İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/233 E. 2024/780 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/233
Karar No
2024/780
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/233 Esas - 2024/780 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/233 Esas KARAR NO : 2024/780

DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/06/2023 KARAR TARİHİ : 13/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 27/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davalarının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ASIL DAVA: Davacılar vekili asıl davada dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketlerin ortak girişimle uhdelerinde bulunan ve yapımı devam eden ".... Yapım İşi" ile ilgili olarak yapılacak olan çatı imalatlarının sözleşmeye uygun anahtar teslimi şekilde yapılması konusunda davalı yan ile anlaşma sağladığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmelerde yapılacak işin niteliği, kullanılacak malzemenin ve yapılacak işin ayrıntıları, işe başlama tarihi, birim fiyatı, teslim tarihi, cezai şartlar ve sair hususların yazıldığını, taraflar arasında tanzim edilen sözleşmeye istinaden davalı yana bir kısım ödemeler yapıldığını, bakiye miktarlar için .... Şubesine ait ... nolu 31/03/2022 tarih ve 90.000,00-TL bedelli, ... nolu 31/03/2022 tarih ve 50.000,00-TL bedelli ... nolu 31/03/2022 tarih ve 50.000,00-TL bedelli üç adet nama yazılı çekin sözleşmenin eki olan tutanak karşılığında davalıya teslim edildiğini, davalı şirketin sözleşme ile üstlendiği işi sözleşmeye uygun şekilde tamamlayarak edimini ifa etmesi gerektiğinin .... Noterliğinin 29/12/2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı şirkete bildirildiğini ancak ihtarnameye rağmen davalı şirketin edimini yerine getirmediğini belirterek davalı tarafa teslim edilen .... Şubesine ait ... nolu 31/03/2022 tarih ve 90.000,00-TL bedelli, ... nolu 31/03/2022 tarih ve 50.000,00-TL bedelli, ... nolu 31/03/2022 tarih ve 50.000,00-TL bedelli çeklerin bedelsiz kaldığının tespiti ile müvekkili şirketlerin karşı tarafa borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. CEVAP: Davalı vekili asıl davada cevap dilekçesinde özetle; .... D.İş. sayılı dosyasındaki bilirkişi raporunda itiraz edilmiş olmakla raporun bağlayıcılığının olmadığını, işin yapıldığı yere göre .... Mahkemesi'nin yetkili olduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşme ile müvekkili şirketçe sadece ahşap çatı üzerine saç kaplama yapılması için anlaşma sağlandığını, belirtilen sürede de işin eksiksiz olarak yapılıp teslim edildiğini, ahşap çatının yapım işinin davacının üzerinde olduğunu, ahşap çatının davacı şirketçe fen ve teknik kurallara uygun olarak kaliteli malzeme ve işçilik kullanılarak yapılmaması sonucu uçtuğunu, uçan çatının açılan kısımlarından içeriye su ve yağmur girdiğini, burada kusurun davacıda olduğunu, müvekkili ile bir ilgisinin olmadığını, davacı tarafından ahşap çatının ilim ve fen kurallarına uygun yapılması halinde zararın ortaya çıkmayacağını, davacının beyanının aksine yeniden sac kaplama işinin dava dışı üçüncü kişilere değil bizzat müvekkiline yaptırıldığını, davacının kötüniyetli olduğunu, müvekkilinin eksik ve ayıplı olarak yaptığı bir işin olmadığını, dinlenecek tanıklarla da olayın kimin ihmal veya kusurundan kaynaklandığının ortaya çıkacağını belirterek davanın reddini istemiştir. BİRLEŞEN DAVA: Davacı vekili birleşen davada dava dilekçesinde özetle; Davalı ... A.Ş.'nin müvekkili şirket tarafından keşide edilen .... Şubesine ait ... nolu 31/03/2022 tarih ve 90.000,00-TL bedelli, ... nolu 31/03/2022 tarih ve 50.000,00-TL bedelli ... nolu 31/03/2022 tarih ve 50.000,00-TL bedelli üç adet nama yazılı çeke dayalı olarak .... sayılı dosyası üzerinden müvekkil şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, söz konusu nama yazılı çekler müvekkili şirketin ceren inşat ile ortak girişimle uhdelerinde bulunan ve yapımı devam eden ".... Yapım İşi" ile ilgili olarak yapılacak olan çatı imalatlarının (Malzemeli) sözleşmeye uygun anahtar teslimi şekilde yapılması konusunda ... San. ve Tic. Limited Şirketi (lehtar) ile yapılan anlaşma karşılığında ... San. ve Tic. Limited Şirketine (lehdar) teslim edilen çekler olduğunu, yukarıda belirtmiş olduğu üzere dava konusu takibe dayanak yapılan çekler nama yazılı çekler olduğunu, bu nedenle müvekkili şirket tarafından dava konusu çeke dayalı olarak devreden lehtar ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye karşı sahip olduğu bütün kişisel def’ileri devralan davalıya karş ileri sürme hakkında sahip olduğunu beyan ederek, .... esas sayılı takip dosyasına konu çeklerden kaynaklı olarak davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının kötüniyetli olduğunun kabulü ile takibe konu alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. BİRLEŞEN DAVADA CEVAP: Davalı vekili birleşen davada cevap dilekçesinde özetle; ... sözleşmesi ve ekli belgelerden anlaşılacağı gibi müvekkili ile davadışı ... Metal şirketi arasında 05/10/2015 tarihinde ... sözleşmesi imzalandığını ve bu sözleşmeye istinaden de davadışı ... Metal şirketinden 06/12/2021, 07/12/2021 ve 09/12/2021 tarihlerinde dava konusu çekler temlik alındığını, müvekkilinin de çekleri temlik alırken alacağı tevsik eden fatura suretlerini temin ettiğini ve alacağın gerçek bir alacağa dayanıp dayanmadığı, çeklerin faturalarla uyumlu olup olmadığı ve çek bedellerinin fatura tutarını aşıp aşmadığını kontrol ettiğini, 07/12/2021, 08/12/2021 tarihlerinde .... nolu telefon numarasından üç ayrı defa aranan davacı şirket yetkilisi ...'ın davacı şirket çalışanlarının teslim aldığını açıkça belirttiğini beyan ederek davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Asıl dava, eser sözleşmesine dayalı olarak verilen çeklere dayalı olarak davacı yükleniciler tarafından davalı taşerona karşı ikame edilen menfi tespit, birleşen dava ise aynı çeklere dayalı olarak davacı yüklenici tarafından davalı ... şirketine karşı ikame edilen menfi tespit istemlerine ilişkindir. Mahkememizce deliller toplanmış, taraflar arasındaki sözleşme ve ekleri ile yazışmalar, iş sahibi idareden asıl işe ilişkin sözleşme, hakediş ve tutanaklar, .... D.İş. sayılı dosyası, birleşen davaya konu .... sayılı icra takip dosyası celp edilmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Birleşen davaya konu.... sayılı takip dosyasının incelenmesinden, .... Şubesine ait ... nolu, 31.03.2022 tarih ve 90.000,00-TL bedelli ve ... nolu, 31.03.2022 tarih ve 50.000,00-TL bedelli, ... nolu, 31.03.2022 tarih ve 50.000,00-TL bedelli çekler nedeniyle, asıl alacak, işlemiş faiz, çek komisyon ve tazminatları dahil toplam 239.920,54-TL alacak yönünden birleşen davada davalı ... şirketi tarafından asıl ve birleşen davada davacı ve davalı aleyhine 21/05/2023 tarihinde ikame edilen kambiyo senetlerine özgü icra takibi olduğu anlaşılmıştır. .... D.İş. sayılı dosyası dosyasından düzenlenen 17/03/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...yerinde yapılan inceleme ve tespitler, dosyada bulunan evraklar incelenerek yapılan değerlendirme neticesinde eksik yada kusurlu imalatların yapımı yada düzeltilmesi için yapılacak iş ve işlemlerin hesaplanması sonucu ... toplam tutarın 166.000,00-TL olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür. Mahkememizce öncelikle tarafların ticari defter ve kayıtlarının tetkiki bakımından talimatla bilirkişi incelemesi yapılması gerekmiş, bu bağlamda 31/10/2022 tarihinde mali müşavir bilirkişi ...'ın mahkememize sunduğu bilirkişi raporunda özetle; ".... talimat nolu dosyada incelememiz istenen davacıya ait resmi defterlerinde yapılan tespitler çerçevesinde davacının davalı ... Metal Taah. İnş. İth. Ve İhr. Ltd. Şti. Ödemesi gereken toplam borç bakiyesi 6.535,00-TL olduğu anlaşılmıştır." şeklinde, 01/12/2022 tarihinde mali müşavir bilirkişi ...'un mahkememize sunduğu bilirkişi raporunda ise özetle; ".... Talimat no’lu dosyanın içeriğinde tespit edilen hususlar yukarıda belirtilmiş olup davalı ve davacı arasında, davalı defter ve belgelerindeki bilgiler ışığında borç alacak ilişkisinin olmadığı tespit edilmiştir." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür. Takiben mahkememizce dosyanın tevdi edildiği nitelikli hesaplama uzmanı ..., inşaat mühendisi ... ve mali müşavi ...'ın mahkememize sunduğu 23/02/2023 tarihli kök, 21/07/2023, 06/11/2023, 09/05/2024 ve 09/09/2024 tarihli ek bilirkişi raporları ile özetle; "...Seçenek 1) Sıva hasarından davalının sorumlu olmadığı kabul edildiğinde: Seçenek 1/A) Sözleşme fiyatına KDV dahil olduğu kabul edildiğinde ve gecikme cezası uygulanmadığında: Yapılan iş tutarı: 116.384,00TL-Çatı Hasarı 56.232,50TL olmakla davalı alacağı 60.151,50TL verilen çeklerin tutarından (190.000,00TL-60.151,50TL=) 129.848,50TL’si kadar davacının borçlu olmadığı hesaplandığı, Seçenek 1/B) Sözleşme fiyatına KDD dahil olduğu kabul edildiğinde ve gecikme cezası uygulandığında: Davalının toplam alacağı (60.151,50TL-21.500,00TL=) 38.651,50TL olup, verilen çeklerin tutarından (190.000,00TL-38.651,50TL=)151.348,50TL’si kadar davacının borçlu olmadığı hesaplandığı, Seçenek 1/C sözleşme fiyatına KDV dahil olmadığı kabul edildiğinde ve gecikme cezası uygulanmadığında: verilen çeklerin tutarından (190.000,00TL-81.100,62TL=) 108.899,38TL’si kadar davacının borçlu olmadığı hesaplandığı, Seçenek 1/D) Sözleşme fiyatına KDV dahil olmadığı kabul edildiğinde ve gecikme cezası uygulandığında: Davalının toplam alacağı (81.100,62TL-21.500,00TL=) 56.600,62TL olup, verilen çeklerin tutarından (190.000,00TL-56.600,62TL=) 130.399,38TL’si kadar davacının borçlu olmadığı hesaplandığı, Seçenek 2) Sıva hasarından davalının sorumlu olduğu kabul edildiğinde: Seçenek 2/A Sözleşme fiyatına KDR dahil olduğu kabul edildiğinde ve gecikme cezası uygulanmadığında: Verilen çeklerin tutarından (190.000,00TL-15.163,50TL=) 174.836,50TL’si kadar davacının borçlu olmadığı hesaplandığı, Seçenek 2/B) Sözleşme fiyatına KDV dahil olduğu kabul edildiğinde ve gecikme cezası uygulandığında: Davalının (15.163,50TL-21.500,00TL=) -6.336,50TL borçlu olacağı, dolayısıyla verilen çeklerin tamamından davacının borçlu olmadığının hesaplandığı, Seçenek 1/C Sözleşme fiyatına KDV dahil olmadığı kabul edildiğinde ve gecikme cezası uygulanmadığında: Verilen çeklerin tutarından (190.000,00TL-36.112,62TL=) 153.887,38TL’si kadar davacının borçlu olmadığı hesaplanmıştır. Seçenek 1/D) Sözleşme fiyatına KDV dahil olmadığı kabul edildiğinde ve gecikme cezası uygulandığında: Davalının toplam alacağı (36.112,62TL-21.500,00TL=) 14.612,62TL olup, verilen çeklerin tutarından (190.000,00TL-14.612,62TL=) 175.387,38TL’si kadar davacının borçlu olmadığı hesaplandığı..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür. Asıl ve birleşen davada davacı yükleniciler özetle, asıl davada davalı taşeron ile imzalanan çatı imalatına dair eser sözleşmesi kapsamında davaya konu çeklerin verildiğini, davalı taşeron tarafından yapılan işlerin eksik ve ayıplı olduğunu iddia ederek ilgili çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespitini istemiş, asıl davada davalı taşeron ise işin sözleşmeye uygun olarak teslim edildiğini, sonradan çatının rüzgar nedeniyle uçmasında kendilerinin kusurlarının olmayıp davacının yüklenimindeki ahşap çatının ilim ve fen kurallarına uygun yapılmaması sebebiyle ortaya çıktığını savunmuş, birleşen davada davalı ... şirketi tarafından da işin teslim edildiği savunularak davanın reddi istenmiştir. Kanunda aksine bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her birinin, hakkın dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olması (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafın ispat yükü altında olması (HMK 190) nedeniyle, teslim olgusundan lehine hak çıkaracak taraf olan davalı taşeron, eseri davacı yükleniciye teslim ettiğini kanıtlamak, yüklenici ise iş bedelinin ödendiğini kanıtlamak yükü altındadır (.... sayılı ilamı). Aynı şekilde kural olarak eksik ve ayıplı işlerin varlığını davacı yüklenici, giderildiğini ise davalı taşeron ispatlamalıdır (....). Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya gelindiğinde; asıl ve birleşen davada davacı yükleniciler ile asıl davada davalı taşeron arasında davacı yüklenicilerin üstlendiği ".... Yapım İşi" ile bağlantılı olarak kenet çatı imalatının yapımı konusunda 28/09/2021 tarihli sözleşmenin imzalandığı, sözleşmenin birim fiyatlı olduğu, işin 28/09/2021 tarihinden 15 gün içerisinde başlanıp 1 hafta içerisinde teslim edileceğinin, gecikilen her gün için ise 500,00-TL ceza ödemesi yapılacağının kararlaştırıldığı, taraflar arasında sonradan bila tarih bir sözleşme düzenlenerek birim fiyatların ve teslim tarihinin tadil edildiği, tüm imalatların 17/12/2021 tarihinde teslim edilmesinin öngörüldüğü ve bu işler kapsamında davacı yüklenici tarafından davaya konu .... Şubesine ait ... nolu, 31/03/2022 tarih ve 90.000,00-TL bedelli, ... nolu, 31/03/2022 tarih ve 50.000,00-TL bedelli ve ... nolu, 31/03/2022 tarih ve 50.000,00-TL bedelli çeklerin verildiği görülmüştür. Toplanan deliller ile alınan bilirkişi raporlarında yapılan tespitler kapsamında asıl davada davalı taşeron tarafından sözleşmeye konu çatı imalatının yapılarak davacı yükleniciye teslim edildiği, sonrasında işin yapıldığı mahalde oluşan kuvvetli rüzgar neticesinde ilgili çatı imalatının uçarak hasara uğradığı ve yağan yağmurun bina içerisine sızması neticesinde alçı sıvanın zarar gördüğü anlaşılmış olup bu bağlamda taraflar arasındaki temel uyuşmazlık, öncelikle, davalı yüklenici tarafından yapılan imalatın sözleşmeye uygun olup olmadığı ile hasara uğramasından ve sonrasında oluşan zarardan davalı taşeronun sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Bu minvalde her ne kadar asıl davada davalı taşeron tarafından, kendilerince ahşap çatı üzerine saç kaplama işinin yapılması konusunda anlaşıldığı, saç kaplamanın rüzgar nedeniyle uçmasının ise davacı yüklenicinin sorumluluğunda olan ahşap çatıdaki imalat hatalarından kaynaklandığı savunulmuş ise de, TBK'nın 472/3. maddesi, yüklenicinin uyarı görevini düzenlemiş olup buna göre; eser meydana getirilirken, işsahibinin sağladığı malzemenin veya eserin yapılması için gösterdiği yerin ayıplı olduğu anlaşılır veya eserin gereği gibi ya da zamanında meydana getirilmesini tehlikeye düşürecek başka bir durum ortaya çıkarsa, yüklenici bu durumu hemen işsahibine bildirmek zorundadır; bildirmezse bundan doğacak sonuçlardan sorumlu olacak olup (....), davalı taşeron tarafından ahşap çatı üzerine saç kaplama işi yapılmadan önce eserin yapılacağı ahşap çatının ayıplı olduğu yönünde davacı yükleniciye ilgili kanun hükmü gereğince uyarıda bulunulduğu kanıtlanamadığından, davalı taşeronun bu savunmasının kabulü mümkün olmamış ve mevcut hukuki durum karşısında yapılan saç kaplamanın hasara uğraması ve bununla bağlantılı olarak doğan zarardan sorumlu olacağı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Somut olarak; taraflar arasındaki sözleşmelerde birim fiyatlara KDV'nin dahil veya hariç olduğuna dair bir düzenleme bulunmadığından, birim fiyatlara KDV'nin dahil olduğu ve ayrıca KDV'nin istenemeyeceğinin kabulü gerekmiş (....), bilirkişi raporlarında buna göre yapılan seçenekli hesaplamaya itibar edilerek nihayetinde, davalı tarafından yapılan iş karşılığı hak edilen iş bedelinin 116.384,00-TL olduğu sonuç ve kanaatine varılmış olup bu bedelden yukarıda açıklanan nedenlerle davalı taşeronun sorumlu olduğu kabul edilen 56.232,50-TL çatı imalatındaki hasarın giderim bedeli ile 44.988,00-TL çatı hasarı ile bağlantılı olarak oluşan sıva hasarı toplamı olan 101.220,50-TL'nin mahsubu sonrasında davalı taşeronun hak ettiği iş bedelinin 15.163,50-TL olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Buna göre toplam 190.000,00-TL miktarlı çek bedelinden 15.163,50-TL davalı taşeronun alacağı düşüldüğünde, somut olarak, davacıların .... Şubesine ait ... nolu, 31.03.2022 tarih ve 90.000,00-TL bedelli ve ... nolu, 31.03.2022 tarih ve 50.000,00-TL bedelli çeklerin tamamından, ... nolu, 31.03.2022 tarih ve 50.000,00-TL bedelli çekin 34.836,50-TL’lik kısmından olmak üzere davalıya 174.836,50-TL borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiştir. Davacı yüklenicilerin cezai şart talebi bakımından ise; öncelikle taraflar arasındaki 28/09/2021 tarihli ilk sözleşmede işin 28/09/2021 tarihinden 15 gün içerisinde başlanıp 1 hafta içerisinde teslim edileceğine, gecikilen her gün için ise 500,00-TL ceza ödemesi yapılacağına dair hüküm sonradan düzenlenen bila tarih sözleşme ile tadil edilerek işin 17/12/2021 tarihinde teslim edileceği kararlaştırılmış ve yeni bir cezai şart hükmüne yer verilmemiştir. Bu bağlamda davacı yüklenici tarafından tadil edilen önceki sözleşme hükmüne dayalı olarak cezai şart talep edilmesi olanaklı değildir. Kaldı ki bu husus bir kenara bırakılsa dahi önceki sözleşmede öngörülen cezai şart, hukuki mahiyeti itibariyle TBK'nın 179/II. maddesinde düzenlenen ifaya ekli ceza niteliğinde olup ifaya ekli cezanın istenebilmesi için ifanın ihtirazı kayıtsız kabul edilmemiş olması gerekmektedir. Asıl davada davalı taşeron tarafından iş teslim edilmiş olup davacı yüklenici tarafından işin geç teslimine dair bir ihtirazı kayıt sunulduğu da kanıtlanabilmiş değildir. Bu bağlamda son tahlilde yapılan hesaplamada cezai şart talebinin dikkate alınması mümkün olmamıştır. Birleşen davaya gelindiğinde ise; davalı ... şirketine ciro yoluyla devredilen çeklerde keşideci asıl ve birleşen davada davacı (borçlu), lehtar asıl davada davalı ... ... Ltd. Şti. olup davalı ile ... şirketinin ... işleminin taraflarından olduğu kabulü gerekir. Hal böyle olunca somut olayda 6361 sayılı yasanın 9/3 maddesi hükmünün uygulama yeri bulunmamaktadır. Başka bir anlatımla olayımızda anılan kanunun 9/2 maddesi hükmünün ve dolayısıyla 6098 sayılı TBK nın 188/1 maddesi hükmünün uygulanması gerekmektedir. Buna göre asıl davada davacı, alacaklısı olan davalıya karşı aralarındaki temel hukuki ilişkiden kaynaklanan şahsi def'ileri alacağı ... sözleşmesi çerçevesinde temlik alan ... şirketine karşı da ileri sürebileceğinin kabulü gerekmiştir (Benzer şekilde: .....HD.'nin 30/11/2021 tarih ve ....). Bu bağlamda davacı taşeronun davalı ... şirketine karşı .... sayılı icra takibi dolayısıyla borçlu olmadığı miktarın asıl davada yapılan tespitler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği açık olup davalı ... şirketi tarafından icra takibinde asıl alacak yanında işlemiş faiz ile çek tazminat ve komisyonu da talep edildiğinden alacağın ferilerinin de hesaplanması gerektiğinden ve alınan son bilirkişi heyet raporunda bu yönde bir değerlendirme yapılmadığı görüldüğünden dosyanın HMK'nın 281/2 maddesi gereğince mahkememizce resen heyette nitelikli hesaplamalar uzmanı olarak yer alan bilirkişiye tevdii gerekmiş ise de ilgili bilirkişi tarafından sunulan 26/09/2024 tarihli ek raporda bu yönde herhangi bir hesaplama yapılamadığı görülmüştür. Bu nedenle yargılamanın daha fazla sürüncemede kalmaması adına mahkememizce resen hesaplama yapılması gerekmiş ve şu sonuca varılmıştır: asıl davada davacıların .... Şubesine ait ... nolu, 31.03.2022 tarih ve 90.000,00-TL bedelli ve ... nolu, 31.03.2022 tarih ve 50.000,00-TL bedelli çeklerin tamamından, ... nolu, 31.03.2022 tarih ve 50.000,00-TL bedelli çekin 34.836,50-TL’lik kısmından olmak üzere davalıya 174.836,50-TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş olmakla davalı ... şirketinin birleşen davaya konu icra takibinde davacı taşerondan talep edebileceği asıl alacak miktarı, 31.03.2022 tarih ve 50.000,00-TL bedelli çek nedeniyle 15.163,50-TL kadardır. Davalı ... şirketi tarafından asıl alacak ile birlikte işlemiş faiz, çek komisyon ve tazminat tutarları da talep edilmiştir. TTK'nın 810. maddesi gereğince hamil, çekin ödenmemiş olan bedeli yanında ibraz gününden itibaren bu tutarın faizi ile çek bedelinin binde üçünü aşmamak üzere komisyon ücretini talep etme hakkını haizdir. İşlemiş faiz yönünden; 31/03/2022 ibraz tarihinden takip tarihinden önce taleple bağlı kalınarak 19/05/2023 tarihi arasında geçerli avans faizi hesabı yapıldığında, 31/03/2022 ile 30/12/2022 tarihleri arasında geçerli %15,75 faiz oranına göre işlemiş faiz tutarının 1.792,82-TL, 30/12/2022 ile 19/05/2023 tarihleri arasında geçerli %10,75 faiz oranına göre işlemiş faiz tutarının 627,37-TL olup toplamda 2.420,14-TL işlemiş faiz talep edilebileceği anlaşılmıştır. Çek komisyonu talebi bakımından ise 15.163,50-TL alacak miktarına göre hesaplanan binde üç çek komisyonu miktarının 45,50-TL olacağı görülmüştür. Takip konusu çek tazminatı talebi bakımından ise; TTK'nın 783/3. maddesi, muhatap nezdinde karşılığı kısmen veya tamamen bulunmayan bir çek düzenleyen kişi, çekin karşılıksız kalan bedelinin yüzde onunu ödemekle yükümlü olduktan başka, hamilin bu yüzden uğradığı zararı da tazmin eder hükmünü haiz ise de, somut olayda birleşen davaya dayanak çekler hakkında karşılıksızdır işlemi yapılmadığından icra takibine konu çek tazminatı talebinin yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. Tüm bu açıklamalar ışığında birleşen dava bakımından son tahlilde; 239.920,54-TL olan takip talebine konu toplam alacaktan 15.163,50-TL asıl alacak, 2.420,14-TL işlemiş faiz ile 45,50-TL çek komisyonu düşüldüğünde, davacının .... sayılı icra takibi dolayısıyla davalıya 222.291,40-TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekmiştir. Asıl davada davalı, birleşen davada ise davacı ve davalı tarafından karşılıklı olarak kötüniyet tazminatı talep edilmiş ise de; asıl ve birleşen davada davacı bakımından İİK'nın 72/5., asıl ve birleşen davada davalılar bakımından İİK'nın 72/4. maddesi kapsamında koşulları oluşmayan tazminat taleplerinin reddi gerekmiştir. Sonuç olarak, yukarıda açıklanan gerekçelerle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-ASIL DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; (a) Davacıların .... Şubesine ait ... nolu, 31.03.2022 tarih ve 90.000,00-TL bedelli ve ... nolu, 31.03.2022 tarih ve 50.000,00-TL bedelli çeklerin tamamından, ... nolu, 31.03.2022 tarih ve 50.000,00-TL bedelli çekin 34.836,50-TL’lik kısmından olmak üzere davalıya 174.836,50-TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya dair istemin reddine, (b) Davalının koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine, 2-BİRLEŞEN DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; (a) Davacının .... sayılı icra takibi dolayısıyla davalıya 222.291,40-TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya dair istemin reddine, (b) Davacının ve davalının koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine, 3-Asıl davada alınması gereken 11.943,08 TL harcın peşin alınan 7.341,98 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.601,10-TL harcın davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Asıl davada davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 30.000,00 TL ücreti vekaletin asıl davada davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 5-Asıl davada davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 15.163,50 TL ücreti vekaletin asıl davada davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine, 6-Asıl davada davacı tarafından başlangıçta yatırılan 7.341,98 TL peşin harç, 260,60 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 7.602,58‬ TL'nin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, 7-Asıl davada davacı tarafından yapılan 1.884,00 TL tebligat gideri, 5,25 TL müzekkere gideri, 14.750,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 16.639,25 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre belirlenen 15.311,30 TL yargılama giderinin asıl davada davalıdan alınarak davacılara verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 8-Asıl davada davalı tarafından yapılan 200,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre belirlenen 15,96 TL yargılama giderinin asıl davada davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 9-Asıl davada sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 10-Birleşen davada alınması gereken 15.184,72 TL harcın peşin alınan 179,90 TL harcının mahsubu ile bakiye 15.004,82-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 11-Birleşen davada davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 35.566,62 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 12-Birleşen davada davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 17.629,14 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 13-Birleşen davada davacı tarafından başlangıçta yatırılan 179,90 TL peşin harç, 179,90 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 359,80 TL'nin birleşen davada davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 14-Birleşen davada davacı tarafından yapılan 30,00 TL tebligat gideri, 15,00 TL müzekkere gideri olmak üzere toplam 45,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre belirlenen 41,69 TL yargılama giderinin birleşen davada davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 15-Birleşen davada davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 16-Birleşen davada sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 12/11/2024

Katip .... ¸e-imzalıdır.

Hakim .... ¸e-imzalıdır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2022/233, K. 2024/780, T. 13.11.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-233-e-2024-780-k-fdef33a274c3