İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/104 E. 2026/802 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/104
- Karar No
- 2026/802
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/104 Esas - 2026/802 T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/104 Esas KARAR NO : 2026/802
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) DAVA TARİHİ : 02/02/2026 KARAR TARİHİ : 17/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 28/09/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; 21/12/2024 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından 100000310978601 poliçe numarası ile ZMMS'si yapılmış bulunan 33 AFD 01 plaka numaralı araç ile müvekkiline ait 38 ADL 987 plaka numaralı aracın çarpışması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağına göre dava dışı sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, müvekkiline herhangi bir kusur atfedilmediğini, kaza neticesinde müvekkilinin aracının hasar gördüğünü, davalı şirket tarafından onarım bedeli karşılanmış olsa da aracın orijinalliğinin bozulduğunu, birçok parçanın değiştirildiğini veya boyandığını, onarımda orijinal parça yerine eşdeğer yan sanayi parçaların kullanıldığını, müvekkili tarafından değer kaybı ve hasar farkı tazminatı için sigorta şirketine başvuru yapıldığını, şirket tarafından son derece düşük bir ödeme yapıldığını, piyasa koşulları dikkate alındığında müvekkilin aracında ödenenden daha fazla değer kaybı ile hasar farkı tazminatı oluştuğunu, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları gereğince orijinal parça bedeli ile yan sanayi parça bedeli arasındaki farkın ödenmesi gerektiğini, araçta oluşan hasar kaydının dahi aracın değerini düşürdüğünü, fazlaya ilişkin tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100 TL araç değer kaybı bedeli ile şimdilik 100 TL hasar farkı tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı Quick Sigorta A. Ş. vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; 21/12/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde 38 ADL 987 plakalı araçta oluşan hasar nedeniyle 33 AFD 01 plakalı aracın sigortacısı olan müvekkil şirkete karşı açılan tazminat davasının reddinin gerektiği, 33 AFD 01 plakalı aracın 22/11/2024-22/11/2025 tarihleri arasında 100000310978601 numaralı poliçe ile sigortalı olduğu, kaza tarihi itibarıyla araç başına maddi zarar teminat limitinin 200.000-TL olduğu, davacıya 02/01/2025 tarihinde 99.240,00 TL maddi hasar bedeli ve 24/07/2025 tarihinde 25.000 TL değer kaybı tazminatı ödenerek poliçeden doğan tüm yükümlülüklerin yerine getirildiği, davacının dava şartı olan sigorta şirketine başvuru yükümlülüğünü usulüne uygun yerine getirmediği, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Ek: 6 uyarınca gerekli belgelerin ibraz edilmediği, SBM üzerinden eksper ataması yapılmadan yapılan başvurunun geçersiz olduğu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığı, zamanaşımı def'inin dikkate alınması gerektiği, kusur oranlarının tespiti için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği, davacıya yapılan ödemelerin poliçe limitinden tenzili ile bakiye borç kalmadığı, hasar hesaplamasında kaza tarihindeki rayiçlerin esas alınması gerektiği, eşdeğer parça kullanımının yasal olduğu, yedek parça ve işçilik bedellerinde iskonto uygulanması gerektiği, KDV yansıtma faturası sunulmadığı için KDV talebinin reddi gerektiği, aracın geçmiş hasar kayıtlarının ve kilometresinin değer kaybı hesabında dikkate alınması gerektiği, 01.04.2020 tarihli Genel Şartlar uyarınca hesaplama yapılması gerektiği, davacının sunduğu eksper raporunun esas alınamayacağı, temerrüt tarihinden önce faiz işletilemeyeceği ve uygulanacak faizin yasal faiz olması gerektiği belirtilerek davanın reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, maddi hasarlı trafik kazası sonucu aracı hasar gören davacının ZMMS poliçesi kapsamında sigortacı olan davalıdan maddi zararların (araçtaki değer kaybı, hasar farkı bedeli zararı) tazmini talebine ilişkindir. Dava konusu araca ilişkin aktif araç sorgu raporu UYAP sisteminden dosya arasına alınmıştır. Sigorta Bilgi Ve Gözetim Merkezinden dava konusu araca ilişkin hasar dosyası getirtiltilmiştir. Dava konusu kazaya ilişkin hasar dosyasının Quick Sigorta Anonim Şirketinden celp edilmiştir. Mahkememizin 15/06/2026 tarihli duruşmasının 8 nolu ara kararında; Dosyanın bir makine mühendisi bilirkişiye tevdine karar verilmiştir. Bilirkişi tarafından sunulan raporda özetle; dava konusu aracın 21.12.2024 tarihli kazasında 22 yaşında ve 288.237km de olduğunu, 10 yaş üzerindeki araçlarda ana üreticinin yedek parça üretimini azaltabildiğini, bazı parçaların üretimden tamamen kalkabildiği, stokların ülkelere göre değişkenlik gösterebildiğini ve mekanik parçaların haricindeki özellikle karoser, trim, elektronik gibi parçalarının 10 yaş üzerinde orjinalini bulmanın zor olduğunu ve pek mümkün olmadığını, bu nedenle aracın tamirinin orijinal parça ile yapılmasının gerekmediğini, hasarlı parçalar ve analiz raporu dikkate alındığında araçta eşdeğer parça kullanıldığı kanaati oluştuğunu, bu nedenle orijinal parça fark bedelinin olmadığını, dava konusu araç için 21.12.2024 olay tarihi itibarıyla Araç Değer Kaybının 37.500TL olduğu bildirilmiştir. Davacı vekilinin 13/107/2026 tarihli ıslah dilekçesi sunduğu, davalıya tebliğ edildiği ıslah harcının da yatırıldığı anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Dava, maddi hasarlı trafik kazası sonucu aracı hasar gören davacının ZMMS poliçesi kapsamında sigortacı olan davalıdan maddi zararların (araçtaki değer kaybı, hasar farkı bedeli zararı) tazmini talebine ilişkindir. Dava Sigorta poliçesinden kaynaklandığından 6102 sk m. 4-5 gereği mutlak ticari dava olup Mahkememiz görevlidir. Miktar itibariyle davaya tek hakim olarak bakılmıştır. Somut olayda, 21/12/2024 tarihinde davacıya ait 38 ADL 987 plakalı araç ile davalı sigortalısına ait olan 33 AFD 01 plakalı aracın kaza yaptığı görülmüştür. Dosya arasında bulunan; taraflarca tanzim edilen kaza tutanağına göre davalı sigortalısı araç sürücüsünün, takip mesafesini korumayarak tam kusurlu şekilde kazaya sebebiyet verdiği, davacının kusurunun olmadığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak 33 AFD 01 plaka sayılı aracın kaza tarihi olan 21/12/2024 günü itibariyle davalı sigorta şirketi Quick Sigorta A.Ş. nezdinde poliçe kapsamında karayolları ZMMS poliçesi ile teminat altına alındığı tespit edilmiştir. Davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanmış aracın tam kusurlu olarak davacıya çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği görülmüştür. Davacı tarafça, kusur durumu, kaza tutanağı ile HMK 190 maddesi gereği ispat edilmiştir. Davacının araç hasar farkı ve değer kaybı şeklinde doğrudan zararı bulunduğu; bu zararlardan davalı sigorta şirketinin poliçe limiti kapsamında sorumlu olduğu iddiası incelendiğinde; alınan bilirkişi raporu gereği, davacının aracındaki reel değer kaybının kaza tarihi itibariyle 37.500,00-TL olduğu; ZMMS sigortasının değer kaybına dair 25.000,00-Tl ödediği görüldü. Davalı sigorta şirketinin limiti 200.000,00TL olup, 99.240,00 TL hasar ödemesi, 25.000,00-TL değer kaybı ödemesi yaptığı bu nedenle bakiyesinin 75.760,00-TL olduğu görülmüştür. Davacı vekili değer artırım dilekçesi ibraz etmiş, buna göre değer kaybı talebini 12.500,00TL'ye yükselttiğini beyan etmiştir. Davacının 12.500,00-TL bakiye değer kaybı alacağına dair talebinin; benimsenen bilirkişi raporunda teyit edildiği görüldü. HMK 190 maddesi gereğince kaza tutanağı, hasar dosyası, bilirkişi raporu delilleri ile ispat edilen alacak kaleminde, davacının talebinin yerinde olduğu anlaşılmakla davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacı taraf, davalı sigorta şirketlerine başvuru yapmış ise de tarihi anlaşılamamıştır. Ancak 24/07/2025 tarihinde davalı sigorta şirketi davacıya ödeme yapmıştır. Hasar dosyası tetkik edildiğinde, bu hususta çekişme olmadığı görülmektedir. Davacı, Sigorta şirketini 24/07/2025 tarihinde temerrüde düşürdüğünü ispat etmiştir. Davacının talebi dikkate alınarak alacağa yasal faiz işletilmiş; neticede aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davanın KABULÜ İLE; -12.500,00-TL'nin 24/07/2025 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 853,87-TL karar ve ilam harcından, davacıdan peşin olarak alınan 732,00TL harcı ve 211,77-TL ıslah harcından mahsubu ile fazla alınan 89,90-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan; ilk dava açma gideri 1.568,00-TL, posta ve tebligat masrafı 163,70-TL, ıslah harcı 211,77-TL bilirkişi ücreti 5.500,00 TL olmak üzere toplam 7.443,47-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince taktir olunan 12.500,00-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.700,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 17/09/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır