Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/4282 E. 2026/2065 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4282
- Karar No
- 2026/2065
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1673 E., 2025/1154 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/572 E., 2021/580 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ...Ş. vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 12.05.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davalı vekili Avukat ... ile davacı vekili Avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı ...Ş. arasında 15.05.2017 tarihli finansal danışmanlık sözleşmesinin imzalandığını, şirket hissedarı ve imzaya yetkili yönetim kurulu üyesi olan diğer davalıların da sözleşmeye garanti verdiklerini, aylık danışmanlık ücretinin ödendiğini, ancak başarı primi alacağının muaccel olmasına rağmen ödenmediğini ileri sürerek, alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesini talep etmiş, 02.03.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile dava alacak davası olarak ıslah edilmiş, 850.000,00 TL’nin 01.11.2019 tarihinden itibaren işleyecek banka reeskont faiziyle, 186.578,00 TL işlemiş faiz alacağının ise bila faiz davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkilleri ... ve ...'ın kefil/garantör olarak sorumluluğu bulunmadığını, davacının sözleşmeden ... borçlarına aykırı davrandığını, müvekkili şirketin büyük zarara uğradığını, yapılandırılmamış bir kredi için prim talebinde bulunulmasının mümkün olmadığını, davacının herhangi bir prim hakedişi olmamakla beraber kabul anlamına gelmemek üzere davacı tarafından yapılan prim hesaplamasının nasıl yapıldığının belli olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı şirket tarafından verilen danışmanlık hizmetinin sözleşme kapsamına uygun olduğu, davacının, davalı şirketten 850.000,00 TL başarı prim alacağı ve 186.578,00 TL işlemiş faiz alacağı bulunduğu, davalılar ... ve ... yönünden ise sözleşmenin kefalet niteliği sözleşmesi niteliğinde olduğu, bu kapsamda TBK'nın 583. maddesindeki kefilin sorumlu olacağı azami miktarın kefalet sözleşmesinde kendi el yazıları ile belirtmemiş olduğundan usulüne uygun bir kefalet sözleşmesinin de bulunmadığı gerekçesiyle, davalı ...Ş. hakkında açılan davanın kabulüne, 850.000,00 TL asıl alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte, 186.578,00 TL işlemiş faiz alacağının bila faiz olarak davalıdan tahsiline, KDV yönünden davacı tarafından sonradan ıslah dilekçesinin tavzihi şeklinde yeniden talepte bulunulmuş ise de söz konusu bu talebin esasen ikinci bir ıslah dilekçesi niteliğinde olduğu, ıslahın yargılamada bir kez yapılabileceği anlaşıldığından reddine, davalılar ... ve ... yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, davacının yükümlülüklerini yerine getirmediğini, müvekkilinin zarara uğradığını, davacının dava dilekçesinde yer alan talep sonucunu ıslah ile daraltamayacağını, davacı KDV talebinden feragat etmiş olduğundan feragat edilen kısım için vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı ...Ş. vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacı yararına takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı harcın temyiz eden davalı ....'ye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.