İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/445 E. 2024/139 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/445
Karar No
2024/139
Karar Tarihi

T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/445 Esas - 2024/139 T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2022/445 Esas KARAR NO : 2024/139 Karar

HAKİM : ... KATİP : ...

DAVACI : ... VEKİLİ : ... DAVALI : ... VEKİLİ : ...

DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 17/06/2022 KARAR TARİHİ : 08/02/2024 YAZIM TARİHİ : ...

Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde, müvekkil bankanın ile borçlu ... Şti. arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiğini ve işbu sözleşmede davalı/borçlu ...'un müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, imzalanan sözleşmeye istinaden krediler kullanıldığını, ancak davalı/borçlunun kullanmış olduğu kredilere istinaden borçlarını ödememesi üzerine, Kahramanmaraş 7. Noterliğinin 20/11/2019 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesiyle kredi borçlusu ve kefile ihtar olunduğunu ve 188.734,93 TL nakit alacaklarının ödenmesini talep ettiklerini, borçlu ...'a gönderilen ihtarname 22/11/2019 tarihinde tebliğ olunduğunu, ihtarnameye rağmen ödeme yapılmaması üzerine davalı/borçlu hakkında Adana 12. İcra Müdürlüğü’nün 2019/... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, fakat davalı/borçlunun yapmış olduğu borca itiraz sebebiyle takibin icra müdürlüğü tarafından durdurulduğunu, Adana Arabuluculuk Bürosunun 2022/... sayılı dosyasından yürütülen arabuluculuk görüşmelerinde de bir anlaşmaya varılamadığını bu nedenler davalı/borçlunun yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına ve itiraz edilen alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde davacı tarafından ... Şti. aleyhine aynı alacak ile ilgili Adana 6. İcra Müdürlüğünün 2019/... E sayılı dosyasından takip başlatıldığını ve dosya haricen tahsilat ile kapatıldığını, borç ödenmesine rağmen davacı tarafından genel haciz yoluyla takip yapılması usul ve yasaya aykırı olduğunu, yapılan ödemeler borcu kapamaya yeterli olduğunu ancak eksik kalması halinde davacı tarafından rehin açığı belgesi alınmak suretiyle kalan kısım üzerinden takip başlatılması gerekirken usul ve yasaya aykırı olarak aynı alacak için 2 ayrı takip düzenlendiğini, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir. Bilirkişi ... 'in Mahkememize sunmuş olduğu bilirkişi raporunda, davacı ... A.Ş. ile davadışı ... ....Tic. Ltd. Şti. ve borçlu ...‘un müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla kredili çalışmalar yaptığı, dava konusu kredili çalışmaların dayanağının 1.000.000,00-TL tutarında 20/02/2017 tarihli Genel kredi Sözleşmesi kapsamında olduğu, dayanak Genel Kredi Sözleşmesinin 6098 sayılı kanunun hükümlerine tabi olduğu sözleşmenin TBK 583. maddesi gereği şekil şartlarına uygunluk taşıdığı, davacı banka nezdinde sözleşmeye istinaden taksitli kredinin, KMh şeklinde kullandırımın yapıldığı, davacı Banka nezdinde T.C. Kahramanmaraş 7. Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gereği 18/11/2019 tarihinde hesabının kat edildiği ve 21/11/2019 tarihinde 188.734,93 TL üzerinden ihtarname keşide ettiği davalının 24/11/2019 tarihinde temerrüde düştüğü ihtara rağmen ödenmeyen alacağına dair davacı bankanın irtibatlı olarak taşınır rehnin paraya çevrilmesi yolu ile T.C. Adana 6.İcra Müdürlüğü 2019/... esas gereği 188.734,93 TL asıl alacak olmak üzere toplam 194.699,93 TL üzerinden 24/12/2019 tarihinde ve T.C. Adana 12. İcra Dairesi 2019/... esas gereği 188.734,93 TL asıl alacak olmak üzere toplam 194.699,93 TL ile 18/12/2019 tarihinde takip başlattığı, tek alacağı olan davacı banka 07/02/2020 tarihinde 2019/... esas sayılı dosyanın haricen tahsil edilip kaldırılması hususunda banka hesap hareketleri ve dava dosyasındaki evraklardan anlaşılacağı üzere davalının borcunun kalmadığını, kefil ...'un sorumlu olup olmadığı ile ilgili olarak 6098 sayılı Yürürlük Kanunu gereğince MADDE 586 2. Müteselsil kefalet gereği ;Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir.Alacak, teslime bağlı taşınır rehni veya alacak rehni ile güvenceye alınmışsa, rehnin paraya çevrilmesinden önce kefile başvurulamaz. Ancak, alacağın rehnin paraya çevrilmesi yoluyla tamamen karşılanamayacağının önceden hâkim tarafından belirlenmesi veya borçlunun iflas etmesi ya da konkordato mehli verilmesi hâllerinde, rehnin paraya çevrilmesinden önce de kefile başvurulabilir. davalının 1.000.000,00-TL tutarındaki dayanak sözleşmedeki 1.000.000,00-TL kefaletten doğan sorumluluklarının tek bir alacak olan dosyada 20/01/2020 tarihinde 37.575,00 TL 07/02/2020 tarihinde 45.200,00 TL ,18/06/2020 tarihinde 26.691,34 TL 18/06/2020 tarihinde 24.000,00-TL ve 03/03/2022 tarihinde 36.053,56 TL tutarında tahsilatlar yapıldığı irtibatlı açılan dosyanın işlemden kalkması talebinin görüldüğü üzere dava tarihi itibari ile sorumluluğun kalmadığı belirtilmiştir. İtirazlar neticesinde sunulan ek raporda, yapılan 36.053,00-TL tutarlı 03/03/2022 tarihli tahsilatın ... olduğu, ancak ; Kredi Garanti Kurumlarına sağlanan Hazine desteğine ilişkin karar 2016/... ve 2017/... karar gereği temerrüt tazmin ve diğer hususlar maddesi 6/4 bendinde de belirtildiği üzere kredilerin temerrüde düşmesi durumunda teminatların nakde çevrilmesine ve kanuni takibe ilişkin işlemler kurum tarafından yürütüldüğü, dava sonrası davacının 24/06/2022 tarihinde 20.000,00-TL tahsilat yaptığı, banka nezdinde takip tarihi itibari ile asıl alacak 187.409.59 TL +4.571,60 TL temerrüt faizi +1.164,82 TL ihtarname masrafı +228,58 TL BSMV olmak üzere 18/12/2019 itibari ile davalının toplam taleple sınırlı 193.374,59 TL alacağı olduğu, takibe kadar işlemiş faiz ve ferileri + ihtarname masrafının yanında dava tarihi itibari ile davacı bankanın 75.605,58 TL asıl alacak beyanına karşın 74.280,24 TL asıl alacak olmak üzere takip ile dava arası faiz ve ferileri ile beraber toplam 174.887,96 TL alacağı olduğu belirtilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava İİK'nun 67.maddesi gereğince açılan ve genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davası olup deliller bu çerçevede toplanarak değerlendirilmiştir. Davanın, 7155 Sayılı yasanın 20. md. ile 6102 sy. TTK'na eklenen 5/A maddesi kapsamına girdiği ve dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasının dava şartı olarak düzenlendiği, davacı vekili tarafından arabuluculuk son tutanağının ibraz edildiği, dava şartının yerine getirildiği görülmüştür. Davacı banka ile dava dışı ... Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti. arasında 20/02/2017 tarihli 1.000.000,00 TL, limitli genel kredi sözleşmeleri imzalanmış, davalı/borçlu ...'un kredi sözleşmesinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalamıştır. Davalı ...'un kefaleti TBK.nın 583.maddesindeki şekil şartlarını taşınmaktadır. TBK'nın 584/1. Maddesi gereğince; Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır. Ancak 28/03/2013 tarihli 6455 S.K. ile eklenen 3. Fıkra ile; Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler için eş rızası aranmayacağı belirtilmiştir. ... şirket ortağı olup, davalı gerçek şahısın kefaleti geçerli olup, kendisini bağlamaktadır. TBK’nun 589. maddesine göre; kefil, kefalet sözleşmesinde belirtilen azami miktara kadar sorumlu olup, sözleşmede gösterilen azami kefalet limiti aşılmamak üzere asıl borç ile asıl borçlunun kusur ve temerrütünden sorumludur. Kefil ayrıca kendi temerrütünün sonuçlarından da sorumludur. Ancak 6102 sayılı TTK’nun 7. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde: “Ancak, kefil ve kefillere, tahahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemez.” hükmüne yer verilmiştir. TBK'nın 586. maddesi uyarınca; alacaklının asıl borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefil hakkında takip yapabilmesi için borçlunun ifada gecikmesi ve bu konuda kendisine gönderilmiş ihtarın sonuçsuz kalması (Hesap kat ihtarının usulüne uygun olarak tebliğine rağmen) veya borçlunun açıkça ödeme güçlüğü içinde olması gerekir. (Yargıtay 19 HD : 2020/4459 E. 2021/5808 K., 2020/3228 E. 2021/5789 K.) Kredi borcunun ödenmesi aksatıldığı için hesap 18/11/2019 tarihinde kat edilerek Kahramanmaraş 7. Noterliği'nden 21/11/2019 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname gönderilerek borcun 24 saat süre içinde ödenmesi istenmiştir. Davalı/borçluya ...'a gönderilen ihtarname 22/11/2019 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davacı-alacaklı, Adana 12. İcra Müdürlüğü'nün 2019/... esas sayılı dosyasında, davalı-borçlu hakkında 18/12/2019 tarihinde 188.734,93 TL asıl alacak, 4.571,60 TL işlemiş temerrüt faizi, 1.164,82 TL masraf, 228,58 TL BSMV olmak üzere toplam 194.699,93 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatmış, borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine takip durmuştur. TTK 8/1 maddesine göre; ticari işlerde faiz oranı sözleşme ile serbestçe belirlenebilir. Aynı maddenin 3. fıkrasında ise tüketicinin korunmasına ilişkin hükümler saklı tutulmuş, başkaca bir istisna getirilmemiştir. TTK'nın 9. Meddesinde ise, ticari işlerde; kanuni, anapara ile temerrüt faizi hakkında ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Bu hükümde, mevzuat olarak 3095 sayılı yasa hükümleri amaçlanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 8. ve 9. maddeleri ticari işler bakımından özel hüküm niteliğinde olduğundan ticari işlerde bu hükümlerin uygulanması gerekir. 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümleri ticari işlerde uygulanamaz. (Yargıtay 19. HD 2019/1730 E. 2019/4833 K. , 11. HD 2020/3350 E. 2020/5575 K.) Kredi sözleşmesinin 22 maddesinde; ...Kredi borcunun muaccel olduğu tarihte cari olan bankanın TCMB ye bildirdiği en yükseK kredi faiz oranına bu oranın yüzde yüzünün ilavesi ile bulunacak oran üzerinden hesaplanacak oran olarak temerrüt faizi uygulanacağı belirtilmiştir. Bu oran kayıtlardan %120 olarak tespit edilmiştir. Ancak davacı sözleşmeye uygun talepte bulunmuştur. Kredili mevduat hesapları ve kredi kartları yönünden ise; Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kar ve Zarara Katılma Oranları ile Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında Tebliğ (Sayı: 2006/1)' de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sayı: 2014/6) gereğince; "kredili mevduat hesaplarında uygulanacak azami akdi ve gecikme faiz oranları 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun 26 ncı maddesi uyarınca TCMB tarafından belirlenen azami oranları geçemez" hükmü gereği kredili mevduat hesabı borçlarına TCMB'nca belirlenen ve kredi kartlarına uygulanan faiz oranlarının uygulanması gerekmektedir. Alacağın kat tarihi itibariyle kayıtlardan tespit edilmesi, temerrüt tarihine kadar işleyen akdi faiz ile BSMV nin ana paraya ilave edilerek kapitalize edilmesi ve bu şekilde oluşan ana paraya takip tarihine kadar temerrüt faizi uygulanması gerekmektedir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/19-822 esas 2018/1754 karar , 19 HD. 2016/5391 esas 2017/2354 karar sayılı kararları ) Kredi borçlarının ödenmemesi üzerine hesap 18/11/2019 tarihinde kat edilerek Kahramanmaraş 7. Noterliği'nden 20/11/2019 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname gönderilerek borcun 24 saat süre içinde ödenmesi istenmiştir. Davalı/borçlu ...'a gönderilen ihtarname 22/112019 tarihinde tebliğ edilmiştir. Bu durumda davalı/borçlu 24/11/2019 tarihinde, temerrüde düştüğü kabul edilmiştir. Borçlunun icra takip tarihinden önce yapmış olduğu ödemeler varsa alacağın takip tarihi itibariyle tespiti, takipten sonra dava tarihine kadar yapılan ödemeler yönünden dava açmakta hukuki yarar olmadığı, davadan sonra yapılan ödemelerin ise icra da infaz aşamasında dikkate alınması gerekir. (Yargıtay 11. HD 2020/7791 E. 2021/2181 K.) Takipten sonra ve itirazın iptali davasından önce yapılan ödemelere göre davacının takip talebinde yazılı alacağının tahsil edilen kısmı yönünden davacının itirazın iptali davası açmakta hukuki yararı yoktur. Ödemelerin alacaktan mahsubunda ise; takip tarihinde belirlenen asıl alacak, temerrüt faizi ve ferîleri toplamından mahsubu öncelikle Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak temerrüt faizinden yapılacaktır. Bir başka deyişle, her bir ödeme tarihine kadar takip tarihinde belirlenen asıl alacağa temerrüt faizi ve ferîleri uygulanıp bulunan ve takip öncesi işleyen temerrüt faizi toplamından ödemenin düşülmesi, fazlası var ise asıl alacaktan mahsup edilerek belirlenecek olan asıl alacak miktarı bulunmalıdır. Bu uygulama her bir ödeme için ayrı ayrı yapılmak zorundadır. Bu şekilde yapılan hesaplamaya göre son ödemeden sonra dava tarihine kadar hesaplanacak temerrüt faizi ve ferîleri ile birlikte alacaklının dava tarihindeki alacağı tespit edilmelidir. Tüm bu tespitlerden sonra itirazın iptali davasında, itiraz üzerine icra takibi durduğundan takibin devamına dava tarihi itibariyle belirlenen miktar üzerinden imkân sağlayacak şekilde hüküm kurmak ve icra inkâr tazminatının da bu miktar gözetilerek değerlendirilmesi gereklidir.(Yargıtay 19. HD 2018/3876 E. 2020/926 K., HGK 2017/19-822 esas ve 2018/1754 karar ) Yukarıda belirtilen tüm bu nedenlerle; davacı ile davalı ... müşterek borçlu müteselsil kefil olarak katıldığı genel kredi sözleşmesi gereğince kullandırılan kredinin ödenmediği, hesabın kat edilerek davalıya gönderilen ihtarnamenin sonuçsuz kalması üzerine icra takibi başlatıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu, kefaletin geçerli olduğu, kendisini bağladığı, borçlunun 24/11/2019 tarihinde temerrüde düştüğü, müşterek borçlu müteselsil kefil yönünden hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre; davalı ...'un dava tarihi itibariyle yapılan hesaplamaya göre; 74.280,24 TL asıl alacak, 95.816,87 TL işlemiş faiz, 4.790,84 TL BSMV, 1.164,02 TL masraf olmak üzere toplam 176.051,97 TL'den sorumlu olduğu anlaşıldığından davanın bu miktarlar üzerinden kısmen kabulüne, kredi alacaklarının kabul edilen kısmının likit ve bu kısma yönelik itirazın haksız olduğu gözetilerek %20 oranında inkar tazminatına, Dava tarihinden sonra 24/06/2022 tarihinde ödenen 20.000,00 TL'nin infaz sırasında dikkate alınmasına karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, -Davalının Adana 12. İcra Dairesinin 2019/... E. Sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile; takibin dava tarihi itibariyle yapılan hesaplamaya göre; 74.280,24 TL asıl alacak, 95.816,87 TL işlemiş faiz, 4.790,84 TL BSMV, 1.164,02 TL masraf olmak üzere toplam 176.051,97 TL üzerinden devamına, Asıl alacağa dava tarihinden itibaren %45 oranında temerrüt faizi ve işleyecek faizler üzerinden %5 oranında BSMV uygulanmasına, 2-Dava tarihinden sonra 24/06/2022 tarihinde ödenen 20.000,00 TL'nin infaz sırasında dikkate alınmasına, 3-35.210,39 TL inkar tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, 4-Karar ve ilam harcı olarak hesaplanan 12.026,11-TL den peşin alınan 3.324,99-TL harcın mahsubu ile bakiye 8.701,12-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 3.324,99-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-AAÜT gereğince hesaplanan 28.168,32-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 7-AAÜT gereğince hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 8-Davacının yapmış olduğu 1.091,00-TL yargılama giderinden kabul ve red oranları göz önünde bulundurularak 986,50-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, geri kalan masrafın davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Ara buluculuk Bürosu tarafından T.C. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenmesine karar verilen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı kanuna göre kabul ve red oranları göz önünde bulundurularak 1.410,58-TL'sinin davalıdan, bakiye kalan 149,42-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye irat kaydına, 10-Fazla yatan avans var ise Adalet Bakanlığı HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesine göre, karar kesinleştikten sonra talep sahibine elektronik ortamda hesap numarası var ise bu numara üzerinden, yok ise PTT aracılığı ile adreste ödemeli gönderilmesine, (gönderme masrafının avanstan karşılanmasına), İlişkin taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar usulen açıkça okunup anlatıldı. 08/02/2024

Katip ... Hakim ... ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2022/445, K. 2024/139, T. 08.02.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-445-e-2024-139-k-5e5e17a62e75