İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/302 E. 2023/619 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/302
Karar No
2023/619
Karar Tarihi

T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/302 Esas - 2023/619 TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C. GEREKÇELİ KARAR ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/302 KARAR NO : 2023/619

HAKİM : ... KATİP : ...

DAVACI : ... - ... VEKİLİ : ... - ... DAVALI : ... ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLLERİ : ... - ...

DAVA : Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) DAVA TARİHİ : 15/04/2022 KARAR TARİHİ : 26/10/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ... Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin tarım sektöründe faaliyet gösterdiğini, ... plakalı ... markalı ... model traktörü dava dışı ... Anonim Şirketinden satın aldığını, traktöre ait lastikler davalı şirket tarafından üretildiğini, müvekkilin traktörüne ait olduğunu düşündükleri lastik desen ve ölçüleri ile davalı şirketin güncel fiyat listesindeki bedellerini gösterdiğini, müvekkile ait traktörün lastiklerinin henüz garanti süresi devam ettiğinde aşınmaların meydana geldiğini, bu durumun müvekkil tarafından tespit edilmesinin hemen ardından davalı şirketin müşteri hizmetlerine defaatle iletildiğini, müvekkilin başvurularına karşı davalı şirket ilgilileri ısrarla cevap verdiğini, müşteri memnuniyetini sağlamak amacı ile yalnızca iki lastiğin ücretini karşılayabileceklerini diğer ikisinin ise müvekkil tarafından karşılanması gerektiğini ifade ettiğini, tüm lastiklerde aynı ayıp sebebi ile normal dışı aşınmaların gerçekleştiğini, yalnızca iki lastiğin ücretsiz değişimini teklif eden davalı şirket diğer müşterilerinin taleplerini karşıladığını, aynı dönemde ... bayisinden alınan traktörlerin birçoğunda benzer lastik aşınmalarına dair şikayetlerin olduğunu, müvekkilinin davalı şirket tarafından nihai bir sonuç alamadığından davalı şirket tarafından müvekkiline olumlu dönüş sağlanamadığını, dava şartı olması sebebi ile önce 18/02/2022 tarihinde arabuluculuk yoluna başvurulmuş ise de 2022/... numaralı başvurunun olumsuz sonuçlandığını, davalı şirket, arabuluculuk sürecinde de lastikleri incelediğini, ve yine belli oranda değişim yapılabileceklerini ifade ettiklerini, uyuşmazlık konusu traktörün tam zamanlı kullanılmamasına rağmen, lastiklerinde aşınmaların meydana geldiğini, aşınmaların meydana gelmiş olması lastiklerde üretimden kaynaklı gizli bir ayıp olduğunu gösterdiğini, müvekkilinin günümüz zor şartlarında ailesini geçindirmeye çalışan bir çiftçi olduğunu, bu nedenle dördü de ayıplı olan lastiklerin iki tanesinin müvekkil tarafından karşılanmasının doğru olmadığını, müvekkile ait ... plakalı ... markalı ... model traktörün lastiklerinde ortaya çıkan gizli ayıbın bilirkişi marifeti ile tespit yapılmasının istenildiğini, ürünlerin ayıpsız misli ile değiştirilmesini, bu mümkün değil ise ürünlerin satın alınma tarihindeki bedellerinin tespit edilerek satın alma tarihinden itibaren hesaplanacak en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete yöneltilen işbu davanın haksız ve dayanıksız olduğunu, davacının uyuşmazlık konusu olan lastiklerde meydana gelen aşınmalar nedeniyle şirketin yetkili bayisine başvuruda bulunduğunu, yapılan ön değerlendirmede lastiğin sırt bölgesinde sert ve kuru toprak yapısına bağlı olarak olumsuz yüzeysel görünümler meydana geldiğini, davacının şikayetlerine rağmen lastikleri kullanmaya devam ettiğini, detaylı inceleme için teslime yanaşmadığını, bu konuda davacının iyi niyetli olmadığını gösterdiğini, teknik heyetçe yapılan incelemede lastiklerde üretimden kaynaklı ayıba rastlanmadığını, dış etkenlerden ve davacının hatalı kullanımından kaynaklandığını, söz konusu aşınmalara ilişkin müvekkil şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, lastik aşınmasının lastik ve zemin arasındaki sürtünmeden kaynaklandığını, lastiğin yanlış kullanımı veya doğru yerleştirilmemesi anormal aşınma ve yıpranmalara sebebiyet verdiğini, lastik basıncının çok düşük veya yüksek olması, frenin çok sert kullanılması ve keskin dönüşler, lastiklerin fazla güneş ışığına maruz kalması gibi nedenler uyuşmazlık konusu lastiklerde görüldüğü şekilde aşınmalara neden olabileceğini, yetkili servisçe yapılan incelemede lastiklerdeki hasarın sert ve kuru toprak yapısından kaynaklandığını, kullanıcı hatasından ve dış etkenlerden kaynaklanan hasarların garanti kapsamında olmadığını, müşteri memnuniyeti kapsamında davacıya lastiklerin iki adetinin ücretsiz değiştirilmesi teklifinin yapıldığını, lastiklerde ayıp olmadığı haldi iki adet lastiğin ücretsiz değiştirilmesi teklifinde bulunmanın müvekkili şirketin ticari takdiri olup dilediği müşterisine bu teklifi yapabildiğini, bu durumun davacının iddia ettiği şekilde yorumlanmasının tamamen kötü niyetli olduğundan bahisle haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Mahkememizce dava dışı .... A.Ş nden, davalı ... A.Ş den bilgi ve belgeler celp edilmiştir. Mahkememizce dava konusu ... plakalı traktör Adana Adliyesi otoparkına getirtilmiş, makine mühendisi bilirkişi refakate alınarak mahkeme heyeti ile keşif yapılmış, makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 25/07/2023 tarihli raporda; davaya konu olan lastiklerin takılı olduğu traktörün çalışma saatinin 779,8 H olduğu, traktörün günde ortalama en fazla 12 saat çalışacağının kabulü ile 779,8/12 = 65 günlük bir çalışma ömrüne sahip olduğu, davya konu olan lastiklerin ne kadar ağır şartta çalışırsa çalışsın normal şartlarda 65 günlük bir çalışma süresince bu denli fazla yıpranmalarının mümkün olmayacağı, bu yaştaki bir lastiğin/lastiklerin yanaklarının parlak ve çatlaksız olması gerektiğini, yine aynı şekilde tasarımı gereği tarlada, kuru toprakta veya kayalık arazide çalışması durumunda dahi bu denli bariz ve yoğun bir şekilde çatlamayacağı, kopmayacağı ve ayrılmayacağını, lastik üretimi sırasında yapılan hamur hazırlaması ve karışımında ham kauçuğun yanı sıra muhtelif kimyasal maddelerde reçeteye dahil olmakla ve kalıplarda yüksek sıcaklık ve basınç altında pişerek vulkanize olan malzemenin uzun süre fiziksel ve kimyasal olarak bozulmadan hizmet verebilecek özelliklere sahip olduğunu, davaya konu olan lastiklerin üretimi aşamasında kimyasal reçetelerinin hazırlanması sırasında bir hata yaşanmış olabileceği gibi kalıp içerisindeki pişirme süresi veya basıncındaki bir yanlışın da bu denle mukavemetsiz bir lastiğin üretimine yol açabileceği kanaatine varıldığını, bu nedenle davaya konu olan tubeless lastiklerin üretiminden kaynaklanan gizli ayıplara sahip oldukları, bu ayıpların traktörün satın alınması sırasında davacı tarafından çıplak gözle fark edilebilecek ayıplardan olmadığı, davalının resmi internet sitesinde yapılan araştırma neticesinde bahse konu olan lastiklerin güncel olarak halen üretildiği, bu nedenle davacının ayıplı olan 4 adet lastiği iade alarak yerine ayıpsız mislini verebilecek imkanlara sahip olduğunu, davacının lastiklerden beklediği faydayı sürekli olarak alamadığı, bu nedenle davacının dava dilekçesi talebi olan lastiklerin iade alınarak yerine ayıpsız mislinin verilmesi gerekliliğinin oluşmuş olduğu, davaya konu olan lastiklerin dava tarihi itibarı ile yeni ve kullanılmamış emsallerinin piyasa satış bedellerinin toplamda 41.185,00 TL olduğu sonucuna varıldığı belirtilmiştir. Mahkememizce celse arası Adana Vergi Dairesine yazılan müzekkereye verilen cevapta; davacının Yüreğir Vergi Dairesi Müdürlüğünden gelir getirici kazanç olmaksızın bazı iş ve işlemlerde kullanılan potansiyel vergi kimlik numarasının bulunduğu bildirilmiştir. Dava dosyasına ilişik 2022/... sayılı Arabuluculuk Bürosu dosyasının incelenmesinde dava şartı arabuluculuk başvuru dosyasından 1.560,00 TL tutar üzerinden sarf kararının düzenlendiği, sürecin görüşme sonucu anlaşmama ile sonuçlandığı tespit edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, malın ayıplı olması iddiasına dayalı ayıpsız misli ile değişim, olmadığı takdirde bedel iadesi istemine ilişkindir. Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkeme duruşma yapmadan, yani taraflara tebligat yapıp onları dinlemeden dosya üzerinden de görevsizlik kararı verebilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip, karara bağlamalıdır. Ticaret Mahkemeleri'nin görev alanı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/1 maddesinde; "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." ifadesi ile ticari davalar ile sınırlandırılmıştır. Ticari davalar ise TTK 4. maddesinde sayılmıştır. Buna göre 4/1 maddesinde nispi ticari davalar, 4/1-a fıkrasından f fıkrasına kadar sayılan hususlar ise mutlak ticari davalar olarak sayılmıştır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar ise, "her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları'' olarak tanımlanmıştır. HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca davada mahkemenin görevli olması dava şartıdır. HMK'nun 115. Maddesi; ''Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.'' ve HMK'nun 138. Maddesi; ''Mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir; gerektiği takdirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebilir.'' şeklindedir. Yargıtay 13. HD'nin 15/10/2018 gün ve 2018/4820 E.-2018/9376 K.; 19/04/2018 gün ve 2016/21813 E.-2018/4928 K.; 21/12/2016 gün ve 2016/24801 E.-2016/23994 K.; 20/12/2016 gün ve 2016/9310 E.-2016/23881 K. vb. kararlarında da vurgulandığı üzere, gelir getirici mesleki nitelikteki tarım/zirai amaçlı faaliyette kullanılan araç niteliğindeki traktör satışına yönelik dava konusu uyuşmazlık yönünden davacının 6502 sayılı Yasa kapsamında tüketici olmadığından, taraflar arasındaki ilişki de tüketici ilişkisi kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, eldeki uyuşmazlığa 6502 sayılı Yasa ve bu Yasa hükümleri uygulanamayacağı, 6502 sayılı Yasa kapsamında bulunmayan eldeki uyuşmazlığın 6098 sayılı TBK'nun 219 vd. maddelerindeki düzenlemelere göre değerlendirilmesi gerekecektir. Bu sebeple, uyuşmazlık yönünden genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi görevli mahkemedir. Mahkememizce toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı itibarıyla değerlendirildiğinde; somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının almış olduğu ... plakalı traktörün ayıplı olması iddiasına dayalı ayıpsız misli ile değişim, olmadığı takdirde bedel iadesi istemi olduğu, Adana Vergi Dairesinin 25/09/2023 tarihli cevabına göre, davacının Yüreğir Vergi Dairesi Müdürlüğünden gelir getirici kazanç olmaksızın bazı iş ve işlemlerde kullanılan potansiyel vergi kimlik numarası aldığı, buna göre davacının faaliyetinin ticari nitelikte olmadığı, davalı tacir olmakla birlikte davacı tacir olmadığından taraflar arasındaki uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan dava niteliğinde kabul edilemeyeceği, uyuşmazlık konusunun 6102 sayılı TTK'dan düzenlenen işlerden olmadığından mutlak ticari iş niteliğinde de olmadığı, sonuç olarak 6102 sayılı TTK'nın 4, 5 ve 11/2. maddelerindeki düzenlemeler nazara alındığında taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olmadığı, uyuşmazlığın çözümünde 6100 sayılı HMK'nın 2.maddesi uyarınca genel görevli mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmakla davanın HMK.nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, karar kesinleştiğinde dosyanın görevli ve yetkili Adana Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2- 6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili ADANA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına (tebliğ ile beraber), 4- 6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerinin (suç üstü ödeneğinden karşılanan arabuluculuk ücreti dahil) görevli mahkemece değerlendirilmesine, 5-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkememizce verilecek ek kararla dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacıların yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile Adana Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 26/10/2023

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2022/302, K. 2023/619, T. 26.10.2023, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-302-e-2023-619-k-78091da63e77