İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/412 E. 2026/670 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/412
Karar No
2026/670
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/412 Esas KARAR NO : 2026/670

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 19/05/2026 KARAR TARİHİ : 25/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; faili meçhul bir aracın sebebiyet verdiği 16/08/2023 tarihli trafik kazası neticesinde müvekkilinin yaralandığını ve %14 oranında malul kaldığını, plakası tespit edilemeyen bu aracın neden olduğu bedensel zararlardan mevzuat uyarınca Güvence Hesabı'nın sorumlu olduğunu ileri sürmüştür. Davalı kuruma yapılan başvurulardan ve arabuluculuk görüşmelerinden netice alınamadığını, müvekkilinin yargılama giderlerini karşılayacak maddi gücü bulunmadığını belirterek; öncelikle adli yardım talebinin kabul edilmesini, HMK 107 kapsamında belirsiz alacak davası olarak şimdilik toplam 200,00 TL tazminatın (sürekli ve geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi giderleri) kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;haksız fiil sorumluluğu gereği kazanın plakası belirsiz bir aracın sıkıştırması neticesinde meydana geldiğini ispat yükünün davacıda olduğunu, ancak dosyada davacının soyut beyanı dışında hiçbir somut delil bulunmadığını ileri sürdüğünü, Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesi ve ZMMS Genel Şartları uyarınca dava açılmadan önce kuruma usulüne uygun şekilde başvurulmasının zorunlu bir dava şartı olduğunu hatırlatan davalı vekili, davacının mevzuatta sayılan zorunlu sağlık kurulu raporu ve diğer belgeleri ibraz etmeden eksik evrakla başvuru yaptığını belirterek davanın öncelikle dava şartı yokluğundan usulden reddedilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkilinin sorumluluğunun kusur oranı ve poliçe limitiyle sınırlı olması sebebiyle dosyanın kusur tespiti için bilirkişiye gönderilmesini talep etmiştir. DELİLLER Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ...CBS Sorusturma dosyası, Hasar dosyası, Sosyal ekonomik durum araştırması, tedavi evrakları, SGK kayıtları, yapılan ödemelere ilişkin belgeler istenilmiş, tarafların bildirdikleri deliller toplanmıştır. ...Cumhuriyet Başsavcılığının ...CBS Sorusturma dosyasının incelenmesinde, olayan ilişkin olarak davacı 07/10/2023 tarihli beyanlarında, ...plakalı sayılı motosikleti ile Balıklı hamamı önündeki inşaat alanının olduğu yolda seyir halinde iken plakasını ve modelini hatırlamadığı fakat siyah renkli otomobil aracın sıkıştırması sonucunda araca çarpmamak için ani frene bastığını, frene basınca motosikletin kaydığını ve kaldırma vurarak düştüğünü beyan ettiği, kolluk tarafından tutulan 26/08/2023 tarihli tutanakta kaza ile alakalı olarak yapılan incelemede; kaza yerini gören kamera veya olayı gören hiçbir tanık, iz ve delile rastlanmadığını tutanak altına aldıkları, kaza sebebi ile tutulan kaza tespit tutanağında ise davacının direk direksiyon hakimiyetini kaybederek düşmesi neticesinde tek taraflı, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davacının aracın hızını yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak kuralını ihlal ettiği kaza yerindeki yapılan incelemelerden ve sürücü beyanından anlaşılmıştır şeklinde düzenlendiği görülmüştür. HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇE Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkememiz haksız eylemin gerçekleştiği yer olması ve davanın türü itibariyle görevli ve yetkilidir. Tarafların, dava ve taraf ehliyeti vardır. Haksiz fiilin meydana geldiği tarihten itibaren 10 yıllık genel zaman aşımı süresi içerisinde davanın açılması gerekmekte olup olayımızda sürenin dolmadığı anlaşılmıştır. Dosyadaki bilgi ve belgelerden yaşandığı iddia olunan trafik kazasına ilişkin olarak; olayın oluş şekline ilişkin olarak krokinin bulunmadığı, kolluk tarafından tutulan 26/08/2023 tarihli tutanakta kaza ile alakalı olarak hiçbir araç, iz ve delile rastlanmadığını dikkate alındığında yaşanan kazaya ilişkin bir kusur değerlendirmesinin ve kazanın nasıl gerçekleştiğine dair bir değerlendirme yapılamamıştır. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanunun 85.maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir. Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nun 91. maddesiyle de; işletenin Aynı Kanunun 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir. Hemen belirtmelidir ki, işletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının ve güvence hesabının 91.maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun; 2918 sayılı Kara Yolları Trafik Kanunu kapsamında meydana gelen trafik kazalarına bağlı olarak Güvence Hesabına başvuru şartlarını düzenleyen 14. maddesinin 2/a bendinde " sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için" 2/b bendinde de "rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dahilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için" Güvence Hesabı'na başvurulacağı düzenlenmiş olup, aynı mahiyetteki düzenleme Güvence Hesabı Yönetmeliği'nin 9/1-a ve 9/1b maddesinde de yer almaktadır. Bu düzenlemelere göre trafik kazası sonucunda bedensel zarara uğradığı iddia edilen bir kişi nedeniyle Güvence Hesabı'na husumet yöneltilebilmesi için her şeyden önce böyle bir aracın bulunması ve aracın bedensel zarara sebep olması gerekmektedir. Mahkeme uyuşmazlık konusu olan vakıaların gerçekleşip gerçekleşmediğini kural olarak kendiliğinden araştıramaz. Bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğini taraflar ispat etmelidir. Bir davada ispat yükünün hangi tarafa ait olacağı konusu 4721 sayılı Kanun'un “İspat yükü” başlıklı 6. maddesinde “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür" şeklinde düzenlenmiştir. 6100 sayılı Kanun'un 190 ıncı maddesine göre de“İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir”. Açıklanan bu genel hükümler uyarınca uyuşmazlığa konu kazaya plakası tespit edilemeyen aracın sebep olduğunun ispat yükünün bu iddiayı ileri süren davacı tarafa ait olacağı açıktır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, savcılık dosyası ile toplanan tüm delillerden; davacı tarafça, 16/08/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralandığı, kazanın rengini, plakası tespit edilemeyen bir aracın sıkıştırması sonrasında araca çarpmamak için ani frene bastığını, frene basınca motosikletin kaydığını ve kaldırma vurarak düştüğü iddiasıyla davalı Güvence Hesabı aleyhine maddi tazminat talebi ile dava ikame edilmiş ise de, ...Cumhuriyet Başsavcılığının ...CBS Sorusturma sayılı dosyasında alınan müşteki davacı ifadelerinin soruşturmayı aydınlatmadığı ifadenin kazadan 1,5 ay sonra 07.10.2023 tarihinde alındığı, iddia olunan kaza olayı sonrasında düzenlenen kaza tespit tutanağında kazanın tek taraflı olarak davacının direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sebebi ile meydana geldiğinin tespit edildiği, kolluk tarafından tutulan 26/08/2023 tarihli tutanakta kaza ile alakalı olarak kaza yerinde hiçbir araç, iz ve delile rastlanmadığı, meydana geldiği iddia olunan kaza olayında tarafların kusur durumlarının tespiti için herhangi bir tanık delili bulunmadığı, mevcut delil durumuna göre davacı tarafça yaralanmanın trafik kazası nedeniyle plakası tespit edilemeyen sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana geldiği hususunu ispata yarar delil ibraz edilmediği, bu yönde mahkememizce de bir tespit yapılamadığı, olay ile davacı tarafından iddia edilen yaralanma arasında uygun illiyet bağının bulunmadığı ve bu haliyle davalının sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmakla, ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davanın REDDİNE, 2- Adli yardım gereği başta alınmayan 1.464,00TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 6.000,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,

4-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri ve vekalet ücretinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa re'sen iadesine, Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 25/09/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/412, K. 2026/670, T. 25.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-412-e-2026-670-k-2ba073ef07a2