve San. Ltd. Şti-... A.Ş. adi ortaklığı arasında 21.06.2020 tarihli .... ihale kayıt numaralı ... Ltd. tarafından ihaleye çıkarılmış olan Sondaj Kuleleri ... hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, adi ortaklığın kurucularından ... A.Ş.'nin ortaklığın %51 hissesine, ... Sağ. Hiz. İnş. Taah. Tic. Ve San. Ltd. Şti'nin ise %49 hissesine sahip olduğunu, taraflar arasında imzalanan iş ortaklığı sözleşmesine göre ortaklığın müdürü olarak kabul edildiğini, ... hizmet alım sözleşmesi uyarınca müvekkili şirketin adi ortaklığa almış olduğu ihaleye bağlı olarak ... hizmeti verdiğini, bu hizmetin yanında müvekkili firmanın ortaklığı ödemeleri için peyderpey ödeme yapıldığı, müvekkili firmanın alacaklarının bir kısmının ödenmediği 01.07.2021 tarihinden itibaren bakiye borç miktarının 237.891,21 TL olarak kaldığı söz konusu alacak kalemi ve işlemiş yasal faizi için Adi ortaklığın kurucuları aleyhine 29.04.2022 tarihinde müvekkil şirkete olan borçlarından dolayı ....E. Sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, sözkonusu takibe borçlular tarafından 05.05.2022 tarihli dilekçeleri ile haksız ve hukuki bir şekilde itiraz edildiğini ileri sürerek; mal varlığı üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, icra takibine itirazının iptaline ve asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılar davaya cevap vermemiştir. DELİLLER: -.... Esas Sayılı icra takip dosyası, -.... sayılı dosyası, -Taraf ticari defter ve kayıtları, faturalar, özel amaçlı denetim raporu, -Arabuluculuk anlaşamama son tutanağı, -Bilirkişi raporu: 18/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; takdiri mahkemeye ait olmak üzere, davacının defterleri üzerinde yapılan incelemeler sonucunda davalılardan ... Şirketinin bakiyesinin kapalı olduğu yani; herhangi bir borç bakiyesi olmadığının tespit edildiğini, .... Şirketinin ise defterde kaydı olmadığı tespit edilmiş olduğu belirtilmiştir. 15/08/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı tarafa ait ticari defter kayıtlarına göre, davacı taraf ile ticari münasebetin 30.07.2020 tarihinde başladığı, 28.06.2021 tarihinde sona erdiği, davalı taraf ticari defter kayıtlarına göre, davacıya 237.890,37 TL tutarında borcunun bulunduğu, takdirin Mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir. 09/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı tarafından ikame edilmiş eldeki itirazın iptali davasında, davacı taraf, Adi Ortaklıktan olan alacağını, ortaklığın hissedarları olan, ... Şirketi ile ... Şirketinden talep ettiğinin görüldüğü, Adi Ortaklıklar; Adi ortaklıklar Borçlar Kanun'unun 520-541'inci maddelerinde düzenlenmiş olup, Kanunun 520'nci maddesinde adi ortaklık, iki veya daha fazla kişinin, bir sözleşmeye dayanarak, ortak bir amaca ulaşmak için emek ve mallarını birleştirmesi olarak tanımlandığı, adi ortaklıkların tüzel kişiliği olmadığı gibi gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olmaları da söz konusu olmadığı, adi ortaklık faaliyetleri için sadece, ortaklık adına stopaj ve katma değer vergisi mükellefiyeti tesis ettirilmekte olduğu, adi ortaklıkların ortaya çıkan kâr veya zararı, adi ortaklığı oluşturan ortaklar tarafından hisseleri oranında kendi kazançlarına dahil edilerek vergilendirilmekte olduğu, buna göre, adi ortaklıklarda her bir ortak, ortaklık faaliyetinden kendi payına düşen kar veya zararı, geçici vergi beyannameleri ile yıllık kurumlar vergisi beyannamesine dahil etmekte olduğu, adi ortaklığın faaliyeti süresince ortaklık bünyesinde oluşan maliyetler ile gelir elde edilen hasılatın karşılaştırılması sonucu kâr veya zarar oluşmakta olduğu, dolayısıyla, adi ortaklığın gelir ve giderlerinin ortaklık adına belgelendirilmesi, bu çerçevede, adi ortaklık tarafından elde edilen gelirler ile giderlerin duruma göre maliyet veya gider olarak dikkate alınmak suretiyle adi ortaklıkta oluşan kazancın belirlenmesi ve oluşan kâr veya zararın ortaklık hisseleri oranında kurum kazancına dahil edilerek beyan edilmekte olduğu, Türk vergi sisteminde ortakların paylarına düşen kazançlar ayrı ayrı ticari kazanç sayıldığından her ortak dönem sonunda ortaklık faaliyetinden payına düşen kar/zararı kendi hesabına dahil ederek beyan ederek vergiye tabi tutmakta olduğu, bu nedenle, adi ortaklık adına gelir vergisi mükellefiyeti tesis edilmesinin yasal olarak mümkün olmadığı, Borçlar Kanunu'nda düzenlenen ve tescil şartına bağlı olmayan adi ortaklığın tüzel kişiliği de bulunmadığından ortaklığın gelir vergisi açısından ortaklardan bağımsız olarak vergilendirilmesi yasal olarak mümkün olmadığı, .....Dairesi 17.04.2012 tarih ve .... sayılı ilamında bu hususa vurgu yaparak adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından adi ortaklığın gelir vergisi açısından ortaklardan bağımsız olarak vergilendirilmesi mümkün olmadığına hükmettiği, Adi Ortaklığın Borçlarında Sorumluluk; adi ortakların, ortaklık çerçevesinde borçlanmaları TBK'nın 638. maddesinin 3. fıkrasında düzenlendiği, her bir ortak ortaklık ilişkisi çerçevesinde üstlendikleri borçtan şahsen, sınırsız ve müteselsilen sorumlu olduğu, bunun aksinin de kararlaştırılabildiği, müteselsil sorumluluğun bulunduğu durumda ise TBK'nın 163. maddesinin 1. fıkrası gereğince alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebildiği, bunun sonucu olarak adi ortaklığın alacaklısının alacağını doğrudan ortaklardan da isteyebildiği, bu durumda adi ortaklığın alacaklısının sadece ortağın tasfiye payına gidebileceği anlamı çıkmadığı, aksinin kabulü müteselsil sorumluluk hükümlerine aykırı olacağı, davacının davalı ... Şirketi ile ... Tesis Şirketinden münferit bir alacağının mevcut olmadığı, davacının, adı geçen davalı şirketler arasında, Borçlar Kanun'unun 520-541'inci madde hükümleri tabi olarak kurulmuş Adi Ortaklıktan alacaklı olduğu, davacının alacağını, Adi Ortaklık, ortaklarından müştereken talep etme hakkının bulunduğu, bu hakkında, davacı tarafından eldeki davada kullanılmış olduğunun görüldüğü, davalı ... A.Ş. Adi Ortaklığına ait ticari defter kayıtlarına göre, davacı taraf ile ticari münasebetin 30.07.2020 tarihinde başladığı, 28.06.2021 tarihinde sona erdiği, davalı şirketler adi ortaklık kayıtlarına göre, davacıya 237.890,37 TL tutarında borcun bulunduğu- takdiri mahkemeye ait olmak üzere- davanın kabulü halinde, borçtan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması gerektiği belirtilmiştir. 10/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; 2021 yılı sonu itibariyle davacı tarafın, davalı taraftan 237.891,21 TL alacağı olduğunun tespit edildiği belirtilmiştir. 05/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dava dosyası kapsamındaki belgeler, dosyada yer alan tarafların ticari defter kayıtları üzerinde yapılan incelemelerde, ... Tem. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti'nin icra takibine koymuş olduğu 237.891,21 TL alacağın, taraflar arasında imzalanmış sözleşme konusu işle ilgili faturaların ödenmeyen tutarı olduğu, adi ortaklık müdürüne verilmiş avanslarla ilgili .... Mahkemesinde görülen davanın, aynı hukuki ilişkiden kaynaklanmadığının görüldüğü, davacı şirketin ve davalı şirketlerin kurdukları adi ortaklığın ticari defter kayıtları üzerinde yerinde yapılmış bilirkişi incelemeleri sonucunda düzenlenmiş raporlarda, tarafların ... hizmet alım sözleşmesiyle ilgili kayıtlarının(0,84 TL farkla) birbirini teyit ettiği, davacının 237.891,21 TL alacaklı olduğu, icra takibine konmuş olan tutar için hesaplanan faizin, imzaladıkları sözleşmede belirtildiği gibi bakiye fatura (30.06.2021) faturanın kayıtlarına geçirilmesinden bir gün sonrası 01.07.2021 tarihi itibariyle hesaplamada bulunulduğu belirtilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL: Dava, .... esas sayılı dosyasına konu alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Davacı, davalıların oluşturduğu adi ortaklık ile 21/06/2020 tarihli .... ihale kayıt numaralı ... Ltd. Tarafından ihaleye çıkarılan .... uyarınca ... hizmeti sağlandığını, müvekkilinin işleri peyderpey yerine getirdiğini, ancak alacağın tamamının ödenmediğini, bu nedenle icra takibi yapmak zorunda kaldıklarını iddia etmekle itiraz üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşıldı. Davacılar tarafından süresinde cevap dilekçesi sunulmadığı görüldü. Mahkememizce davalı ticari defter ve kayıtları incelettirilmek suretiyle alınan 15/08/2023 ve 09/07/2024 tarihli mali müşavir bilirkişi raporlarında davalı ticari defter ve kayıtlarına göre davacıya 237.890,37 TL tutarında borçlu olduğuna ilişkin rapor tanzim edildiği görüldü. Mahkememizce davalı ticari defter ve kayıtları incelettirilmek suretiyle alınan 10/09/2024 ve 05/05/2025 tarihli mali müşavir bilirkişi raporlarında davalı ticari defter ve kayıtlarına göre davacıya 237.890,37 TL tutarında borçlu olduğuna ilişkin rapor tanzim edildiği görüldü. .... Mahkemesinde eldeki dava davacısı ile davalılar arasındaki adi ortaklığın müdürü ... arasında alacak davası görüldüğünün bildirilmesi üzerine, ilgili dosya UYAP üzerinden celp edilip incelenmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve .... sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir alacak için fatura düzenlenmiş olması, alacağın varlığını ispata yeterli bulunmayıp, fatura, tek başına akdi ilişkinin kanıtı niteliğinde bulunmamaktadır buna göre davacı taraf, kural olarak akdi ilişkinin varlığını, malın teslim edildiğini veya bedelin ödendiğini, davalı taraf ise bedelin ödendiğini veya malın teslim edildiğini kanıtlama mükellefiyeti altındadır. Taraflara HMK'nın 222. maddesi kapsamında ticari defterin ibrazı için usulüne uygun olarak ibraz emri gönderilmiş, taraflarca ticari defterler ibraz edilmiş, bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmıştır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 190. maddesinin 1. fıkrasında yukarıdaki düzenlemeye paralel olarak ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olacağı belirtilmiştir. Davacı, davalılar ile aralarında hizmet alımına ilişkin sözleşme bulunduğunu iddia etmekte olup, sunulan delillerde sözleşme etkisinin varlığı kabul edilmiş, birbirleri ile uyumlu taraf ticari defter ve kayıtlarına göre davacının davalıdan 237.890,37 TL alacaklı olduğu, icra takibi ile bilirkişilerce yapılan hesaplama arasında 0,84 TL uyumsuzluk olduğu, bu uyumsuzluğun kayıtlardaki basit hatalardan kaynaklandığı mahkememizce kabul edilmiş, davacının alacağı mali müşavir raporları ile tespit edilmiş olup, davacının davalı ile uyumlu ticari defter kayıtları ile davasını ispat ettiği görülmekle; davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Her ne kadar davalılar .... Mahkemesinde görülen davadaki alacaklar ile eldeki davadaki alacakların aynı olduğundan bahisle reddi talep edilmişse de toplanan delillerden şirket müdürü ...'e avans olarak gönderilen ve Mersin'deki davanın konusu olan alacaklarla eldeki cari hesaba dayalı davadaki alacağın dayanaklarının aynı olmadığı, bilirkişi raporu ile de sabit olmakla, davalıların bu yöndeki taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı alacağı, faturaya dayalı olup, likit ve belirlenebilir olduğundan %20 icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın KABULÜNE, ....esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptaline, takibin aynı koşullarda devamına, Hükmedilen 269.322,59 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Bu karar nedeniyle alınması gerekli 18.397,43 TL harçtan peşin alınan 4.599,36 TL harcın mahsubu ile bakiye 13.798,07 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 1.600,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davalılardan müşştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 10.434,56 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Dair, Davacı Vekili Av. ...., Davalı ... Vekili Av. ....'ın yüzlerine (e-duruşma) karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.06/11/2025
Katip .... ¸e-imzalıdır.
Hakim .... ¸e-imzalıdır.